Kategori: Osmanlı Devleti
-
Ward Price’ın, İzmir’in kurtarılmasından hemen sonra, Mustafa Kemal Paşa ile İngiliz Komutanlığı arasında aracılık yaptığını da öğreniyoruz; İngilizler, muzaffer orduların, Çanakkale’ye devam edeceğini ve orada İngilizleri söktükten sonra İstanbul üzerine yürüyeceğinden kaygılanıyorlar, heyecanlı birkaç gün var amma, Türk tarafı yanmakta olan İzmir’de durmayı tercih etmiştir. Doğrusu, Türk tarafının, İskenderun ya da Çanakkale yönünde yürümemesi bir…
-
Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum. Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve…
-
Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de…
-
Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…
-
Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…
-
Peki, bir ilgisi var mı; 16 Şubat 1926 tarihinde, Türkiye Yahudi Cemaati, Osmanlı’dan beri elinde tuttuğu azınlık haklarından, tek taraflı olarak, vazgeçtiğini ilan etti. Artık Yahudilerimiz, Türkiye Cumhuriyetinin ayrıcalıksız vatandaşları ve “Türk” olmayı kabul ediyorlardı. İşte bu tam overdetermination yılında, Yahudilerimiz, “ne mutlu türküm diyene” dediler ve Türk oldular. Musul’un hediye edildiği zamanda, Türk rakamını…
-
Toynbee’nin (İngiliz tarihçi) güzel bir teşbihi daha var, hikâye ettiğimi hatırlıyorum, hırsızın müthiş olanı, asıl büyük hırsız, cürüm arkadaşlarından çalandır, diyordu. Teşbih, Londra içindi; Osmanlı mülkünü talan etmek üzere, İtalya ve Fransa ile birlikte sefere çıktılar ve evvelinde paylarını yazdılar; İtalya, Ege’de olacaktı ve Musul, Fransa’ya veriliyordu. Fransa’nın payını, kendilerine aldılar ve İtalya’nın payını Elenistan’a…
-
Bu beşliyi, Rauf, Kazım, Ali Fuat, Refet ve Mustafa Kemal’i, Anadolu’da, bir “Muvakkat Hükümet” kurmak isteyen komutanlar olarak teşhis ve tespit edebiliyoruz. İkisi, Ali Fuat ve Kazım, ilki Konya’da Yirminci ve diğeri, Erzurum’da On Beşinci kolordu komutanı idiler, demek düzenli askerleri vardı. Sf. 97 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006…
-
Nogales Bey’den söz ediyorum, İspanyol ve yerli karışımı olarak Venezüella’da doğmuştu, “Hilal Altında Dört Yıl” nam hatıratı İspanyolca olarak, 1924 yılında yayınlanmıştı, Bizde subay ve “Nogales Bey” oldu. Hatıratı’nda, Ermeni Kırım’ını bizzat gören tek Hıristiyan olmakla da övünmektedir, Hıristiyan idi. Büyük komutanlarımızı yakından tanıdı ve dört cephede, bizim safımızda savaşmıştı. Mr Mears, “Erzurum Valisi” ve…
-
Osmanlı Sultanı, Şark’taki bir mukavemetin, pazarlık imkânını artıracağını düşünecek tarih bilincine sahip olmalıdır dolayısıyla Kemal Paşa’ya, Vahidettin veya Ferit’in verdikleri sözlü direktiflerde bu noktanın da yer aldığını kabul etmemiz yerindedir. Sf. 94, 95 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
Almanlardan, diplomatik mahfilde, bir diplomattan üstün sayılan gazeteciler vardı; bir membaa da, “belki de Sami ırkına mensup olan bu muhabir” denilen Frankfurter Zeitung muhabiri Paul Wertz, bunlardan birisidir. Mütareke’de İngiliz Gazeteci Ward Price’ın da İngiliz servisleriyle irtibatı olduğunu, hatıratından, çıkarabiliyoruz, Mr. Price, Mustafa Kemal’in, İngilizlere hizmet arz ettiğini yazıyor; muktedir vali olarak düşünülebilir ve Price’ın…
-
Mr. Mears şöyle demektedir: İkinci husus, “Erzurum Valisi” olarak tayin edildiği iddiasıdır. Şüphesiz, tayin kararnamesinde bu ifade yer almıyor, amma, çok geniş bir erkân ile yola çıkması ve tadat edilen (bir araya getirilen) vazifeler, böyle bir enterpretasyonun (yorumlamanın) çok da yanlış olduğu intibaını vermemektedir. Bu durum ise, Kemal Paşa Hazretleri’nin, Erzurum’da toplanan kongre azaları tarafından…
-
Eğer o tarihte yaşayanlar arasında birisine “efsanevi ihtilalci” dememiz gerekiyorsa, Doktor Nazım, buna en layık olanıdır. Vladimidir Jabotinsky, ol zamanda, dünya Siyonist Teşkilatı’nın üst memuru olarak İstanbul’da bulundu, teşkilat yaptı, Bu çok malumattar Siyonist dirijana göre, 1908 İhtilalini kuran ve başlatan Nazım idi ve Osmanlı devletinin sonunu hızlandırdı; nakletmek mecburiyetim var. Bir güzel Ankara gecesinde,…
-
Enver’in “alamancı” olduğu sadece iftiradır. Yahudi ve Siyonist Liman Paşa ile hep çatıştığını biliyoruz. Nitekim Leman Paşa, anılarında, “Enver’in bu isabetsiz ve zararlı emirleri beni rahatsız ediyordu” demekten geri kalmamaktadır. Sf. 75 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tekrar devamla, Osmanlı’nın Arabize olması ve Ortodoks İslam’a sıkıca sarılması işte bu dönemdedir. Taassubun, Osmanlı mülkünü tarif etmesi de, bu tarihten başlamaktadır. Sf. 72 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bizans Devletini tarihçiler uydurdular; hiç bir imparator veya hiç bir teba kendisinin Bizans Devleti olduğunu düşünmedi söylemedi. Başlangıçta Roma imparatoru olduklarını söylediler, inandılar; sonra Doğu Roma İmparatoru ve en sonuna doğru da Grek İmparatorluğu’na razı oldular. Sf. 7 Alıntı; Bir Soran Olursa – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ağustos 1987 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ömer, Türkiye’nin tutucu köylerinde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde “Omar” olarak telâffuz ediliyor. Halifenin adı olmasına karşın, Osmanlı sultanlarının bu adı hiç kullanmadıkları saptanabiliyor; eski İbraniceden gelmesi mümkün, ölçü anlamını veriyor. Sf. 129 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 129) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ali Kemal’e göre Kuvayı Milliye İttihat ve Terakki’nin yeni şekliydi. (1) İttihat ve Terakki nasıl memleketi felâkete sürüklemiş ise Kuvayı Milliye de aynı şeyi yapacaktır. Türk ve Yunan orduları arasında harbe hazırlık bakımından büyük bir dengesizlik vardır. Kurtuluş askerî değil siyasî alanda aranmalıdır. Ali Kemal’in vatanseverliğini inkâr etmemek tarihe karşı ödenmesi gereken bir borçtur. Sf.198…
-
İsa Bolatin ve İşkodralı birkaç Katolik Arnavut’un yardımlarıyla 28 Ekim 1912’de Arnavutluk istiklâlini ilân etmeyi başardı. Sf. 44 Alıntı; Şemsi Paşa, Arnavudluk ve İttihad-Terakki – Müfid Şemsi, Haz; Ahmed Nezih Galitekin, (Nehir Yayınları, Kasım 1995 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mart ayında, tarihe sopalı seçimler diye geçen seçim yapıldı. Bu seçimde İttihat ve Terakkinin kazanması, meclise muhalif kimsenin girmemesi için bütün kanunsuzluklar yapıldı. Sf. 34 Alıntı; Şemsi Paşa, Arnavudluk ve İttihad-Terakki – Müfid Şemsi, Haz; Ahmed Nezih Galitekin, (Nehir Yayınları, Kasım 1995 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.