Albert Einstein Genel Görelilik Kuramı üzerine çalıştığı sıralarda, bir asansörün içinde olduğunu kurgulamıştı. Asansör Dünya yüzeyindeyse yerçekimi etkisi, bırakılan bir topun yere çarpmasına neden olurdu. Ama ya uzayda, kütle çekiminin sıfır olduğu koşullarda yukarıya doğru hızla ilerleyen bir asansörün içindeyse? Bırakılan bir top, yine aynı şekilde düşüyor görünecekti çünkü bu sefer de asansör tabanı topa doğru hızla ilerliyor olacaktı. Einstein bu iki senaryonun bir gözlemci tarafından asla birbirinden ayırt edilemeyecek olduğunu fark etti çünkü topun kütleçekiminden dolayı mı, ivmeden dolayı mı düştüğünü anlamanın yolu yoktu. Bunun sonucunda ortaya attığı “eşdeğerlik ilkesi”, kütleçekiminin de bir tür ivme olarak değerlendirilebileceğini göstermekteydi. Einstein, asansör kavramını uzay kavramıyla harmanlayarak, gerçekliğin doğası hakkında beklenmedik bir içgörü kazanmıştı. Sf. 103
Alıntı; Yaratıcı Tür (Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor) – David Eagleman ve Anthony Brandt, Çeviri; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 1. Basım Nisan 2019 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın