Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Pozitif Bilimler

  • Evren, ilkeler ya da yasalar -insan zihni tarafından kavranabilen yasalar- tarafından işletilen bir makinedir. Sf. 46 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stephen bir kara delik oluştuğunda ve akabinde ışıma yayarak tamamen buharlaştığında, kara deliğin içine düşen bilginin dışarı çıkamayacağına ilişkin zorlayıcı ve neredeyse su geçirmez bir kanıt ortaya koymuştu. Buna göre bilgi, kaçınılmaz olarak kayboluyordu. Bunun radikal olma sebebi kuantum fiziğinin açık bir şekilde bilginin hiçbir zaman bütünüyle kaybolamayacağında ısrar ediyor olmasıdır. Dolayısıyla Stephen haklıysa kara…

  • İşte insan hakları, kişilerde insanın olanaklarını koruma talepleri olarak, yani hiçbir kişinin insan olarak olanaklarını gerçekleştirmede doğrudan doğruya veya dolaylı olarak engellenmemesini -ama yalnızca bunda engellenmemesini- talep eden pratik ilkeler olarak anlaşıldıklarında; temel insan haklarının kısıtlanabilirliğine ilişkin her sav, ama aynı zamanda tanınan hakların kısıtlanamazlığına ilişkin her sav düşer. Bazı hakların korunmasına öncelik vermekle ilgili…

  • Bu yanlış bir soru. Türlerin Kökeni adlı eserinde ve sonraki yayınlarında Darwin, birçok teori geliştirmiştir, bunlardan beşi, en önemli olanlarıdır (bkz. Bölüm 4). Evrim ve ortak köken teorisi, Türlerin Kökeni adlı eserin 1859 yayınlanmasından birkaç yıl sonra biyologlar tarafından kabul görmüştü (bkz. Çerçeve 5.1). Bu, ilk Darwin devrimiydi. Diğer üç teori, yani kademecilik, türleşme ve…

  • Bu tür özgeciliğin doğal seçilim tarafından destekleneceğini tartışmaya gerek yoktur. Bir ebeveynin, yavrusunun esenliği ve yaşamım sürdürmesi için yaptığı bir hareket, kendi genotipini korur. Sf. 318 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Psikologlar, elli yıl boyunca şempanzeye dil öğretmeye çalışmışlar, ama bir sonuç alamamışlardır. Şempanzelerin sentaksı algılayacak sinir donanımından yoksun oldukları görülmektedir. Dolayısıyla, geçmişten veya gelecekten konuşamazlar. Dili keşfeden atalarımız, okuma ve yazmanın keşfinden çok önce zengin bir sözlü gelenek geliştirebilmişlerdir. Konuşmanın gelişmesi, beynin, özellikle bilgi depolamayla ilgili kısımların (bellek) büyümesi üzerine büyük bir seçilim baskısı uygulamıştır.…

  • İnsanın atalarının tüm tarihindeki en hızlı beyin büyümesi, Homo ortaya çıktığı zaman gerçekleşmiştir. Homo rudolfensis ile Homo erectus, çevrelerine karşı savunmasız konumlarıyla baş edip, yaşamak için maharetlerine güvenmek zorundaydılar. Beynin büyümesi için muazzam bir seçilim baskısı olmuş olmalıydı fakat bu büyüme, yeni sorunlar ortaya çıkarmıştı. Daha büyük beyni olan bebeklerin kafaları da daha büyük olacaktı…

  • Afrika’da iklim bozulmaya başlamıştı. İklim, daha kurak bir hale geldiği için ağaçlık savanlar zarar görmüş, ağaçlar giderek ölmüş ve ortam yavaşça çalılık savan haline dönüşmüştü. Bu durum, ağaçsız bir savanda tamamen savunmasız kaldıkları için Australopithecus’u, güvenli sığınaklarından mahrum etmişti. Australopithecus daha hızlı koşan aslanların, leoparların, sırtlanların ve vahşi köpeklerin tehdidi altındaydı. Boynuz ve güçlü köpek…

  • Dik duruşun, elleri ve kolları, başka görevlere, özellikle alet yapımı ve kullanımına olanak sağlayacak şekilde serbestleştirdiği öne sürüldü. Bu görev, beyin faaliyeti gerektirdiği için, insan beyninin büyümesine neden oldu. Bu nedenle bipedalizm insanlaşmanın en önemli sıçrama tahtası olarak kabul edildi. Bu mantık zinciri, artık tatmin edici değildir. Australopithecus  milyon yıldan fazladır bipedal olduğu halde, beyin…

  • Sonuçta, Australopithecus’un, küçük vücut, eşeysel dimorfizm (erkekler, dişilerden yaklaşık yüzde 50 oranında büyüktür), küçük beyin, uzun kol, kısa bacak gibi atasal şempanze karakterlerinin çoğunu değiştirmeleri gerekmiyordu. Sf. 299 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 299) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şempanze Aşaması: Yağmur ormanında yaşayan kuyruksuz maymunlar, genelde ağaçtan ağaca brasiyasyon (ağaç dallarına kollar aracılığıyla asılıp, salınarak devinme) yoluyla geçerler. Başlıca besinleri, yumuşak meyveler ile yumuşak bitkisel maddelerdir (yaprak, sap, vs.). Küçük beyin ve büyük ölçüde eşeysel dimorfizm, kuyruksuz maymunlar için tanımlayıcıdır. Ömürlerinin büyük bir kısmım ağaçlarda geçirirler ve bipedalizm için bir seçilim baskısı bulunmaz.…

  • Bir organizma, bir parçası diğerini etkilemeksizin değişmesi mümkün olmayan, özenle dengelenmiş, uyumlu bir sistemdir. Sf. 272 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bununla birlikte, canlı doğanın daha yakından incelenmesi, vahşet ve israfın endişe verici boyutlarda olduğunu ortaya çıkarmıştı. Bilim insanları, doğal âlemi daha çok anlamaya başladıkça şefkatli bir yaratıcının kusursuz tasarımlarının inandırıcılığı giderek azalmıştı. Tanrı’nın, yaratma görevini nasıl yürüttüğü düşüncesi daha da ciddi zorluklar doğurmuştu. Sf. 191 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri;…

  • Darwin, Türlerin Kökeni’nin üçüncü bölümüne “varoluş mücadelesi” başlığını koymuştu. Hayvan, bitki, ya da başka bir organizma türüne ait olan her birey, hayatının her dakikasında hayatta kalmak için mücadele eder. Eğer potansiyel bir avsa, yırtıcılarla mücadele eder; yırtıcı bir hayvansa, av için diğer yırtıcılarla savaşır. Bir birey, hayatta kalmak için yaşam koşullarının tüm gerekliliklerini başarıyla yerine…

  • Olgu 1. Her popülasyon, engellenmediği takdirde, boyutunun üstel olarak artmasını sağlayacak kadar doğurganlığa sahiptir. (Kaynak Paley ve Malthus) Olgu 2. Yıllık, geçici dalgalanmalar haricinde popülasyonların boyutları zaman içinde istikrarlıdır (gözlemlenen kararlı-durum istikran). (Kaynak: evrensel gözlem.) Olgu 3. Her tür için uygun kaynaklar sınırlıdır. (Kaynak: Malthus tarafından pekiştirilen gözlem.) Çıkarım 1. Bir türün üyeleri arasında yoğun…

  • Bir bakteride yaklaşık 1.000 gen vardır. Bir insanda tahminen 30.000 işlevsel gen bulunur. Sf. 143 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1910’dan önce bir tipte meydana gelen herhangi etkili bir değişiklik için, özellikle böyle bir değişiklik aniden yeni bir tür yarattığı zaman kullanılırdı. 1910’da Morgan, mutasyonu, genotipin kendiliğinden olan bir değişimi, daha doğrusu, bir genin ani değişimi olarak sınırladı. Sf. 131 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3.…

  • 7.Organizmaların karakterleri, kromozomlarda bulunan genler tarafından kontrol edilir. 8.Gen, belirli bir işlevi olan bir programı kodlayan nükleik asit baz çiftlerinin bir dizilimidir. 9.Genel olarak vücuttaki tüm hücrelerin çekirdekleri, aynı genleri içerirler. Sf. 126 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 126) kitabından birebir…

  • Albert Einstein Genel Görelilik Kuramı üzerine çalıştığı sıralarda, bir asansörün içinde olduğunu kurgulamıştı. Asansör Dünya yüzeyindeyse yerçekimi etkisi, bırakılan bir topun yere çarpmasına neden olurdu. Ama ya uzayda, kütle çekiminin sıfır olduğu koşullarda yukarıya doğru hızla ilerleyen bir asansörün içindeyse? Bırakılan bir top, yine aynı şekilde düşüyor görünecekti çünkü bu sefer de asansör tabanı topa…

  • Dünyadaki yapıların yarısı -yol ve köprülerden yüksek binalara kadar- hem doğal olaylar karşısında kırılganlığıyla hem de onarımının güçlüğüyle bilinen betondan yapılmıştır. Kimyacılar, bu sorunu çözmek için bakışlarını doğal dünyaya çevirdiler ve betona belirli bir bakteri türü ve bu bakterinin gözde besinini de eklediler. Beton sağlam olduğu sürece bakteriler atıl duruyor. Ama beton çatladığında etkinleşiyorlar. Kendilerini…