Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Sultan gibi İran Şahı da .. Almanların ülkesiyle ilgilenmesini özendirmeye hevesliydi. Bismarck’a, askeri ve sivil danışman istediğini bildirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bismarck Almanya’nın dış politikasının başında olduğu sürece bu durum böyle kalacak ve yayılmacıları düş kırıklığına uğratacaktı. Ancak 1858 yazında II Wilhelm babasının yerine Alman İmparatoru oldu. Kısa zamanda ateşli bir yayılmacı olduğunu gösterdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır .

  • Alman Kayzer’i Wilhelm, 1914 yazında … İngiltere’ye karşı onun Doğu’daki gücünü sonuna kadar yok edecek bir cihat başlatmaya yemin etti; “Konsoloslarımız ve temsilcilerimiz tüm İslam dünyasını bu yalancı ve vicdansız millete karşı ayaklandırmalıdır.” emrini verdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğu’nun cami ve Pazar yerlerinde Alman İmparatorluğunun gizlice İslam dinini seçtiği söylentileri yayılmaya başlamıştı. Hatta kendisine verdiği adla Hacı Wilhelm Muhammed, kılık değiştirerek Mekke’ye hacca bile gitmişti. Davaya yakın olan Müslüman bilginleri, Kur’an’da Wilhelm’in müminleri kâfir boyunduruğundan kurtarmak için Allah tarafından görevlendirildiğini gösteren esrarengiz ayetler bile bulmaktaydılar. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…

  • 1839’da Sultan’ın hizmetinden Berlin’e dönüşünde amirlerine Türkiye’yi daha dikkatle izlemelerini rapor etti. Ülkenin Alman nüfûzuna hazır bir duruma geldiğini iddia ediyordu. İmparatorluk Balkanlardan geçecek bir demiryoluyla, hem ekonomik hem de askeri açıdan Berlin’e bağlanabilirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kalıtımsal ve meşruti monarşi, belki özellikle demokrasinin ortaya çıktığı zamanlarda halkları bir arada tutabilir. Özellikle çok milletli devletler için geçerlidir.  Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı döneminde İslamlaştırılan, çok zaman babası öldürülen ve bu nedenle bilinmeyen Hıristiyan çocuklarına, baba adı olarak “Abdullah” veriyorlar. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 464) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2012): Abdullah Allah’ın kulu demek.

  • Mustafa Kemal Vahdettin’in “fahri”, bugünkü dille “onursal” yaveridir.           Kemal daha sonraki tarihçilerin yazdıklarının aksine bir mücadeleci değil, bürokratik manevralarla yükselmeyi seven, sayısız Osmanlı subayından birisidir.   Hep şikayetçi, hep hırçın ve son derece kıskançtır; Jön Türk döneminde sivil aydınlar İngiliz yanlısı ve subaylar ise çok büyük ölçüde Alman taraftarı olarak görünüyorlar. Kemal çok küçük istisnadan…

  • Hainlik iddiası bir zamanlar Kemal’in Vahdettin’e yakınlığının üstünü örtmek ve Kemal’le Osmanlı yönetimi arasında ayrılık olduğu izlenimini vermek için, tarihte yaratılmış ve sürdürülen bir terördür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır.  

  • İttihat ve Terakki ilk ciddi gerilla hareketini yapmışlardır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstanbullu için esas sevişme türü, erkeğin erkekle ve kadının kadınla sevişmesidir.  İstanbullunun karşı cinsi sevmesinde Kırım savaşı önemli bir yer tutuyor; savaşta yaralı İngiliz subaylarına hastabakıcılık yapmak ve güzel vakit geçirmelerini sağlamak için İngiliz asil kızları, hemşireciliğin kurucusu Florance Nightingle de bunlar arasındadır. İstanbul’a akın ediyorlar. İstanbullu bunların aşklarını görüyor ve kadın ile erkek arasındaki…

  • Wiltek, Osmanlının yükselme döneminde Ankara’nın büyük orta Anadolu’nun başkenti olduğunu kaydediyor.  Goltz Paşa 1913 yılında resmi bir yazıyla yeni başkent fikrini ortaya atıyor, Çanakkale Boğazı zorlandığı zaman Eskişehir ciddi ciddi başkent olarak düşünülüyor.   Ben Türkiye Cumhuriyetine başkent olarak Bolu Ovasını düşünüyorum.  Bu yörede küçük başkentin çirkinleşmesini imkânsız görüyorum.  Bir de Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Arapların bir…

  • Türkiye’de yeni bir iç savaş dönemine girildiğini gösteren işaretler beliriyor.   İç savaş, devletin egemenlik coğrafyasında otorite yetmezliğini görmesidir.     Birinci iç savaş; .. 15/16 Haziran 1826 tarihinde zamanın düzenli ordusu Yeniçeri Ocağının lağvedilmesiyle sona eriyor.    İkinci iç savaşın tamamlanma tarihi 1926 sayılabilir.  Üçüncüsü, eğer 1968 yılından başlatılırsa 1978 – 1980 yıllarında sona eriyor ya da…

  • Osmanlı medeni kanunu olan Mecellenin bir ilkesi var; sıkışırsa genişler.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • … insanlarımız, iç savaş koşullarında yaşadıklarını bilmek durumundadır.    Her iç savaş bir dış savaştır.   Her düzen sıçraması bir iç savaşla geliyor.   Saptayabildiğim birinci iç savaş; Üçüncü Selim ile başlıyor. Üçüncü Selim Nizamı Cedit kurma girişiminden çıkıyor.    Tanzimat, önce Türkiye’de ilerici sayılmalıdır. Kemalizm, kendisine çok benzediği için reddediyor; Türkiye solculuğu, Kemalizm’i solculuk olarak da yaşatmak istediği…

  • Sultan Yavuz Selim ile Kürt feodallerinin Çaldıran’dan önce yaptıkları anlaşma; .. Osmanlı üst egemenliğini kabul ediyorlar ve bunun karşılığında, feodal iktidarlarını kabul ettiriyorlar. Vergi vermiyorlar ve asker göndermiyorlar.   Mahmut, Hamit (İkinci Abdülhamit), Mustafa Kemal bu düzeni değiştirmeye çalışıyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5-6 Mart gece yarısından sonra Halife Çatalca’dan Eksprese bindirilmiş ve hudut dışına çıkartılmış! Hanedandan 100 kadar erkek ve kadın da çıkarılmıştır. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Karabekir anlatıyor:) Erzurum’dan ayrılacağım sırada Müdafai Milliye Müsteşarı Selahaddin Adil Paşa’dan aldığım bir mektup beni hayrete düşürdü. Mektup şöyle idi;       “Ankara’dan ayrıldığınız çok fena olmuştur. Şarka gitmenizin sırası değil idi. Gazi, tekrar Hilafet ve Saltanatı almak için teşebbüslere girişmiştir. Bu tehlikeli işi ancak siz burada önleyebilmiştiniz. Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Fevzi Paşa’ya…

  • (Rauf Orbay 4 Ağustos 1923’de Lozan’dan gelen İsmet’i karşılamamak için Başbakanlıktan istifa ediyor. Mustafa Kemal üç aday gösteriyor. Bu adaylardan biri olan Fevzi Paşa “Ben siyasetle uğraşmak istemiyorum.” diyor. Fethi Bey; “Başvekilliği yapacak iktidarımın olmadığını, yani aczimi tekrar ederim.” diyor. Sırada Kâzım Paşa var:)  Mustafa Kemal Paşa kati bir tavırla; “-Şu halde Başvekil Kâzım Karabekir’dir.!”…

  • 1 Nisan 1923’de Meclis seçime karar verdi. 6 Nisan’da Mustafa Kemal, Ben, İsmet ve Ankara ile Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyeti İdare Heyetleri toplandık. Yeni intihap (seçim) için umdeleri tespit ve hazırladık.  Müdafai Hukuk gurubunun yeni intihap (seçim) için kabul eylediği dokuz umde (ilke) ve bir noktai nazar (bakış açısı);  Halk Fırkasının Prensipleri;   Umde (ilke)…