Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
“Liman Von Sanders Paşa’nın 1917’de yazdığı “Türk Ordularının Bugünkü Durumu” adlı raporundan: “Türk Ordusunda asker kaçaklarının sayısı 300 bini aşmış bulunuyor. … Türk askeri, özellikle Anadolu askeri mükemmeldir. Bu insanlara biraz özen göstermekle, gereği kadar yiyecek sağlamak ve güvenli bir yönetimle en büyük görevler yaptırılabilir. Ordu’nun birçok kısımlarında savaş yeteneğinin zayıflaması, Türk Genel Kurmaylarının aldığı…
-
“Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanı iken, 20 Eylül 1917’de bir Rapor yazar ve bunu Sadrazam (Başbakan) ve Harbiye Nazır’ına (Milli Savunma Bakanı, Enver Paşa’ya) gönderir. Mustafa Kemal’in Yaveri Cevat Abbas’ın öne sürüp İsmet İnönü’nün doğrulamasına göre bu raporu gerçekte, İsmet Paşa hazırlamıştır. (Bu önemli rapordan bazı alıntılar var): “… Askeri politikamız, bir savunma politikası veya…
-
“Osmanlı bütçesi 1. Cihan harbi öncesinde 34 milyon altındı. Duyun-u Umumiye’ye (Dış Borçlar İdaresine) yıllık ödenen borç: 14 milyon altın. 800.000 askerli Ordu’ya maaş olarak ödenen 9,5 milyon altın. Maliye bakanı Cavit Bey bütçeden ek kaynak vermemekte çok direnir. ..8 Ağustos 1914’de Müslüman halk için de Bedelli Askerlik Kanunu çıkar, bu Osmanlı tarihinde bir ilktir,…
-
“Alman Genelkurmay Başkanı Moltke (1) 12 Mayıs 1914’te “Türk Ordusu kesinlikle değersizdir. Ne silahı ne cephanesi ne de yiyeceği vardır, Subayların karıları yolların kenarlarında dilenmektedir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 922) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996); Osmanlı ordusunu eğitmek için 1838’de ülkemize…
-
“Her Alay’ın başında tek bir harf okumasını dahi bilmeyen bir Kaymakam (Yarbay)dikilmiştir. Bu Kaymakamlar da o aşiretin eski ağası idi. Yine her Alay’da Aşiret Ağasının arkasından iki Binbaşı ve Aşiret ileri gelenlerinden dört Yüzbaşı, sekiz Mülâzım (Teğmen) vardı. Bunların hiç biri okuma yazma bilmezdi. 1893 yılında bu Hamidiye Alaylarının Kaymakamları, Padişah’ın huzuruna çıkmışlar, Abdülhamit bunlara…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993); Müşir; Mareşal, 1. Ferik; Orgeneral, Ferik; Tümgeneral ile Korgeneral arası, Mirliva; Tuğgeneral ile Tümgeneral arası, Miralay; Albay, Kaymakam; Yarbay ve Binbaşı, Kolağası; Kıdemli Yüzbaşı ve Yüzbaşı, Mülâzımı Sâni; Üsteğmen, Mülâzımı Evvel; Teğmen, Çavuş, Onbaşı ve Nefer yani er. Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.?) internetten…
-
“1317 yılında Orhan Gazi Amasya’da Hacı Bektaşi Veli ile görüşerek, Bektaşi Tarikatını kabul edip, askerlerini de Hacı Beştaş-ı Veli’ye takdis ettirmiştir. Bektaşi Tarikatı 2. Beyazıt dönemine kadar, Yeniçeri Ocağında yaşamıştır. Orduya Yeniçeri ismini Hacı Bektaş’ı Veli vermiştir.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“XI. Asırda Şeyh Ali (Şeyh Sait’in büyük dedesi), Zazalara ve bazı Kurmancolara Nakşibendî Tarikatını kabul ettirdi.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
“M.Ö. 50 Yıllarında Bahtciyan ve Belh havalisinden İran’a akan Part Türkleri, bu günkü Zaza – Dümbelilerin (Dımbıli de deniliyor) atalarıdır. Zazaların bir kısmı da Eti Türklerinden İran hudutlarına çıkan Beylerdir. Zazaların yaşadıkları yerler: Ergani, Maden, Siverek, Palu, Mardin, Hazro, Lice, Genç, Diyarbakır.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.…
-
“Sultan Abdülhamit, Jön Türklere ve İttihatçılara karşı, Kormancolardan 36 tane Hamidiye Aşiret Alayı kurmuş her Alayın 1200 adet atlı mevcudu varmış.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi, Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu görüş ilginç, başka kaynaklarda Hamidiye Alaylarının Ermenilere karşı kurulduğunu belirtiyorlar, kısmen de Kürtlerden asi Aşiretlere…
-
“Yavuz Sultan Selim Alevi tehlikesine karşı, Orta ve İç Anadolu’dan, Türkmen Aşiretlerini, Doğu’ya göndermiş, bunlar da zamanla dillerini değiştirmiş.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu tez akla yatkın, çünkü Kurmançlar diğer Kürtlere ve Zazalara pek benzemiyorlar, dilleri de hem farklı…
-
“Yavuz Sultan Selim’den önceki harita ve yazılarda Doğu’ya Urartu denilmekte iken, Yavuz’dan sonra Kürdistan denilmeye başlandı.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 4) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
“M.Ö. 6. yüzyılda, Doğu Anadolu’ya gelen Ermenilerle, Kürtlerin atası olan Haltiler bir devlet kurmuşlar, Roma bu devleti yıkmış ve Haltiler İran (Pers) hâkimiyeti altına giriyorlar. Ve Perslerin dili olan Acemceyi (Farsçayı) kendi dilleri ile karıştırıp, Kormanci dilini oluşturuyorlar. Bu Lohurto Kurtbaba şubesi sonra Babakürdi adını alıyor. Babakürdiler, Kerkük ve Süleymaniye dağlarında, Pervari, Gevaş, Şemdinan (Şemdinli),…
-
“Kürtler Yavuz Sultan Selim zamanında Kürt diye adlandırılmışlar.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 1) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
“30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandı. 8 Ekim 1918’de İttihat ve Terakki Partisi kendisini lağvetti (kapattı). Ekim 1918’de Müşir Ahmet İzzet Paşa kabinesi kuruldu. Cavit Bey (1926 da asıldı) Maliye Nazırı, Fethi (Okyar) bey Dâhiliye Nazırı oldu.” Alıntı: Atatürk ve Enver Paşa Hadiseleri – Cemal Kutay, (1993- Sf. 11, 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kapitülasyonlar 1 Ekim 1914’de kaldırıldı. Elçi Morgenthau ABD Hükümetine danışma gereğini bile duymadan ABD’nin bunu tanımadığını bildirir. Ve Amerikan Konsolosluk Mahkemeleri kaldırılmaz. (1) Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet, Lozan’ı kabul etmeyen ABD ile ayrı bir antlaşma yapmaya çalışıyor. ABD Kapitülasyonlardan vazgeçmiyor. Amiral Bristol: “Ücretlerinin düşük oluşu ve seçiliş biçimleri yönünden, yargıçlarınıza güvenilmiyor, Mahkeme Usul kanunlarınız…
-
“ABD, Osmanlı ticari ilişkileri 1811 yılında, İzmir’de ABD ticarethanelerinin açılması ile başlamış, 1830’da imzalanan ticaret antlaşması ile de Kapitülasyonlardan (ekonomik, siyasi, adli ayrıcalıklar) yararlanma hakkına sahip olmuştur. ABD Osmanlı ilişkileri hep sömürgeci zihniyetle olmuştur. Meselâ 1894 yılında Maraş’ta bir Amerikalının evinde Osmanlı polisince arama yapılınca, ABD elçisi Maraş Valisinin görevden alınmasını Dışişlerinden istemiş ve Valiyi…
-
“ABD Daimi Delegesi Robert Wımbrıe, Ekim 1922’de yazdığı raporda: “Mahkemelerde parayla iş görüldüğü, rüşvetsiz iş yapılmadığı, küçük memurların rüşvetçi olduğunu” yazıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.
-
“6 Şubat 1920’de Sevr Antlaşmasında Şerif Paşa dinlenir. Şerif Paşa, Birleşmiş Milletler garantisi altında bir Kürt Devleti kurulmasını ister. Diyarbakır, Harput, Bitlis, Musul, Urfa Vilâyetleri söz konusu. Nasturiler(Hıristiyan Kürtler) ise Said Namık ve Rüstem Necip başkanlığında bir heyeti Paris’e göndermişler, Devletleri: Musul’un tamamı, Diyarbakır, Urfa, Siirt ve Hakkâri Sancağını istiyorlar, denize çıkış ise İskenderun’dan olacak.…
-
“8 Ocak 1918’de açılanan Wilson Prensiplerinin 12. Maddesi şöyledir: “Şimdiki Osmanlı İmparatorluğunun Türk olan kısımlarına güvenilir bir egemenlik sağlanmalı, fakat halen Türk olan yönetimi altında bulunan öteki milliyetlere her türlü kuşkudan uzak, bir yaşama güvenliği ve kesinlikle engelsiz bir kendi kendine gelişme olanağı verilmelidir. Boğazlar bütün milletlerin gemilerine ve ticaretine, serbest geçiş için, milletlerarası garanti…