Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Şu da gariptir: Bu Kürtlerin çevresine bir çizgi çizsen, o çizginin dışına çıkmaları imkânsızdır. Ancak biri gelip o yuvarlak çizginin bir tarafını bozarsa o çizgiden dışarı çıkar! Yoksa o çizginin içinde öleceğini bilse dışarı çıkmaz. Bu diyarda bir köpek doğursa şenlik yaparlar. Bir siyah köpek ölse, soğan suyu ile yıkayıp kefenleyerek ahlıya vahlıya köpek mezarlığına…
-
Kadınlarının elbiseleri topuklarına iner. Tam bir sene karınlarında çocuğu taşımayınca doğurmazlar. Çocuklarına önce siyah köpek sütü verirler. Bunların ülkelerinde bir köpeğe bir taş atsan, o taşı atana aman zaman vermeyip öldürürler. Zira büyük küçük hepsinin de evlerinde beşer onar köpekleri vardır. Yemeği önce köpeğe verirler. Onu doyurduktan sonra kendileri yerler. Köpekleri ile birlikte yatarlar. Bin…
-
Halkın çoğu kısa boylu, başları kele yakın, boyunları yok gibi, sanki başları hemen omuzdan bitmiştir. Amma omuzları geniş, göğüsleri enli, kemerleri kalın, pazıları ve baldırları boğun, ayakları geniştir. Gerçi Ferhad gibi güçlüdürler amma iyi ata binemezler. Gözleri siyah ve yuvarlak, kaşları gayet gürdür. Bunlara diğer Kürt’ler «sekiz bıyıklı» derler. Zira ikisi bıyığı, ikisi kaşı, ikisi…
-
Saçlı Kürtlerinin durumu: Sencar’ın bir tarafına Saçlı Dağı denmesinin sebebi, bütün halkının kadın gibi fitil fitil saçlı olmasıdır. Gayet pis ve pinti bir toplumdur. Başlarında bit ve pire yuva yapmıştır. Elbiseleri alaca sof, şâl ve şapkedendir. Kuşakları ipekten olup, sarıkları da alaca serbend ve ipektir. Ayaklarına pöçüklü, palsandi, sadisî hezârî, kepkepli ve kuyruklu pabuçlar giyerler;…
-
Bu hamamların hepsi şehrin çöpleri ile ısıtılır. Gayet sıcak olurlar. Değme adamın bir saatten fazla bu hamamlarda durmaya gücü yetmez. Rum’da odun ile hamamı bu derece kızdırmak kabil değildir. Hamamda çöp yakmanın bir faydası daha var ki, şehir içinde zerre kadar çöp kalmaz. Hepsi zenbil zenbil hamama taşınır ve yakılıp yok edilir. Şehir sokaklarında ve…
-
Diyarbekir’in Osmanlı sancakları şunlardır: Harput, Ergani, Siverek, Nuseybin, Hısn-ı Keyf, Çemişkezek, Siird, Meyyâfârikin, Akçakale, Habur ve Sancar. Diyarbekir sancağı paşanın hükümet merkezidir. Bu sancakların hâkimi hep Osmanlı beyleridir.Yurdluk ve Ocaklık sancakları şunlardır: Sağman, Kulp, Mihrâniye, Tercil, Atak, Pertek, Çapakçur, Çermik. Bunlar kanun üzere ocaklık iken, beyleri çocuksuz olarak öldüğünden Osmanlı sancağı olmuşlardır.Amid eyâletindeki hükümetler şunlardır:…
-
Bahar mevsimi geldiğinde, Malatya şehrinin küçük büyük zengin fakir bütün halkı Aspoz bağlarına göçerler. Şehirde ancak dışarıdan gelmiş kimselerle tüccarlar ve bazı Hristiyan ile üç yüz kadar bekçi kalır. Bunlar her gece fenerlerini yakıp şehir içinde bekçilik ederler. Davullarını döverek, kol kol olup şehir içinde dolaşırlar Suç işleyen kimseleri tuttuklarında, aman ve zaman vermeyip öldürürler.…
-
Altı aded medresesi olup, Mekteplerinin sayısı elli adeddir. Yüz yirmi aded de soylu kimseler için hamam vardır. Sultanî çarşısı altı yüz dükkândır. Halkı Türkçe ve Kürtçeyi güzel konuşurlar. Bütün halk Türk ve Kürtlerdir. Adı Harput’tur. Diğer bir söylenişe göre, burada havarilere gölge yapmış dikenli bir söğüt ağacı varmış. Onun için Harbit demişlerdir. Bazıları da, buranın…
-
Hâlâ üç yüz kadar Hristiyan’ı örfî tekellüften af tutulmuştur. Sf. 168 Eğin yağı çok meşhur olup, çarşısı baştanbaşa yağcılar ile doludur. Halkının çoğu kemancı (okçu) olduğundan, şehir adları arasında buraya «Kemancılar diyarı» derler. Askerî sınıfları; sinekeş, kemankeş ve serkeş yiğitlerden kuruludur. Sf. 169 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi III – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren;…
-
Yine kuzeye doğru giderek Ulaş Kasabasına vardık. Sivas toprağında, Türkmen- ağası ulusu Köçümi burada oturup, Türkmenlerden yayla hakkı alır. Ayrıca kadısı vardır. Beş yüz haneli İslâm ve Ermeni kasabasıdır. Sf. 155 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi III – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, Sf. 155)…
-
Halkı, Türkmen ve Ermeni’dir. Debbağhânesi meşhurdur. Sf.154 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi III – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır.
-
İttil Kabilesinin durumu: Moğol dilinde «İttil», köpek lisanlı demektir. Bunlar harp meydanında bir çeşit ”Av av, va, va,” eden, kudurmuş köpek gibi uluyan inatçı bir kavimdir. Mardin kalesi yakınında Sancak dağındaki Saçlı Kürtleri de Melek Ahmed Paşa efendimizle kırdığımız vakit, yirmi bin kadar olan o pis kavimler de böyle idi. Mezhepsiz, kötü huylu, leş yiyen,…
-
Mahalleleri: Yetmiş İslâm, yedi de Ermeni mahallesi vardır. Kıpti ve Yahudi’si yoktur. Bütün evleri kâgirdir. İki katlısı azdır. Çoğu tek katlıdır. Çünkü kışı şiddetli ve açık havası pek az olduğundan, on bir ay kar yağdığı çok görülmüştür. Sf. 546 Halkının yüz rengi: Ahâlisi Türk, Kürd, Türkmen ve Ermeni’dir. Gök – Dolak Acemler de var. Sağlam…
-
Fatih Sultan Mehmed Han, denizler gibi askerle karadan ve denizden Trabzon’u kuşatıp, 865 tarihinde ve yetmiş gün kuşatmadan sonra Rumların elinden aldı. Su ve havasının güzelliğinden hazzederek, adına «Tarb-ı Etzun» dedi. Doğrusu, eğlence yeridir. Bir adı da Batumzir (Aşağı Batum)’dur. Bir adı Lezki şehridir. Bazıları Tarb-ı Efsun derler. Amma halk Trabzon der. Fetihten sonra, Mehmed…
-
Bu şehirde 176 Müslüman Mahallesi, 7 Ermeni mahallesi, 9 Rum mahallesi vardır. Ayrıca 6 cemaat Yahudi, 1 mahalle Kıpti, Murâdiye yolu üzerinde bir de miskinler mahallesi bulunur. Sf. 398 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi II – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, Sf. 398) kitabından birebir…
-
Eyüb hamamı hastalara, Ayasofya hamamı büyük şeyhlere, Sofular hamamı: sofulara, Azablar hamamı azablara, Bostan hamamı bostancılara, Cuma pazarı hamamı pazarcılara, Çukur hamamı mülhidlere, Çinili hamam nakkaşlara, Koca Mehmed Paşa hamamı yeniçerilere, Irgat hamamı ırgadlara, Cerrah Paşa hamamı hekimlere, Aksaray hamamı saraylılara, Sicanlı hamam zencilere, Sultan Bayezid hamamı velîlere, Alaca hamamı delilere, Sırt hamamı hamallara, Sultan…
-
On üç sancağı vardır. Defterdarı, defter kethüdası, defter emîni, çavuşlar kethüdası, emîni ve kâtibi, alaybeyisi, çeribaşısı ve timar defterdarı vardır. Sancakları şunlardır: Adilcevaz, Erciş, Muş, Bargiri, Gerger, Kisanı, Zeryiki, Siirt, Hani, Ağakisi, Ekrad, Beni Kator, Bayezid Kalesi, Berdu ve Ahlat. Bu eyâlete bağlı Abbasoğlularından Belkıs Hânı, Hakkâri hâkimi, Mahmudî hâkimi, Pinyaniş hâkimi eyâletlerinde timar ve…
-
Ebu’l-feth Mehmed Hân tabiatı seven büyük bir padişahtı. Bir gün bütün hekimleri toplayıp, onlara, «Acaba İstanbul’un en güzel suyu hangisidir?» diye sordu. Onlar da, Eski Saray’da bulunan Şem’un pınarının suyunun lezzetli, hafif ve hoş bir su olduğunu söylediler. Diğer pınarların sularını da beşer miskal ağırlıktaki pamuklarla birlikte tarttılar, sonra pamukları ölçülmüş sulara batırıp güneşte kuruttular.…
-
On dokuz sancağı vardır. Beş hükümettir. Bu sancakların on biri Osmanlı malıdır. Ve öteki Osmanlı şehirleri gibi idare olunur. Sekizi Kürt beyleri tarafından idare edilir ki, Selim Hân fethettiği zaman kendilerine yurtluk ve ocaklık olarak hediye etmiştir. Tayin ve azilleri kendilerine aittir. Öldükleri takdirde sancakları eyâlet valisinin emri ile çocuklarına verilir. Başkasına verilemez. Akrabaları olursa,…
-
Sonra Anadolu ve Rumeli’deki vilâyetlerde bulunan vezirlere emirler gönderilip her vilâyetten İstanbul’a adamlar getirtildi. Üsküp halkını Üsküplü Mahallesi’ne, Yenişehir halkını Yenimahalle’ye, Mora Rumlarını Fener kapısına, Selânik Yahudilerinden elli grubunu Tekfur Sarayı ve Şehidler kapısına yerleştirdiler. Bu sebeple buraya «Cufut Kapısı» derler. Anadolu tarafından getirilen Aksaraylıları Aksaray mahallesine, Akkâ, Gazze ve Remle’den gelenleri Tahtakale’ye, Balat şehrinden…