Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
Birbirinden mekân ve zaman itibariyle ayrı iki çatışmayı birbirine karıştırdıktan sonra bir ordu komutanını, iki kolordu komutanını, pek çok tümen komutanını bir kenara atarak bütün mücadeleyi ihtiyat tümeni komutanı olarak bu savaşa katılan Kemal Bey’in adına yazabilmek için yalnızca tarihin falsifikasyonu yeterli olmayabilir; aynı zamanda aklı bozmak zorunludur. Akıl ise bütündür, bozulma tekil olgularla sınırlı…
-
Gelibolu’da savaş askerlik sanatıyla ilgili görünmüyor; ölecek daha çok kütlesi bulunan ve şu veya bu şekilde bunu ileriye sürebilen taraf kazanmaya mahkûm görünüyor. Resmi rakamlara göre Türkiye’nin kaybı 86 bin 672 ölü ve 164 bin 617 yaralı oluyor; yabancı kaynaklar beş yüz bin sayısının abartma, ancak yaralı ve ölü olmak üzere toplam kaybın üç yüz…
-
Eğer Kemal’e kalsaydı, Mayıs ayı sonuna kadar Anzak Bölgesi’nde hayatta kalan bir tek Türk askeri olmazdı; Kemal’i askerini savurganlıkla kullanan bir komutan olarak çiziyor. Robert Rhodes James, sözünü ettiğim «Gallipoli» çalışmasında, Kemal Bey’in başarısız bir dizi saldırısından söz ettikten sonra, «Kemal’s tactics were fe-rocious and unsubtle» yargısına varıyor. Kemal’in komutanlık sanatını, acımasız ve kaba olarak…
-
Robert Rhodes James, sözünü ettiğim «Gallipoli» çalışmasında; Yetenekli, ancak özellikle parlak bir asker olmadığı sonucuna varıyor; Kemal’in bütün yaşamı boyunca savaş sanatında parlaklığına işaret eden bir tek kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. Kemal’de hiç bir dehâ işareti de göremiyorum. Deha, olağanüstü hızlı görebilmektir. Dâhi, süratli şimşek çakması içinde yaşayan adamdır Dâhi, her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanlarının…
-
8 Müstahkem Mevkii Kurmay Başkanı Selahattin Adil, Kemal’in, Arıburnu’nda düşmanın denize döküldüğünü resmen rapor etmesine karşın bunun doğru olmadığını yazıyor. Daha sonra Kemal Paşa ile çok yakın ilişkilere giren Fahrettin Paşa, bıraktığı anılarında, elinde dört alayın olmasına karşın Kemal’in düşmanı denize dökmemesine Enver’in çok sinirlendiğini anlatıyor. Daha da önemlisi, Gelibolu’da Liman Paşa’dan sonraki en önemli…
-
Gelibolu Savaşı’nı bir yarbayın hanesine yazmak, tarihin tam bir falsifikasyonu ve aklın tümden bozulması demek oluyor. İkincisi, bu durum, Anzakların Türk askerlerine karşı nefret ve korkusunu artırıyor. Sf; 83 Bir komutan savaşı olmayan bir savaşta bir ihtiyat tümeninin komutanının bütün birlikleri aşarak, savaşı kazanmak ve kahramanlık iddiasında bulunmasını hiç bir ciddi tarih yazıcısının ciddiye almasını…
-
Kesine yakın olarak gördüğüm ise şudur; Kemal’in Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul’a yürüdüğü konusunda hiç bir kayıt veya işaret bulunmuyor. Sf. 56 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemal Paşa, 1920 yıllarının başında Hüseyin Cahit Yalçın’ın Latin harfleri önerisini, «çok derin değişikliklere neden olacağı» gerekçesiyle kabul etmiyor. Sf. 63 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
İki: Mustafa Kemal Gelibolu’da görev yaptığını belirtiyor ve hiç bir kahramanlık iddiasında bulunmuyor. Bu, daha önce yazdıklarımı doğruluyor; Mustafa Kemal’in Çanakkale’de kahramanlık öyküsü, Çanakkale Savunmasından çok sonra ve Mustafa Kemale karşın besteleniyor. Önce Çanakkale’de kahramanlığın Esat Paşa’ya ait olduğunu belirten Mustafa Kemal daha sonra bunu kabul ediyor ve daha sonraki tarih yazımı da buna göre…
-
15 Mart 1915 tarihinde Çanakkale’de topçu komutanı Selahattin Adil Paşa’nın, Gelibolu’da Yarbay Kemal Bey’in bağlı olduğu Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın sadece bir bölümü yayınlanan anılarında ise olumlu bir resim vermiyor; hem Selahattin ve hem de Esat tasfiyeye uğruyor. Çanakkale’de diğer Kolordu Komutanı ve Kafkasya kahramanı Vehip ise, Kemal’in hışmına uğramamak için, İngilizlere yakalanmamak üzere bir…
-
Kemal, kendisine güveni olmayan bir kişiliğe sahip. Sf. 41 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
Enver, Haziran Ayı’ndaki gelişinde ise, Kemal’in taarruz planlarından birisine karşı çıkıyor; Moorehead, Enver’in karşı çıkışını, «Kemal was too much given to the squandering of troops» gerekçesine dayandırdığını ileri sürüyor. Enver, Kemal’in askerlerini boş yere harcadığına inanıyor ve âdeti olduğu üzere Kemal istifa ediyor. Liman Paşa araya giriyor ve Kemal’in planladığı taarruz tam bir felaket, Moorehead’in…
-
Anadolu’ya görevle gönderildiği zaman, 1919 Mayıs ayında, İstanbul’dan ayrılmadan önce işgalci Büyük Britanya Yüksek Komiserini ziyaret etmesi son derece düşündürücüdür. İyi beslenmemiştir; yoksul bir aileden geldiği için cılız bir vücudu var. Sık sık hastalanıyor; kendisini önemsediği için her fırsatta hastaneye yatmaktan geri kalmıyor. Trablus’ta işgalci İtalyanlarla karşı savaşmak için giden pek çok sayıda «gönüllü» subay…
-
“1930 yıllarının ortasına doğru burjuvazi, havuç ve sopa politikasını, sınıf kavramına karşı güçlü bir ideolojik saldırı ve üretici güçleri yükseltmeye yönelik sanayileşme çabalarıyla takviye etti. Bunu aynı örgütle, Cumhuriyet Halk Partisi aracılığıyla, yaptı. Cumhuriyet Halk Fırkası,, bir eliyle havucu, diğeriyle sopayı gösterdi. Her ikisini de kullandı. 1970 yıllarının ortasına doğru ise, Türkiye’de ve gelişmişliğin zenginliğinde,…
-
1924 yılında yasaklanan 1 Mayıs, tam 52 yıl hareketsiz kalıyor. 12 Mart ise Türkiye’ye daha yoğun bir hareketsizliği içermek için tarih sahnesine çıkarılıyor. Sf. 496 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 496) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir: Türkiye Komünist Partisi’nin ne dün ve ne bugün Kemalizm’den bağımsız bir tarih ve toplum görüşü olmadı. TKP, özünde, tümüyle Kemalist’tir; somutta, edebiyat ve sanat ile daha renkli ve dış politikada sosyalist sistemle daha çok uyumlu bir çizgi istiyor. Sf. 299 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 –…
-
Bir parantez açmam gerekiyor; Türk Ordusu’nda kurmay subaylık kurumunun yol açtığı bir şanssızlığa işaret etmek durumundayım. Hep bir karar veren değil, karar için çeşitli almaşıkları hazırlayan bir plancı türünden yetişiyor. «Kurmay», hep başkasına karar hazırlayan kimse oluyor. Karar verme alışkanlığını kazanamıyor. Sf. 181 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım…
-
Tezi yazıyorum: Mustafa Kemal Paşa’nın erken ölümü, Kemalizm’in daha uzun ömürlü olmasına yol açtı. Sf. 109 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hiçbir zaman yazılmayan, hafızalara işlenen bu prensip kararları şöyleydi: 1.İhtilâl kansız olacak, suçlular özel bir mahkemede yargılanacaklar. 2.Meclis dağıtılacak. 3.Bütün partiler kapatılacak, 4.Askerî bir idare kurulacak. 5.Süratle bir «İnkılâp Meclisi» teşkil edilecek ve Askeri Cunta ile beraber memleketi idare edecek. 6.Yeni bir Anayasa hazırlanacak. 7.Dinin politikaya alet edilmesi, din istismarı derhal önlenecek, uluslararası bir İslâm…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): 25 Ekim 1920’de Yunan Gediz’den çekiliyor. 26 Ekim 1920’de Mustafa Kemal Paşa Batı Cephesi Komutanı’na telgraf çekiyor “Sevgili Yoldaş” diye başlayan bir telgraf çekerek, resmi Türkiye Komünist Fırkasının kurulduğunu bildiriyor. Bir mektup ta Çerkez Ethem’e yazıyor ve “Muhterem Yoldaş” diye bitiriyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995…