Kategori: Osmanlı Devleti
-
“İngiliz İmparatorluğu için Türkiye ile savaşın özel bir önemi vardır. Osmanlı Halifesi, İslam dünyasının başı idi ve İngiltere İmparatorluğu içerisinde her şeyden çok Müslüman vardı. Ayrıca Türk İmparatorluğu deniz yollarının üzerinde duruyordu. Gidiş-geliş yolları ve Doğu’daki prestijimiz açısından, Türklerin bize savaş ilan eder etmez yenilip itibarlarını yitirmeleri çok önemli idi. Türk Ordularının üç sefer yılı…
-
“1898’de Şam’da Selahattin-i Eyyubi’nin türbesini ziyaret eden Alman İmparatoru: ” ..30 milyon Müslüman inanmalıdır ki, Alman İmparatoru her zaman onların dostu olacaktır. “ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
“31.07.1908, Meşrutiyetten bir hafta sonra, İngiltere Dışişleri bakanı Sir Edward Grey Büyükelçisine şu mesajı gönderiyor: “Ola ki Türkler gerçekten meşrutiyeti kurar ve onu yaşatıp güçlendirirlerse… bunun Mısır’daki etkisi müthiş olur ve ta Hindistan’da dahi kendini duyurur. Türkiye’de iyi işleyen bir meşrutiyet var iken ve orada işler iyi giderken, bizim, aynı şeyi isteyerek ayaklanan Mısır halkına…
-
BAKKAL’IN NOTU (2007): 1908, İngiliz Büyükelçisi Sir Gerard Lowther İstanbul’a geldiğinde, büyük saygı gösterisiyle karşılanıyor, hatta bindiği arabayı atlar değil de halk çekiyor. Alçalmanın ölçüsü kaçmış. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 52) kitabından not olarak alınmıştır
-
“Ekim 1896’da Rus Çar’ı İngiltere’de iken, İngiliz Başbakanı Lord Salısbury Osmanlı Ülkesini paylaşmayı önerir, Çar, “Otokrat ve dost bir Hükümdara karşı yapılacak bir baskıya katılmayacağını” söyler.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır
-
“Abdülhamit’in Bağdat demiryolunu 1902’de Almanya’ya vermesi, İngiltere’nin yaşamsal çıkarlarını tehdit ediyor ve Abdülhamit’in Almanya tarafından desteklenen İslam Birliği politikası Osmanlı’nın idam fermanı oluyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi 1, Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf.42) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Müttefikler, ABD Başkanı Wilson’ın isteği üzerine 10.Ocak.1917’de savaş amaçlarını açıkladılar: “..uygar dünya bilmektedir ki, Müttefiklerin savaş amaçları, her şeyden önce ve zorunlu olarak… Türklerin kanlı istibdadına (baskısına) düşmüş halkların kurtarılmasını ve Avrupa uygarlığına kesinlikle yabancı olan Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa dışına atılmasını içerir.” Halifeliğin Türklerden alınıp, kurulacak Arap devletlerine, Şerif Hüseyin’e verilmesi planlanıyor.”” Alıntı: Milli Kurtuluş…
-
“Mondros’un ne olduğunu kavrayan tek kişi Mustafa Kemal’dir. 8.11.1918’de Sadrazam İzzet Paşa’ya “İngilizler Kabineyi de biz yapalım diyebilirler.” diye yazıyor ve doğru çıkıyor. Sadrazam Damat Ferit “Osmanlı Devleti’nin, itilaf (yenildiğimiz devletler) ordularının işgaline karşı çıkamayacağını ama bir Yunan işgaline asla razı olamayacağını” söyledi.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı…
-
“9.11.1914’de İngiltere Başbakan’ı Asquith, Parlamentolarında “Osmanlı Devleti kılıcını çekmiştir ve kılıçla ortadan kaldırılacaktır. Türk İmparatorluğu savaşa girmekle intihar etmiştir.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır
-
BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mondros Ateşkes anlaşmasını 1918’de imzalayan Rauf Orbay Paşa, Mondros’u övücü sözler söylüyor ama hatıralarında bunu yalanlıyor. Ve İngilizlerin Türkiye’nin güçlü olmasından yana olmaları gerektiği görüşünde ve Osmanlı İngiliz dostluğundan dem vuruyordu. Yine Mondros’ta İngiliz Amirali Calthorpe’un sözüne güvenerek Yunan işgalinin kapısını kapatmadığını söylüyor. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin…
-
“Değerli insanlardan kaçındılar, ellerinin altında daha çok komiteci (gizli örgütçü) ruhlu demagoglar tutunabildi. Demagogun itibar gördüğü yerde ise, idealizm biter ve diktatör silahlarını kuşanır.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İttihat ve Terakkicilerle ilgili olan bu tespit doğru, benzer sorunlar ve sonuçlar yaşandı…
-
“Kaba bir Alman Militarizminin arzusu, milletin kaderine, İttihatçıların (İttihat ve terakki Cemiyetinin) eliyle damgasını vurdu.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mütarekeden (Mütareke: Ateşkes, Burada 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasını kastediyor) sonra, teşkil edilen (oluşturulan) bir parlamento komisyonu, Harp Kabinesinin (savaş sırasındaki Hükümetin) kovuşturma ve soruşturmasını yapar. Bu komisyonun hazırladığı zabıtlara (tutanaklara) göre o dönemin Meclis-i Mebusan (Osmanlı döneminin Millet Meclisi) Reisi Halil Bey harbe girişimizin nasıl olduğunu bilmiyor. Hatta Halil Bey, harbe nasıl girdiğimizden Enver Paşa’nın…
-
“Enver Bey, kurmay binbaşı iken, üniformalı üç tane fotoğraf çektirir ve bir sadakat yazısı ile birlikte Padişah Abdülhamit’e gönderir. Sarayın adabı üzere (Edep: terbiye. Adap, edebin çoğulu) Enver Bey Saray’ın avlusundan geçerken Padişah da gizlice izler ve Enver’i damatlığa layık görmez ve âdeti üzere 20 altın verip gönderir. O zamana kadar Abdülhamit düşmanı olan bu…
-
“Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden…
-
(Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın Kemal Paşa’ya telgrafı 4 Ekim 1919:) “..Ancak Hükümetin tutacağı yol: yasalara eksiksiz uymak, aykırı durumları önleyip ortadan kaldırmak olduğundan, olağandışı ve yasalara uymayan durumların sürüp gitmesi ise, Osmanlı Devleti merkezi ile Anadolu’yu birbirinden ayırarak birçok korkulu sonuçlar doğurmakla, tanrı korusun, Başkentin varlığını korkulur duruma düşürecek ve düşmanların yer yer yurdumuza girmeleriyle…
-
“İstanbul’da Tevfik Paşa Hazretlerine 30.1.1921 “1. Londra Konferansına katılacak olan Türkiye delegeler Kurulu yalnız TBMM hükümetince seçilecek ve gönderilecektir. 2. Bu delegeler kurulunun yanına verilmesini gerekli gördüğümüz kimi uzman danışmanları siz hazır edip, gerekli belgelerle kurula katılmak üzere göndereceksiniz. 3. Bizim göndereceğimiz bu delegeler kurulunun bütün Türkiye’yi temsil edecek tek kurul olduğunu da itilaf Devletlerine…
-
“İsmet Paşa’nın Delegeler Kurulu Başkanı olabilmesi için daha önce Dışişleri Bakanı olmasını uygun gördüm. Bunu sağlamak için Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey’e özel ve gizli bir yazıyla kendisinin Dışişleri Bakanlığından istifa edip, İsmet Paşa’nın seçilmesinde aracı olmasını rica ettim. … Dışişleri Bakanı olacağını ondan sonra da delegeler kurulu başkanı olacağını söyledim. Paşa birden bire sarsıldı…