Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Pozitif Bilimler
-
“Her hangi bir nebuladan bize ulaşan ışığı prizmadan geçirerek kendi tayflarına ayırırsak, tayf çizgilerinin kırmızıya çalan bir mahiyet arz ettikleri görülür. Bu normal olarak bir “Çifte Tesir”in varlığını gösterir. Yani ışık kaynağının aynı zamanda dünyadan da uzaklaşmakta olduğu şeklinde yorumlanmasını gerektirir. Eğer bu kırmızıya kayma yorumu isabetli ise, nebulaların bizden uzaklaşmakta oldukları ve bize uzaklıkları…
-
BAKKAL’IN NOTU (2007): Evrenin kanunlarını anlamaya çalışan Termodinamik bilimi, sıcaklığın dinamiğini inceler. Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası; “Eğer iki sistem birbiriyle etkileşim içerisinde iken, aralarında ısı veya madde alışverişi olmuyorsa bu sistemler dengededir” der. Cisimlerde sıcaklık, elektronların titreşimi ve birbirlerine çarpmaları sonucu oluşur. Elektronları daha çok titreşen cisimler diğerlerine göre daha sıcak cisimlerdir. Öte yandan elektronlar titreşirken…
-
II. Abdülhamit “Ahmet Vefik Paşa Robert Koleji arsasını Amerikan misyonlarına satmakla Türkiye’yi büyük bir gaileye (sıkıntıya) soktu. Kendisi de Kayalar Kabristanı’nda çan sesi dinleyerek yatsın.” diyor. Robert Koleji 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur. Bulgar ihtilalcisi ve Robert Kolej öğrencisi Mateef “Dr S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girdiyse Hristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için, …
-
“Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı. ..eğer…
-
Güneş kendi ekseni etrafında 25,5 günde Merih ise 24 saat 37 dakikada döner. Alıntı: Allah ve Modern İlim – Abdurrezzak Nevfel, kitabından birebir alınmıştır.
-
Eğer vücudumuzun atomlarını, çekirdekleri arasında boşluk kalmayacak şekilde sıkıştırabilseydik, vücudumuz mercekle bile zor görülecek kadar küçük bir toz zerresi olurdu ama ağırlığımız aynı kalırdı. Prof. Jouliot-Curie Alıntı: Allah ve Modern İlim – Abdurrezzak Nevfel, kitabından birebir alınmıştır.
-
“El Biruni; (Ölümü MS. 1050) Dünyanın yaşamı, mukaddes kitaplarla değil yer katmanlarında meydana gelen değişiklikleri araştırarak öğrenilir. Kültür hayatındaki değişmeleri de eski yapıların harabelerini inceleyerek anlıyoruz…. İnsan yaratılış olarak anarşiye meyilli ise de kendi hayatını koruma altına alma ihtiyacı yüzünden toplumsal ve ekonomik kanunlar yaparak kendisini bunların çerçevesine sokmak ..mecburiyetinde kalmıştır. .. İnsan, birbirine aykırı…
-
“Materyalist tarih anlayışına göre; Dünyayı idare eden güç ilahi ve tabiatüstü değildir. Bu anlayışın savunucuları ya Darwin’in canlıların kökeni ve yaşamak için mücadeleleri görüşünü esas alarak, toplum ve devletler tarihinde tıbbi, biyolojik etkenlerin tesirini belirlemek isterler veya Karl Marks’ın ileri sürdüğü Ekonomik etkenlerin etkisini belirlemek isterler. Materyalist tarih anlayışına göre (Marks, Engels, Lenin’ e göre)…
-
El Biruni; bugün Fergana vilâyetinde Şurab kömür ocakları ve Neftabad yanında, mevcut olan İsfara şehrinde evlerdeki ocakların borularla getirilen gaz ile ısıtıldığını anlatmıştı. 11. yüzyılda kalorifer tesisatı varmış. Alıntı: Türkçülüğün Mukadderatı Üzerine – Zeki Velidi Togan, (s. 36) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.
-
Yerleşik tarım hayatına geçmeden önce insanlar köpekten başka evcil hayvan beslemeksizin bitkileri toplayarak ve hayvanları avlayarak yaşadıkları bir tarım öncesi devir geçirmişlerdir. Bunlar ancak kendi imkânları içindeki bölgede avlanıp istismar ediyorlardı. Onun için bu devrin insanlarına “mikro çevre istismarcısı (sömürücüsü)” denir. Alıntı: Köy Sosyolojisi – Amiran Kurtkan (s. 16) kitabından alınmıştır.