Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
İkinci Meşrutiyetin ilanından hemen sonra yayın hayatına başlayan Sırat-i Müstakim’in yazarları arasında Şeyhülislam Musa Kâzım Efendi (bir dönem Darülfünun’da rektörlük yapan, mason) Babanzade Ahmed Naim Bey (Halide Edip’in “Yahudi dönmesi” dediği); Ahmed Ağayev (Ağaoğlu), Yusuf Akçura (Türkçü), Ethem Nejat (sosyalist) gibi isimler de vardı. Ancak yollar zamanla ayrıldı. Ebülula Mardin ve arkadaşlarının çekilmesinden sonra Eşref…
-
Ama bu meseleye devanı etmeden önce, hayatında birçok karanlık noktalar olan bir kişiyi size tanıtmaya çalışacağım. Gelin XVII. yüzyıla bir daha gidelim… Gerçek adı tam bilinmiyor. Albertus Bobowski… Alberto Bobevio… Leopolitano Bobowsky… Albertus Bobovius… Albert Bobowski… Wojciech Bobowski. 1610 yılında zengin ve asil bir ailenin oğlu olarak Lehistan’ın Lwow şehrinde doğdu. Litvanyalı olabileceği de iddia…
-
Müzikologların üzerinde anlaştıkları konu, klasik Türk müziğinin Sultan III. Selim döneminde altın çağını yaşadığıydı. Bir diğer öğretmen Haham Abraham Mandil (Haham Ağa) ise, Galata Mevlevîhanesi postnişini Ataullah Efendi’nin hocasıydı. Bazen Galata Mevlevihane’sine gidip ilahi okuyordu. Sf. 191 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf.…
-
Yahudi tasavvufçular ile Mevlevîlerin etkileşiminden doğan müziğe “maftirim” deniyor. Maftiriminin hikâyesi, 1492’de İspanya’dan gelen Yahudilerin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Edirne’de başladı. Yahudiler, Endülüs’te Arap musikisini çok iyi biliyorlardı. Araplardan etkilenip yaptıkları ilahilere “piyyutim” diyorlardı. Sf. 190 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 –…
-
Türkçe olarak kaleme “alınmış ilk musiki risalesinin, Çemişkezekli olduğu tahmin edilen Ahmed oğlu Şükrullah’a ait olduğu iddia ediliyor. Sf.189 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 189) kitabından birebir alınmıştır.
-
Evet, kaynaklarımız daha çok Batılı gözlemcilerin yazdıklarıyla sınırlıdır dersek yanlış söylemiş olmayız, örneğin Cizvit papazı Giambatista Toderini’nin iddiası, “İstanbul Türkleri IV. Murad’ın Bağdat’ı aldığı hicri 1047 (1677) yılına kadar musiki sanatını yahut bilimini tanımıyorlardı” şeklindedir. Burada kastedilen yüzyıllardır kültür geleneğimiz olan halk müziği değildir kuşkusuz. Mesele halk müziği değil. Sf. 189 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük…
-
Ancak, 1873’te Mithat Paşa’nın Selanik’e vali olarak tayini bu mektebin yeniden açılmasına neden oldu. Osmanlı Devleti, modern okulların açılmasına izin verirken, yerel yöneticiler her türlü kolaylığı gösterirken, Hafız Kerim’in okulunu kapattırmasını nasıl açıklayacağız? Şemsi Efendi’nin torunu Ilgaz Zorlu, dedesinin devrin ünlü Kabalistlerinden olduğunu ve öğrencilerine dinî bilgiler verdiğini yazdı; bu bir neden olabilir mi? Sf.181…
-
Tanzimat Fermanı’nın okunuşunda İstanbul Hahamı’nın bütün Osmanlı Yahudilerini temsil eden bir hahambaşı niteliğiyle törene davet edilmesi, gerçekte bulunmayan bir makamın resmiyet kazanmasına neden olmuştu. Osmanlı tebaası Hıristiyanlar, “Siz bizi nasıl Yahudi’yle eşit hale getirirsiniz?” diye neden serzenişte bulunmuşlardı. Tanzimat ve Islahat fermanlarına en çok karşı çıkanlar Hıristiyanlardı. Patrikhane ile Hahambaşılık’ın eşitlenmesine büyük tepki gösterdiler! Sf.174,…
-
Yahudiliğin Filistin’e yerleşmesinde “Mikve Israel” çok çok önemlidir. “Mikve” İspanyolcada, “umut” demektir, İbrani “Tikve İsrael” diyorlar; o zamanki Osmanlı memaliki ve bugünkü İsrael’de kurulan tarım okulu ve çiftliğidir. Benzeri Aydın’da da kurulmuştur. Hepsi, Hamid zamanındadır. Sf. 373 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kürdistan’ın ikinci Fatihi” de deniyordu, Kürt feodallerini kırıyordu. Üçüncüsü, Bedirhan İsyanıdır, ilk büyük Kürt Kalkışması sayıyoruz. “Kürt İsyanı” olarak da görülse, Bedirhan, Yahudi mi idi, bu soruyu formüle edebiliyoruz ve güçlük buradadır. Çünkü bazı kaynaklara göre kırk bin Süryani’yi üç günde yok etti, on bin de olabilir, bunu “Yahudi – Hristiyan Harpleri” manzumesine dâhil edebilir…
-
İsrael’in kurucuları, Osmanlı toprağı Filistin’e, en çok Hamid ve Jön Türk iktidarlarında yerleştiler. Kesin rakam yok, 1882-1903 döneminde, 20 binle 30 bin arası Yahudi Osmanlı toprağı Filistin’e göç etmiş.. .1904-1914’de 40 bin, asıl kurucular bunlardır. Sf. 335 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir başka iddia Türkleri cezalandırmak için değil İtalyanların eline geçmesini önlemek üzere, işgal ettirdiler, buna katılıyorum. Çok acele ve hazırlıksız olarak işgal ettiklerini not etmiştim, Sf. 231 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.
-
Theodore Herzl, Abdülhamit tarafından da kabul ediliyordu, burada ticaretini yaptığı meta başkadır; Hamid’in, Filistin kapılarını, daha fazla Yahudi göçmene açması karşılığında, Osmanlı mülkünde Ermenilere yapılanlara, dünya matbuatının gözlerini kapatmasını, öneriyordu. Herzl, dünya matbuatındaki Yahudi hegemonyayı pazarlık masasına hep getirmiştir ve dünya Yahudileri de hala bu noktadadır. Sf. 212 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük,…
-
Vladimir Jabotinsky’nin “The Story of the Jewish Legion” nam eseri de, kısmi bir otobiyografi telakki ediliyor; İstanbul’da aynı zamanda, 1919 yılıdır, dört Siyonist yayın olduğunu öğrenmekle hayli şaşırıyoruz; Jabotinsky bunların dördünün birden genel yayın yönetmeni idi. Encyclopedia Judaica, bunların, Fransızca, İbrani ve Ladino yayın yaptığı konusunda bizi malumattar yapıyor. Sf. 203 Alıntı; Gizli Tarih I…
-
Ward Price’ın, İzmir’in kurtarılmasından hemen sonra, Mustafa Kemal Paşa ile İngiliz Komutanlığı arasında aracılık yaptığını da öğreniyoruz; İngilizler, muzaffer orduların, Çanakkale’ye devam edeceğini ve orada İngilizleri söktükten sonra İstanbul üzerine yürüyeceğinden kaygılanıyorlar, heyecanlı birkaç gün var amma, Türk tarafı yanmakta olan İzmir’de durmayı tercih etmiştir. Doğrusu, Türk tarafının, İskenderun ya da Çanakkale yönünde yürümemesi bir…
-
Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum. Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve…
-
Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de…
-
Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…
-
Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…
-
Peki, bir ilgisi var mı; 16 Şubat 1926 tarihinde, Türkiye Yahudi Cemaati, Osmanlı’dan beri elinde tuttuğu azınlık haklarından, tek taraflı olarak, vazgeçtiğini ilan etti. Artık Yahudilerimiz, Türkiye Cumhuriyetinin ayrıcalıksız vatandaşları ve “Türk” olmayı kabul ediyorlardı. İşte bu tam overdetermination yılında, Yahudilerimiz, “ne mutlu türküm diyene” dediler ve Türk oldular. Musul’un hediye edildiği zamanda, Türk rakamını…