Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) Ev ve sokak giysilerimiz vardı. Dışarı çıkarken giyinip kuşanırdık ve ben hep “Sen beni sakla bohçada, ben seni saklayayım insan içinde” özdeyişini hatırlıyorum. Annem renkli atlastan yapılmış, eteğine kadar inen kırmızı, mor ve beyaz renkte bluz giyerdi. Annemin kadife bir mantosu vardı. Saçlarını omuzlarına bırakırdı; ama başında yazma…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) Bizim orda kayısı iriliğinde kiraz yetişirdi. Kavun ve karpuz dışında meyve boldu Kayısı pırıltılı, lezzetli ve tatlı olurdu. Boş vakitlerimizde meyve bahçelerinde oyun oynar, göl kıyısına yüzmeye giderdik. Kıyı şehre 25 kilometre mesafedeydi. Annem her sabah erkenden arabasıyla gider göle girerdi; ben de onunla birlikte giderdim. Kıyı çok…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Van’da ilk defa Levon Şant’ın “Eski Tanrılar” oyunu sahnelendi. Annem, babam, beni ve Gurgen’i oyunu seyretmeye götürmediler. Ben ve Gürgen güzel giysilerimizi arabanın içine koyduk ve akşam giyinip onların arkasından gittik. Biletin fiyatı bir altındı. Babam bizi görünce şaşırdı, ama ses çıkarmadı. O piyes Kentronakan Okulunda sahneye kondu.…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Yedi okulumuz vardı: Ulusal okul Sandıkhtyan Okulu’ydu; ben orda öğrenim gördüm. Yetimhane de vardı. İki yıllık ve dört yıllık yükseköğrenim kurumları da mevcuttu; orda, köy okullarını bitirenler öğrenim görürlerdi. Kentronakan Okulu da vardı. Öğretmen kadrosu çok geniş değildi. Onların çoğu İstanbul’da öğrenim görmüştü. Mesela benim ağabeylerim 7 ve…
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Evimiz iki katlıydı. Her kat 5-6 metre yüksekliğindeydi. Dam düzdü; üstüne kayısı sererdik; kayısının rengi sarı gökyakut rengine çaldığında ağzına koysan dilinin üstünde erirdi. Birinci katta ekmek deposu vardı. Ekmeği iki haftada bir pişirirlerdi. Bitişiğinde kiler vardı. Sırlı kapların içinde yiyecekler muhafaza edilirdi. Üzümü ise asardık. Karşısında mavi…
-
Manvel Marutyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Berdaşen Köyü) Babamın, içinde tabancalar ve tüfekler bulunan bir sandığı vardı. Bütün amcalarımın tabancaları vardı; zira Kürtlerin saldırabileceği korkusu her zaman mevcuttu. Silah getirenler, Rusya’dan silah taşıyan Daşnaklardı. Çünkü onlar durumun alevlenebileceğini hissediyorlardı.” Sf. 198 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran…
-
Manvel Marutyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Berdaşen Köyü) “Annem Fransızca bilirdi. Sesi güzeldi. Bizim Van’ın güzel şarkıları vardı; o şarkıları Komitas yazıya döktü ve Şahmuradyan söyledi. “Dile Yaman”,”Vardın i Batsvi”, “Mokats Mirzari’, “Aleksiyanos”, vs. Van’da dört sesli bir koromuz vardı.” Sf. 197 “Babamın beş erkek kardeşi de kumaş tüccarıydı. Erciş’te büyük bir mağazaları vardı. Babam…
-
Tovik Tovmasi Bağdasaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Hayots Dzor’un Hindistan Köyü) “Ermeni Soykırımı’nın sebebi Ermenilerin Türkler ve Kürtlerle eşit şartlarda yaşamak istemesiydi; ama Şeriat onlara bu hakkı vermiyordu. Bunun dışında, Türkiye’deki en zeki millet yüksek bir kültüre sahip olan Ermenilerdi; mimarlar, besteciler ve tüccarlar hep Ermenilerdi. Ermenilere muhtariyet vermemek, yeni bir Bulgaristan yaratmamak için onlar…
-
Tovik Tovmasi Bağdasaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Hayots Dzor’un Hindistan Köyü) “Birçoğu İncil’in adını kendi ebeveyninden duymuştu ve Öğretmenden ders almaya geliyordu. Biz, şarkı söyleyerek öğrenelim diye harfleri sesleriyle değil, “ayb” “ben” “gim” diye adlandırarak öğreniyorduk. Bu metotla Doğu’da Kuran’ı da öğretmişlerdi.” Sf.192 “Köyümüzün Kürtleri Ermenilerle kardeş gibiydiler. Biz Ermenilerle Kürtler arasında kardeşlik ilişkileri vardı.…
-
(Satenik Nazari Petrosyan’ın Tanıklığı J (D. 1908, Muş, Gümgüm Köyü) “Türkler geldi. Biz yürüyerek Kharberd’e [Harput] gittik. Bütün köylerin Ermenileri göç etmişlerdi. Ali Efendi beni kendi evine götürdü; bana kendi o Türk ailesi Malatya’ya gitti. Türk öldü. Karısı beni dutunu satın almaya gönderdi. Gidip baktım: iki kız analarıyla oturmuş. Onlar beni götürüp giysiler giydirdiler. Anne…
-
Hayrik Manuki Muradyan’ın Tanıklığı (D; 1905 Şatakh (Çatak) Cınuk Köyü) “Göç yolunda bize Kostantin Hambardzumyan liderlik ediyordu. Bizim 5.000 kişilik bir ordumuz vardı. Ordu birkaç bölüme ayrıldı; bir tabur vadinin sol tarafından, diğeri önümüzden, sonuncusu da arkamızdan ilerledi. Böylece kırk bin Ermeni Van’ı terk ettik. Biz, İttihatçıların Simko’nun çetesine rüşvet verdiğinden haberdar değildik. Onlar yolumuzu…
-
Ağavni Mıkırtiçi Mikırtiçyan’ın Tanıklığı (D; 1909 Bitlis) “Türk komşumuz Yusuf Efendi bize acıyıp faizleri evine götürdü Kürt Hamidiye askerleri gelip anneme “Altınlar nerede” diye sordular. Annem korkudan “işte burada, güğümün içinde” diye cevap verdi Altınları alıp gittiler. Bizi saklayan o Türk komşu altınları kendisine vermediği için anneme kızdı ve bizi evden çıkardı.” Sf. 167, 168…
-
Himavak Boyacıyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Bitlis, Khaltik Köyü) “Köyümüz ormanlarla çevriliydi. Yalnız Haç Ormanı’nda ağaç kesmeyi günah sayarlardı. Diğer ormanlarda ağaç keserlerdi. Köyümüz dağın eteklerindeydi. Köyümüzde dokuz doğal kaynak bulunurdu. Sulu tarım için elverişli şartlar yaratan iki deremiz vardı. Köyümüzde 550 Ermeni aile yaşıyordu. Her bir aile 6-7 kişiden oluşurdu; demek ki, yaklaşık 3.000 Ermeni…
-
Hrant Hovhannesi Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1908, Muş) “O Kürt dostun evinde tuvalet yoktu; evin arkasına gidip tuvaletimizi orda yapıyorduk. İşemek için dışarı çıktığımda ablamla ağabeyimin döndüklerini gördüm. Ablamı beş yerinden vurmuşlar; ağabeyimin ise bağırsaklarını dışarı dökmüşlerdi. Gidip ormanın içine girdik. Annem öküzdiliyle o yaraları iyileştirdi. Bir de başımda bir kaşıntıdır başladı. Başımı kaşıyınca elimde iki…
-
Şoğer Abrahami Tonoyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Muş, Vardenis Köyü) “Yaşadığımız ev büyüktü. Bahçemiz yoktu. Evimizde özel bir yer vardı; orda katlanmış yatakları üst üste yığarlardı, yataklar tavana yaklaşırdı. Karyola yoktu. Karanlık bir dünyaydı. Koyun, inek, manda, kısrak beslerdik. Buğday, mercimek, keten ekerdik. On iki mandamız, sekiz ineğimiz, iki yüz koyunumuz vardı. Sabanımız vardı. Beş-altı ev…
-
Arakel Karapeti Davtyan’ın Tanıklığı (D; 1904 Sasun Arivdem Köyü) “1930’da, Taşnak olarak görüldüğü için erkek kardeşimi Sibirya’daki İrkutsk’a götürdüler. Orda 6 yıl kaldı. 1936’da geri geldi. 1937’de gene götürdüler ve kendisiyle birlikte Vardan, Arşak, Nerso ve başka birçoklarının katledildiklerini duyduk.” Sf. 128 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…
-
Khaçik Grigori Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D; 1900 Sasun, Şenik Köyü) “1914’te 18 yaşından büyük erkekleri askere almaya başladılar. O yüzden de erkek çocuk doğunca askere götürmesinler diye cinsiyetini papaza kız olarak kaydettirirlerdi.” Sf. 124 “Çırılçıplağız ve yalınayak; benim ayaklarım kanıyordu. Askerin biri elbisesini çıkarıp, giymem için bana verdi. Masada bir ekmek duruyordu; ekmeği vermedi. Sadece kurutulmuş…
-
Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “İzin verin de şu yüce dağın üzerinde durup, öksüz kalan vatana, onun kutsal kiliselerine, anıtlarına, çiçek kokulu dağlarına, verimli ovalarına, ırmaklarına ve kaynaklarına son bir kez “Hoşçakalın” diyeyim ve bir göçmen olarak az sayıdaki soydaşımla hâlâ açlık ve göçün hüküm sürdüğü, kanın aktığı Doğu Ermenistan’da misafir edilip yaşayayım.” Sf.…
-
Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “28 Haziran (1915) gecesi sabaha kadar Kırdagom, Hasköy ve Hunan’ın büyük ahır ve samanlıklarının içinde on-on iki bin Ermeni kadın, çocuk, yaşlı ve genç alevler içerisinde yanıp kömürleşti. Aynı gece Şeyh Hazret, Musa Bey’in iki kardeşi Khasum ve Nırho beyler, Avran ve çevresindeki köylerde Koloto Zuber ve Çeçenler, Aziz…
-
Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “7 Nisan’da Osmanlı hükümetiyle Ermeniler arasında eşitsiz Van muharebesi başlamıştı. Ahmet Paşa, Aziz Arakelots Manastırı’nın küçük dua yerinin yakınlarında cereyan eden çarpışmalar sırasında Ermeni fedailer tarafından vurulmuştu. Sasun Sancağı mutasarrıfı Servet Paşa, Ahmet Paşa’nın mezarı başında yaptığı konuşmada şöyle diyordu: “Ahmet! Oğlum! Sen rahat uyu! Ben, ölümünün karşılığında senin…