Kategori: Osmanlı Devleti
-
“.. Büyük Türk (Osmanlı’yı kastediyor), çeşitli dinden yirmi milleti barış içinde yönetmektedir. İstanbul’da 200 bin Rum, güvenlik içinde yaşamaktadır… Selim zamanında, öteki Sultanlar zamanında, Türkler Hıristiyanlara, savaşta ölçülü olmayı, zaferde de yumuşak davranmayı öğretmişlerdir.” diyor. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1054) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“Kırımlı Düşünür, İsmail Gaspirenski’ye göre “Zengin Ermeni Topluluğu ile etrafında yaşayan Kürt Aşiretleri arasındaki ekonomik gelişme bakımından dengesizlik Ermeni olaylarını doğurmuştur.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1102) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mazhar Müfit (Kansu) Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi sırasında çok parasızlık çektiğini yazar. .. Lord Curzon’a 10 Kasım 1919’da İstanbul’dan gönderilen raporda, İstanbul Hükümetinin parasızlığından bahsedilir. Anadolu’daki gelirlere Mustafa Kemal’in el koyduğu iddia edilir… Llyod George ise 28 Şubat 1920’de yapılan müttefikler toplantısında “Mustafa Kemal’in Türk ordusunun bakımını kimin karşıladığının araştırılmasını” ister. Ve “İstanbul’daki Türk Hükûmeti…
-
“Mustafa Kemal ta Erzurum Kongresinde bile Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin (Hak Savunma Cemiyetlerinin) örgüt kademelerinin başında Vali, Kaymakam, Komutan gibi idarecilerin bulunmalarını istememiş. Bunlar İstanbul’a bağlanır ve kendi başlarına buyruk olurlar diye. Bu cemiyetlerde işçi, köylü ve esnaf temsilcilerine yer verilmez, sadece eşraf (ileri gelenler) bulunur.“ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi…
-
“Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…
-
“1918 Eylülü’nde Osmanlı İmparatorluğunun nüfusu 450 milyon. Cumhuriyet kurulduğu zaman 10 milyon. Mütarekeden (Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan) sonra ordumuzda çok hızlı bir firar (kaçma, askerden kaçma) furyası başlıyor. Sadece Erzurum’daki 15. Kolordu ayakta kalıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 973, 974) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“Liman Von Sanders Paşa’nın 1917’de yazdığı “Türk Ordularının Bugünkü Durumu” adlı raporundan: “Türk Ordusunda asker kaçaklarının sayısı 300 bini aşmış bulunuyor. … Türk askeri, özellikle Anadolu askeri mükemmeldir. Bu insanlara biraz özen göstermekle, gereği kadar yiyecek sağlamak ve güvenli bir yönetimle en büyük görevler yaptırılabilir. Ordu’nun birçok kısımlarında savaş yeteneğinin zayıflaması, Türk Genel Kurmaylarının aldığı…
-
“Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanı iken, 20 Eylül 1917’de bir Rapor yazar ve bunu Sadrazam (Başbakan) ve Harbiye Nazır’ına (Milli Savunma Bakanı, Enver Paşa’ya) gönderir. Mustafa Kemal’in Yaveri Cevat Abbas’ın öne sürüp İsmet İnönü’nün doğrulamasına göre bu raporu gerçekte, İsmet Paşa hazırlamıştır. (Bu önemli rapordan bazı alıntılar var): “… Askeri politikamız, bir savunma politikası veya…
-
“Osmanlı bütçesi 1. Cihan harbi öncesinde 34 milyon altındı. Duyun-u Umumiye’ye (Dış Borçlar İdaresine) yıllık ödenen borç: 14 milyon altın. 800.000 askerli Ordu’ya maaş olarak ödenen 9,5 milyon altın. Maliye bakanı Cavit Bey bütçeden ek kaynak vermemekte çok direnir. ..8 Ağustos 1914’de Müslüman halk için de Bedelli Askerlik Kanunu çıkar, bu Osmanlı tarihinde bir ilktir,…
-
“Alman Genelkurmay Başkanı Moltke (1) 12 Mayıs 1914’te “Türk Ordusu kesinlikle değersizdir. Ne silahı ne cephanesi ne de yiyeceği vardır, Subayların karıları yolların kenarlarında dilenmektedir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 922) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996); Osmanlı ordusunu eğitmek için 1838’de ülkemize…
-
“Her Alay’ın başında tek bir harf okumasını dahi bilmeyen bir Kaymakam (Yarbay)dikilmiştir. Bu Kaymakamlar da o aşiretin eski ağası idi. Yine her Alay’da Aşiret Ağasının arkasından iki Binbaşı ve Aşiret ileri gelenlerinden dört Yüzbaşı, sekiz Mülâzım (Teğmen) vardı. Bunların hiç biri okuma yazma bilmezdi. 1893 yılında bu Hamidiye Alaylarının Kaymakamları, Padişah’ın huzuruna çıkmışlar, Abdülhamit bunlara…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993); Müşir; Mareşal, 1. Ferik; Orgeneral, Ferik; Tümgeneral ile Korgeneral arası, Mirliva; Tuğgeneral ile Tümgeneral arası, Miralay; Albay, Kaymakam; Yarbay ve Binbaşı, Kolağası; Kıdemli Yüzbaşı ve Yüzbaşı, Mülâzımı Sâni; Üsteğmen, Mülâzımı Evvel; Teğmen, Çavuş, Onbaşı ve Nefer yani er. Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.?) internetten…
-
“1317 yılında Orhan Gazi Amasya’da Hacı Bektaşi Veli ile görüşerek, Bektaşi Tarikatını kabul edip, askerlerini de Hacı Beştaş-ı Veli’ye takdis ettirmiştir. Bektaşi Tarikatı 2. Beyazıt dönemine kadar, Yeniçeri Ocağında yaşamıştır. Orduya Yeniçeri ismini Hacı Bektaş’ı Veli vermiştir.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“XI. Asırda Şeyh Ali (Şeyh Sait’in büyük dedesi), Zazalara ve bazı Kurmancolara Nakşibendî Tarikatını kabul ettirdi.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
“M.Ö. 50 Yıllarında Bahtciyan ve Belh havalisinden İran’a akan Part Türkleri, bu günkü Zaza – Dümbelilerin (Dımbıli de deniliyor) atalarıdır. Zazaların bir kısmı da Eti Türklerinden İran hudutlarına çıkan Beylerdir. Zazaların yaşadıkları yerler: Ergani, Maden, Siverek, Palu, Mardin, Hazro, Lice, Genç, Diyarbakır.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.…
-
“Sultan Abdülhamit, Jön Türklere ve İttihatçılara karşı, Kormancolardan 36 tane Hamidiye Aşiret Alayı kurmuş her Alayın 1200 adet atlı mevcudu varmış.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi, Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu görüş ilginç, başka kaynaklarda Hamidiye Alaylarının Ermenilere karşı kurulduğunu belirtiyorlar, kısmen de Kürtlerden asi Aşiretlere…
-
“Yavuz Sultan Selim Alevi tehlikesine karşı, Orta ve İç Anadolu’dan, Türkmen Aşiretlerini, Doğu’ya göndermiş, bunlar da zamanla dillerini değiştirmiş.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu tez akla yatkın, çünkü Kurmançlar diğer Kürtlere ve Zazalara pek benzemiyorlar, dilleri de hem farklı…
-
“Yavuz Sultan Selim’den önceki harita ve yazılarda Doğu’ya Urartu denilmekte iken, Yavuz’dan sonra Kürdistan denilmeye başlandı.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 4) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
“M.Ö. 6. yüzyılda, Doğu Anadolu’ya gelen Ermenilerle, Kürtlerin atası olan Haltiler bir devlet kurmuşlar, Roma bu devleti yıkmış ve Haltiler İran (Pers) hâkimiyeti altına giriyorlar. Ve Perslerin dili olan Acemceyi (Farsçayı) kendi dilleri ile karıştırıp, Kormanci dilini oluşturuyorlar. Bu Lohurto Kurtbaba şubesi sonra Babakürdi adını alıyor. Babakürdiler, Kerkük ve Süleymaniye dağlarında, Pervari, Gevaş, Şemdinan (Şemdinli),…
-
“Kürtler Yavuz Sultan Selim zamanında Kürt diye adlandırılmışlar.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 1) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.