Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
“Trabzon’da muhalefet sona ermez. Erzurum Kongresinde Temsilci (delege) seçilen İzzet Eyuboğlu ve Servet Hacısalihoğlu, Sivas Kongresini tanımazlar. Bölgeci bir tutum takınırlar. Servet Hacısalihoğlu, korkarak politikayı bırakır, Samsun’a yerleşir ve ticarete başlar. İzzet Eyuboğlu, B.M.M seçimlerini kazanır, Padişah’a bağlı olduğunu dile getirir, Ankara ve İstanbul’u uzlaştıracağını söyleyerek yola çıkar. 6 Mayıs 1920 günü Samsun-Çarşamba civarında, Gümüşhane…
-
“İttihatçılar (Celal Bayar, Sarı Edip vs.) Anadolu’ya daha 1919’un Mart ayıda gelip, muhtemel bir Yunan işgaline karşı direniş hareketlerine başladılar. Kara Kemal İaşe (besleme, geçindirme) Nazırı (Bakanı) iken, Rum ve Ermeni tüccar ve işadamlarına karşı, Türk tüccar ve işadamı yetiştirmek için büyük çaba sarf etmiştir. Bu ittihatçı tüccarlar Milli Mücadelede büyük işler yapmışlardır.” Alıntı: Milli…
-
Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılanan Ziya Gökalp’in; “Milletimize iftira etmeyiniz. Ermeni kırımı yok. Türk – Ermeni vuruşması var. Bizi arkadan vurdular, biz de onları vurduk.” sözü, halkın sempatisini toplar ve İngilizleri korkutur. Bunun üzerine İttihatçıları yargılayıp idam etmekten korkarlar ve Malta’ya sürgün ederler. Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesi Savcı Yardımcısı Feridun, 3 Haziran 1919 günü “Büyük…
-
“I. Dünya savaşından sonra Ermeni ve Rumlar geriye dönmüş ve intikam almaya başlamışlardır. İngiltere’nin arka çıktığı bu olay çok acı sonuçlar vermiştir. İngiliz Yüksek Komiseri (Ülkemizde Ateşkese uyulmasının kontrolü için bulunan galip devletlerin görevlileri) Amiral Calthrop, 6 Nisan 1919’da “Ermenilere zulümden suçlu bütün kişilerin cezalandırılması için, Türklerin tümünün idamı gereklidir.” der. Vahdettin Sıkıyönetim mahkemeleri kurarak,…
-
“Osmanlı İmparatorluğu’nun Dışişleri Bakanlarından Ermeni Noradonkiyan bilimsel görünüşlü bir dernek kurarak, Kürtlere Ermeni alfabesini kabul ettirmeye uğraşır. Ermeni ve Kürtlerin aynı ırktan olduklarını iddia eder.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1155) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Osmanlı İmparatorluğunda Dışişleri Bakanları, II. Mahmut’a kadar genellikle…
-
“Protestan ve Katolik Ermeniler bu tehcirin dışında tutulmuşlardır. Daha sonra (bir yıl kadar sonra), Rus askerleri ile birlikte Doğu Anadolu’yu işgal eden Ermeniler çok büyük ve insanlık dışı kırım yapmışlardır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1150) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2017): Biz, diktatörlerimizin vahşi uygulamalarından…
-
Ermeni tehcirinde Diyarbakır Valisi olan İttihatçı Dr. Reşit Bey, bu sürgünden dolayı suçlu sayılıp mahkemeye sevk edilmiş iken zaten idam istemi ile yargılanıyordu. Cezaevinden kaçmış, Polis tarafından evi sarılınca, intihar etmiştir. Vali Dr. Reşit Bey’in cezaevinde iken tuttuğu notlarında “Tehcir hakkında başlangıçta yönetmelik gelmediğinden doğaldır ki her yer kendi anlayışına göre davranıyordu.” Alıntı: Milli Kurtuluş…
-
“Mandelstam’a göre, Sivas’ta Ermeniler silaha sarılmışlar, Şebinkarahisar ve Amasya Ermenileri ise Türkleri şehirlerinden kovalamışlar, … Sason dağlarında 30 bin Ermeni önce Aşiretleri yenmişler sonra düzenli orduya yenilmişler.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1134) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sarıkamış yenilgisinden sonra, Ermenilerin silahları toplanır. Bazı Ermeniler Kürt çetelerden dolayı vermek istemezler. Silahlar zorla alınmaya çalışılır, Müslüman halk da işe bulaşınca olaylar isyan halini alır. Türk düşmanı Mandelstam bile Van’da Ermenilerin silahlı direnişe geçtiklerini kabul etmektedir. Ayaklanma yaygınlaşır ve İttihat ve Terakki Hükûmeti Ermenileri toptan Mezopotamya’ya sürme kararı alır. Batılı kaynaklar tarafından 800 bin…
-
Mayıs 1895’de Rusya, İngiltere ve Fransa Osmanlı’ya muhtıra (ihtar yazısı) verirler a)Valilerin görev süresinin beş yıl olması ve atanmalarında Büyükelçiliklerin oylarının alınması. b)Jandarmanın içinde her unsurun (farklı etnik ve dini kesimlerin) bulunması. c)Kürt göçebelerinin kontrol altına alınması. 3 Haziran 1895 Sadrazam (Başbakan) ve bazı vezirlerin (Bakanların) de istemesine rağmen Abdülhamit bu muhtırayı reddeder. 17.Haziran’da birtakım…
-
“Toynbee; “Batı Anadolu Rumlarına karşı Türk misillemesi (karşılık vermesi) 1914 ilkbaharında gerçekleşmiştir. Rum topluluklarının tümü, terör yoluyla evlerinden ve topraklarından uzaklaştırılmıştır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1117) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Rumların Tehcirinde de kıyım yapıldığından söz ediliyor. Ancak Ermeni tehcirindeki kıyım gibi…
-
“Berlin Antlaşmasından sonra, Abdülhamit, Ermenileri Kürtlere kırdırmak için, Hamidiye Alaylarını kurar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1085) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Mehmet Şerif Fırat da Hamit’in Jöntürklere karşı Hamidiye Alaylarını kurdurduğunu söylüyor. İkisi de haklı olabilirler.
-
“1846 ve 1847 yıllarında İngilizlerin ve Fransızların isteği üzerine Kürtlere karşı bir harekât yapılır.(1) Bu Harekâttan sonra 1847’de Merkezi Erzurum’da olan bir Kürdistan Eyaleti kurulur. Fransa’nın Van Konsolosunun da belirttiğine göre 1846 Kürt operasyonu Ermenileri rahatlatır ve zenginleşmeye başlarlar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1069-1070) kitabından…
-
“Ermeniler, 1856 Osmanlı-Rus savaşından sonra, Kafkasya’dan Türkiye’ye göç eden Çerkezler ile Kürt Aşiretlerin, Ermeni Köylerini talan ettiklerinden yakınırlar, Patrikhane bu yakınmayı Padişaha direk iletir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1072) kitabından birebir alınmıştır.
-
“.. Büyük Türk (Osmanlı’yı kastediyor), çeşitli dinden yirmi milleti barış içinde yönetmektedir. İstanbul’da 200 bin Rum, güvenlik içinde yaşamaktadır… Selim zamanında, öteki Sultanlar zamanında, Türkler Hıristiyanlara, savaşta ölçülü olmayı, zaferde de yumuşak davranmayı öğretmişlerdir.” diyor. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1054) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“Kırımlı Düşünür, İsmail Gaspirenski’ye göre “Zengin Ermeni Topluluğu ile etrafında yaşayan Kürt Aşiretleri arasındaki ekonomik gelişme bakımından dengesizlik Ermeni olaylarını doğurmuştur.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1102) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mazhar Müfit (Kansu) Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi sırasında çok parasızlık çektiğini yazar. .. Lord Curzon’a 10 Kasım 1919’da İstanbul’dan gönderilen raporda, İstanbul Hükümetinin parasızlığından bahsedilir. Anadolu’daki gelirlere Mustafa Kemal’in el koyduğu iddia edilir… Llyod George ise 28 Şubat 1920’de yapılan müttefikler toplantısında “Mustafa Kemal’in Türk ordusunun bakımını kimin karşıladığının araştırılmasını” ister. Ve “İstanbul’daki Türk Hükûmeti…
-
“Mustafa Kemal ta Erzurum Kongresinde bile Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin (Hak Savunma Cemiyetlerinin) örgüt kademelerinin başında Vali, Kaymakam, Komutan gibi idarecilerin bulunmalarını istememiş. Bunlar İstanbul’a bağlanır ve kendi başlarına buyruk olurlar diye. Bu cemiyetlerde işçi, köylü ve esnaf temsilcilerine yer verilmez, sadece eşraf (ileri gelenler) bulunur.“ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi…
-
“Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…
-
“1918 Eylülü’nde Osmanlı İmparatorluğunun nüfusu 450 milyon. Cumhuriyet kurulduğu zaman 10 milyon. Mütarekeden (Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan) sonra ordumuzda çok hızlı bir firar (kaçma, askerden kaçma) furyası başlıyor. Sadece Erzurum’daki 15. Kolordu ayakta kalıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 973, 974) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…