Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Pozitif Bilimler
-
Doğal seçilim, bir canlıda kendisine zararlı olacak hiçbir şey üretmez, çünkü doğal seçilim sadece her bireyin iyiliği için çalışır. Paley’in dediği gibi, hiçbir organ, sahibi için acı yaratması veya zarar vermesi için oluşmaz. Eğer her parçanın iyi ve kötü etkilerinin dengesine dikkat edilirse, her biri bütünde avantajlı bulunacaktır. Belli bir süre sonra, yaşamın değişen koşulları…
-
Doğa neden yapılar arasında sıçramalar yapmamıştır? Doğal seçilim kuramıyla, bunun neden böyle olduğunu anlayabiliriz; çünkü doğal seçilim, yalnızca ufak ardışık değişimlerden yararlanarak işler; sıçrama yapmaz, kısa ve yavaş adımlarla yürür. Sf. 206 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bunu şu örnekle açıklayabilirim: birisi çok dağlık bölgeye, ikincisi dar bir vadiye, üçüncüsü de tabanda geniş alanlara uyum sağlamış üç çeşit koyun ele alındığında, üçü de aynı denge ve beceriyle, seçilim yoluyla sayılarını artırmaya çalışacaklardır. Bu durumda, dağlarda veya düz alanlarda neslini artırmaya çalışanların şansı, dar alanda daha az sayıda yaşayanlara göre çok daha fazla…
-
Dölü, ebeveynlerinden en ufak biçimde farklılaştıran neden her neyse,- her birinin bir nedeni vardır- bireye yararlı olduklarında, doğal seçilimle bu farklılıkların düzenli olarak biriktirilmesi, yapıdaki en önemli değişikliklere yol açar ve böylece, dünya yüzeyindeki sayısız canlı birbirleriyle mücadele ederek, en iyi uyum sağlayanı, neslini sürdürür. Sf. 184 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan…
-
Yaşlı Geoffrey ve Goethe, aynı zamanda, gelişmenin dengelenmesi veya telafisi kanununu ortaya sürdüler veya Goethe’nin dediği gibi, ‘doğa, bir yönde harcayabilmek için, öbür tarafta ekonomi yapacaktır. Bunun, evcil hayvanlarımız için bir derecede geçerli olduğuna inanıyorum: eğer besin bir organ veya bölüme fazla akarsa, en azından başka bir bölüme fazla akmayacaktır; böylece bir ineğin hem çok…
-
Bazı yazarlar tarafından söylendiği gibi, birbirine benzeyen parçalar, birleşme eğilimindedirler; bu genellikle azman bitkilerde görülür; taç yapraklarının birleşip tüp oluşturduğu gibi, normal yapılarda da, birbirine benzeyen yapıların birleşmesinden daha doğal bir şey yoktur. Sf. 161 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kullanma ve kullanmamanın etkileri; İlk bölümde bahsedilenlerden, evcil hayvanlarımızın, belirli organlarını kullanmasının, o bölümleri büyüterek geliştirdiği ve kullanmamasının da zayıflattığı ve bu değişimlerin kalıtımsallaştığı şüphe götürmez. Sf. 153 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.
-
İklim, yiyecek vs.nin, bir bireyi ne kadar doğrudan etkilediğini bilmek çok zor. Bana göre, bu etki, hayvanlarda çok az ve herhalde bitkilerde daha çok olmalı. Sf. 151 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bölüm Özeti: Değişen yaşam koşulları altında, uzun çağlar boyunca, organik varlıkların, yapılarının bazı parçalarında değişim gösterdikleri bence tartışılmaz; sayıdaki hızlı geometrik artışa bağlı olarak, her türün, bazı çağ, mevsim veya yıllarda yaşam için çetin bir mücadeleye girişeceği de tartışılmazsa; o zaman, tüm organik canlıların, yapı, form ve alışkanlıklarda sonsuz farklılaşma yaratan, birbirleri ve varolma koşulları…
-
Unutulmamalıdır ki, bu rekabet, yapı, form ve davranışlarında birbirlerine yakın formlarda en çetin şekilde olacaktır. Sf. 142 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.
-
Az farklılaşmış bir yapıda olan hayvan cinsleri, çok farklılaşmış olanlarla rekabet edemez. Sf. 136 Ayrıca genel olan ve geniş alan kaplayan türlerin, az olan ve dar yer kaplayanlara göre daha çok değiştiklerini görmüştük. Sf. 137 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 136, 137) kitabından birebir…
-
Değişen ve gelişenlerle yakın mücadele içerisinde olan formlar, doğal olarak en çok olumsuz etkilenenler olacaklardır. Varolma Mücadelesi bölümünde de gördüğümüz gibi, yakın yapı, form ve alışkanlıklarda olan çok yakın formlar,- aynı türün çeşitleri, aynı cinsin türleri- birbirleri ile en çetin mücadeleleri gerçekleştireceklerdir. Sonuç olarak, her yeni çeşit veya tür, yapılanma sürecinde, en çok yakın türüne…
-
Az birey tarafından temsil edilen bir formun, mevsimin veya düşman sayısının dalgalanmalarında, nihai yok olma şansı artacaktır. Sf. 130 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
-
Doğal Seçilim İçin Elverişli Koşullar; Bu anlaşılması güç bir konu. Büyük miktardaki kalıtımlaşabilir ve farklılık sağlayabilecek çeşitlilik, avantajlıdır, ama inanıyorum ki, sadece kişisel farklılıklar da işe yarayacaktır. Belirli bir avantajlı farklılaşmalar sürecinde, daha iyi olabilme şansı verilen birçok birey, daha az bir değişimle yetinecektir ve bu başarı için önemli bir faktördür. Doğa, doğal seçilim için…
-
Varolma mücadelesi, kaçınılmaz olarak, canlıların hızlı üreme eğiliminin sonucu oluyor. Doğal yaşamı boyunca birçok yumurta veya tohum üreten her canlı, yaşamının bazı bölümlerinde, bazı mevsimlerde veya bazı yıllarda yok olma ile karşılaşır, aksi halde geometrik büyüme kuralına göre, sayıları o kadar büyür ki, hiçbir ülke yeterli besini sağlayamaz. Böylece yaşayabilecek miktardan çok canlı ürerse, her…
-
Evcil olup, kulakları düşük olmayan bir hayvan gösterilemez; bazı yazarlar, bunun kulak kaslarının kullanılmamasına bağlı olduğunu söylemektedirler, çünkü bu hayvanlar artık tehlike nedeniyle kulaklarını dikmemektedirler. Sf. 40 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dahası, Doğal Seçilimin, değişimin ana nedeni olduğuna ama tek nedeni olmadığına inandım. Sf. 35 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her türde, yaşayabilecek miktardan çok bireyler doğarsa; yaşamın karmaşık ve bazen değişen koşulları altında, kendisine avantaj sağlayacak herhangi bir anlamda, biraz farklılaşan canlının yaşama şansı artacak ve doğal olarak seçilecektir. Kalıtımın güçlü kuralıyla, seçilmiş bir çeşit; yeni ve değişmiş şeklini çoğaltacaktır. Sf. 34 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı…
-
Giriş bölümünden; “Origin, temel olarak bir ekonomi çalışmasıdır; bir doğa ekonomisidir; ve 1980 tarihinden sonra, Sovyet komünizminin çöküşüyle birlikte serbest ekonomi ve neo-liberalizmin yükselmesiyle, kapitalist ekonomik ilişkilerin genel kabul görmesi sonucunda, bu sosyo-ekonomik düzenin diğerlerinden daha ‘doğal’ olduğunu sanki okuyucuya açıklamaya çalışmaktadır. Origin’in dilinin modern şirketlerin yönetim kurulu odası dili olduğunu söylememek,- zayıfın yok olduğu…
-
Araştırmacılar genetik tekniklerle vazopresin düzeylerini yükselterek, çok eşli türleri tek eşli davranışlarına yönlendirebilmektedirler. Sf. 100 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.