Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Nazım Hikmet Ran
-
BAKKAL’IN NOTU (1996): Çok ilginç; Nazım, askeri, üstlerine karşı kışkırtmaktan yargılanıp mahkûm oluyor. Hâlbuki komünistlikten mahkûm olsa daha az ceza alacaktır. Bu nedenle kendisini şahit göstererek, Nazım Hikmet’in komünist olduğunu söylüyor. Yargıç ise; “Eserlerinde komünistlik yok, şimdi seni yalancı şahitlikten tutuklarım” diyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı –…
-
“Türkiye’de insan kafasının, Kemalizm’in boyunduruğundan kurtulmaya başlaması, tarihin falsifikasyonundan da uzaklaşmayı sağlıyor. Anadolu direnişinin şiirinin, bir komünist şair Nazım Hikmet tarafından yazılmış olmasının şans mı, şanssızlık mı olduğunun tartışılması gerekir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nazım Hikmet 1930’da Komünist Partisinden ihraç edildiği yıllarda Türkiye solunun estetik plandaki estetik hareketini temsil ediyor. Dr. Hikmet Kıvılcımlı, teorik geliştirmeleri üstleniyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 334) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nazım cezaevinden çıkmadan önce yurtdışına çıkışlar kolaylaştırılıyor. 12 Eylül rejimi de Behice Boran ve TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu’nun yurtdışına çıkışların pratik kolaylıklar sağladı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1964’de İlhami Soysal’ın Yön dergisinde çıkan Nazım Hikmet ile ilgili bir yazı var. İlhami Soysal Nazım’ın arkadaşı Ekber Babayef ile konuşuyor. Ekber Nazım’ın Moskova’ya gelen Türklere çok ilgi gösterdiğini belirtiyor. Bir keresinde Prof. Fahir İz başkanlığında bir heyet gelmiş. Akşam oturmuşlar, Nazım bakmış ki hemen hiç kimsenin parmağında alyans yok. “Hayrola! Artık Türkiye’de alyans takılmıyor…
-
“1938 Nazım Hikmet mahkûm. Abdülkadir anlatıyor; “O gün ikindi vakti avluda dolaşırken telefona çağırdılar Nazım’ı. Ben de gittim arkasından. Sadri Etem telefon eden. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görmüş. “Özel mektup yazarsam Atatürk’e kendisi götürürmüş, mektubu verirmiş, ona beni affettirirmiş. Şuna bak sen…” İstenen mektubu yazmış olduğunu belirtmek durumundayım. Mektup sonuç vermiyor. Ve Nazım’ın mektubu; …
-
“1937 Yılında TKP likidite (sıvılaştırılma) ediliyor. … resmen ilan edilmemiş, harici büromuz kanalıyla Merkez gurubumuza bildirilmiştir. Nazım, likidite olan ve CHP içinde erime eğiliminde olan TKP’ye rağmen bir gurup komünist buna uymayıp Nazım Hikmet’i Genel Sekreter (Komünist Partilerin en yetkili kişisi) seçiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…
-
“Nazım, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Vâlâ Nurettin Anadolu’ya geçmek için İnebolu’da bekliyorlar. Nazım ve Vâ-nu’ya izin çıkıyor ama diğer ikisi “Seciyesizler” diye geri döndürülüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 628) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yıllar sonra, seciyeli yani kişilikli Nazım…
-
“Yıl 1938, Avrupa kaynıyor, savaş ve Bolşevizm tehlikesi kapıda. Türkiye Cumhuriyeti işi sıkı tutuyor ve Ordu’yu temizliyor. Bu arada işin içine Nazım da katılıyor.” (Nazım ve arkadaşlarının yargılandığı Divan-ı Harp’ten bir anekdot;) “Harp Okulu öğrencisi Şadi Alkılıç İstanbul’a bir telgraf çekmiş; “anama nasıl bağlıysam Hikmet’e de öyle bağlıyım.” diye. Şadi tabii ki Divan-ı Harpte.…
-
“Harp Okulu davasını yazan Abdülkadir; “Tek bir üst’e karşı gelinmemiştir. İki kişi bile bir olup istemezük denmemişti, bir tek el tüfengin kabzasına sarılmamıştı. Ama gene de ayaklanma vardı! Kitaplar okunuyordu okulda …. Günlük gazetenin bile gizli gizli okunduğu, Ulus Gazetesi’nin korka korka sokulduğu bir okuldu burası.” Kemal Tahir Benerci soyadı ile anılıyor. Kemal Tahir, Kardeşi…
-
“Nazım’a 1938 yılında tek bir hükümde toplam 176 yıl 6 ay ceza kesiliyor” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Halit Ziya’ya (Uşaklıgil) göre Tevfik Fikret, pek az okur bir şairdir. Az bilen ve felsefi gelişmelerden habersiz bir şairdi. Birincilikle bitirdiği Galatasaray’dan aldığı ansiklopedik bilgiler, bir insan sevgisini ve insan sevgisinin zorunlu uzantısı olan Tanrısızlığa açılmayı sağlamaya yetiyor. Çok bilen şair var mı? Veya çok bilen şair olabilir mi? Nazım ne kadar biliyordu?” Alıntı:…
-
“Halkçılık çaresizliktir. Kütle sabırla işlenmelidir; Sabırsız değiştirici, değiştirmek istediği kütlenin biçimsizliğini alır. Kemal ve Ziya, en çok ihtilâlci oldukları zaman bile devlet memuruydular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 590 ile 597 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yusuf Kamil Paşa, Namık Kemal’e “Haberin var…
-
“Mithat Cemal Kutay’a göre, “Fuad Paşa, Namık Kemal’i altında ağlamak şartı ile asmak istedi.” …Mustafa Kemal’in de Nazım Hikmet için; “İncir ağacına asıp altında ağlamak gerek.” dediği ileri sürülür. Her ikisi de yakıştırma olabilir. Fuad’ın rüşvetçi olduğu kesin. Fuad Galatasaray Lisesini kuruyor. Fuad ve Ahmet Cevdet Paşa “Şirket -i Hayriye” adında bir anonim şirket kuruyorlar…
-
“Osmanlı’dan bir miras var; Kendini korumak, alternatifi yok etmek demek. (1) Sf. 148 Osmanlıda Padişahların kızlarından olan erkek çocukları hemen boğduruluyordu. Mahmut bunu yasakladı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 148 ile 155 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2015): Nazım Hikmet’in Kemal Paşaya hakaret…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Nazım Hikmet, Memleketimizden İnsan Manzaraları şiirinde Gazeteci Ali Kemal’in öldürülüşünü anlatıyor. BAKKAL’IN NOTU (2022): Ali Kemal günümüzde (2022) İngiltere’nin başbakanı olan Boris Johnson’ın dedesidir. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 65) kitabından notlar alınmıştır.
-
“Sevr Antlaşmasının imzalanması ve Yunan’ın ilerlemesi üzerine 24.07.1920 günkü Le Lemps gazetesinde Mustafa Kemal’in şu bildirisi yayınlandı: “Müslüman Kardeşlerim, Komünist Arkadaşlar! …. Köylülerimizin topraklarını, yurtlarını ve köylerini istilaya karşı savaşırken, şehit düşerken, güvenebilirler ki yakın bir zamanda bütün İslamiyet, komünizm ile birlik olarak onlardan intikamını alacaktır.” Ordu’da Bolşevik Ordusu gibi apoletlerin (Komünist ordularda rütbe farkı…