Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Pozitif Bilimler

  • Newton saat gibi tıkır tıkır çalışan, yaratıcı tarafından harekete geçirildikten sonra kaçınılmaz tek bir yol izleyen bir evren öngörmüştü. Bu görüş özgür iradeye yer bırakmaz, dolayısıyla bilimin soğuk ve katı olduğu inanışının ilk kaynaklarından biri olabilir. Bu görüş aynı zamanda radyo, televizyon, radar, cep telefonu, ticari uçak, iletişim uyduları, insan yapımı elyaf, plastik ve bilgisayarı…

  • Algoritma kavramı (bir problemi çözmenin sistematik prosedürü) bunlardan biridir (algoritma adı, Arap cebirci El- Harezmî’den geliyor). Sf. 309 Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 309) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ama matematikte sonuçlar sınırlı değildir ve görmezden gelerek mantıksal çelişkilerden kaçamazsınız. Matematikte kanıtlanmış olan bir şey başka kanıtlarda da kullanılır. 0=1 olduğunu kanıtlarsanız bunun yol açacağı pisliği temizleyemezsiniz. 0=1 derseniz bütün sayılar eşit olur. Şöyle ki, x herhangi bir sayı olsun, 0 = 1 ile başlayıp bunu x ile çarpalım. O zaman 0 = x…

  • Russell’ın önerdiği daha az formal olan paradoks şöyledir: köyde kendi kendine traş olmayan herkesi berber tıraş ediyor. Berberi kim tıraş eder? Kendisini tıraş ediyorsa, tanım gereği bu kişi köy berberidir, kendisidir! Kendisini tıraş etmiyorsa, tıraş eden berberdir, yani yine kendisidir. Bazı mantık oyunları bir yana (örneğin berber bir kadın olabilir), olası tek sonuç böyle bir…

  • Uzay zamandaki herhangi bir noktaya olay deniyor. Olay, zamanın herhangi bir anında parlayan ve sonra yine sönen nokta-parçacık gibidir. Görelilik gerçekten olayların fiziğiyle ilgilidir. Geleneksel mekaniğe göre uzayda hareket eden bir parçacık t zamanında (x(t), y(t), z(t)) koordinatlarını işgal eder ve bu konum zamana bağlı olarak değişir. Minkowski’nin uzay zaman bakış açısına göre bu tür…

  • Evrenin şekli nasıldır? Bu soru çok basit görünse de cevaplaması zor (kısmen evren çok büyük olduğu için, ama esas olarak evrenin içinde bulunduğumuz ve geride durup evreni bir bütün olarak göremeyeceğimiz için zor). Gauss’a kadar giden bir analojiye göre, yaşadığı yüzeyi sadece o yüzeyin sınırları içinde gözlemleyen bir karınca, o yüzeyin düzlem mi, küre mi,…

  • Türev ve integral alma, daha eski matematikçilerin yaratıcılığını kısıtlayan problemleri çözer. Türev alma kullanılarak hız, teğet, maksimum ve minimum çözülebilmiştir, integral alınarak uzunluk, alan ve hacimler hesaplanabilmiştir. Dahası da var. Doğadaki örüntülerin (dallanmaların) türev ve integral hesabı diliyle yazılmış olması şaşırtıcıdır. s.140 Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç,…

  • Türev almanın ters işlemi integral almadır. f(x)’in j f(x)dx şeklinde yazılan integrali, türevi alındığı zaman f(x)’i veren fonksiyondur. İntegral, geometrik olarak/fonksiyonuna ait grafiğin altında kalan alanı temsil eder. dx belirli integrali, x = a ile x= b değerleri arasında kalan grafiğin altındaki alandır. s.139 Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri;…

  • Newton’ın temel hareket yasası (bazı ek yasalar da var), hareketli bir cismin ivmesinin ve kütlesinin çarpımının, cisme etki eden kuvvete eşit olduğunu belirtiyor. Hız, konumun türevidir ve ivme de hızın türevidir. Dolayısıyla Newton yasasını ifade etmek için bile konumun zamana göre ikinci türevini almamız gerekiyor. Bu ifade günümüzde aşağıdaki gibi yazılıyor.  d2x / dt2  s.137…

  • Örneğin 103=1000 olduğuna göre, 1000 sayısının (10 tabanlı sayı) logaritması 3 olur. Logaritmanın temel özelliği şu üslü ifade kuralına uygundur: s.88 Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diyofantus bütün sayıların pozitif olması gerektiğini düşünmüş ve negatif denklem çözümlerini kabul etmemişti. Hindu matematikçilerse, mali hesaplarda borcu göstermesi açısından negatif sayılan faydalı bulmuşlardı (birine borçlu olmak, cebinde hiç para olmamasından daha kötüdür, o yüzden borcun sıfırdan küçük olması gerekir). Cebinde 3 pound varsa ve 2 pound ödersen, cebinde 3-2 = 1 pound kalır. Benzer…

  • Bilimde önemli olan, doğru olduğuna yürekten inandığın şeyin yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışmaktır. Aksini kanıtlamaya çok çalışıldığı halde hayatta kalan fikirler, büyük olasılıkla doğrudur. s.44 Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunan matematikçiler, insanlığın gelişmesine iki hayati fikirle katkıda bulundular. Bunlardan daha kolay fark edileni, geometrinin sistematik olarak kavranmasıdır: Geometriyi araç olarak kullanan Yunan matematikçiler gezegenimizin büyüklüğünü ve şeklini, güneş ve ayla olan ilişkisini, hatta güneş sistemindeki diğer gezegenlerin çapraşık hareketlerini anladılar. Bunun yanı sıra tünel kazma çalışmalarında geometriden faydalanarak inşaat sürelerini yarıya indirmeyi başarmışlardır. Savaş…

  • Öklit, kendisinden önceki matematikçilerden farklı olarak bir teoremin doğru olduğunu söylemekle kalmamış, kanıt sunmuştur. s.31 Kanıt nedir? Kanıt, her adımın mantıksal sonucunun, bir sonraki adımı teşkil ettiği matematiksel bir yolculuktur, öne sürülen her ifade, önceki ifadelere dönerek ispat edilmeli ve önceki ifadelerin mantıksal sonucu olduğu gösterilmelidir. Öklit, geriye dönük bu işlemin sonsuza kadar devam edemeyeceğini…

  • Pisagorcu sayısal evren kavramının ampirik karşılığı müziktir. Pisagorcular, uyumlu sesler ile basit sayısal oranlar arasında belirgin bağlantıyı fark ettiler. Basit deneyler yaptılar; tele vurup belirli bir perdeden ses elde ettikten sonra, boyu o telin yarısı kadar olan bir tele vurduklarında son derece uyumlu bir ses, şimdiki deyişle oktav elde ettiler. Tel boyu üçte iki olduğu…

  • Farklı türlere ait canlılar çiftleştiğinde kendi aralarında üreyebilen yavrular doğuramadığından, türlerin kaynaşması mümkün değildir. Goriller şempanzelerle, zürafalar fillerle, köpekler kedilerle birleşemez. Sf. 103 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Verinin sahibi kim? DNA, beyin ve hayatıma ait veriler bana mı, devlete mi, bir şirkete mi, yoksa insanlığın tamamına mı ait? Devletlerin verileri kamuya açmasının şart koşulması muhtemelen büyük şirketlerin gücünü dizginler ama bu da ucube dijital diktatörlüklere yol açabilir. Siyasetçilerin müzisyenleri andıran bir yanı vardır ve çaldıkları enstrüman insanların duygusal ve biyokimyasal sistemidir. Sf.…

  • 1.Bilinç bir şekilde organik biyokimyaya bağlı olduğundan inorganik sistemlerde bilinç yaratmak asla mümkün olmayacak. 2.Bilinç organik biyokimyaya değil zekâya bağlı ve bilgisayarlar bilinç geliştirebilir, belli bir zekâ seviyesine erişmek için de bilinç geliştirmeleri gerekir. 3.Bilinçle organik biyokimya ya da üstün zekâ arasında bir bağlantı olması şart değil. O yüzden bilgisayarlar bilinç geliştirebilir ama bu şart…

  • Algoritmalar bizi daha iyi tanıdıkça otoriter hükümetler de vatandaşları üzerinde Nazi Almanya’sını gölgede bırakacak derecede mutlak bir kontrol elde edebilir. Ve bu tarz rejimlere direnmek tamamen imkânsızlaşabilir. Bu rejim nasıl hissettiğinizi bilmekle kalmayacak; size ne isterse onu hissettirebilecek. Diktatör, vatandaşlara sağlık hizmeti ya da eşitlik getirmese de muhalifleri değil de kendisini sevmelerini sağlayabilecek. Şu anki…

  • Ekim 2017’de yaşanan trajikomik bir olay: Filistinli bir işçi Facebook sayfasında işyerindeki buldozerin yanı başında çekilmiş bir fotoğrafını paylaştı. Fotoğrafın altına da “Günaydın!” yazdı. Otomatik bir algoritma Arap harflerinin transliterasyonunda ufak bir hata yapıp harfleri “günaydın anlamına gelen “Ysabechhum” olarak değil de “saldır” anlamına gelen “Ydbachhum” olarak algıladı. Adamın buldozerle insanları ezmeyi planlayan bir terörist…