Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • “Midhat Paşa Rusçuklu Hacı Hafız Mehmed Eşref Efendi’nin oğlu olarak bilinmektedir. On yaşında Kuranı Kerim’i ezberlediği söylenen Midhat Paşa’nın Yahudi bir aileden geldiği iddia edilmektedir. 1889 yılında yayımlanmış olan Edvaro Drumont’un La France Juwe adlı kitabının birinci cildinin 113. sayfasında Yahudilikten geldiği ileri sürülmektedir. Bu kitapta Midhat Paşa’nın annesinin Macaristanlı bir hanım olduğu yazılmaktadır.” (Hikmet…

  • Yavuz Sultan Selim’den beri Saray’a Türk kadınları sokulmazdı. Padişah ve şehzadeler, çoğu Slav olmak üzere yabancı kan taşıyan devşirme kadınlardan dünyaya gelmişlerdi. Ancak zamanla bu “ganimet” ve istila yolları kapanınca sarayın kapıları bu sefer de Çerkez ve Gürcü cariyelere açıldı. Sf. 26 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı…

  • Rus yanlısı olduğu için “Nedimof” diye anılan Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın 6 Ekim 1875 tarihinde yaptığı bir açıklama Avrupa’yı ayağa kaldırdı. “Tenzili faiz kararı” ile Osmanlı hükümeti, beş yıl süreyle faiz borçlarının ancak yarısını ödeyeceğini, ödeyemeyeceği faizlere karşılık ise yüzde 5 faizli tahviller vereceğini açıkladı. Mali iflastan iki ay sonra, 2 Mayıs 1876’da Bulgarlar, üç…

  • İzmir Belediye başkanlığına neden Evliyazâde Mehmed Efendi atanmıştı? Evliyazâde Mehmed Efendi’nin göreve getirilmesinde başta Giraud-Whittall ailesi olmak üzere yabancı tüccarların katkısının olmaması imkânsızdır. Ayrıca İzmir’deki konsolosların etkisini de unutmamak gerekir.  Tanzimat’ın önemli isimlerinden Sadrazam Ali Paşa, 1850-1884 yılları arasında Osmanlının Londra büyükelçiliğini yapan Kostaki Musurus Paşa’ya gönderdiği mektupta bakın ne diyor: “Görevini yaparken, konsolosların hoşuna…

  • Evliyazâde Mehmed Efendi işte bu yerli simsarlardan biriydi. “Sebilürreşat’tı, yani “komprador”! Evliyazâde Mehmed Efendi’nin “iş ortağı” J.J. Frederic Giraud adlı bir Levanten’di! Sf. 19 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı bürokrasisi daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirleniyordu; yani rüşvetsiz iş yapılmıyordu. Bitmedi. 1838 ticaret ve 1839 Tanzimat antlaşmalarına imza koyan Sadrazam Reşid Paşa, yeni tip devlet adamlığının da kapısını açtı. Eskiden nüfuzlu paşaların himayesine girerek koltuk – makam kapılırken, Reşid Paşa yabancı devletlere dayanarak kariyer yapma dönemini başlattı. Sadrazamlar ve paşalar, “İngilizci”, “Fransızcı”,…

  • Tarih, 16 Ağustos 1838.      Sadrazam Reşid Paşa, samimi dostu İngiliz elçisi Lord Stratford Canning’le Osmanlı – İngiltere ticaret antlaşmasını imzaladı. Antlaşma aynı yıl Avrupa’nın öteki devletleriyle de yapıldı. Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti, dış ticaretteki tekel düzenini, savaş dönemlerinde mâliyeye gelir getirmesi için koyduğu ek vergileri ve darlığı çekilen hammaddelerin ihracatına izin vermeyen “devletçi ekonomiyi” rafa…

  • Belediye,  Osmanlı kentleri için 19. yy. ikinci yarısında ortaya çıkmış yeni bir kurumdur. Başta İngilizler olmak üzere yabancı ticaret şirketlerinin baskısıyla kurulmuştu. Bu şirketlerin belediyelerden bekledikleri, ticaret akışını kolaylaştıracak altyapı hizmetlerini yapmasıydı. Örneğin, 1867’de İzmir’de belediyenin kurulmasına Liman’ın büyütülmesi sebep olmuştu. Sf. 12 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88.…

  • “Birçok general de bizim dostlarımızdır. Muntazam surette kendilerine tahsis olan paraları almaktadırlar ve istediğimiz zaman bize yardım etmeye hazır bulunacaklar.” Sf. 202 Alıntı: Teşkilâtı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri – Ergun Hiçyılmaz, (Kamer Yayınları 2004, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İtalyanların bana düşman olmalarına şaşıyorum; biz de İtalyanlar gibi Troyalıların soyundanız. Yunanlılardan Hektor’un öcünü almak benim kadar onlara da düşer. Onlarsa bana karşı Yunanlıları tutuyorlar. Sf. 244 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir elma ağacı Roma Ordusunun kamp yaptığı yerin ortasında kalmış da ertesi gün Ordu çekilip giderken olgun ve nefis elmaların bir teki bile eksilmemişti. Sf. 239 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hâlbuki yakın tarihimizde bütün siyasî müdahaleler ordudan gelmiştir. 1876’da Sultan Aziz’in tahttan indirilmesi olayın­dan beri bu gelenek, Prensip gücünde bir şekle dayanmaktadır. Bu prensip, Türkiye’de ordunun, siyaset dışı olduğu ve buna her iktid­arın, ehemmiyetle dikkat etmesi esasıdır. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeniçeriliğin kaldırılmasından (1826) sonra ise, 1274 (1858) Arazi Kanunu ile toprakta şahsi mülkiyet sistemi kabul edilerek, ona göre bir tapu tesciline başlandı. Sf. 55 Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Paşa sözcüğü Farsça’dan geliyor ve padişah sözcüğünün küçül­tülmüşü anlamına geliyor. Paşaya “küçük padişah” gözüyle bakılıyor. Sf. 106 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü uzun yılların ezikliğini taşıyan Osmanlı aydını Ekim Devriminden son derece hızlı bir biçimde etkileniyor ve nerede ise kütlesel bir biçimde komünizmi kurtarıcı görmeye başlıyor. Berlin’de okuyan aydınlar, Ankara’da toplananlardan önemli bir bölüm, İstanbul’da üniversite öğrencileri ve Kafkas savaş esirleri arasında komünizmin ve Bolşevizm’in cazibesine kapılanlar önemli orana ulaşıyor. Anadolu direnişi biçimlenirken Türk aydınları arasında…

  • Gazeteler Lloyd George’un, İstanbul’un uluslararası Hilafet’in merkezi olarak dinsel bir başkent, Türklerin saltanat merkezinin de Anadolu’da bir yer olması önerisini konferansa götüreceğini yazıyorlar. Bu önerinin protesto edilmesi için her tarafa duyumlar yapıldı. Sf. 161 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…

  • 23 Ekim 1919 Urfa’dan İngilizlerin çekildikleri ile ilgili olarak, 13’üncü Kolordu’ya bilgi ulaşmış. İngilizler çekilirlerse Fransızlar işgal edecekler. Maraşlılar İngilizlerin gidip Fransızların geleceğini duymuş, “Ne yapalım?” diye sormuşlar. Heyet-ı Temsiliye’ye “Fransızlar gelmezler.” diye cevap verilmiş. 27 Ekim 1919 İngilizler Ayıntap’tan (Gaziantep) çekilmişler. İki Fransız suba­yı gelerek telgrafhaneyi denetim altına almış. İngilizlerin Urfa ve Maraş’tan çekilmeleri…

  • 6 Ekim 1919 Ayın dördünde öğle üzeri Eskişehir Mutasarrıfını kimliği belir­siz bir kişi tabancayla öldürmüş. (1) Gece bu kentten sıkıyönetim kaldırılmış. Kiraz Ahmet Paşa yanındakilerle birlikte İstanbul’a kaçmış. Belediye Başkanı Mehmet Ali Bey sekiz İngiliz askeri­nin korumasında İstasyona gelerek trene atlamış, o da İstanbul’a kaçmış. Ali Fuat Paşanın dediği gibi Eskişehir içinden zapt edildi. Bu…

  • 5 Ekim 1919   İngilizlerin Samsun’u ekim ayının dördünde tümüyle bo­şalttıklarının müjdesi geldi. Sivas’ta şenlikler yapıldı. Olay her yana bildirildi. Gece halk büyük bir fener alayı düzenledi. Renkli kâğıtlar üzerinde “Kahrolsun işgal!’’, “Yaşasın Sivas Kongresi!”, “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey!” gibi ulu­sal duyguları yansıtan yazılar okunuyordu. Sf. 91 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı,…

  • 24 Eylül 1919 İngilizlerin İzmit, Eskişehir arasında 25.000 kişilik önemli bir kuvvet topladıklarını telgraf memurları bildirmişler. İngilizle­rin askeri durumları 10.000’den çok asker yığmalarına uygun değil. Bu 10.000 kişi aynı zamanda halkın güvenliğini de sağla­yacak. Elimizdeki doğru bilgilere göre, iki tugaydan fazla askeri güçleri de yoktur. İtilaf Devletleri’nin genel durumları İngilizler’in Anadolu’daki ulusal güçlerin üzerine asker…