Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Macaristan’da Judaizm çok daha güçlüdür ve güçlü idi; Süleyman’a, Budapeşte’nin anahtarını Yahudiler vermişti. İkincisi, Macaristan’da “Emre” adı değil “İmre” taşınıyor ki, bir Yahudi adı olduğunu biliyoruz. Sf. 178 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çünkü Altmışlı yıllarda, 1967 yılında, “Altı-Gün Savaşı” var; Judaik Ansiklopedi, “turning point” olarak nitelemektedir. Ben, İsrael Devletinin gerçek kuruluşu olarak görüyorum. O tarihe kadar, yaşayabileceği tartışmalıydı; dünyanın her tarafındaki Yahudiler, bulundukları yerlerdeki devletlere sadıktılar ve eninde-sonunda Amerika’da olmak ve yükselmek istiyorlardı. Filistin’de olanları bir keşif kolu veya bir sınır karakolu olarak gördüklerini artık görüyoruz. Türkiye’deki…
-
Yahudi him’ler yazıyorlardı; tepki çekmesi kaçınılmazdır. Bu çekişmeden ise bu zenginlik döneminde, Osmanlı kadın-elitlerinin İspanya’dan gelenleri kıskandıracak türde giyindiklerini ve Osmanlı toplumunda, erotik şiirler yazılıp okunduğunu çıkarıyoruz. Demek ol tarihte Osmanlı bir başkadır; muhafazakârlığın daha sonra geldiğine hükmetmek zorundayız. Sf. 78 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006…
-
Ne hoş ve belki de çok acıdır; tarihimizi yazıyoruz ve Cemal Paşa’yı anlatıyoruz, amma Nili’den söz edemiyoruz; hâlbuki hem Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ve hem de İsrael Devleti’nin kurulmasında çok önemlidir. Sf. 53 Aaron Aaronsohn, Cemal Paşa’nın karargâhındaydı, çok güvendiğini biliyoruz; aslında, Nili’yi, Aaronsohn ailesinin örgütü de sayabiliriz. İçlerinde yakalananlardan en yürekli çıkan Sarah Aaronsohn’dur. Sf.…
-
Çok eskiden beri var, Mısır’dan çıkışa da “aliye” deniyor, Erez İsrael’e uçmak anlamındadır. Kelime anlamı, asansiyon veya yükseğe çıkış’tır; hava şirketi “el-al” adında da var, bu şirket de, “yükseğe doğru” çıkmayı kastetmektedir. Sf. 49 En büyük aliyeler, Sultan Hamid zamanında ve izleyen Jön Türk iktidarındadır. Jön Türk ayrı, Sultan Hamid’in, Siyonistlerle mücadele ettiği, tam bir…
-
İsrael’in kuruluşunda Katır Birliği kadar ve hatta daha önemli olan “nili” casusluk şebekesidir ve bize karşı oldular. Ahfadı, adlarını, “nili” veya kısaca “nil” aldılar, hem bize karşı ve hem de Birinci Dünya Savaşımda idi, Suriye-Mısır Cephesi’ni çökertiyordu, bu “nili” şebekesinden hiç söz edemediler ve gizlediler. Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,…
-
1924 yılı Mart ayında Abdülmecit Efendi’yi bir gece birden bire yurttan ayrılmaya zorlamışlar, onun iki gün hazırlık yapmak için istediği izni bile, Büyük Millet Meclisi’nden çıkan kanunu kendisine gösterip, “Dakika tehiri mucibi idamdır” (bir dakika gecikmesi idam sebebidir) gerekçesiyle vermemişlerdi. Abdülmecit Efendi’yi Çorlu İstasyonu’na kadar otomobille götüren şoförü Mustafa, o olayı sonradan bana anlatmıştı. Ben…
-
O vakte kadar umumi meclisler ve seçilen encümen azaları Van, Bitlis vilayetlerinde yarı müslim yarı gayrimüslim olacaktır. Erzurum vilayetinde nüfus sayımı bir sene içinde yapılmadığı takdirde umumi meclisler azaları yukarda bahsedildiği gibi eşitlik esası üzerine seçilecektir. Sf. 393 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları,…
-
Biz istiyorduk ki, bu iki Doğu Anadolu umumi müfettişliğini İngilizlere verelim ve bu sayede Rus entrikasından kurtulalım. Binaenaleyh bize böyle iki memur verip veremeyeceğini Sir Edward Grey’den öğrenmesini yazdığımız Londra sefiri Tevfik Paşa, İngilizler’in bu fikre pek mütemayil (meyilli, eğilimli) oldukları cevabını verdiğinden Sadrazam Paşa derhal resmen müracaat etti. Bu teklif İngiltere hükümeti tarafından kabul…
-
Osmanlı hükümetinin Doğu Anadolu vilayetlerinden bir buçuk milyon kadar Ermeni naklettirmiş olduğu ve bunlardan altı yüz bin kadarının yollarda kısmen öldürülmüş ve kısmen de açlık ve sefaletten ölmüş olduklarını kabul edelim. Fakat Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerinin Ruslar tarafından istilası sırasında oralarda oturan Türk ve Kültlerden acaba ne kadarı Ermeniler tarafından en barbarca cinayetlerle…
-
Nakil ve tehcir sırasında meydana gelen vakaların sebebine gelince: Bunu yukarda açıkladığım Kürt ve Türk unsurlarıyla Ermeni unsuru arasında altmış – yetmiş seneden beri devam edegelen düşmanlık hissine atfetmek zaruridir. Asırlardan beri bir arada yaşayan bu üç milleti yekdiğerine can düşmanı yapan Moskof siyasetinin Allah belasını versin. 1915 tehciri esnasında yapıldığını duyduğum cinayetler cidden nefrete…
-
Anadolu Ermenilerinin tehcirinden sonra Adana ve Halep Ermenilerinin de tehciri emri mülki memurlara verildiği zaman ben buna da muhalif bulundum. Bu muameleye lüzum görmediğimi ve bu halin 4. Ordu mıntıkasının iktisadi ve zirai şartlarına kötü tesir yapacağını uzun uzadıya İstanbul’a bildirdim. Fakat mülki memurlara verilmiş olan emirlere karışmayarak yalnız onlara yardım etmekliğim ihtar edildiği için…
-
Yalnız günün birinde Dâhiliye Nezaretinden vilayetlere tebliğ olunan bir muvakkat kanun (geçici kanun yani kanun hükmünde kararname) gereğince Ermeniler’in Mezopotamya’ya nakledilerek harbin nihayetine kadar orada oturacaklarını öğrendim. Başkumandanlık vekâletinden de, mülki memurlar vasıtasıyla idare edilecek olan bu tehcir sırasında ordu mıntıkasından geçecek Ermenilere bir tecavüz yapılmasına meydan verilmemesi tebliğ olunuyordu. Bundan başka hiçbir şeyden haberim…
-
Fransızlar Arapları Suriye ıslahatı isteğinde bulunmağa teşvik ettikleri gibi, İstanbul Rus sefiri de 1912 Kasım ayının 26’sında Rusya Hariciye Nazırına yazdığı aşağıdaki telgrafla Ermenistan meselesini uyandırmağa başlamıştı. Sf.364 Sultan Abdülhamid’in Rusya, Fransa ve İngiltere’nin tazyiki altında 20 Teşrinievvel 1895 tarihinde hazırladığı ıslahat fermanı büsbütün unutulmuştur. Arazi meselesi günden güne çetinleşiyor. Arazinin büyük kısmı Kürtler tarafından…
-
İstanbul’da İttihat ve Terakki erkânıyla taraftarlarının hepsinin ortadan kaldırılması maksadıyla yapılan 31 Mart vakasının cereyanı sırasında Adana vilayetlerinde de Türklerle Ermeniler arasında büyük bir katliam baş göstermişti. 1909 senesi Ağustos ortalarında Adana valiliğine tayin olunduğum için Osmanlı meşrutiyet tarihinin en elim vakalarından biri olan bu katliamın psikolojik sebeplerini benim kadar tetkik etmiş kimse yoktur…
-
1909 senesi Ocak ayı esnasında Hüseyin Hilmi Paşa kabinesi İttihat ve Terakki Cemiyetinin tesiriyle Doğu Anadolu vilayetlerinde Ermenilerle Kürtler ve Türkler arasındaki arazi ihtilaflarını halletmek için mezkûr (sözü edilen) vilayetlere bir teftiş heyeti göndermeğe karar vermişti. Teftiş heyeti reisliğine ayan (padişahın seçtiği vekillerden oluşan meclis) azasından adliye müfettişi Galip Bey tayin edilmiş ve yanına iki…
-
1908 senesi ağustosunda İstanbul’da görüştüğüm Taşnaksutyun reislerinden Malumyan Efendi (Agnoni) Ermenilerin maruz olduğu bu Rus tehlikesinden bizzat bana bir kaç defalar bahsetmişlerdi. Fakat Ermeni ihtilal komitelerinden sayılan Hınçakist ve Hınçakist reforme gibi reisleriyle fertlerinden birçokları Rusya’ya satılmış olan komiteler, Türk komitelerine katiyen yanaşmıyorlar ve Rusya’nın himayesi altında bir Ermenistan teşkil etmek fikrini programlarına prensip olarak…
-
İstanbul’da pek çok Türk aileleri komşuları bulunan Ermenileri kendi evlerinde saklamış, ölümden kurtarmak gibi eser-i muhabbet göstermişlerdi. Birçok rical-i devlet İstanbul’daki gümrük hamalları vasıtasıyla yapılan Ermeni katliamını nefretle karşılamış ve facianın önüne geçilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmaktan çekinmemiştir. Sf. 346 Takriben iki seneden fazla devam eden bu katliamlar sırasında Kürt ve Türklerden pek…
-
Sultan Abdülmecit zamanında ise Ermeniler öyle fevkalade imtiyazlara nail oldular ki, bunu hatta Mandelstamm bile hayretle zikrediyor. Bu zat eserinin 190. sayfasında şöyle söylüyor: “Hatta Ermeni milleti 1863 senesinde bir hakiki kanunuesasiye (anayasaya) mazhar oldu. Bu kanunuesasi mucibince (gereğince) Ermeniler İstanbul patrikhanesinde toplanmak üzere bir umumi meclise malik oldular. Umumi Meclis 140 azadan ibaret bulunuyor…
-
II. Mahmut, 19. yüzyılın başlarında İstanbul’da yeniçerileri imha ettiği gibi Rumeli ve Anadolu da bulunan derebeylerinin de taraf taraf kesri nüfuzuna (etkilerinin azalmasına) bezli himmet etmiş (gücü yettiği kadar yardım etmişti) idi. Bunlar meyanında (arasında) Kürdistan derebeyleri de oldukça şiddetli darbelere maruz kalmışlardı. Sf. 343 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal…