Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Ne zaman ki devletçilik ve harp içindeki enflasyonla birlikte ilkel birikim gelişti, bu birikimin, daha da gelişmek için kendi yollarını açması, temizlemesi gerekiyordu. Kendisinin büyümesine yardım eden bürokratik mekanizma ile artık çatışır hale gelmişti. Bilindiği gibi DP, bu birikimin partisi olacak ve bürokrat-militer mekanizmanın tarihî olarak karşısına düşmüş, eski reayadan gelen halk kitlelerini, onların İslami…
-
Şimdi bunları eleştirelim: a) Önce Osmanlılarda egemenliğin saray, ordu, medrese arasında bölüşülür gözüktüğüne katılmamak mümkün değil. Burada medrese ile ulema ve öğrencileri kastediliyor olmalıdır. Fakat bu bölüşme aynı zamanda hiyerarşik bir niteliktedir. Bunlar egemenliğin hiyerarşi içinde ortaklarıdır. Sarayın kapusu kullarıdır. Osmanlı sarayından birine biat etmek zorundadır. Bu bakımdan ikinci seçmen gibi görülmezler. Sf. 118 b)Osmanlı…
-
Celal Bayar, “fiili durum” dediği 27 Mayıs hareketinde, “Demokrat Parti‘ye karşı düşmüş ve devlete ortak olmuş iki grup vardır” der. Bunlar ordu ve aydın gruplarıdır. Ordu ve aydını şu kısımlara ayırmaktadır: “Anayasanın karakterine bakarak bu yeni ortakları ordu ve aydın diye niteleyebiliriz. Ordu, Millî Güvenlik Kurulu ile aydın, Anayasa Mahkemesi, Üniversite, TRT, Planlama ve hatta…
-
1908 Meşrutiyeti ile İttihat ve Terakki Cemiyeti, imparatorluğa hâkim olmuştu. Devlet cemiyetin eline geçmişti. Fakat Osmanlı Devleti’ni ele geçirmek, toplumu ele geçirmek değildi. Oysa onlar toplumu, daha doğrusu halkı elde edeceklerine, devleti elde etmek istemekteydiler ve bu yoldan elde edilen ya da kapılan devlet, kurtarılabilir sanılıyordu. Devletin toplumda (hiç değilse bazı sınıflarla) organik bütünlüğü olmaksızın…
-
Asya’da, Ön Asya’da bu mekanizmayı mükemmelleştiremeyen ve ikta verme işlerini kan bağlarıyla yürütmek isteyen hükümdarlıklar uzun ömürlü olmamışlardır. Osmanlıların başarılarından biri de buradadır (kulluk sistemi). Fatih Sultan Mehmet’in 20.000 kadar özel mülk halindeki köye ya da malikâneye el koyup tımarlı hale getirişi gibi. Sf. 59 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel…
-
Doğrudan üreticiler genel olarak tımar (ikta) sistemi ile gözetilip denetlenecektir. Tımar sahibi, köylülerin tasarrufuna bırakılmış toprak düzenine müdahale edemez. Köylü, ailelerine (Osmanlı reayası: Müslüman, Hıristiyan) verilmiş sınırlı toprak içinde kapalı tarla sistemi ile serbest çalışır. Oysa Avrupa’da feodal lord kendisi çiftçi olarak geniş toprağını serf aileleri arasında olduğu gibi, ürünler arasında da yeniden düzenleyebilir; açık…