Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • “Demokrasi diktatoryadan geçer…. Jakoben diktatoryası olmasa Fransız İhtilali’nin getirdiği burjuva demokrasisi olmazdı.   Mahmut, Senedi-i İttifak-ı (Üçüncü Selim’in memleketin ileri gelenleri ile birlikte, yönetimi paylaştığı ve onlardan yenilikleri destekleme sözü aldığı bir senet)  yırtmakla, önce Ayan’ı sonra da yeniçeriliği ortadan kaldırarak bir diktatorya ve demokrasi düzenine kapıları açmış oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın…

  • “Halil İnalcık şunları yazıyor: “Siyasi tarih bakımından Senedi İttifak, Büyük Ayan’ın devlet iktidarını kontrol altına alma girişimini ifade eder, Gülhane Hattı ise ona karşı Padişah’ın mutlak otoritesini savunarak, merkeziyetçi devlet idaresinin, başka deyimle bürokrasinin işlere mutlak bir şekilde el koymasını ifade eder.” Tanzimat diktatoryası en yüksek noktasına Ali Paşa ile çıktı….. Abdülaziz’in, Ali Paşa’nın (Sadrazam)…

  • “Kendisini özel giysileri ile kabul etmek isteyen Sultan Abdülaziz’i bile “Efendimiz İstirahat buyuruyorlarmış, neden rahatsız ettik.” diye terk ederek, elbise değiştirmeye zorlayan bir Babıali bürokratı oldu. Sf. 397  Medeni Kanunun alınmasını ilk kez önerdi. Olmadı, Ali Paşa döneminde Mecelle (Osmanlı Devletinin Medeni Kanunu) yazıldı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Meclis-i  Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat diktatoryasının özel mahkemesi olarak da çalıştı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 382) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995) İlber Ortaylı; Adli Kararlar Yüksek Kurulu, Ahmet Mumcu ise Adalet-Hukuk İşleri Yüksek Kurulu diye adlandırıyorlar. Bu mahkeme de tıpkı İstiklâl Mahkemesi gibi,…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı’nı okuduğu zaman Hüsrev Paşa Sadrazam’dı. Birkaç yıl sonra Reşit Paşa, Hüsrev Paşa’nın bu görevi sırasında rüşvet aldığını ileri sürerek Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye (Meclisin Yüksek Hüküm Mahkemesi, Yüce Divan gibi) bir özel mahkemeye verdi ve Hüsrev’i mahkûm ettirdi. “Diktatorya için bu gerekti.” diyor Yalçın Hoca. Hüsrev Paşa “gulam”…

  • “Prens Sabahattin tam bir Tanzimat düşmanı olarak ortaya çıkıyor; “Türkiye Nasıl Kurtulur?” adlı eserinde; “Tazimatın özü; İleride gösterileceği gibi, gelirleri bir merkeze toplayarak, büyük bir yönetim hayatı cemaati (topluluğu), yani merkezi yönetim örgütü ile çerçevelenecek bir memurlar topluluğu meydana getirmekten başka bir şey değildir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Büyük Britanya’nın İstanbul Büyükelçisi Sir Henry Bulwer 1857 yılında Türkiye’deki ilk mason locasını kurdu, bunu bir yıl sonra 1858’de Fransız Büyükelçisinin kurduğu, Unıon d’orient (Doğunun Birliği) Locası izledi. Fuad bu locaya kayıt oldu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Osmanlı’da bürokrata erbabı-ı kalem (kalem ustası) deniliyor. Uzun yıllar bürokratı sadece kalem tanıtıyor. Masa kullanılmıyor. Arap alfabesi sağdan sola yazıldığı için masaya pek ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü sağ ele alınan kalem, biraz bükülen vücutla, sol ayak üzerine konulan kâğıda yazılabiliyor.  Latin alfabesinin alınması Türkiye de çok önceleri de tartışıldı. Namık Kemal Bey buna…

  • “Osmanlı fetih modeli üç öğeye dayanıyor. Bir; Fethedilecek yerde toplumsal hoşnutsuzlukları saptamak. İki; Hoşnutsuzluğu ve hoşnutsuzlukları biri birine karşı kullanmak. Üç; Fethedilen yerleri olduğu gibi bırakmak. Bu maddelerin uygulanabilmesi için iki koşul gerekiyor; Bunlardan birisi dinsel bağnazlıktan uzak durma. İkinci koşul ise çok etkin propaganda ve casus ağının kurulması.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I –…

  • “Kilise okullarında Türkçeden başka, batı dillerini ve Grekçeyi çok iyi öğretiyorlar. Ve kilise Osmanlı Devleti’nin tercüman deposu. Tercüman Osmanlı Devletinin dış ilişkilerini yürüten kimsedir. Yunan isyanından sonra bu depodan yararlanılmıyor. Ve Türk aydını yabancı dil öğrenmek zorunda kalıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 171) kitabından…

  • Yeniçerilik, merkezi otoriteyi sınırlayan bir işleve sahip. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 162) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yenilenin aklı, genellikle yenenin gücünün büyüsüne kapılır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.200 ve 202) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı, büyümesi, Osmanlı’da yenileşme ihtiyacını dayatıyor. Hatta modeli de veriyor.

  •  “3.000 yeniçerinin olay sırasında öldüğü, 7-8 bin yeniçerinin yakalanarak idam edildiği ve 200 bin kadarının da İstanbul’dan sürüldüğü.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi, 2. Basım 1985 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mora’da Yunan isyanı çıkmış, Mora Valisi Hurşit Paşa, Tepedelenli’yi bastırmaya gönderiliyor. İsyan 1821’de başlıyor. Mahmut,…

  • Sultan Mahmut’un önceleri sağ kolu olan Hâlet Efendi, önceleri o kadar çok aydını ölüme gönderdi ki, artık devlet ileri gelenleri Hâlet Efendi’yi ancak; “Yazık! Bu çok genç.” veya “Yazık! Bu çok yaşlı.” diyerek ve bir ölçüde durdurabiliyorlardı. Önceleri buna kanan Hâlet Efendi’nin, sonunda “Boynu vurulacak hep orta yaşlıyı ben nereden bulayım?” dediği biliniyor. Alıntı: Aydın…

  • “Yeniçeri ulemadan icazet almadan hiçbir ayaklanma yapmadı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I -Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yavuz ve Kanuni zamanlarında İstanbul’da matbaa vardı. Yahudi ve Ermenilerde var.    İstanbul’a matbaa girmesine ferman var; Türkçe ve Arapça kitap basımına izin yok. … Ulema ayrıcalıklı bir sınıf olduğu için; Yer yer kast özelliği gösteren ve kendi çıkarlarını kıskançlıkla koruyan bir sınıf.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • “Mahmut bir diktatörlüğün temellerini attı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı’dan bir miras var; Kendini korumak, alternatifi yok etmek demek. (1) Sf. 148 Osmanlıda Padişahların kızlarından olan erkek çocukları hemen boğduruluyordu. Mahmut bunu yasakladı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 148 ile 155 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2015): Nazım Hikmet’in Kemal Paşaya hakaret…

  • “Laisizm Türkiye’de İkinci Mahmut’un üç düşmanıyla savaşından ortaya çıktı. Mahmut Yeniçeriliği ortadan kaldırdı. Ancak Yeniçeriliği ortadan kaldırmak, aynı zamanda, İslamik bir tarikatı, Bektaşiliği yerle bir etmek demek oluyordu. Mahmut bunu da yaptı. İslam’ın bir türüne acımasız savaş açtı ve kazandı. Mustafa Kemal’den yüz yıl kadar önce! Tekkeler İkinci Mahmut tarafından kapatıldı. Mahmut ulema (Kadılar ve…

  • 1- Arpalık ve maişetlerin (Devletin bazı arazileri yararlılığı görülenlere vermesi, maişet ise geçim demek) iltizam (ömür boyu , sürekli mülk kullanma hakkı) ….verilmeyerek,  emanet yoluyla ve belli bir ücret karşılığında ehliyetli ve insaflı naiplere (naip; başkasının yerine, burada devletin yerine bir işi idare eden güvenilir kişi) verilmesi. (1) 2- Anadolu ve Rumeli kadılarından hastalıklı ve…