Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Halis Turgut Bey, suikast işinden haberinin olduğunu reddediyor. Ziya Hurşit ile yüzleştiriliyor, Ziya Hurşit’in haberi vardı sözüne karşı yalan söylediğini iddia ediyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 80) kitabından not alınmıştır.

  • (İstiklâl Mahkemesi Heyeti: Müddeiumumî yani Savcı Necip Ali, Mahkeme reisi Ali Çetinkaya, Meclis’te Halit Paşa’yı öldüren, Kel Ali, Üyelerin içinde Kılıç Ali de var:)  Reis, Ziya Hurşit’ e soruyor; “-İzmir’e ne amaçla geldiniz?”  “-Sarı Efe Edip Bey’le temas için geldik…. Amacımız suikast idi!”   “-Açık olarak suikasta (1) niyetle geldiğinizi söylüyorsunuz. İtiraf ediyorsunuz!”   “-Evet! Gizleyecek bir…

  • “Şükrü Bey; “… Bir avukat tutacağım!” diyor.    Reis: “-İstiklâl Mahkemeleri, dava vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez. Mahkememizin derecatı (bir üst mahkemesi) yoktur. .. Avukatlarla falan geçiştirilecek zamanımız yoktur.” diyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Birinci devrenin Karahisarısahip Mebusu Mehmet…

  • “Gazi Paşa’nın en eski ve yakın arkadaşlarından, Kurmay Albay emeklisi, Eskişehir Mebusu Arif Bey getirildi.  Laz İsmail’i bir gece otomobili ile evine alıp yedirip – içirip yatırdığı, Laz İsmail tarafından iddia ediliyor. Arif Bey yalanlıyor. Arif Bey’in şoför ve Aşçısı da Laz İsmail’i doğruluyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1.…

  • Gazi Paşa; “Getirin göreyim …” demiş.  Yukarı çıkarıyorlar. Ziya Hurşit Bey Gazi ile göz göze gelince bir an duraklıyor; “-Ziya Hurşit Bey! Uzun bir zaman teşriki mesai (birlikte çalışma) etmiş değil miydik? Bir gaye uğrunda çalışmadık mı?”  “-Evet Paşam!”  “-Nedir bu suikast? Hem de şebekenin elebaşısı, ruhu imişsiniz, öyle mi?” “-Öyle doğrudur! Suikast yapmaya geldim.…

  • “Eski Maliye Nazırı Cavit Bey, Sivas Mebusu Halis Turgut, Erzincan Mebusu Sabit, Eski Maarif Bakanlarından Necati, Ergani Mebusu İhsan, Erzurum Mebusu Münir Hüsrev, Ardahan Mebusu Hilmi Beylerle Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar, Rüştü ve Refet Bele Paşalar.    Bunlardan önce de Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Ulaş, Trabzon Mebusu ve eski Adalet Bakanı Hafız Mehmet,…

  • “1308 Rize Hemşin doğumlu, Amerika’da okumuş ilk makine mühendisi, Almanya’da deniz, inşaat ve telsiz – telgraf ihtisası yapmış bir bahriye subayı ve eski Lazistan Mebusu, bekâr.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ziya Hurşit, Samsun’daki mahalli seçimde muhalif kişiyi…

  • “Mustafa Kemal 7 Mayıs 1926 Cuma günü uzun bir yolculuğa çıkıyor. Silifke’ye varıyor. Kurmakta olduğu çiftliğini ziyaret ile birkaç gün kalıyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): İkinci miras:1938 yılında sağlığı iyice bozulan Atatürk, 5 Eylül’de mutemedi ve Çankaya…

  • Meclis Başkanı Kâzım Özalp Paşa gazetecilere, durumu şöyle izah etmişti; “Evet mebusların yasama dokunulmazlıkları vardır. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa’nın) 17. Maddesine göre, kendisine suç isnat edilen bir mebus, sanık olarak sorgulanamaz, mahkeme ve tevkif edilemezse de, cinai cürümü meşhut (cinayet suçüstüsü) müstesnadır.  Anlaşıldığına göre suikastçılar görüşmüşler, düşünmüşler, düzen kurmuşlar, her türlü araçları hazırlayarak eyleme geçmişlerdir.…

  • “İstiklâl Mahkemesi heyetinin üç günlük araştırma sonucunda vardığı sonucu, bizzat İstiklâl Mahkeme Başkanının ağzından dinleyelim; “… Suikastı fiilen yapmakla görevli olanların başında, eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit vardır. Bunun yanında birkaç şerir (şirret adam) ile Sarı Efe denilen Jandarmadan emekli Edip ve buna ait birkaç kişi bulunmaktadır.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir…

  • Kanun numarası; 5816 Kabul Tarihi; 25.7.1951  Madde 1; Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini… eden kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye…

  • “14 Haziran’da Bursa’dan hareketle İzmir’e yollanıyor. Balıkesir’den çıkmak üzere iken İzmir Valisi Kâzım Dirik’ten; “şahsı devletlerine karşı düzenlendiği anlaşılan mel’unane (lanetli bir şekilde) bir suikast girişimi meydana çıkartılmış olduğundan, lütfen hareketlerinin tehirini” rica eden yıldırım telgrafı alıyor.  İsmet Paşa Başvekil sıfatıyla… Anadolu Ajansına şu açıklamayı yapıyor; “… Hükümete karşı muhalefet sıfatını seçmiş olan bazı mebus…

  • “Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar, Refet Bele, Paşaları da palas pandıras yakalatıp tevkif ettirişleri karşısında İsmet Paşa pürtelâş İzmir’e koşmuş.   Esasen hepsi Mebus olan bu Paşaları, yasama dokunulmazlıkları Meclisi tarafından kaldırılmadan, tutuklanmalarına Yasaya da uygun değildi.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 8) kitabından…

  • Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?”  Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım”  “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?”  “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.”  Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…

  • Ünlü Topal Osman, Koçgiri İsyanını bastırırken, isyancı Kürtlere bir beyanname dağıtıyor; Uğur Mumcu, bunu, benim bulamadığım bir kaynaktan alarak aktarıyor. «Ey din kardeşlerimiz. Muhterem arkadaşlar, içimizdeki Pontusçuları temizledik. Ermeni’den terki silah ettirdik. Başka büyük düşmanlarımız var. Yunan ordusu da yurdumuza saldırdı. Kardeş kavgasını bırakalım; bir din kardeşi olarak birleşelim. Yunan ordusunu yurdumuzdan atalım.» U. Mumcu,…

  • Kürtleri Göçürtme Yasası, 1932 yılında hazırlanarak Meclis’e sunuluyor; yasalaşması iki yıl sürüyor. Gerekçesinde, «Cihan tarihinde büyük muhaceret sellerini ve akın- tarım yapan ırkların başında Türkler ve Turanı kavimler olduğu malumdur» deniliyor; yasa, «ırk» sözcüğünü üstünü örtmeden kullanmakla, resmi metinler açısından, büyük bir içtenlik sergiliyor. Sf. 737 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin…

  • Yasanın birinci maddesi şöyledir: “Türkiye’de Türk Kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus oturuş ve yayılışını bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre düzeltilmesi Dâhiliye Vekilliğine verilmiştir.” Böylece nüfusun, Türk kültürüne bağlılık ilkesine göre, yeniden dağıtılacağı yasa hükmü haline getirilmiş oluyor. Yasanın ikinci maddesi, bu yasa açısından, Türkiye’yi üç mıntıka ya da bölgeye ayırıyor; birinci…

  • Şiddetin bu kadar yoğun ve ayrımsız denebilecek dozajda uygulanmasının iki temel sonucu görünüyor; birincisi, Türkiye’de yaşayan insanlar, giderek küçülüyorlar. 1930 yıllarında, son derece dar ufuklu, itiraz etmesini bilmeyen, giderek daha çok edilgen, küçük bürokratik işlerini yapabilmek için beceri biriktiren, küçük işlerini yaptığı zaman çok büyük coşkular alabilen bir insan türü yaratılıyor. Bu dönemde, toplumun bürokratlar…

  • 13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması   3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü  4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…

  • Abdülkadir, Hürriyet ve İtilafçı olduğu için asılmıyor. Sait İsyanına katıldığı için asılmıyor. Kemal’e bağlanamadığı için asılıyor. 1920 yıllarında bunun adı, İttihatçılık olarak konuyor. Sf. 726 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 726) kitabından birebir alınmıştır.