Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • En son olarak Şemseddin Sami Bey 1879’da Lâtin harflerini esas alarak bazı ilâvelerle bir Arnavut alfabesi hazırlamış ve aynı yıl İstanbul’da basılmıştı. Bu alfabe Sultan Abdülhamid tarafından yasaklanmış olmasına rağmen Güney Arnavutluk’ta yaygın olarak kullanıldı. Meşrutiyetin ilânından sonra alfabe kargaşasına son vermek gayesiyle 1908 Kasımında Manastır’da bir kongre toplayan Arnavutlar 1879 alfabesinde az bir değişiklik…

  • Abdülhamid yönetimi ile Almanya arasında gelişen dostluk neticesinde, 1899 sonlarında Bağdat demiryolu hattının ön imtiyazının Almanlara verilmesi üzerine, tedirgin olan bir kısım İngiliz çevreleri ile çıkarlarını İngiltere’ye bağlamış olan bazı Osmanlıların; bütün Osmanlı borçlarının ödenmesi karşılığında Filistin’de toprak isteyen ve bu isteklerini elde edemeyen Siyonistlerin desteği, hattâ katılmasıyla Jön Türk akımı birden canlılık kazandı. 2…

  • Bu devirde hakiki fetih, nüfus ve gelirin tahrir edilerek tımar rejiminin oraya yerleşmesi demekti. Bu suretle devlet, toprağı, hakiki bir şekilde ve doğrudan doğruya kendi hâkimiyeti altına alıyor ve en ücra köşelere kadar yayılan bir şebeke halinde maişetleri ve durumları tamamıyla merkezden defterlere bağlı bir eyalet teşkilâtı meydana getiriyor bundan sonra orası gerçek manasıyla bir…

  • Bedreddin Simavi İsyanı’yla ilgili rivayetler de mevcuttur. Bu rivayetler şimdiye kadar açık şekilde belirtilmemiş ve iddia edilmemiş olmasına karşın Bektaşi – Hurufi tarikatıyla pek de ilgisiz olamaz. Bu isyan, kısmen dini, kısmen sosyal bir hareketti. Bunun programı, dini kaynaşma ve müşterek mallarla ilgili Bektaşi – Hurufi hükümlerini içeriyordu. Hristiyan müritler, coşkulu bir istekle karşılanıyor ve…

  • Bunları kırıp, cemaatlerini dağıtmak vacip ve farzdır. Müslümanlardan ölen sa’id ve şehit cenneti âlâdadır ve anlardan ölen hor, hakir cehennemin dibindedir. Sf.169 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Savaşta yaralanan Börklüce Mustafa daha sonra yakalanarak Ayasuluk’ta (Selçuk) çarmıha gerilerek öldürüldü ve köy köy dolaştırılarak Aydın Sancağı halkına gözdağı verilmek istendi. Börklüce’nin çarmıhtaki cesedi, özelliklere Hristiyanlara yakınlığının karşıtı gibiydi ve adeta Hz. İsa’yı çağrıştırıyordu… Sıra Sart’taki Torlak Kemal’e gelmişti. Torlak Kemal’in de kısmi başarıları yeterli olmadı. Torlak da yakalandı ve idam edildi. Sf. 154…

  • Şehzade Murat (Hüdavendigar) ile sadrazam Bayezid Paşa’nın bulunduğu güçlü bir ordu hazırlanarak Tire’ye gönderildi. Tarihçi Ali de (Kunhul Ahbar) savaşın Tire Ovasında olduğunu belirtmektedir. Küçük Menderes Ovası’nda diğer adıyla Kazovası’ndaki savaş Menakıbname’de de verilmektedir. Buradaki savaşı Börklüce kaybedince, Osmanlı güçleri duruma hâkim oldu. Ancak, Osmanlı güçlerinin ayaklanmacılara duyduğu kin o denli keskindi ki, hareket dışında…

  • Bedreddin’in Tire’ye gelmesiyle kentte ve kırsal kesimde büyük bir canlılığın yaşandığını görüyoruz. Kentteki Hristiyan ve Yahudiler de şeyhe büyük ilgi göstermektedirler. Bu arada Türkmenlerin yoğun ilgisi kentteki Sünni kesimleri ve otoriteleri rahatsız etmeye başlamıştır. Düşünceleri kısa süre içinde köylere değin yayılmakla kalmamış, Tire adeta onu görmek, onunla konuşabilmek için dolup dolup boşalmaktadır. Daha sonra adı…

  • “Bütün âlem kendisini bütünleyen parçalarıyla birlikte sapasağlam bir insan gibidir. Ucu bucağı bulunmayan bu boşluk içindeki, büyük ve küçük herhangi bir şeyin diğerlerine çok kuvvetli bir bağlantısı ve göz ardı edilemeyecek birçok etkileri vardır. Bu âlemin düzenine neden olan şey, onun bu bağlantılı durumu üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu nedenle. “Yer, gök ve diğer yıldızlar bulundukları…

  • Hemen belirtelim ki, Tire’deki ibadet mekânı ve kutsallıkla ilgili bir örnek, bunun en güzel kanıtı olsa gerektir. Örneğin, 15. yüzyıl dini yapılarından Şemsi Zaviyesinin alt katı ayazma idi. Osmanlı Döneminden günümüze bu yerin “Üstü mescit, altı kilise” olarak ifadesi hoşgörü mirasının bir kanıtıdır. Ayazmaya gelen Hristiyanlar, burada mumlar yakarlar, dualar ederler, kutsal suyla yüzlerini yıkarlar…

  • Gezgin İbni Batuta 1333 yılında uğradığı Tire’yi bir ahi kenti olarak anmaktadır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra Aydın Sancağı tesis edilmiş ve sancak merkezi de Tire yapılmıştır. Bu sancağın sınırları içine de olaylar coğrafyasının etkin kentleri Karaburun ve Sart eklenmektedir. Sf. 103 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf.…

  • Olayların hazırlık kenti ve strateji belirlemede Tire başta olmak üzere, Karaburun ile Manisa (Sart) ve Edirne’nin hangi nedenlerle olaylarda belirginleştiği bir bakıma daha açık anlaşılacaktır. Bedreddin’in Tire’yi karargâh seçiminde, tarihçilerin, salt Alevi ağırlıklı bir kent yorumu pek inandırıcı gelmiyor. Anadolu’da Alevi ağırlıklı başka kentler yok muydu da, Bedreddin Tire’yi seçti? Bu gerekçeye katılanlar arasında Prof.…

  • 1531 tarihli belgede, Sart’taki İsrailli yerleşiminin “Kadim ül eyyamdan” oldukları ve “Avarız-ı divaniye” vermedikleri vurgulanmaktadır ki, bu da fetih dönemlerinin yerleşimi olduğunu göstermektedir. Bedreddin’in babası İsrail’in adeta Küçük Menderes, Çeşme yarımadası ve Manisa çevresinde geniş bir egemenlik alanı bulunmaktadır. Özellikle Manisa Sart’taki Torlakların Kütahya’ya kadar yayıldıklarını “Menakıpname” de değinmektedir. Torlak Kemal büyük olasılıkla buradaki cemaatin…

  • II. Meşrutiyet Dönemi tarihçisi olan Murat Bey aslen Dağıstan Türklerindendir. Mizancı Murat Bey adıyla ünlenen tarihçimizin asıl adı Mehmet’tir. Siyasi nedenlerle Rodos Adasına kürek mahkûmu olarak sürülmüş, kitabını da burada yazmıştır. Murat Bey’in ayrıca “II. Meşrutiyet Dönemi Hatıraları” kitabı da ilgi çekici özelliklere sahiptir. “Tarih-i Ebul Faruk” cesur yaklaşımları ve yorumlarıyla dikkati çekmektedir. Hatta Osmanlı…

  • Tarihi Ebü’l Faruk’tan aldığımız Börklüce’nin söylemleri, toplumsal paylaşım ilkesinin tebliği niteliğindedir. “Cenabı Hak dünyayı yaratmış, insanlara bahşetmiştir. Erzak, melbusat (elbiseler), davar, arazi ve bütün toprak mahsulleri umumun müşterek hakkıdır. İnsanlar hilkaten ve tabiaten müsavidirler. Birinin servet toplayıp biriktirmesiyle diğerlerinin ekmeğe bile muhtaç kalması ilahi maksada muhaliftir. Her şeyin çift olarak halk edildiğine, madde ve ruhun…

  • Ahmet Refik’in yayınlamış olduğu 16. yy. a ait belgelerde bu gerçeği görmek daha olasıdır. Sancaklara ve kazalara gönderilen buyrultularda ise, “Ehli Bidat” taraftarlarının temizlenmesi istenmektedir. İslamiyet’e aykırı “Kelimat” kullanma gibi bir gerekçeye dayandırılan buyrultular, Anadolu ve Rumeli’yi adeta dolaşmaktadır. Örneğin, 1559 tarihli bir buyrultudaki içerik “Şer’i şerife aykırı” olarak nitelendirilen Işık ve Kızılbaş gibi unsurları…

  • Tac-üt Tevarih yazarı Hoca Sadeddin Efendi ise olaylarla ilgili bilgi verirken, Türklerle ilgili ilginç bir saptama yapmayı da unutmamıştır; “Börklüce Mustafa ise Musa Çelebi olayından sonra, .. Aslen İran kökenli bir aileden gelen vakanüvis Hoca Sadeddin “Kötü Soylu Türkler” diyebilecek kadar ileri de gitmektedir. Naima ise “Çirkin suratlı Türk” ve “Kaba Türk” gibi aşağılayıcı ifadelerle…

  • Mizancı Murat Bey, başkaldırıda önemli bir kurumlar gerçeğini yakalayan ve bu kurumlara dikkat çeken bir tarihçimizdir. Bu hareketin önemli odak noktalarından başlıcası olan tekke ve manastırların, Börklüce tarafından hedef kurumlar olarak ortaya konmasındaki nedene dikkat çekmektedir. Ayaklanmacılar, “Camilere, kiliselere ve sinagoglara dokunmuyorlardı. Ancak, Tekkelere ve Manastırlara aman vermiyorlardı. Sf. 34 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin…

  • Osmanlı’nın beylikten devlete geçişinde ve hatta daha sonraki süreçte dahi yararlandığı kadrolar, başta Aydınoğulları olmak üzere Karesi ve Saruhan kaynaklıdır. Bunların da önemli bir bölümü Aydın Eli topraklarından akıp gelenlerdir. Ve bu akışta Tire önemli bir kaynaktır. Sf. 16 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 16) kitabından…

  • “Saray, saltanat ve yeniçeriler zulmün eseridir. Hükümet, zaman-ı saadette olduğu gibi halkın içinden seçilmelidir.” ifadeleri, hanedana dönüktür ve Osmanlı yönetiminin “Halkın Yönetimi” olmadığı iddiası taşımaktadır. Bu nedenle başkaldırıda siyasal bir karakter vardır. Sf. 9 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.