Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Morgenthau’nun savaş sonrası Türk-Elen mübadelesine el atmış olduğunu da okuyoruz ki, gerçekten pek önemli ve açıklayıcı bul­mak durumundayız; böyle bir “mübadele”, Türk gelenekleri içine girmemek­tedir. Biz Türklerde hükümranlık dışına halk çıkarmak çok ender olmaktadır. Kaldı ki, özellikle Anadolu’nun içlerinde yüzyıllardan uzun bir zamandır yan­şayan Elenlerin, bu kanlı çatışma döneminde, herhangi bir düşmanca hare­ketine dair kayıtlardan…

  • Tarihteki en önemli faciaların birisinde, “1915 Ermeni Tehciri” diyebiliriz, H. Morgenthau, Liman von Sanders ve David Ben-Gurion, eski soyadı “Gruen”, İstanbul’da idiler. Üçü de Yahudi kavmindendiler, birincisi ve üçüncüsünün Siyonist olduklarında kuşkumuz yoktur ve Liman Paşa’nın Siyonizm’i ise tartışmalıdır; en azından elimde yeterli kaynak, henüz bulunmamaktadır. İlki, Amerika Birleşik Devletleri’nin, İstanbul Büyükelçisi idi, güçlüdür ve…

  • Samsun’da, An­talya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenlerin, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldı­lar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki Sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sabetayist olmayan memurlar evlerinden çıkarıldılar ve Sabetayistler yerleştirildiler. Karadeniz sahil kentlerinde Şişli Terakki’ye emlak…

  • Bizde “Talat” adı yoktur, Arabi’de de olmadığım biliyoruz, orada “telat” var ki başka anlamda ve yapıdadır; buna mukabil bizde “Tal-i” ve “Talu” varlar, bu sonuncuyu da Tal-ü okuyabiliriz, Osmanlı’yı, “Osmanlu” söylüyoruz, muhte­melen ‘Selçuklu” taklididir. Kurtuluş mücadelesinden İbrahim Tali ve 12 Mart Diktatoryası başbakanlarından Naim Talu örneklerini hatırlıyoruz. Naim Talu, İbrani asıllı idi ve adı ünlü…

  • Türki­ye Kurtuluş Mücadelesinde Teşkilat-ı Mahsusa önemlidir. Türk solu Teşkilat-ı Mahsusa’ya çok kötü bakar, ben iyi bakarım. Teşkilat-ı Mahsusa’nın tamamı İbrani asıllı olabilir. Hâlbuki benim annemin babası, ihtilalci dedem de, Teşkilat-ı Mahsusa’dandı, demek İbrani asıllı olma ihtimali ile karşılaşıyoruz. Bulursam onu da yayımlarım. Sf. 437 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 –…

  • XIX. yüzyılda dünyanın her yerinde ve Türkiye’de Yahudilerin hep okumuş ve kültürlü, aynı zamanda hep zengin oldukları savı bir illüzyondur; kültürlüleri vardı ve zenginleri çoktu, fakat Türkiye’de cahilleri ve yoksulları yaygındı. Alyans Mektepleri, öncelikle bu cehaleti yok etmek ve Yahudilerin bulundukları devletin yönetim ve iktidarına girmelerini realize etmek amacıyla kuruluyordu. Mustafa Kemal Paşa tarafından asılan…

  • 1875’te Alliance Israelite, İstanbul’da ve daha sonra Türkiye’nin diğer şehirlerinde mektep açmaya başladıkları vakit, Türkiye’nin Musevi cemaatlerinin şiddetle mukavemetine maruz kalmıştı. Hele Kudüs Hahamları Alyans aleyhine kaleme aldıkları bir aforoznameye dini bir renk vermişlerdi. Alyans, di­ni batırmağı istihdaf etmediğini ispat etmek için, açtığı mektepleri aynı za­manda ibadethane ittihaz etmişti. Sf. 286 Alıntı; İsyan I –…

  • (Dr. Bilal Şimşir’den aktarma;) “İngiltere Savunma Bakanlığı ‘suçlu’ Türkleri yakalatıp cezalandırmak üzere hemen eyleme geçer. 15 Ocak 1919 günü İstanbul, Kahire, Bağdat’taki İngiliz Başkumandanlıklarına şifre telgrafla dokuz Türk komutanın adlanın verir. Cezalandırılmak üzere bunların yaka­lanmasını ister. Bu Türk komutanlarının adları ve sözümona suçları şöyle sıralanmıştır: “Nuri Paşa: Kafkasya’da eski İslam Ordusu Komutanı. Azerbay­can’a asker sokmak,…

  • Ali İhsan Paşa’ya “Musul Komutanı” da diyebiliriz. Musul’u İngilizlere bırakmamak için kıvranmaktadır; bir direniş peşindedir. An­cak sadece Altıncı Ordu ile bu işi yapamayacağını biliyor; yakında, Halep’te, Yedinci Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa var, fakat, Mustafa Kemal Paşa, silah bırakma kararı ile birlikte İstanbul’a dönü­vermişti, hiç beklemediğini tespit ediyoruz.. Ali İhsan, Mustafa Ke­mal’in bu aceleciliğini hiç…

  • Çanakkale’de kahraman Esat Paşa’nın da anılarının tamamını yayımlamaya hâlâ cesaret edilemiyor. .. Yakup Şevki’nin anıları da aynı durumdadır. Esat, Gelibolu’da Mustafa Kemal’in komutanı idi, bir zaman “Gelibolu Kahramanı” sayılıyordu. Kemal Paşa’nın önündeki Paşalar, Ankara’ya katılamadılar. Sf. 221 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yakup Şevki Paşa, Hükümeti dinlemiyor, işgalimiz altındaki böl­geden bir tek silah ve mermi ve bir tek buğday tanesi kalmayıncaya kadar, hepsini ’93 hududu gerisine nakil ettiriyor.” Komutan Paşa, Silahları vermemek bir yana, “İngiliz ve Ermenilere karşı mukavemet için, bölgelerde Türk Hükümetleri ve silahlı birlikler kuruyordu.” Sf. 217 “Günün birinde, İstanbul Hükümeti’nden gelen bir emirle, 9.…

  • (Bilal Şimşir’in Malta Sürgünleri adlı kitabından alıntı;) “Yakup Paşa, hükümetin buyru­ğuna karşı gelemez, direnişe karar veremez. Yalnız, yerli Türklerin sa­vunma hazırlıklarına yardımcı olur. Kars’ta, ordunun çekileceği Arda­han, Artvin, Oltu, Kağızman, Sarıkamış gibi yerlerde Milli Şura Hü­kümetleri kurulmasını destekler. Bu minyatür hükümetler, Ermenilere karşı kendi başlarının çaresine bakmaya ve bölgesel kurtuluş sava­şına hazırlanır. Denilebilir ki, ‘Doğuda…

  • İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesin­likle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din planında da benzer bir “özgürlük” görüyoruz, hiç önemsemedikleri kesindir. Olcaytu, çok öğretici bir vaka olarak karşımızda duruyor, vaftiz edildiğini ve Nikola adı verildiğini biliyoruz, sonra Budist ve daha sonra da Müslüman oluyor, aslında hangisi oluyor, pek de söyleyemiyoruz. Dine, bir­leştiren ya da bağlayan bir ideoloji olarak hiç bakmıyorlar, hâlbuki din budur ve bu yoksa…

  • Cengiz’den hemen sonra, iyi kalpti ancak hedonist ve sarhoş, dolayısıyla iradesiz Oktay’ın arkasından Turakina’nın “Büyük Han” olması, çok dikkate değer bir karaktere işaret olmalıdır; Vladimırtsov, pederşahi ancak maderşa­hi etkiler de taşıyorlardı, diyor, belki de böyle bir ikilemin dışına düşüyor.” Der. Kadının böylesine güçlü olması, cinsel tabuların zayıflığı ile paralel git­mektedir. Sf. 191 Alıntı; İsyan I…

  • Bozkırların temel dinamiği bir araya gelmektir, bütün mekanizmalar bir araya gelmeyi zorluyorlar ve bu ise birbirine tahammül, ilgisizlik anlamına geliyor. Birbirine tahammül ve ilgisizliği çok zaman “hoşgörü” ile açıklıyoruz ki, birbirini hoşgördüklerini düşünmek için ciddi nedenlere sahip değiliz. Sf. 184  Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 184) kitabından birebir…

  • Osmanlı münevveri ve yüksek bürokratının “Türk” sözünü bilse de telaffuz etmeye değer bulmadığını da görüyoruz. Ali’nin “Vilayet-i Rum” dediğinde Türk illerini, “Rumi” dediğinde, muhtemelen Türkleri, “Rumzade” ile Türk delikanlılarını ve “Rumiye” ile de Türk kadınlarını kastettiğini anlıyoruz. Bu Rumileri sevmediği anlamına gelmemektedir; tam tersine, Kahire’de yakışıklı birisi varsa, he is Rumi or the son of…

  • Sabatay Sevi’den önce Deli İbrahim dönemini ve Dördüncü Murat despo­tizmini görüyoruz; Dördüncü Murat’ı, kan dökmede, bizim tarihlerimizde, reformatör sayılan Köprülü Ailesi tiranlığı ile mukayese edebiliriz. Tarihimizin belki de hiçbir döneminde bu karanlık yüzyılda olduğu kadar, keyfi olarak, kelle uçurulmamıştır; Murat mı Köprülüler mi öndedir, bunun için ayrı etüt­leri bekliyoruz. Sf. 96 Alıntı; İsyan I –…

  • 1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölüm­ler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…

  • Mehmet Ali (1) reformlarının zenginleri gelinceye kadar erkekler sadece erkeklere âşık oluyorlardı. Sf. 68 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2005); Mısır’da reformlar yapan Kavalalı Mehmet Ali Paşa