Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- “HALK HEMEN HEMEN HİÇ OKUMAZ; … DAHA AZ DÜŞÜNÜR”
- “HER TÜRLÜ AŞIRILIKLARA BU DİNİN ENGEL OLDUĞUNU, GÖRÜYOR MUYUZ?”
- “TANRI’YI TANIK GÖSTEREN, BU TANIKLIKTAN ÇEKİNECEK KADAR ONUR VE NAMUS SAHİBİ DEĞİLDİR!”
- “İNSANLAR NE KADAR AZ MUHAKEMEDE BULUNURLARSA, O KADAR KÖTÜDÜRLER”
- FELSEFE ARACILIĞIYLA EDİNİLEN AHLAK ERDEM İÇİN YETERLİDİR
about
Kategori: Osmanlı Devleti
-
17 Temmuz 1920 tarihinde 36. İçtima 1. Celse (Muallimlerin aylardır maaş alamadıklarına dair bir takrire Maarif Vekili cevap veriyor:) Dr. Rıza Nur (Maarif Vekili) (Sinop); ” .. Biliyoruz ki mekâtibi iptidaiye (ilkokul), Darülmuallimin (erkek öğretmen okulu) ve mektebi idadiyeler (ortaokullar) idarei hususiyeden (özel idarelerden) maaş alan mekteplerdir. … Ayıntap’ta neler olmuş? Bu parasızlık yüzünden kırk…
-
5 Haziran 1920 tarihinde 24. İçtima 1. Celse, Memuriyet Ve Mebusluk Sıfatlarının Ayrılması Hakkındaki Kanunun Görüşülmesi; Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “- .. kuvvetin bir tarafta toplanması daima istibdat (baskı rejimi) tevlit eder (doğurur). Efendim kuvvet bir tarafta toplanacak olursa bu sefer hükümet istibdadı, imparator istibdat yerine Meclis istibdadı kaim olur (yerine konur). Millet bilmeyerek istibdada…
-
2 Haziran 1920 tarihinde 22. İçtima 1. Celse, Reis; Celalettin Arif Bey. 8 Mayıs 1920 tarihli Peyamı Sabah Gazetesinin bir haberi okunuyor; Reis Celalettin Arif Bey (Erzurum); “-.. İstanbul Hükümeti, vaziyeti siyasiyei hariciyye (dış siyasi işleri) dolayısıyla Kuvayı Milliye aleyhine yapılacak tedibattan (cezalandırmadan) sarfı nazar edildiği (göz ardı edildiği, vazgeçildiği) ve bu işin sulhun akdinden…
-
28 Nisan 1920 tarihinde 6. İçtima 1. Celse Hamdullah Suphi’nin Vahdettin’e bağlılık bildiren mektubu okunuyor: “Padişahımız; kalbimiz hissi sadakat ve ubudiyetle (kullukla) dolu, tahtınızın etrafında her zamandan ziyade daha sıkı bir rabıta (bağlılık) ile toplanmış bulunuyoruz. İçtimaının (toplantılarının) ilk sözü Halife ve Padişahına sadakat olan Büyük Millet Meclisi son sözünün yine bundan ibaret olacağını süddei…
-
27 Nisan 1920 tarihinde 5. İçtima 2. Celse Fevzi Paşa İstanbul’dan Ankara’ya gelişi, İstanbul’un işgali ve oradaki durumu anlatıyor: Fevzi Paşa; “-Evvelemirde (her şeyden önce) İstanbul’un esaret muhitinden kurtularak Ankara’nın hür muhitine geldiğimden dolayı Cenabı Hakka hamd ve şükürler ederim.” (İstanbul’un işgali hakkında bilgi veriyor:) “İngilizlerin maksadı, etrafı tedhiş etmek (korku vermek) olduğu için Nezaret…
-
26 Nisan 1920 tarihinde 4. İçtima 2. Celse Ceza Kanunu’nun Hıyaneti Vataniye Kanunu ile ilgili maddesi görüşülüyor: Madde 56;… Kaziyei fesat (fesatlık yapma isteği) tamamıyla fiile çıkar veyahut maddei fesadın icrasına (fesatlığın maddi olarak uygulanmasına) başlanmış olursa, ol kimse kezalik (böylece) idam olunur.” (3. Celsede de görüşme devam ediyor:) Mehmet Şükrü (Karahisarısahip) (Hıyaneti Vataniye Kanunu…
-
26 Nisan 1920 tarihinde 4. İçtima 2. Celse Maarif Vekâleti’nin (Öğretim Bakanlığı’nın) durumu görüşülüyor: Müfid Efendi (Kırşehir) (Mazhar Müfit Kansu); “-Ders başka, terbiye (eğitim) başkadır. … Ankara Vilâyetinde, Encümeni Vilâyette (İl idare komisyonunda) bulunmaklığım dolayısıyla, birçok tecrübeler gördük. Köylerdeki mekteplerde, programı mucibince haftada bir kere Kur’an’ı Kerim okutuluyor. Bir saat kadar ulumu diniyye (dini ilimler)…
-
24 Nisan 1920 tarihinde yapılan 2. İçtima 1. Celse (24 Nisan 1920 tarihinde 2. İçtima ve 1. Celsede TBMM’de ilk konuşmasını yapan Mustafa Kemal Paşa konuşmasında: Kısa bir durum değerlendirmesi yapıp, vatanı kurtarmak için nasıl söz verdiğini anlatıyor. Ve 27 Mayıs 1919’da Royters Ajansında yayınlanan manda haberini Damat Ferit’ten nasıl sorduğunu belirtiyor. Paşa, kendisini vatanı…
-
24 Nisan 1920 tarihinde yapılan 2. İçtima ve 1. Celse; Mustafa Kemal Paşa (Ankara – Devamla); “-….Erzurum Kongresi bu hududu çizmiştir. .. Bu hududu Milliyi suhuletle (barış içerisinde) ipka (yerleştirmek) için demiştir ki; mütarekenâmenin (ateşkes antlaşmasının) imza olunduğu 30 Teşrinievvel (Eylül) 1918 tarihinde çizdiği hudut, hududumuz olacaktır. … şark Hududuna Elviye-i Selaseyi (Üç vilâyet; Batum,…
-
24 Nisan 1920 tarihinde 2. İçtima 3. ve 4. Gizli Celseler Yeni hükümet şekli ile ilgili görüşmeler var. (Bu gizli Celse ile ilgili o zaman hiçbir tutanak tutulmamış. Meclis zabıtlarını kitap haline getiren Meclis eski başkanlarından Kâzım Öztürk’ün kendi notlarından aktardığı notlar var. Ama TBMM arşivindeki Gizli Celse Zabıtlarını 2014’de inceledim Mustafa Kemal Paşa’nın aşağıdaki…
-
24 Nisan 1920 tarihinde 2. İçtima ve 1. Celse Mustafa Kemal Paşa uzun bir konuşma yapıyor: (1) Mustafa Kemal Paşa’nın İlk Konuşmasının Devamı; “Ferit Paşa’ya da cereyanı ahvali (durumun gidişatını) izah ettikten (açıkladıktan) sonra tebdilihava (hava değişimi) suretiyle de Anadolu’da kalmakta bir beis (engel) görmediğimi yazdım.” (Paşa özetle: Daha sonra Harbiye Nazırı Ferit Paşa’nın İstanbul’a…
-
23 Nisan 1920 tarihinde yapılan 1. İçtima 1. Celse Sinop Mebusu şerif Bey en yaşlı üye olarak ilk Meclis Başkanı oluyor ve açılış konuşmasını yapıyor: “…Bütün Müslümanların Halifesi ve Osmanlıların Padişahı Sultan Mehmed Han’ı Sadis (Altıncı Mehmet yani Vahdettin) Hazretlerinin kuyudu cenabiyeden (yabancı kontrolünden) tahlisine (kurtarılmasına) ve ebedi Payitahtı Saltanatı Seniye (ulu, yüce) olan…
-
Yıllardan beri, Başbakanlık Arşivi ile Topkapı Müzesi arşivlerinde Kürt işlerine ait belgeleri tetkik ederim. Bu münasebetle, Padişahlardan hiçbirisinin, II. Abdülhamit hariç, Kürtlerin sevk ve idaresi ile ilgili bir belgesine tesadüf edemedim. … Kürt ileri gelenlerinin çocukları Hamidiye Alayları adlı mektepte eğitiliyor hem de rehin olarak İstanbul’da muhafaza ediliyordu. Bu gayet yerinde bir siyaset idi.…
-
.. Millet kavramı dinsel içeriğinden dolayı kapsayıcı bir anlama sahiptir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kürt dili, Kürt kültürü üzerinde Osmanlı baskısı asla yoktur. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı;) “Çünkü sırasıyla, Tanzimat’ın ve meşrutiyetin, Kürtlerin yaşayışı üzerinde yapacağı değişiklik, doğrudan doğruya, ağa, bey, reis, şeyh ve hocaların bu ilkel sürüler üzerindeki nüfuzlarını kıracak nitelikte idi. İnsanlığı bile idrak etmemiş olan bir kitleye ise, Kürtlük telkin etmeye imkân yoktu, bu kitle varlığının manasını bir avuç gulgul (bir nevi darı)…
-
(Yalçın Küçük’ün savunmasından:) Ben Türkiye’de Darülfünunun (üniversitenin) ilk emini (rektörü) Hoca Tahsin Efendiden geri kalamam. Hoca Tahsin Efendi, canlıların Tanrı yoluyla değil de, örnek olsun havasızlıktan öldüklerini gösterebilmek için bir deney yaptığı gerekçesiyle, darülfünundan kovuldu. Fakat kovulduğu yere yakın bir oda kiralayarak derslere serbestçe ve buradan devam ediyordu. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük…
-
Bu kadar değil; Jawad, ek bilgiler veriyor. “Britişler Kürtler ile doğrudan temaslar kurarak ve tanınmış bir Kürd’ü, Süleymaniye’nin Berzenci aşiretinden Şeyh Mahmud’u Süleymaniye’ye vali atayarak, daha da teşvik ettiler.” Ancak burada da kalmıyor; Mahmut Berzenci, ya Londra’nın niyetini tam kestiremiyor ve iyimser yorumluyor ya da kendisini güçlü hissediyor, bağımsızlık için, 1919 Mayıs ayında bir isyan…
-
Talat Paşa, İçişleri Bakanı olur olmaz, Hamid’in adamı Şeyh Ubeydullah’ın oğlu Abdülkadir, derhal Kürt bölgelerine giderek Rusya’ya karşı isyana hazırlanmalarını öneriyor. Ancak daha önce değindim; Kürtler, artık Türklere karşı başkaldırmayı tercih ediyorlar. Sf. 71 Hamid’i, aynı ideolojinin daha soğukkanlı ve temkinli, ittihatçıları da daha hızlı ve cüretkârı olarak düşünmek gerekiyor. İttihatçılar, Kürtlerin, eskiden olduğu gibi…