Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; “Bu akıbetin (1. Dünya savaşının kötü sonucu) bütün mes’uliyeti (sorumluluğu)  de bittabiî dünya ve ahirette âmillerine (yapanlarına) teveccüh eder (yönelir). Ne Enver başkumandan olabilirdi, ne de Hafız Hakkı merhum kolorduya kumanda edebilirdi. Her ikisinin, muvaffakiyetli bir surette (başarılı bir şekilde) esnâ-yı harpte (savaş sırasında) tabur ve alay kumandanlığını başa…

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; “Velhâsıl Enver dar idrakli (algılı) bir muannid (inat), Hafız Hakkı geniş havsalalı (kavrayışlı) bir lâkayıd (kayıtsız adam) idi. Bu hassaların (özelliklerin) her ikisi de devlet işlerinde bir nâkısa-i dimâğiyye (akıl eksikliği), birer maraz (hastalık, arıza) değil midir? İşte 330’da (1914’te) orduların mukadderatı, bîhasebi’t-takdîr şu iki marizin (takdir edilmeyen şu…

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; “Enver çocukluğundan beri azimkâr ve muannid (inat) bir tabiat­ta idi; hilkatinde (yaratılışında) hakperestlik (adil olmak) ve insaf fazileti pek azdır. Terbiye-i fikriyesi (düşünce eğitimi) için okuduğu âsârı (eserleri) – İlmî, askerî, felsefi ne olursa olsun- kendi düşüncesine uydurarak anlardı. Çünki nefsine iti­madı (kendine güveni) çok idi. Hiçbir gün “Acaba…

  • “Haham otoritelerince İsrail devletine bağlanması için ideal görülen yerlere ilişkin yorumlara göre, İsrael devletinin Kutsal Kitapça belirlenmiş sınırlarının hangi bölgeleri kapsayacağı konusunda farklı versiyonlar yaygındır. Bunlar arasında en geniş sınırları içereni aşağıdaki bölgeleri kapsamaktadır: Güney’de, tüm Sina Yarımadası ile Kahire’nin Kuzeyinden itibaren tüm Kuzey Mısır; Doğuda tüm Ürdün ile Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümü, tüm…

  • Üç noktayı kaydedebilirim, birincisi, Ansiklopedi Judaica, Ermeni Jenosidini kabul etmiyor; “tehcir” girişine rastlamıyoruz. İkincisi, Ermeni netoyajı nedeniyle, hep Talat Paşa sorumlu tutuluyordu, Paşa ile ilgili olarak “çingene” tabirinin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Paşa, politikada, her gün bir manevra ya da kılık ile çıkıyordu ve bu nedenle “çingene” sözünü layık gördüler. Politik bir yakıştırma idi, taraftarları da…

  • Jabotinskiy, 1909 yılında, İstanbul’da aynı anda dört siyonist gazeteyi birden yönettiğini açıklıyor. Burada adlarını vermemekle birlikte, birisi, “Jeune-Turc” olmalıdır, Fransızca yayınlanan Jön-Türk Dergisi’nin başında olduğu kesin ve belgelidir. Sf.143 O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinskiy, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi…

  • Ve iki, Britanya’nın yanında, Filistin’de, Türklere karşı harp edecek bir “Yahudi Lejyonu” düzenledi. Türkler’in Filistin’de yenilmesinde, Yahudi Lejyonunun önemli bir rol oynadığı da, hem tarihten ve hem de savaş fotoğraflarından anlaşılıyor, net bir durumdur.” Sf. 146 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.

  • O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinsky, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi için Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak şarttır. Sf. 143 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihi olayları bir tarafa atarak ortaya çıkardığı insanlar açısından, 1905-1925 harikadır ve ama “tarih” olarak da, burada, 1905 Rus, 1909 Jön-Türk, Çin, İran, Meksika Burjuva-Devrimleri ile Rus Sosyalist Devrimi ve Türk Burjuva-Demokrat Devrimi de var. Sf. 59 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 59) kitabından birebir…

  • Chomsky, merkezi Türk olan Osmanlı Devleti projesinin sona erdiğine işaret etmişti. Son, akepe hükümeti ile birlikte gelmiştir. Türk-Likud Partisi, nam-ı diğer akepe, İsrael’in sınırının Van’ın kuzeyine kadar uzamasını kabul etmiş ve bunun için kurulmuş, hükümete getirilmiştir. Sf. 17 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 17) kitabından…

  • Bu durumda, hem Brüksel ve hem de Washington’un, Türkiye’de hak ve özgürlük ihlâli söz konusu olduğunda bunları yalnızca Kürtlerimiz’in hak ve özgürlükleri olarak anlamalarını daha iyi anlayabiliyoruz; amaç, Kürtlerimiz’in sempatisini kazanmaktır. Böyle bir sempati, hem muhtemel bir Amerika-Rusya çatışması için ve hem de bölge devletlerini terbiye etmek üzere emperyalizmin her zaman repertuarında tuttuğu Kürt devleti…

  • Rusyalı Albay’ın ortaya çıkardığına göre, bu savaşlarda, Türkiyeli ve İranlı Kürtler, hep Rusya kuvvetlerinin yanında savaşıyorlardı; bu saptama, benim Sırlar kitabımda formüle ettiğim, Türkoloji’nin Büyük Britanya ve Kürdoloji’nin Rusya esinli olduğu analizimle tutarlıdır. Büyük Britanya yerine Birleşik Amerika’yı koyarsak, simetriyi aktüel hâle getirmiş oluyoruz. Sf. 317 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz…

  • Hamidist dönemde, Pantürkizm’in İngiliz ve Panislamizm’in de Alman emperyalizminin programları olduğunu da eklemek durumundayız. Sf. 289 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır.

  • İç savaşlar elit savaşlarıdır; elitler öldürülürler, bu başlı başına bir bellek silinmesidir. İç savaşlar, aynı zamanda, adî savaşlardan çok daha fazla korku genaratörüdürler; korku da aklın çalışmasını durdurduğu için bellek silinmesini hızlandırmaktadır, bu nedenle bir interregnum teşhisi yerindedir; biz tarihimizde, bazen buna, “fetret devri” adını da veriyoruz. Sf. 289 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) –…

  • Rusçuk Yaranı olarak da bilinen, yakın tarihin bu yol açıcı aydın devrimcileri, en umutsuz bir zamanda, Alemdar Mustafa’yı, İstanbul’daki tutucu partinin üzerine yürümeye hazırladılar; ancak yenilikçi adımların önüne dikilen barajlar, dikkatlerin, ordu üzerine çevrilmesine yol açıyordu ve reformasyon için yeni ve reformatör bir ordu düşüncesi kendisini zorluyordu. Türk tarihinde Vaka-i Hayriye olarak da bilinen 15…

  • 1829 Edirne Antlaşması ile Klenler’in bağımsızlığını kabul ediyordu; beylikleri yutmuş, imparatorlukları kaldırmış Osmanlı’dan ilk kez bir devlet çıkıyordu, mesajının çağdaşları için ürkütücü olduğunu bugün netlikle saptayabiliyoruz. 1830 yılında Iran ile yapılan Türkmençayı Antlaşması ile de, o zamana kadar İran Ermenistan’ı olarak bilinen çok geniş topraklar Rusya’ya geçiyor ve Rusya Ermenistan’ı doğuyordu. Artık Avrupa’nın büyük devletleri…

  • Beki Bahar’ın, “Ankara Yahudileri” bir pınar izlenimi veriyor, içi işaret ve imalarla doludur. Beki Hanım’ın bunları bilerek yaptığını düşünmemiz isabetli görünüyor; ülkesine ve Ankara’ya tutkulu olduğundan da kuşku duymuyoruz, okuyucusunu inandırmaktadır. Bayan Bahar, Atatürk’ün Ankara Yahudileri arasında yakın dostları olduğunu da haber veriyor ki bu haber nadir ve hayli kıymetlidir; ayrıca, “Atatürk’ün, Ankara’da bir gece,…

  • Kanuni, sanki bütün konversoların ve Yahudiler’in hamisi idi, Yahudiler’i korumak için Venedik ve İtalya’ya karşı savaş tehdidinde bulunmaktan geri kalmıyordu. O kadar öyle ki, İtalya’da Yahudiler, Osmanlı casusları sayılmasalar bile yandaşı kabul ediliyordu. Sf. 208 Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1600 yılı başındaki İstanbul’da vaki (meydana gelen) Yahudi katliamından sonra tekrar kripto hayata çekilenler olduğunu mütalaa etmek durumundayız. Bu arada, İkinci Mahmut’un en büyük Yahudi zenginlerini bir çırpıda asmasından sonra da kripto yaşamın canlandığını biliyoruz. Ayrıca pek çok halde, bu yeni Hristiyanlar, eski dindaşlarını kolluyor ve destekliyorlardı. Üstelik sokakta Hristiyan ve evde Yahudi olduklarına inanılıyordu;…

  • Romanyotlar, Roma zamanından beri bu topraklarda yaşayan Yahudiler, seferadlar gelince çok rahatsız oldular; ancak bu rahatsızlıklarını, seferadlar geldikten sonra duydular, önce bir rahatsızlık akıllarına hiç gelmiyordu. Demek ki, dindaşları gelmeden önce aralarında geçimsizlik olacağını bilemediler, Sf. 202 Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 202) kitabından…