Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Köprüköy, 3 Kânunsanî (16 Ocak 1915) Hatıra defterimi tam yirmi sekiz gündür açamadım. Dışarıda muhacirlerin (düşmanın önünden kaçanlar, hicret edenler) döküntü, perakende efrâdın (kişilerin, askerlerin) tayın (yiyecek) , kaput (giyim eşyası) vâveylâsı (ağlayıp sızlaması). Sf. 93 Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 –…

  • 5 Kânunuevvel, Karagöbek; Mehmed Efendi’nin evi (18 Aralık 1914) 9. Kolorduca Mülazım Tahsin Efendi’yi haber zâbiti olarak tayin ettim ve Kolorduya yazdığım mufassal (ayrıntılı) mektupta “Gaye, Rusların bir ferdini kurtarmadan mahvetmektir. Bunun için baskın, cür’et ve sür’at lâzımdır. Ben 8 öğle ve 8/9 gece hareket ederek ale’s-seher (seher vaktinden önce) şiddetli bir taarruz yapıyorum. Gündüz…

  • 5 Kânunuevvel, Karagöbek, Mehmed Efendi’nin evi (18 Aralık 1914) Dün gece saat ona kadar yürüyerek Çakmak’tan Şipek’e varan, bu veçhile karda buzlu, berbat yollarda seksen kilometre yapan 30. Fırka’nın birkaç yüze varan döküntülerine rast geldim. Ekseri (çoğunlukla) kalanlar ya hasta yahut ayakları donmuş idi. Herhalde döküntüler yüzde üçü geçmediğinden ve kalanların da çoğunda canlılık görüldüğünden…

  • Hafız Hakkı Paşa Yazıyor; 5 Kânunuevvel, Karagöbek, Mehmed Efendi’nin evi (18 Aralık 1914) Artık hamdolsun ileri gidiyoruz. İnşallah bir daha bu yerlerden geçmemek üzere mütemadiyen, muzafferen ileri gideriz. Herhalde benim kolordumun vazifesi 30-40 kilometrelik yürüyüşler yaparak Ruslar kaçmadan evvel Kars yoluna varmak ve kati meydan muharebesini orada vererek Rus ordusunu mahvetmektir. Her vakit bütün kalbimle…

  • Düşman, Ardos Deresi’nin şarkındaki (doğusundaki) sırtlardadır. Sağ cenahı gerek şarkındaki sırtlara, sol cenahı Aras’ın cenubunda (güneyinde) Meşki sırtlarındadır. Kuvveti bir kolordu, üç Türkistan Alayı bir Kazak Süvari Fırkasıdır. Bundan başka îd civarında bir alay piyade, bir süvari bölüğü, sekiz toplu bir bataryası vardır. Sf. 81 Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı,…

  • Hafız Hakkı Paşa Yazıyor; 8/9 Teşrinisani gece saat 10.30 (21/22 Kasım 1914) Akdeniz vapuruyla daha yirmi bin mermi yarın Trabzon’a varıyor. Böyle müsait vaziyette tebdil-i mevziden vazgeçerek 30. Fırkayı ileriye celp etmenizi (yönlendirmemizi) ve Ruslara karşı cepheden yürümekten ise fâik (üstün) kuvvetlerle yandan taarruz etmenizi daha münasip (uygun) görüyorum. Sf. 77 Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın…

  • Hafız Hakkı Paşa Yazıyor; 8/9 Teşrinisani gece saat 10.30 (21/22 Kasım 1914) Tam yatmış idim, Talât Bey telefonu çaldı. Haydi, Enver’in evine! Yaver Kâzım’a sordum: “Nedir? Ne var?”. Hasan İzzet Paşa’dan bir telgraf, Köprüköy şarkına çekiliyor. Çünki, ancak iki günlük topçu cephanesi var. Millî ve askerî sağlam bir terbiye daha tesis edemediğinden bizde ric’at (savaşta…

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; Hasan İzzet Paşa, kış aylarında yapılacak olan böyle bir harekâta karşı çıkan ve Enver Paşa’nın “Eğer hocam olmasa idiniz sizi idam ettirirdim” dediği iddia edilen ve sağlık sebepleri gerekçesi ile görevinden alınıp Avusturya-Macaristan Ordusu nezdine Osmanlı Ordusu Askerî Murahhası (özel delegesi) tayin edilen kumandandır. Ama harekâttan önceki uyanlarına, meselâ…

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; “Bu akıbetin (1. Dünya savaşının kötü sonucu) bütün mes’uliyeti (sorumluluğu)  de bittabiî dünya ve ahirette âmillerine (yapanlarına) teveccüh eder (yönelir). Ne Enver başkumandan olabilirdi, ne de Hafız Hakkı merhum kolorduya kumanda edebilirdi. Her ikisinin, muvaffakiyetli bir surette (başarılı bir şekilde) esnâ-yı harpte (savaş sırasında) tabur ve alay kumandanlığını başa…

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; “Velhâsıl Enver dar idrakli (algılı) bir muannid (inat), Hafız Hakkı geniş havsalalı (kavrayışlı) bir lâkayıd (kayıtsız adam) idi. Bu hassaların (özelliklerin) her ikisi de devlet işlerinde bir nâkısa-i dimâğiyye (akıl eksikliği), birer maraz (hastalık, arıza) değil midir? İşte 330’da (1914’te) orduların mukadderatı, bîhasebi’t-takdîr şu iki marizin (takdir edilmeyen şu…

  • Şerif Bey (Köprülü Şerif İlden) anlatıyor; “Enver çocukluğundan beri azimkâr ve muannid (inat) bir tabiat­ta idi; hilkatinde (yaratılışında) hakperestlik (adil olmak) ve insaf fazileti pek azdır. Terbiye-i fikriyesi (düşünce eğitimi) için okuduğu âsârı (eserleri) – İlmî, askerî, felsefi ne olursa olsun- kendi düşüncesine uydurarak anlardı. Çünki nefsine iti­madı (kendine güveni) çok idi. Hiçbir gün “Acaba…

  • “Haham otoritelerince İsrail devletine bağlanması için ideal görülen yerlere ilişkin yorumlara göre, İsrael devletinin Kutsal Kitapça belirlenmiş sınırlarının hangi bölgeleri kapsayacağı konusunda farklı versiyonlar yaygındır. Bunlar arasında en geniş sınırları içereni aşağıdaki bölgeleri kapsamaktadır: Güney’de, tüm Sina Yarımadası ile Kahire’nin Kuzeyinden itibaren tüm Kuzey Mısır; Doğuda tüm Ürdün ile Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümü, tüm…

  • Üç noktayı kaydedebilirim, birincisi, Ansiklopedi Judaica, Ermeni Jenosidini kabul etmiyor; “tehcir” girişine rastlamıyoruz. İkincisi, Ermeni netoyajı nedeniyle, hep Talat Paşa sorumlu tutuluyordu, Paşa ile ilgili olarak “çingene” tabirinin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Paşa, politikada, her gün bir manevra ya da kılık ile çıkıyordu ve bu nedenle “çingene” sözünü layık gördüler. Politik bir yakıştırma idi, taraftarları da…

  • Jabotinskiy, 1909 yılında, İstanbul’da aynı anda dört siyonist gazeteyi birden yönettiğini açıklıyor. Burada adlarını vermemekle birlikte, birisi, “Jeune-Turc” olmalıdır, Fransızca yayınlanan Jön-Türk Dergisi’nin başında olduğu kesin ve belgelidir. Sf.143 O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinskiy, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi…

  • Ve iki, Britanya’nın yanında, Filistin’de, Türklere karşı harp edecek bir “Yahudi Lejyonu” düzenledi. Türkler’in Filistin’de yenilmesinde, Yahudi Lejyonunun önemli bir rol oynadığı da, hem tarihten ve hem de savaş fotoğraflarından anlaşılıyor, net bir durumdur.” Sf. 146 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.

  • O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinsky, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi için Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak şarttır. Sf. 143 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihi olayları bir tarafa atarak ortaya çıkardığı insanlar açısından, 1905-1925 harikadır ve ama “tarih” olarak da, burada, 1905 Rus, 1909 Jön-Türk, Çin, İran, Meksika Burjuva-Devrimleri ile Rus Sosyalist Devrimi ve Türk Burjuva-Demokrat Devrimi de var. Sf. 59 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 59) kitabından birebir…

  • Chomsky, merkezi Türk olan Osmanlı Devleti projesinin sona erdiğine işaret etmişti. Son, akepe hükümeti ile birlikte gelmiştir. Türk-Likud Partisi, nam-ı diğer akepe, İsrael’in sınırının Van’ın kuzeyine kadar uzamasını kabul etmiş ve bunun için kurulmuş, hükümete getirilmiştir. Sf. 17 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 17) kitabından…

  • Bu durumda, hem Brüksel ve hem de Washington’un, Türkiye’de hak ve özgürlük ihlâli söz konusu olduğunda bunları yalnızca Kürtlerimiz’in hak ve özgürlükleri olarak anlamalarını daha iyi anlayabiliyoruz; amaç, Kürtlerimiz’in sempatisini kazanmaktır. Böyle bir sempati, hem muhtemel bir Amerika-Rusya çatışması için ve hem de bölge devletlerini terbiye etmek üzere emperyalizmin her zaman repertuarında tuttuğu Kürt devleti…

  • Rusyalı Albay’ın ortaya çıkardığına göre, bu savaşlarda, Türkiyeli ve İranlı Kürtler, hep Rusya kuvvetlerinin yanında savaşıyorlardı; bu saptama, benim Sırlar kitabımda formüle ettiğim, Türkoloji’nin Büyük Britanya ve Kürdoloji’nin Rusya esinli olduğu analizimle tutarlıdır. Büyük Britanya yerine Birleşik Amerika’yı koyarsak, simetriyi aktüel hâle getirmiş oluyoruz. Sf. 317 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz…