Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • “Çerkez Ethem’in “Telgraflı Ayaklanması” resmen 27 Aralık 1920 tarihinde başlıyor ve 4 Şubat 1921 tarihinde sona eriyor. Bir aydan fazla sürmüyor. “2 Subay ve 12 er şehit oluyor.” (1) Bu şehit hesabı bile ciddi bir çatışma olmadığını kesinkes gösteriyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 693) kitabından birebir…

  • “1931 Yılı Ağustos ayında Cumhuriyet gazetesi, “Vatan haini Arif (Gazeteci Arif Oruç) dün iki gençten dayak yedi” başlığı ile çıkıyor.  Son Posta ise Eylül ayında “Yarın (Gazetesinin) sahibi, (Arif Oruç’tan alınan son haber) lokanta açmaya karar verdi” başlığı ile çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 613) kitabından…

  • “TKP’nin yerine, “resmi” Türkiye Komünist Fırkası kuruluyor. Başkanı Mustafa Kemal’in kendisi. Çerkez Ethem’in Kuvvai Seyyaresinin yerine Yeşil Ordu kuruluyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 617) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnönü zaferi olmasa, Mustafa Kemal ve arkadaşları bunu yaratırlar. Yaratmak zorundalar. İhtiyaçları var.    Tarihsel olarak ise İnönü Zaferi yok. İnönü bucağında bir meydan muharebesi ve İnönü zaferi yok. Buna karşın Gediz’de bir zafer olmasa bile bir başarı var. Nutuk’ta ise şunlar var; “… Gediz’de yenildik!”  Gediz taarruzu Ali Fuat Paşa’nın Batı Cephesi Komutanlığı dönemini sona…

  • “Birinci İnönü Zaferi, iki taraf kuvvetlerinin birbirlerinden habersiz olarak çekilmeleriyle doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 633) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Kâzım Özalp Paşa’nın anlatımında, Gediz’de Ali Fuat Paşa ricat (geri çekilme) emri veriyor, kaçan Yunan’ı top ateşine tutmuyorlar, onları bir köylü uyarıyor; “Gediz’de bir…

  • “Türkiye’de çok devlet kurulmuş. Türklerin örgütçü olduğunda hiç kuşku yok. Aynı zamanda kayıtlara düşkün. Mustafa Kemal ve arkadaşları kadar kayıtçılığa düşkün bir başka ihtilalci kadro bulmak güç.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 634) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batı Cephesi Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığının İnönü savaşından önceki durum değerlendirmesi raporunda; “Yunanlılar, işgal edeceği arazide her şehir ve kasabada kuvvet bulunduramayacağından, halkın vatansever hareket ve teşebbüsleri (girişimleri), Yunan’ın harekât ve geri ulaştırmasını tehdit edebilir. Bu nedenle, askeri durum incelenince “Yunanlıların büyük ölçüde taarruzu beklenemez.”  sonucuna varılıyor. Buna bir de siyasal değerlendirme ekleniyor; “Yunanlıların 1921…

  • (ABD Ankara Büyükelçisi) “Grew; ‘…Hükûmet bu olayı kendi yararına kullanmaya hazır ve kararlı idi.’   Duygusuz yabancı, Menemen Olayı sırasında, Yedek Subay Kubilay’ın gereksiz bir telaş ile işi büyüttüğünü, resmi basının ileri sürdüğü gibi, kafasının kopartılıp bir sopaya takıldığı veya kanının içildiği gibi süslemelere inanmamak gerektiğini rapor etti.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • “Politika için somut durumun somut çözümlemesini yapmak çok önemlidir. Mustafa Suphi, İttihat ve Terakki ile Mustafa Kemal hareketinin aynı nitelikte olduğunu kavrayamadı. İkisi de burjuva hareketi idi. Biri diğerinin devamı idi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 616) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemal’in yasaları içinde “alternatifleri yok etme” 1930 yıllarında bütün çarpıcılığı ile ortaya çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • (ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Joseph C. Grew anılarında Serbest Fırka olayını yazıyor;) “Aynı zamanda Halk Partisinin bir baştan bir başa yeniden örgütlenmesi başladı. Eğer çıkardığım sonuçlarda yanılmıyorsam, bu yeniden örgütlenme, Halk Partisi’ni (CHP’yi) faşist ilkelere dayalı bir siyasal – eğitim örgütüne dönüşecektir ve faşizmin Türkçesi “Yeni Kemalizm” olacaktır. Gerçekten de öyle oldu. 1912’de kurulmuş olan Türk…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1997); Mustafa Kemal Paşa1934 yılında Meclis’i açarken, “Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır.” dedi. Bir gün sonra da radyolarda Türk müziği yayınları kalktı. Mustafa Kemal Paşa Rumeli Türkülerinin hasretine dayanamadı, bir süre sonra büyük müzik inkılâbı biraz sulandırıldı, türküler çalınmaya başladı. Bu yasak, Türk müziğinin, çalınması, dinlenmesi ve öğretilmesini kapsıyordu.…

  • (Kâzım Karabekir Paşa İstiklâl Mahkemesinde savunma yapıyor🙂          “Parti kurdurmamak Hükûmetin elinde idi; oysaki kurulurken cesaret verenlerin başında hükûmet vardı.” diyor. Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir’in böyle konuşmasına müsaade ettikleri için İstiklâl Mahkemesine çok kızıyor. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal Paşa, Kâzım Karabekir Paşa’nın bu sözlerini duyunca çok sıkıldı ve böyle bir konuşmaya müsaade ettikleri için de…

  • “12 Temmuz 1947 Türk – ABD yardım Antlaşması imzalanıyor. Antlaşma; “Türk Hükümeti, Türkiye’nin hürriyetini ve bağımsızlığını korumak için, ihtiyacı olan güvenlik kuvvetlerinin takviyesini temin ve aynı zamanda ekonomisinin istikrarını muhafazada devam maksadıyla Birleşik Devletler Hükümeti’nin yardımını istediğinden”  diyerek başlıyor.    Bir de Misyon Şefi geliyor, emperyalizmden kurtarılmış olan Gazi’nin Ülkesine ABD’nin Ankara Büyükelçisi Edwin Wilson oluyor. …

  • “1936 Yılında İngiltere Kralı Edward Türkiye’yi ziyaret ediyor. Yine 1936 yılında İngiliz Brassert firması, Alman Krupp firmasının daha elverişli tekliflerine rağmen, Karabük Demir Çelik Tesisleri inşaatı işini alıyor. Bunu İngiliz Aleksander Gibb Bratners firmasının İstanbul Limanı da dâhil bir dizi ihaleye imza atmasını izliyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995…

  • (İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisi Percy Loraine, Dışişleri Bakanına, Mustafa Kemal’in Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’ın görüşlerini şöyle aktarıyor:) “… İngiltere’nin her yerde hazır ve nazır olduğunu, .. Türkiye’nin çıkarlarının temelde Birleşik Krallığınkilerle çakıştığının artık tespit edildiğini, … Türkiye artık, Britanya çıkarları ile işbirliği yaparak, bu bağımlılıklardan çok büyük ölçüde kurtulabileceği gerçeğini görmeye başlamıştır. … Eğer Tanrı…

  • “Türkiye, İstanbul’a gelen İngiltere’nin Akdeniz filosunu karşılamanın sevincini yaşıyor. İngilizlerin Filo Komutanı Amiral Field krallar gibi karşılanıyor, Ankara’da Gazi’ye gidiyor, onuruna balo veriliyor ve gazeteler günlerce yazıyor. Hatta 1929’un fakir Türkiye’sinde Akşam Gazetesi; “Her halde bu sene yersizlik yüzünden, bütün baloların tertip heyetleri müşkül vaziyettedir (zor durumdadır) ve İstanbul’da birkaç bin kişi istiap edecek (alacak)…

  • “Joseph C. Grew 1929’da İstanbul’da ABD Büyükelçisi. 1952’de anılarını yayınlıyor, 2. Dünya Savaşı’nda Zaman zaman ABD Dışişleri Bakanı vekilliği de yapıyor. Grew anlatıyor; “Tevfik Rüştü .. yemekte bana, yeter ki biz (ABD) Türkiye’de kalalım, Hükümeti’nin Ankara’da mı yoksa Konstantinapol’de mi oturmamıza, zerre kadar önem vermediğini, Türklerin benim dostluğum ve öğütlerim olmadan muhtemelen (ihtimaldir ki) işleri…

  • 15 Aralık 1925’de ABD Büyükelçisi Amiral Bristol ülkesine gizli bir rapor gönderiyor; ‘Hüseyin Cahit Bey’in son zamanlarda 9.000 liraya güzel bir Berlıet otomobil aldığı bana bildirildi. Bunun 6500 lirasını peşin olarak ödedi, geri kalanını gazetelerindeki ve başka yerel gazetelerdeki reklamlarla karşılayacak.’  ‘Suphi Nuri Bey, Celal Nuri (İeri) Bey’in kardeşidir. Babaları Nuri Bey, şimdi biraz yumuşamış…

  • “Bilal Şimşir’in “İngiliz Belgeleriyle Türkiye’de Kürt Sorunu-1975” eserinden; “Daha 1924 yazında doğudaki Kürtlerin her türlü hazırlığı yapıp harekete geçmeye hazır bir duruma geldikleri, planlarını görüşmek üzere İngiliz elçiliği ile temasa geçmek istedikleri ve bu isteğin Türkiye’deki İngiliz Elçiliği tarafından reddedildiği.” belirtiliyor.    Ancak İsyan başlar başlamaz, Türk basınının, ayaklanmada “İngiliz parmağı olduğu yolunda Ankara çevrelerindeki kanıyı”…