Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Müzik

  • 2 İlk takdimi İstanbul’da Şehir Bandosu tarafından Beyazıt Meydanı’nda yapılan marş, Taksim Meydanı’nda da icra edildikten sonra, tüm ülkede benzer talimlerde seslendirildi. Marş okuma kursları açıldı, on binlerce kişi bu kurslarda marşı ezberledi. Sf. 148 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 148)…

  • Falih Rıfkı Çankaya’da bunca çabadan sonra varılan sonucu şöyle anlatıyordu: “Bir akşam Atatürk sofra bittikten sonra benim, yanı başındaki iskemleye oturmamı emretti. ‘Dili bir çıkmaza saplamışızdır,’ dedi. Sonra, ‘Bırakırlar mı dili bu çıkmazda? Hayır, ama ben de işi başkalarına bırakmam. Çıkmazdan biz kurtaracağız,’ dedi.” Nihayet Ahmet Cevat Emre, Atatürk’ün “İki şeyde inkılâp olmaz: Dilde ve…

  • Ayaş ve Çankırı’ya gönderilen ilk grup arasında papaz, kompozitör, müzikolog, ‘Ermeni müziğinin babası’, Anadolu’nun Türkçe, Kürtçe, Gürcüce, Ermenice türkülerini ilk derleyen Gomidas (Komitas) Vartabed de vardı. Halide Edip (Adıvar) Gomidas’la yakın arkadaştı. “İnsan ve sanatçı olarak çok nadir karşılaşabileceğimiz bir değerdi. Gomidas benim evime gelir saatlerce çalar, söylerdi.” Sf. 243 Gomidas tutuklandığında öğrencilerinden biri Gomidas’ın…

  • Kitabı Mukaddes’in Mizmor bölümü (Türkçede Zebur) olarak bilinen parçası M.Ö 560 yıllarında yazılmış 150 kadar ilahi formunda şiirden oluşmuştur. Çoğu (Hz. Süleyman) Şloma HaMeleh’in babası David HaMeleh (Hz. Davut) a aittir. Ama Hz. Süleyman’a ait olanlar onun şair yönünü ortaya koymaktadır. Alıntı; Bizimkiler II (Devletler) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 –…

  • Eski Türkçe de Kanun sazına yatugan, Ud’a Şadurgan deniliyormuş.  Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ayşe Sultan; babasının alafranga müziği, alaturka musikiye tercih ettiğine bilhassa dikkat çekmektedir.  …  Sarayda bir kızlar bandosu olduğunu biliyor muydunuz?  Bu bando, önce III. Selim, sonra Abdülmecid döneminden itibaren harem dairesinde kurulmuş ve Donizetti biraderlerin küçüğünün kurup yönettiği bu ufak bando, tamamen harem mensuplarından teşekkül etmiştir.  Sf.  96    ..  Kızlar Bandosu, Sultan Abdülhamid tahttan indikten…

  • Hacı Ârif Bey, günün birinde Sultan’ın eserlerini dinleme arzusunu sert bir ifadeyle geri çevirmiş, “Sanatta irade-i hümayun geçmez” diyerek protesto etmiş ve Abdülhamid’in kalbini kırmıştır.  Osman Zeki Üngör (1880- 1958) Mızıkayı Hümayun’un son patronu (kumandanı) değil miydi?  Düşünün, İstiklal Marşı’mızın bestesini, Yıldız Sarayı’nda Sultan Abdülhamid’in himayesinde kurulan müzik okulunda yetişmiş bir bestekâra borçluyuz. Alıntı; Abdülhamid’in…

  • Büyük bir bilim adamı ya da büyük bir kemancı olabilmeniz (Paganini dışında bütün büyük kemancıların Yahudilerden çıktığını biliyor muydunuz?) Sf. 292 Alıntı; Hazar Sözlüğü – Milorad Paviç, Ç: İsmail Yerguz, Bir paragrafı farklı çevrildiği için dişil basım, (Mitos Yayınları, 2. Baskı Eylül 1966 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü lavta Lamko adlı bir Yahudi tarafından icat edildi. Sf. 166 Alıntı; Hazar Sözlüğü – Milorad Paviç, Ç: İsmail Yerguz, Bir paragrafı farklı çevrildiği içi dişil basım, (Mitos Yayınları, 2. Baskı Eylül 1966 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.

  • Filhakika, İzafiyet, Kübizm, Marksizm, Daha Müşahhas Mûsikî, Mücerret Sanat, Psikanaliz ve zamanımızın iki büyük hâdisesi olan Sovyet ihtilâli ile Nükleer Fizik hep Yahudilerin eseridir. Sf. 207 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Son postnişin: Mehmet Esat Düzgünman Aziz Mahmud Hüdayî Dergâhı’nın “son postnişini’’ Mustafa Esat Düzgünman’dı; 1953’ten 1979’a kadar dergâhın türbedarlığını yaptı. 9 Şubat 1920’de İstanbul Üsküdar’da doğdu. Babası, aynı semtteki Azizmahmuthüdayî Camii’nin imamlığını yapan Sami Efendi’ydi. Sf. 374 Niyazi Sayın gibi bir ney üstadına musiki âleminin kapısını ilk o açtı. Neyzen Niyazi Sayın da, Türkiye’ye Mercan…

  • Ama bu meseleye devanı etmeden önce, hayatında birçok ka­ranlık noktalar olan bir kişiyi size tanıtmaya çalışacağım. Gelin XVII. yüzyıla bir daha gidelim… Gerçek adı tam bilinmiyor. Albertus Bobowski… Alberto Bobevio… Leopolitano Bobowsky… Albertus Bobovius… Albert Bobowski… Wojciech Bobowski. 1610 yılında zengin ve asil bir ailenin oğlu olarak Lehistan’ın Lwow şehrinde doğdu. Litvanyalı olabileceği de iddia…

  • Müzikologların üzerinde anlaştıkları konu, klasik Türk müziği­nin Sultan III. Selim döneminde altın çağını yaşadığıydı. Bir diğer öğretmen Haham Abraham Mandil (Haham Ağa) ise, Galata Mevlevîhanesi postnişini Ataullah Efendi’nin hocasıydı. Bazen Galata Mevlevihane’sine gidip ilahi okuyordu. Sf. 191 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf.…

  • Yahudi tasavvufçular ile Mevlevîlerin etkileşiminden doğan müziğe “maftirim” deniyor. Maftiriminin hikâyesi, 1492’de İspanya’dan gelen Yahudilerin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Edirne’de başladı. Yahudiler, Endülüs’te Arap musikisini çok iyi biliyorlardı. Araplardan etkilenip yaptıkları ilahilere “piyyutim” diyorlardı. Sf. 190 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 –…

  • Türkçe olarak kaleme “alınmış ilk musiki risalesinin, Çemişkezekli olduğu tahmin edilen Ahmed oğlu Şükrullah’a ait ol­duğu iddia ediliyor. Sf.189 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evet, kaynaklarımız daha çok Batılı gözlemcilerin yazdıklarıy­la sınırlıdır dersek yanlış söylemiş olmayız, örneğin Cizvit papa­zı Giambatista Toderini’nin iddiası, “İstanbul Türkleri IV. Murad’ın Bağdat’ı aldığı hicri 1047 (1677) yılına kadar musiki sanatı­nı yahut bilimini tanımıyorlardı” şeklindedir. Burada kastedilen yüzyıllardır kültür geleneğimiz olan halk müziği değildir kuşkusuz. Mesele halk müziği değil. Sf. 189  Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük…

  • Halkını sevmek dilini sevmektir. Ve dil, en çok türküde ve şarkıda güzeldir. Sf. 409 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 409) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün Türkiye’de “ünlü” şarkıcıların çoğunu korist bile yapmamak durumundayız. Doğrusu biz müziğimizi bozmaya, Livaneli ile solda başladık, kulakları tahrip ettik ve ortalığı kalpazanlara bıraktık. Köy nedir; herkesin her işi yaptığı ve birikimin reddedildiği yerdir. Şimdi müziğimiz, hiçbir müzik eğitimi almamış ve en fazla karga seslilerin tımarıdır. Sf. 406 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…

  • Bozmak ise bütün meslekler içinde en az yetenek isteyenidir, inşaatları yıkmak için, hiçbir kalifikasyonu olmayan ameleler kullanılması bunu gösteriyor. Türkiye eğlence sektörünün yıkıcıları da böyledir; hiçbir kabiliyetleri bulunmamaktadır. Oligarşi, güldürmeyen komikler, sessiz şarkıcılar, dudaksız güzeller ve Kürt – Yahudi’si türkücü ve fos sunucularla büyük bir bozma savaşı başlattı. Sf. 289 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın…

  • Roma Halifesinin (Osmanlı sultanlarının) hekimleri, sesleri daha güzel olsun diye oğlanları hadım ediyor. Sf. 43 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 43) kitabından not alınmıştır