Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
“Müttefikler, ABD Başkanı Wilson’ın isteği üzerine 10.Ocak.1917’de savaş amaçlarını açıkladılar: “..uygar dünya bilmektedir ki, Müttefiklerin savaş amaçları, her şeyden önce ve zorunlu olarak… Türklerin kanlı istibdadına (baskısına) düşmüş halkların kurtarılmasını ve Avrupa uygarlığına kesinlikle yabancı olan Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa dışına atılmasını içerir.” Halifeliğin Türklerden alınıp, kurulacak Arap devletlerine, Şerif Hüseyin’e verilmesi planlanıyor.”” Alıntı: Milli Kurtuluş…
-
“Mondros’un ne olduğunu kavrayan tek kişi Mustafa Kemal’dir. 8.11.1918’de Sadrazam İzzet Paşa’ya “İngilizler Kabineyi de biz yapalım diyebilirler.” diye yazıyor ve doğru çıkıyor. Sadrazam Damat Ferit “Osmanlı Devleti’nin, itilaf (yenildiğimiz devletler) ordularının işgaline karşı çıkamayacağını ama bir Yunan işgaline asla razı olamayacağını” söyledi.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı…
-
“9.11.1914’de İngiltere Başbakan’ı Asquith, Parlamentolarında “Osmanlı Devleti kılıcını çekmiştir ve kılıçla ortadan kaldırılacaktır. Türk İmparatorluğu savaşa girmekle intihar etmiştir.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır
-
BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mondros Ateşkes anlaşmasını 1918’de imzalayan Rauf Orbay Paşa, Mondros’u övücü sözler söylüyor ama hatıralarında bunu yalanlıyor. Ve İngilizlerin Türkiye’nin güçlü olmasından yana olmaları gerektiği görüşünde ve Osmanlı İngiliz dostluğundan dem vuruyordu. Yine Mondros’ta İngiliz Amirali Calthorpe’un sözüne güvenerek Yunan işgalinin kapısını kapatmadığını söylüyor. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin…
-
“Değerli insanlardan kaçındılar, ellerinin altında daha çok komiteci (gizli örgütçü) ruhlu demagoglar tutunabildi. Demagogun itibar gördüğü yerde ise, idealizm biter ve diktatör silahlarını kuşanır.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İttihat ve Terakkicilerle ilgili olan bu tespit doğru, benzer sorunlar ve sonuçlar yaşandı…
-
“Kaba bir Alman Militarizminin arzusu, milletin kaderine, İttihatçıların (İttihat ve terakki Cemiyetinin) eliyle damgasını vurdu.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mütarekeden (Mütareke: Ateşkes, Burada 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasını kastediyor) sonra, teşkil edilen (oluşturulan) bir parlamento komisyonu, Harp Kabinesinin (savaş sırasındaki Hükümetin) kovuşturma ve soruşturmasını yapar. Bu komisyonun hazırladığı zabıtlara (tutanaklara) göre o dönemin Meclis-i Mebusan (Osmanlı döneminin Millet Meclisi) Reisi Halil Bey harbe girişimizin nasıl olduğunu bilmiyor. Hatta Halil Bey, harbe nasıl girdiğimizden Enver Paşa’nın…
-
“Enver Bey, kurmay binbaşı iken, üniformalı üç tane fotoğraf çektirir ve bir sadakat yazısı ile birlikte Padişah Abdülhamit’e gönderir. Sarayın adabı üzere (Edep: terbiye. Adap, edebin çoğulu) Enver Bey Saray’ın avlusundan geçerken Padişah da gizlice izler ve Enver’i damatlığa layık görmez ve âdeti üzere 20 altın verip gönderir. O zamana kadar Abdülhamit düşmanı olan bu…
-
“Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden…
-
(Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın Kemal Paşa’ya telgrafı 4 Ekim 1919:) “..Ancak Hükümetin tutacağı yol: yasalara eksiksiz uymak, aykırı durumları önleyip ortadan kaldırmak olduğundan, olağandışı ve yasalara uymayan durumların sürüp gitmesi ise, Osmanlı Devleti merkezi ile Anadolu’yu birbirinden ayırarak birçok korkulu sonuçlar doğurmakla, tanrı korusun, Başkentin varlığını korkulur duruma düşürecek ve düşmanların yer yer yurdumuza girmeleriyle…
-
“İstanbul’da Tevfik Paşa Hazretlerine 30.1.1921 “1. Londra Konferansına katılacak olan Türkiye delegeler Kurulu yalnız TBMM hükümetince seçilecek ve gönderilecektir. 2. Bu delegeler kurulunun yanına verilmesini gerekli gördüğümüz kimi uzman danışmanları siz hazır edip, gerekli belgelerle kurula katılmak üzere göndereceksiniz. 3. Bizim göndereceğimiz bu delegeler kurulunun bütün Türkiye’yi temsil edecek tek kurul olduğunu da itilaf Devletlerine…
-
“İsmet Paşa’nın Delegeler Kurulu Başkanı olabilmesi için daha önce Dışişleri Bakanı olmasını uygun gördüm. Bunu sağlamak için Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey’e özel ve gizli bir yazıyla kendisinin Dışişleri Bakanlığından istifa edip, İsmet Paşa’nın seçilmesinde aracı olmasını rica ettim. … Dışişleri Bakanı olacağını ondan sonra da delegeler kurulu başkanı olacağını söyledim. Paşa birden bire sarsıldı…
-
(16 Ağustos 1919 günü Milli Savunma Bakanı Ferit Paşa’ya yazdığı mektup🙂 “…İngilizler bile ,.. Hiçbir dayanağı olmayan ve ulus adına hiçbir görev üstlenmeyen ve üstlense bile bunu ulusa benimsetemeyecek olan bir hükümetle verimli bir işe girişmek olanağı bulunmadığına inanmışlardır.” Alıntı: Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kara Vasıf Bey; “Bütün devletler bizi tam bağımsız bile bırakacaklarını söyleseler yine yardıma gerek duyarız. Dört yüz ile beş yüz milyon borcumuz var. Bu parayı kimse kimseye bağışlamaz, bize bunu ödeyiniz diyecekler, oysa bizim gelirimiz bunun faizine bile yetmez.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 78) kitabından birebir…
-
“.. Kaçan Halife, TBMM’ce görevden çıkartıldı. Yerine sonuncu Halife olan Abdülmecit Efendi seçildi. … Seçilecek kişinin de Padişahlık eğilimi ve iddiasına kapılarak herhangi bir yabancı devlete sığınması olasılığını ortadan kaldırmak gerekirdi. Bunun için İstanbul’da bulunan görevlimiz Recep Paşa’ya (Refet Paşa olması gerekir) Abdülmecit Efendi ile görüşüp ve dahası, elinde TBMM’nin halifelik ve padişahlık konusunda aldığı…
-
“Kurulunuz ulus ile padişah arasında engeldir. Bu yoldaki direnmeniz bir saat daha sürerse, ulus artık her türlü davranış ve eyleminde kendisini özgür sayacaktır ve bütün yurt, töreye aykırı kurulunuzla kesin olarak ilgisini ve bağlantısını kesecektir. Bu son uyarımızdır. Bundan sonra ulusun alacağı durum, burada bulunan yabancı subaylar aracılığı ile itilaf devletleri temsilciliğine de ayrıntılı olarak…
-
“23 Nisan 1923’te Lozan’da Barış Konferansı ikinci defa toplandıktan sonra ben de yeni seçimlerle uğraşıyordum. Yeni seçimlere bilinen ilkelerimizi açıklayarak girdik…. Milletvekili olmak isteyen kişiler, önce, ilkeleri kabul ettiklerini ve bu görüşe katıldıklarını bana bildiriyordu. Adayları ben saptayacaktım… Çünkü yapılacak seçimlerde ulusu kandırarak, değişik ereklerle milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğunu biliyordum. Bütün ulus açıkladığım ilkeleri…
-
“25 Eylül 1919 günü General Sally Clade’in, Ali Fuat Paşa’nın yanına gönderdiği bir kurul ki bir kurmay binbaşı ile Eskişehir’deki İngiliz denetim subayından oluşmuştu, İngilizlerin iç işlerimize ve ulusal ayaklanmamıza kesinlikle karışmayacakları konusunda söz verdiler. Bu sırada Merzifon’daki kuvvetlerinin geri alınması durumunda, olayı iyi karşılayıp karşılamayacağımızı sormuşlardı.”” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları,…