Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Nazım Hikmet Ran

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’lara Mektup) Eh ne yapalım, bir kanunsuzluğun timsali olarak işkence çekmektense, bir hakkın gerçekleşmesi uğrunda ölmek elbette ki daha güzel bir şeydir. Sf. 236 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi,  2. Baskı 1993 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2024); 1950 yılında DP’nin iktidara geleceği anlaşılınca Nazım…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) İşte böyle, Kemal’ciğim. Çalışmak. Türk halkı, sevgili memleket ve bütün namuslu insanlar için, onlara layık büyük, namuslu eserler vermek lazım. Sf. 308 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 308) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Annemin gözü, yani ameliyat olmayanı hâlâ öyle, bir tanesi ameliyat oldu, ötekisi eskisi gibi, fakat o durup dinlenmeden tek gözle resim yapıyor. Anlıyorum ki, daha doğrusu bir kere daha anlıyorum ki, bu dünyada ihtiyarlamamak, kör olmamak, yaşamak için, güzel — en geniş manasıyla — bir şeye bağlanmak ve onunla faal münasebette…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Bu seferlik bu kadar yeter. Öfkem yine bastırmaya başladı. Her şeye rağmen Türk halkı, memleketim güzel günlere kavuşacaktır. Ve bu memlekette bütün tarih boyunca hiç kimse bizler kadar memleketini ve onun namuslu, çalışkan insanlarını sevmedi. Sf. 282 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 –…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Dayı Paşadan mektup aldım. Özeti şu: Biraz daha sabret, oğlum, adalet tecelli edecek, hürriyetine kavuşacaksın. Ben elimden geldiği kadar senin işinle uğraşıyorum. Bu mektup tabii durup dururken gelmedi. Bir gün aklıma esti, kendisine oldukça acı bir mektup yazdım. Onun karşılığı. Sf. 263 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam…

  • (20.05.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kardeşim Kemal, Sırasıyla: Parasızlıktan şikâyet eden, içime hançer gibi giren telgrafını aldım. Malatya’ya nakledileceğin telgrafını aldım. Sf. 69 Ben de Baha’ya, Cezaevleri Müdürüne ve bizim enişte olacak Adliye Vekiline yazım. Sf. 69 Dayı Paşadan haber alıyorum. Yakında hürriyetinize kavuşacaksınız diyor. Sf. 70 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım…

  • -“Bu nedir Çelebi Efendi?” -“Nazım Hikmetin şiiri Paşam.” Atatürk bu kez sofradakilere dönüp sordu: -“Şimdi nerede bu adam?” Bu soruya sanırım Şükrü Kaya karşılık verdi: -“Bursa Hapishanesinde Paşam.” Atatürk bunun üzerine şunları söyledi: -“Şimdi bu adamı dışarı çıkarsak… Gel bizimle çalış desek gelmez. Halk Fırkasına sokmaya kalksak girmez. Girdiği zaman küçüleceğini sanır. Kendisinde büyüklük duygusu…

  • Avusturya ve Rusya’ya karşı ayaklanan Macar ve Polonyalı milliyetçiler, bu büyük mücadeleleri sırasında bir ara Macaristan’da 1848’de müstakil bir cumhuriyet ilan etmelerine rağmen, Rusya ve Avusturya ittifakı tarafından bastırılıyorlar ve Devlet-i Âliyyemize sığınıyorlar.  Rusya ve Avusturya bunları geri istiyor.  Biz vermiyoruz.  Ordumuz bile yok, …  Bu insanların bir kısmı dinlerini muhafaza ederek burada kalmıştır; bir…

  • “Nazım’la görüşürken, Tevrat’la çok ilgilendiğini ve onu zevkle okuduğunu hayretle gördüm. Onun için Tevrat ana bir kitaptı. Daima ondan yararlanıyordu, önce Tevrat, sonra tarih derdi. Şiirlerini dikkatle incelersek, onlarda az-çok Tevrat’ın izlerini görmek olanağı vardır sanıyorum. Nitekim. ‘Yusuf ile Menofis oyununu da ondan esinlenerek yazdığı açıktır.” (Nazım Hikmet’in Avukatı ve hayranı Mehmet Ali Sebük;  ‘Korkunç…

  • Mihaylo Miço Latoş, 1806 yılında Hırvatistan’da Plaşki’de, le­vazım çavuşu Sırp bir baba ile Polonyalı bir anneden doğdu. Ma­tematik ve resimde çok başarılı olduğu için öğretmenleri tarafın­dan Avusturya İmparatorluğu Harp Okulu’na burslu öğrenci ola­rak gönderildi. Dört yıl eğitim aldığı harp okulundan kaçarak, 1826’da Osmanlı topraklarına sığındı, iki yıl çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, İs­tanbul’da yeni açılan askerî…

  • Benim bir tespitim var, hapiscilik insanı ikiyüzlü yapar. Bunu önce Nâzım Hikmet’te teşhis ettik. Sonra kendimde arazını gördüm, kendimi tedavi etme­ye çalıştım Şimdi bu sendromu net bir biçimde Leyla’da görüyoruz. Ben mert bir Kürt Köylü kızı olarak biliyordum, şimdi “mert” tarafı gitmiş, ne kalmış pek göremiyorum. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı…

  • Şükrü Kaya, Nâzım Hikmet’e uyarıda bulundu: “Türkiye büyük bir hızla Mareşal Fevzi Çakmak inisiyatifiyle faşizme doğru kaymaktadır. Ben bütün gücümle bunu önlemeye çalışıyorum. Fakat buna gücüm yetmiyor. Beni devirdikleri anda Türkiye faşizmin kucağına düşecektir. Faşizm geldiği an, benden evvel siz tasfiyeye uğrarsınız. Bu itibarla sosyalistlik-komünistlik propagandasını bırakın.Faşizme karşı mücadelede bana yardımcı olun.” (Abidin Nesimi, Yılların…

  • Nâzım Hikmet’in büyük dedesi Konstantin Borjenski’yi, -alias Mustafa Celalettin Paşa- Türkoloji’nin kurucusu saymak mümkün mü? Türkist Yusuf Akçura’nın yazımına bakacak olursak, böyle düşünmemiz gerekmektedir.          “Bu Leh asilzadesinin en büyük hırs ve hevesi savaştı. Daha pek gençken, birinci vatanını kurtarmak emeliyle 1848 İhtilali’ne bir Leh ihtilalcisi sıfatıyla katıldığı gibi, ikinci vatanını korumak amacıyla da 1850’den 1876’ya…

  • Nâzım, deniz kuvvetlerini isyana tahrikten “suç ortağı” ve daha sonraki yılların romancısı Kemal Tahir’le birlikte hapis yatıyordu, Tahir’e söylüyor ve Tahir de dışarıya yazdığı mektuplarıyla bizlere bırakıyor; çok iyimser haberler almaktadır. “Dehşetli iyi haber aldık. İsmet İnönü haber yolladı” türünden haberler Nâzım’ı coşturuyordu ve İsmet Paşa “günahsız olduklarına eminim” diyor ve bunlar, koğuşundaki Nâzım’ı buluyordu.…

  • Hapis ve sürgün, eğer insanı bozmazsa, kurnaz yapıyor ve bu bir savunma içgüdüsü olarak gerekiyor.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın zaafsız insanı sevdiği görülmemiştir ve insan, zaafsız insan karşısında hep korkmuştur; hâlbuki Türkiye insanı, en korkunç olduğu zamanda bile Nâzım’ı sevmiştir. Türkiye’nin bu en “Büyük” çocuğu bu sevgiyi hak ediyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.  

  • En büyük acımasızlıkla zindana kapatanlar, iktidarda olan Kemalistlerdi ve büyük bir yüreklilikle yeniden canlandıranlar ise yine, bu kez muhalefette, Kemalistler oluyordu. Sf. 562 Nazım’ımız düz yazıda olağanüstü başarısızdır. Sf. 568  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 562 ile 568 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazım Hikmet’in Kemal Tahir’e Mektuplar kitabı, bana göre tüm zamanlar için başvuru kitabıdır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 495) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazım Hikmet’in Şeyh Bedrettin’i çok abartılı ve önemli ölçüde yanlış sunduğu görüşünü burada hatırlatıyorum; bu kalkışma Komünizan olmaktan çok üç kitabî dinden bir din çıkarmaya yöneliyordu ve ayrıca bütün ilkel dinlerin hem bir cinsel özgürlük ve hem de Komünizan terörü olduğunu bilmek zorundayız.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 178)…

  • 1961 yılında Vera Tulyakova’nın notlarına göre şunları söylüyor; “Ülkemden ayrılmakla hata ettim. Dağlara çıkmak ve çetecilik yapmak gerekirdi. Halkının geleceği için mücadele eden insanın halkıyla canlı bir bağ içinde olması gerekir. Bu gün gerçekçi olan tek yol budur. Öldürülürdük fakat ne çıkar bundan? Birkaç yüz şiir daha az yazılmış ne önemi var bunun? Ülke içinde…