Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • “İşgal kuvvetlerinin ve komiserlerinin hükümete verdikleri ortak önerge gösteriyor ki, İstanbul Hükümeti pençe altında ve kötü sıkıştırılmaktadır. Mustafa Kemal bunlara yardım edeceğine o da sıkıştırıyor. .. Hükümet… Mustafa Kemal’in bu hallerine bakıp kızmayarak, Anadolu’ya harıl harıl cephane göndermişlerdir.“ Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 602, 603) kitabından…

  • “Ferit Paşa (Sadrazam Damat Ferit) işgal kuvvetlerine karşı bir kuvvet elde etmek ihtiyacını hissetmiş. Bir rivayete göre de bu ihtiyacı hisseden Vahdettin’miş. Bu kuvvet Anadolu’da, Ordular ve halktan askeri bir kuvvet yapıp bunu işgal kuvvetlerine ve Padişah’a muarız (arızalı, karşıt) gösterip bunlara istiklâl (bağımsızlık) talep ettirmekmiş (istetmekmiş). Bu projeyi fiile (uygulamaya) çıkartmak için Mustafa Kemal’i…

  • “Suriye’ye tayin ediliyor. İngilizlere müthiş surette mağlup oluyor, orada İsmet’te bir Kolordu Kumandanı.  (Mustafa Kemal) az kalsın esir oluyor. Ali Fuat ve İsmet kurtuluyor perişan Anadolu’ya kaçıyorlar. Mustafa Kemal bu yenilgiden sonra İstanbul’a geliyor. Hem de İzinsiz. Perişan ordu enkazını arkasında bırakarak. Bu Ordu İngilizlere 65.000 esir vermişti. … Hürriyet ve İtilaf Fırkasına giriyor. O…

  • “Meclis’in son toplantısı açıldı. Kürsüye çıktım, Protestoname’yi (Meclis’in İngilizler tarafından işgalini protesto eden bildiriyi) okudum. “Meclis’i geçici ve süresiz olarak tatil ediyoruz ve bu darbeyi bütün dünya Meclislerinde protesto ve bu belgemizi tarihe tevdi ediyoruz (bırakıyoruz)” dedim. Reis oylamaya koydu, ittifakla (bütün üyelerin kabulü ile) kabul edildi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur…

  • “Bir komisyon kuruldu, Misak-ı Milli’yi yaptı. Komisyonda, Rauf, Abdülaziz Mecdi, Yusuf Kemal (Tengirşek), ben ve on kadar arkadaş vardı. Rauf ve Mecdi Suriye’yi de hududa dâhil etmek istediler ben reddettim.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.515) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tevfik Paşa Kabinesinin Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa; “Herkes servet yapıyor. Biz böyle duruyoruz. Gerçi sizin için küçük ama İstanbul Polis Müdürlüğünü kabul ediniz. Varidatlı (varlıklı, geliri iyi olan) bir memuriyettir. Ortaklaşa servetimizi yapalım.” dedi. “Ben bu işin ehli değilim yanlış kapı çaldınız.” dedim.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1.…

  • “Sadrazam İzzet Paşa Kabinesinden Rauf’u (Rauf Orbay Paşa) ateşkesi imzalamak için Mondros’a yollamışlar. Bu adam (Rauf) her bulunduğu işte bir zekâ gösterememiş, daima berbat etmiştir. En muzır  (zararlı) bir Ateşkes imzaladı. Ve hatta bunu, Hükümete haber verip de ondan cevap gelmesini beklemeden yapmıştır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968…

  • “Bulgar ordusu Tekirdağ’ında ve daha yukarılarda bulunuyordu. Gelibolu Şibih Ceziresini (kısmını) savunmak için bir Ordu gönderilmişti, bu ordunun Erkân-ı Harbi (kurmay subayları) Fethi ve Mustafa Kemal’di. Enver’in tertibi (düzenlemesi) üzerine aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edeceklerdi, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı fakat Enver’in hücumunu beklemeden Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı.…

  • “Ali Kemal ve beni ve daha birçoklarını Bekirağa bölüğüne tıktılar. Ertesi günü Cemal Paşa hapishaneye gelmiş, beni çağırttı; “Kaleminden zehir damlıyor, seni hudut dışına çıkartacağız. Vücudun bu devletin asayişine (güvenliğine) muzırdır (zararlıdır) ..” dedi. Ben kabul etmeyince, beni sokakta öldürmekle tehdit etti… Çıktık. Cemal kapalı araba ile gitmemi yoksa sokakta öldürüleceğimi söyledi. Ve öyle yaptık.”…

  • İtalyan ordusu Trablusgarp’a çıktı, o dönem Sadrazam, İbrahim Hakkı Paşa idi. İtalya’nın İlan-ı Harp resmi yazısı gelmiş. Sadrazam gece kulüpte imiş, oyun oynuyormuş. Kâğıdı okumadan cebine sokmuş, 24 saat de cebinde unutmuş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluşunda büyük katkım var.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.339) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Rıza Nur bu arada hapse girip çıkıyor, hapisten çıkışta, İngiliz Sefiri Fish Moris’in etkisi var. Rıza Nur sırtını İngiltere’ye mi dayamış?

  • “Bir akşam Tokatlıyan’da yemek yerken Sada-yı Millet Gazetesi yazarı Ahmet Samim eliyle dışarı gelmemi işaret etti, çıktım. İleride duran bir subayın yanına götürdü. Bana tanıttı, Subay pek sarhoştu.. Ahmet Samim bana dedi ki; “Bu yüzbaşı bana tabancasını gösterdi. Bununla şimdiye kadar yedi kişiyi öldürdüm, seni de bununla öldüreceğim dedi. Bunlar beni vuracaklar.” dedi. Bu subay…

  • “Erat (erler) ve halk çok dindardı, genç subaylar dini ihmal ediyorlardı. Cemiyet-i Muhammediye bunları değerlendirmiştir. Bunların başı Hamdi Çavuş’tur. Hamdi Çavuş 31.03.1909’dan önce Saray’a gider, Padişahı görmek ister, göremez, Mabeyincilerden (Padişah Özel kalemi) birisine Padişahın başa geçmesini rica eder. Abdülhamit reddeder, bunun üzerine Hamdi bir sabah erkenden kendi askerlerini ayaklandırır, nerede bir subay görürlerse tevkife…

  • “Hürriyet ve İtilafçı Kamil Paşa, Sadrazam. Ermeni Nardokyan’ı Hâriciye Nazırı yapmışlardı. Şiddetli Ermeni istiklâlcisi idi. Nitekim Harbi Umumiden (Genel Harpten, 1.Dünya harbinden ) sonra Avrupa’da Ermenilerin başına geçmiş, Ermeni bağımsızlığı için açıktan çalışmış. ..İttihatçılar her yerde askere harp etmemeleri hakkında propaganda yapıyorlarmış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 –…

  • Halaskârlar işini emniyetle yaptık. Yakovalı Rıza Bey Sinop’ta tutuklu idi. Kaçıracağım, gidecek Arnavutluk’ta isyan çıkaracak. Bu sırada affedildi. İsyan başlamıştı, gidip katıldı. İttihat kabinesini devirdik… Gazi Muhtar Kabine reisi idi İttihatçı Meclis-i Mebusan’ı feshetti. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994):…

  • “Bir makale yazıp Yeni Gazete’de neşrettim (yayınladım). “Bu Meclis değil, adi, cansız bir makine.” ilk muhalefet bayrağını açmış oluyordum. Meclis’te Talat beni gördü. Suratı çamur gibi idi. Kulağıma eğilip “Kefenini hazırla!” dedi. ..Yaparlar mı? Yaparlar! Mukaddes Cemiyet; İttihat ve Terakki boyuna adam öldürüp duruyor. Selanikli Rami beni Meclis’te ölümle tehdit etti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…

  • “Seçim Kanunu Abdülhamit’in ilk döneminde yapılmıştı. İki dereceli seçim idi. Bu seferki seçim tek dereceli seçim. .. Yaşımın otuz iki ay geçmiş olduğu anlaşıldı. En genç Mebus olduğum için kâtip oldum.“ Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Dr. Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): İki dereceli…

  • “Emanuel Karasso, Yahudi, İtalyan vatandaşı ve casusu, Talat Paşa’nın baş dostu, Mebus oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tramvay yolundan İngiliz sefarethanesine kadar geldik, içeriye girdik, benim zorum buraya gelmek, İngilizlerin Türk milletine yardımını istememdi. … Zannediyordum ki İngilizler bize yardım eder, meşrutiyeti yaptırır. Otuz yaşımda Profesör Doktordum ama ne saf çocuk muşum?” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir şeyi ve hakkı söylemek lâzım. Abdülhamit her şeye rağmen borç ödemiş, borç yapmamıştır. Bu borçlar Mecit (Abdülmecit) ve Aziz (Abdülaziz) zamanları israfatındandır. .. Bu borca İttihatçılar epeyce borç kattılar.”      Alıntı: Tek Adam 3, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Her devirde emperyalistler borçlananı seviyor, ödeyemeyene kızıyorlar.