Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • “Kan İftirası” denen bir suçlamanın yaygınlık kazanması, Yahudi toplumuna karşı bir dikkat un­suru oluşturmuştu. Yahudiler’in “Hamursuz” bayramlarında hamura insan kanı karıştırdıkları yolundaki inanç, Yahudi katliamlarına değin uzanmış­tı. Bu iddia tarih boyunca Hristiyan -Yahudi dünyasını karşı karşıya ge­tirmiş ve tarihe “Kan İftiraları” adıyla tehlikeli bir malzeme oluşturmuş­tu. Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Tire’de de çocukları korkut­mak…

  • Hatta bu göç hareketleri 20.yy’a değin devam et­miştir. Özellikle, İzmir’in Beni İsrail, Sansino ve Hahambaşı mahalleleri ile Bayındır ve Ödemiş Yahudi mahallelerinin Tire kaynaklı göçlerden ol­dukça beslendikleri nüfus kütük kayıtlarından anlaşılmaktadır. Sf. 15 Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öyle ki, 1531’de dahi İzmir’de Yahudi yerleşimi yoktur. Oysa Tire, 14, 15 ve 16.yy’larda bölgenin en gelişmiş kentidir. Kentin, İzmir’ den önce bölge­nin en hareketli liman kenti olan Kuşadası’nın ulaşım yolu üzerinde bulu­nuşu ve kervanların Tire’den geçmesi gelişimde etken olmuştur. Öyle ki, belgelerde Gediz’den Kuşadası’na yönelen kervanlardaki deve sayısının 800-1.000 arasında değişmesi canlılığın göstergesidir. Hatta…

  • Yakubiler; Selanik’te umumiyetle İdarî makamlar işgal ettiler. Kapaniler ise daha ziyade tüccar idiler. Sonraları serbest mesleklerde temayüz ettiler ve içlerinden pek çok tabip ve kanun odamı çıktı. Selanik’in bütün berberleri de Dönme İdi ve bunlar her zümre mensuplarının saç ve sakallarını farklı stilde tıraş ederlerdi. Karakaşlara gelince, onlar da daha ziyade zanaatkârlık, ayakkabıcılık, çorapçılık, amelelik,…

  • Dönmeler, iki yüz seneden fazla bir zaman boyunca Türk mahkemelerine müracaat etmekten içtinap ettiler (çekindiler). Dönme cemaatinde yavaş yavaş Talmud bilgisi azalınca, davalarının halli İçin, Selanik’in önde gelen hahamlarına müracaat etmeye başladılar; onlardan aralarında Talmud gereğince hüküm vermelerini istiyorlardı. Bu hâl 1860‘lara kadar sürdü. Sonra bir gün Türk makamları bu İşin farkına varıp 1858 senesinde…

  • Dönmelerin en radikal zümresinin mezarlığının (ki reisleri Barukiya RUSO’nun -veya Müslüman İsmiyle Osman Baba’nın da mezarı oradadır) Selanik’teki Bektaşi tekkesinin hemen yanı başında olması herhalde tesadüf değildir. Sf. 273 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dönmelerin, Eski Çağın Bakküs âyinlerinin bir devamı olarak, “Kuzu Bayramı” ismiyle her 22 Adar günü mumsöndü âyini yaptıkları, artık bizzat kendi itiraf ve ifşaatlarıyla da, kati olarak bilenmektedir. Sf. 267, 268 1910‘da, iki Dönme genci, beraber tahsil yaptıkları Yahudi arkadaşlarına bu çeşit âyinlerin halen de mevcut olduğunu söylemişlerdir. İzmir’e yerleşmiş bir doktor, 1942’de İsrail’den gelen…

  • 1616 yılında İzmir’de doğmuş, 1676 güzünde sürgün olarak bulunduğu Arnavutluk’un Dulcigno (veya Ulcini) şehrinde ölmüştür. 1666 yılında zahiren (görünürde) Müslümanlığı kabul edince Mehmet Aziz Efendi ismini almıştır, Sabatay Sevi, gayet kuvvetli bir haham terbiyesi almış. Talmud’a vakıf ve Kabbala’ya dalmış birisiydi, 1665’de Gazali Natan’ın Sabatay Sevi’yi Mehdi (“Messie” Mesih) ilan etmesinden sonra hareketi Filistin, Yemen…

  • “Türkiye’de Musevi veya Ortodoks Yahudilerinden başka bir de Dönmeler veya Sabatay yahut gizli Yahudiler vardır. Bunlar 1900’lerde, bilhassa İstanbul, Selânik, İzmir, Edirne ile muhtelif Balkan ve Ege şehirlerine dağılmış olarak 50 bin kişi civarındaydılar. O zaman Selanik’te 20 bin dönmenin yaşadığını kat’î olarak biliyoruz. Zaten Selânik dört asır boyunca dünyanın belki yegâne Yahudi şehriydi. Değişik…

  • İ.S. 1492: ispanyadan Yahudilerin sürülmesi (Onlardan çoğu ikinci Beyazıt zamanında Osmanlı İmparatorluğuna iltica ederek Adalar denizi sahili. Bursa ve İstanbul civarına yerleştirilmişlerdir). İ.S. 1491: Portekiz’den Yahudilerin sürülmesi (İçlerinden bir kısmı “Yeni Hıristiyanlar» adıyla. Bordeaux’ya geldiler). İ.S. 1536: Charles-Quint bir kısım Yahudilere Marracanlara Felemenk’te oturmak hakkı verdi. İ.S. 1538: Polonya Diyet Meclisi Yahudilerin haklarını kısıtlayan bazı…

  • Gülhane hattı şerifi 1839’da ve hattı hümayun 1856 da İsrailliler Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün vatandaşlarıyla ve teb’alarla eşit hakları kabul ediyordu. Sf. 91 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan I. Ahmed’in, “Kızılbaşlar, yabancı elçiler ve Yahudilerin esir satın alamayacakları” şeklindeki buyruğunu nasıl analiz etmemiz gerekiyor; Saray’daki Yahudi lobisine duyulan öfkenin devam ettiğine mi? Hadi gelin bir de “komplo teorisi” üretelim: Sabetayist hareketin Osmanlı’ya başkaldırısının altında yatan, Saray’daki Yahudi lobisinin tekrar gücü ele geçirme planı olabilir mi? Yoksa kendisine başkaldıran Sabetay Sevi’ye Osmanlı’nın hoş­görüsünü…

  • Feramerz, yani Molla Hüsrev Efendi, 1460’ta Fatih Sultan Mehmed tarafından şeyhülislamlığa atandı. Ve yirmi yıl bu görevde kaldı. Sf. 332 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hayatizâde’nin diğer oğlu Hekimbaşı Mehmed Emin Efendi (?-1748), Osmanlı tarihinde bir ilki gerçekleştirecek; hekimbaşılıktan şeyhülislamlığa gelen ilk kişi olacaktı. 5 Nisan 1746’da Osmanlı Devleti’nin altmış beşinci şeyhülisla­mı olacaktı. Fakat görevinde 6 ay 20 gün kalabilecek, azledilecekti. Mekke kadılığını isteyecek, Sultan I. Mahmud isteğini olumlu karşılayacak, ama Mekke’ye giderken yolda vefat edecekti. Moşe ben Rafael Abravanel,…

  • Sabetay Sevi’nin torunu olduğunu söyleyen Ilgaz Zorlu’yu dinleyelim: “(Sabetayistlerin) Masonluk ve Melamîliğe karşı gösterdikleri il­gi bizleri şaşırtmamalıdır. Nitekim adı geçen organizasyonlarda üst kademelere kadar gelmeleri de bunun bir örneğidir. Melamilerin Sabetay Sevi’nin fikirdaşı olan Niyazi Mısrî’ye karşı duydukları il­giyle beraber Sabetaycılar bu tarikata intisap etmeye başladılar. Melamîlik’e Yalılar bölgesindeki evini tekke haline getirerek maddî destek…

  • Mihaylo Miço Latoş, 1806 yılında Hırvatistan’da Plaşki’de, le­vazım çavuşu Sırp bir baba ile Polonyalı bir anneden doğdu. Ma­tematik ve resimde çok başarılı olduğu için öğretmenleri tarafın­dan Avusturya İmparatorluğu Harp Okulu’na burslu öğrenci ola­rak gönderildi. Dört yıl eğitim aldığı harp okulundan kaçarak, 1826’da Osmanlı topraklarına sığındı, iki yıl çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, İs­tanbul’da yeni açılan askerî…

  • Halifebaba Turgut Koca İttihatçıları: “Bektaşiler”, “Masonlar”, “Melamiler” ve “Mason-Bektaşiler” başlıkları altında toplamıştı. Bizi ilgilendiren, listenin “Mason-Bektaşiler bölümü; bakın Halifebaba Turgut Koca’ya göre İttihatçıların içinde kimler “mason- Bektaşi’ydi? “Enver Paşa, Ali Fethi (Okyar), Kazım (Karabekir) Paşa, Şeyhülislam Musa Kâzım Efendi, Salah (Cimcoz) Bey, Ethem Ruhi (Balkan), Dr. Miralay Mehmed Ali Bey, İhsan Namık Bey, Ahmed Bedevi…

  • Özetle, kına yakmadan, nazardan korunmaya; adak olarak horoz kesmekten, muska yazmaya; ağza tükürmekten, sünnete; gelin hamamından, lohusa yatağına kadar bugün Anadolu’daki birçok örf ve âdet Yahudilerde de vardı!.. Bektaşilikteki “takiye” anlayışı Sabetayistlerin zaten yaşam zorunluluğuydu. Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 278) kitabından…

  • Peki, niye böyleydi? Kabaladaki Mesih inancı gereği Sabetay Sevi’nin “ahlaksız bir ortam yaratması”; fahişeyle evlenmesi inanılmayacak olaylar de­ğildir aslında. Çünkü Mesih’ten önce toplum o kadar ahlaksız ola­cak ve çürüme yaşayacaktı ki, Mesih geldiğinde bunların hepsini düzeltecekti! Daha önce de basite indirgeyerek yazdım; Mesih Hz. İsa’yı ör­nek gösterdim: Domuz yenmiyorsa, Mesih gelince yenecektir. Sünnetliyse, Mesih gelince…

  • Bu birlikteliğin itici gücü Sabetayistler miydi?.. Bektaşî, mason ve Sabetayistlerin ortak noktası, değişmez ritüeli “sır” saklamak, sırla dolu hayatı sürdürmekti. Bektaşîlik, Sabetayistlik ve masonluk; üçü de “sırlar cemiyetiydi; gizliliği kurumsallaştırmışlardı. 1666’dan sonra Sabetayistlik; 1738’de Papa XII. Clemens’in yasaklamasıyla masonluk ve 1826’dan sonra Bektaşîlik varlıklarını hep “gizli cemiyet” olarak sürdürmek zorunda kaldılar. Toplanmaları, törenleri, simgeleri hep…