Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Pozitif Bilimler

  • 1995 yılında Bosna Sırplarının elinde katil robotlar olsaydı bu vahşetin boyutları büyük ihtimalle azalmaz, aksine daha da artardı. Verilen emirleri uygulamakta bir saniye olsun tereddüt edecek tek bir robot bile çıkmaz ve merhamet, yaptığından iğrenme ya da sadece bezginlik duygularına bağlı olarak tek bir Müslüman çocuğun bile hayatı kurtulmazdı. Böylesi robotlara sahip acımasız bir diktatörün,…

  • İnsanlar, yapay zekâdan, itaatkâr kalmayacağını düşündükleri için korkar genellikle. Efendilerine başkaldırıp sokaklarda başıboş gezerek önlerine çıkanı öldüren robotlar hakkında haddinden fazla bilimkurgu filmi izledik. Oysa robotlarla ilgili esas sorun bunun tam tersi. Muhtemelen her koşulda efendilerine itaat edecekleri ve asla başkaldırmayacakları için korkmalıyız onlardan. Sf. 71 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari,…

  • Bu bir şaka değil. 2015 yılında yapılan öncü bir çalışmada, insanlara otonom bir arabanın birtakım yayalara çarpmak üzere olduğuna dair farazi bir senaryo sunulmuş. Çoğu insan böyle bir durumda arabanın sahibini öldürmek pahasına yayaların canını kurtarması gerektiğini söylemiş. Bu insanlara çoğunluğun yaratı için sahibini tehlikeye atmaya programlı bir arabayı satın almak isteyip istemeyecekleri sorulduğundaysa çoğu…

  • Diyelim ki top peşinde koşturan iki çocuk bir otonom arabanın önüne atlıyor. Arabanın algoritması şimşek hızıyla yaptığı hesaplamalar sonucunda bu iki çocuğa çarpmamanın tek yolunun ters şeride direksiyon kırıp yaklaşan kamyona çarpma riskini göze almak olduğu sonucuna varıyor. Algoritma çarpışma gerçekleşirse arkada mışıl mışıl uyuyan araç sahibinin ölme ihtimalinin yüzde 70 olduğunu hesaplıyor. Bu algoritmanın…

  • Ama algoritma bundan çok daha ileriye de gidebilir. Mühendisler insanların duygularını göz hareketlerine ve yüz kaslarına bakarak tespit edebilen bir yazılım geliştiriyor şu sıralar. Televizyona iyi bir kamera eklememiz durumunda algoritma hangi sahnelere güldüğümüzü, hangi sahnelerde üzüldüğümüzü ve hangi sahnelerde sıkıldığımızı anlayabilir. Sf. 63 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin…

  • Ve iki fizikçi şöyle bir sonuca varıyorlar: “Kozmik mikrodalga arkaplan ışımasının (var olduğunu farz edersek) evrenin yaratıcısına bilinen fiziği kullanarak o evrende yaşayanlara bir mesaj göndermek gibi sıra dışı bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz.” s.223 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı…

  • Karbon olmasaydı, organik kimya da mümkün olmazdı, dolayısıyla ne hayat ne de çiçekler olurdu. Sf. 221 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük Patlama anına ilişkin olarak tüm bilim insanları evrenin entropisinin sıfır olduğu konusunda hemfikirdir. Oysa bu entropi kavramının uzmanları şu sonuca varmışlardır: Bir sistemin entropisi ne kadar düşük olursa unsurları da o kadar düzenlidir. Başka bir deyişle bilgi, entropinin tam tersidir: Sıfır entropi sonsuz bir bilgiye eş değerdir. Mademki bilgi Büyük Patlama öncesinde sonsuzdu, rastlantı…

  • Bir sistem ne kadar “bilgili” olursa, rastlantı da o kadar az devreye girer. Buna karşın, sistem ne kadar “bilgisiz” olursa (ruletin durumu) rastlantı da o kadar fazla ortaya çıkar. Ve rastlantı ile bilgi arasındaki bu derin bağ, sonsuz küçük seviyesine kadar geçerliliğini koruyabilir. Sf. 219 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor…

  • En başından beri evrenin evrimini düzenleyen bağlar rastlantıya hiçbir mahal bırakmaz. Sf. 218 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zamanın ilk türü her an deneyimlediğimiz, kendi yaşadığımız zamandır. Bu zaman, dünyamızdaki enerjinin varlığıyla derinden alakalıdır. Cisimleri hareket ettiren, patlatan, dönüştüren şey budur. Zaman olmadan enerji olmaz! Şimdiyse zamanın olası ikinci türünü göreceğiz: Farazi zaman. Daha doğrusu, saf hayalî zaman (Şunu anımsayın: Zaman farazi sayılarla ölçülmektedir). Sürekli hareket halindeki gerçek zamanın aksine, farazi zaman akmaz.…

  • 1949 yılı başında yapbozun parçalarını birer birer yerini bulmaya başladı. Gamow son derece basit olan şu fikre erişmişti: Eğer evren rastlantıya dayanıyorsa, ne anlaşılabilir ne de açıklanabilirdi. Daha da beteri: Eğer evren belli bir düzene konmamışsa, hiçbir zaman hayata ve bilince giden yolu açamazdı. Sf. 188 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) –…

  • Alpher, zamanın başlangıcındaki olayların basit bir kazanın sonucu olamayacağını söylüyordu. Veya diye gülümseyerek ekliyordu, bu kaza önceden tasarlanmıştı. Sf. 186 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin, eğer bir bardağın içine bir kaşık süperakışkan helyum koyarsanız, sıvı en dipte sakin bir şekilde durmak yerine bardağın yukarısına doğru tırmanmaya başlar ve bir kez dışarı çıktı mı bardağın durduğu masanın üzerine uzanır. Daha da şaşırtıcı olanı ise, eğer süperakışkan likidi ağzı kapalı bir kabın içine koyarsak ve bu kabı bir tepsinin üzerinde döndürürsek,…

  • Gamow, George Washington Üniversitesi’nde vereceği kuramsal fizik konferansları için yeni bir ilginç konu bulmuştu, özellikle de en başından beri evrenin her türlü rastlantıyı saf dışı bırakan, sonsuz derecede kesin fizik yasaları tarafından yapılandırıldığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyma fırsatını da elinden kaçıramazdı. Sf. 176 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov…

  • Darbeler de gelmekte gecikmedi. 1945 yılında siyasi polis teşkilatının şefi Bakan Beria, eğer atom bombasının üretimi hizmetine canla başla katılmayı kabul etmezse onu zindana atmakla tehdit etti. Bu bakana karşı çıkmak iyi bir fikir değildi. Beria’ya, (onun sınır tanımayan acımasızlığından hoşlanan) Stalin tarafından “Rus Himmler” gibi kulakları tırmalayan bir lakap verilmişti. Beria sürekli olarak şunu…

  • Var olabilen en düşük ısı: Eksi 273,15 derece! Onun altına inmek ve hatta ulaşmak bile imkânsızdı. Peki neden? Çünkü mutlak sıfır, her zaman olduğu gibi hareket halindeki parçacıkların tamamen hareketsiz olduğu bir aşamaya karşılık gelmekteydi. Tıpkı o aşırı soğuğun kalbinde donmuş gibi. Son derece ilginç bir şekilde, mutlak sıfır noktasında “entropi” olarak adlandırılan ve maddenin…

  • Geriye zavallı Bronstein kalmıştı. Kısa süren yaşamı boyunca bu sıra dışı beyin, modern kozmolojinin öncülerinden biri oldu. 1937 Ağustos’unun sıcağında tutuklanıp aylar boyunca işkenceye maruz kaldı. Ardından da göstermelik bir davaya hak kazandı. Beklenen olmuştu: 18 Şubat 1938 tarihinde, hâkimleri (aslında siyasi polis teşkilatının üyeleri) ona idam cezası verdiler. Peki, suçu neydi? Maddenin sonsuzluğunu inkâr…

  • Stalin, Yahudileri, entelektüelleri ve “sisteme karşı çıkan bilim insanlarını” ortadan kaldırmak üzere ant içmişti. Çevresindekiler, özellikle de Molotov, dört silahşorun maddenin güya “kökeni” üzerinde savunulması mümkün olmayan fikirlerden bahsettiklerini işitmişlerdi. Daha da kötüsü: Bu dört delikanlı, maddenin rastlantı sonucu ortaya çıkmadığını ortalık yerde söylemekten çekinmiyorlardı! Ama bu kabul edilemezdi! Bunun üzerine Molotov güçlü bir etki…

  • İsmi John Bell. 1980’lerin başında kendisinden aldığımız o ilgi çekici mektubu asla unutmadık. CERN antetli, onun rastlantıya dair bakışını, kendine özgü zarif ama konformist olmayan bir tarzda anlattığı mektup. Sf. 134 Her şey ortada: Görünürde parçacıklar birbirlerine oldukça uzak olsalar da aslında onları nitelendiren (ve ne olduklarını belirleyen) bilgi, uzay ve zamanın ötesinde onları anında…