Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  • 1.Yaşama dört elle, çalışmaya bin elle sarılacaksın. 2.Aynalara kızmayacaksın, küsmeyeceksin. Her kırışıklığın arkasında bir birikimin olduğuna, ilk olarak kendin inanacaksın. Bu kırışıklıkların, geçtiğin yolların, gelecek kuşaklara aktarılması gereken anıların, bilgilerin, deneyimlerin, bir hiyeroglif anlatımı olduğuna çevredekileri inandıracaksın. 3.Gücünü yaratıcılığa ayıracaksın. 4.Karanlığa ve karamsarlığa yenik düşmeyeceksin. 5.Sonuna kadar üreteceksin; onurla, sevgiyle ve mantıkla yaşayacaksın. Her yaşta…

  • İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, “insanı insan yapan özelliklerinden biri”, biyolojik işlevleri son bulurken kendinden sonra gelecek kuşaklara, biyolojik materyallerinden dışında bir şeyler bırakabilmesidir. Dilerim bu kitabı okuyan herkes bu hazzı tadar… s.149 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gelecek için ideal bir insanı “iç dünyasını düzene koymuş insan” olarak tanımlayabilirim. Sf. 224 Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amigdale’ye tam olarak inanmayın. Evrimsel süreç içerisinde beynimizin alt kısmında nohuttan biraz küçük badem gibi bir bölme bize ara gaz verir. Bu bezin özelliği başkasının başına gelen her türlü kötülüğün bize yakışmayacağına inandırmadır. Sf. 219 Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 219) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sürekli tetikte duran, bir olumsuzluk bekleyen, savunmak için dikkatini ve zamanını bu yöne kaydıran insanlar hem huzurlu olamazlar hem üretici olamazlar. Zamanlarının büyük bir kısmını bellek altı savunmaya ayırmışlardır. Sf. 216 Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uykuya yatarken kazık yememek için ya da kazık atmak için planlar kurduğunuz bir yaşam tarzını ve çevreyi olabildiğinizce terk edin; yastığa başınızı koyduğunuzda hemen uykuya dalabilecek bir çevre edinmeye çalışın. Sf. 216 Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arkadaşlık ilişkilerimizi olabildiğince çıkar beklentilerinden uzaklaştırmaya çalışalım. Her ailenin çevresinde çekincesiz gidebileceği en az 10 aile olmalıdır. Her insanın derdini açabileceği, fikir alabileceği, sırtını dönebileceği, en mahrem sırlarını açabileceği en az 4-5 dostu olmalıdır. Sf. 215 Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha az uyumayı seçmiş olsak da bu, doğru tercihi yaptığımız anlamına gelmez. Kronik uykusuzluk çeken insanlar, özellikle yorgun hissetmeyebilirler ancak bilişsel işlevlerinde sık sık bozukluk yaşarlar. Sf. 156 Alıntı; Daha İyi Bir Beyin – Dr. David Perlmutter ve Carol Colman, Çeviri; E. Meriç ve Selvi Hoşafçı, (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Haziran 2019 – Sf. 156)…

  • Eğer karamsar ya da unutkansanız veya depresyon teşhisi aldıysanız, vücudunuzda hayati bir B vitamini olan folik asit eksik olabilir. Sf. 140 Alıntı; Daha İyi Bir Beyin – Dr. David Perlmutter ve Carol Colman, Çeviri; E. Meriç ve Selvi Hoşafçı, (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Haziran 2019 – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tutum araştırmacıları, barajın aşağısında yaşayan insanlara barajın yıkılma ihtimalinden ne kadar kaygı duyduklarını sorsa, barajın yıkılması korkusunun uzak yerlerde en düşük, baraja yakın yerlerde ise en yüksek olması şaşırtıcı olmaz. Ne var ki barajdan sadece birkaç mil aşağıya indiğinizde barajın yıkılması korkusu en yükseklere çıkıyor, baraja yaklaştıkça ise sıfıra doğru iniyor! Yani, barajın hemen altında…

  • Bariz bir problemi çözmeye çalışırken görülen irrasyonel başarısızlığa ilişkin son değineceğim spekülatif sebep, psikolojik inkârdır. Bu terim, bireysel psikolojide tam olarak tanımlanmış bir anlamı olan teknik bir terimdir ve popüler kültürde hayli yaygındır. Algıladığınız bir şey sizde acı dolu bir duyguya yol açarsa, katlanamayacağınız acıyı önlemek için algılarınızı bilinçdışı bir şekilde bastırıyor ya da inkâr…

  • Bariz bir problemi çözmeyi irrasyonel bir şekilde reddetmenin diğer olası sebepleri, daha spekülatiftir. Biri, “sürü psikolojisi” adıyla bilinen kısa vadeli bir karar alma olgusudur. Geniş bir bütüncül grubun ya da kalabalığın, özellikle de duygusal açıdan heyecanlı bir grubun üyesi olan bireyler, normalde tek başlarına düşünme şansı verilse karşı çıkacakları bir grup kararını desteklemeye meyilli olabiliyor.…

  • Belki de bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir. Son altmış yıl içinde dünyanın en güçlü ülkeleri, eskiden ulusal imajlarının merkezinde yer alan uzun soluklu değerlerini terk edip başka değerlere bağlandılar. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl…

  • Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi…

  • Rasyonel kötü davranışların sık görülen türlerinden biri şudur: “Benim için iyi, senin için kötü, herkes için de kötü.” Açıkça ifade etmek gerekirse “bencil” davranışlar bu türe girer. Sf. 537 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 537) kitabından birebir…

  • Tolstoy’un büyük romanı Anna Karenina’nın o ünlü ilk cümlesini bulursunuz karşınızda: “Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer, mutsuz ailelerin mutsuzluğuysa kendine özgüdür.” Bu cümleyle Tolstoy şunu demek istiyor: Bir evliliğin mutlu bir evlilik olabilmesi için çeşitli bakımlardan iyi yürümesi gerekir: cinsel arzu uyandırma, para konularında anlaşabilme, çocuk terbiyesi, din, hısım akraba ilişkisi bakımından ve daha başka…

  • Doğrusu şudur: Ülkemiz, çok hızlı bir aptallaşma süreci içindedir. İnsanlarımız hızla aptallaştırılıyor. İnsanlarımız, ışık hızıyla, kirletiliyor. Aptallaştırılan insanlar kir içinde yaşamaktan rahatsız olmuyorlar. Aptallaştırılan insanlarımız, kirlerinden pek mutlular ve sadece daha çok kir istiyorlar. Sf. 46 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve Sanat – Edebiyat) – Yalçın Küçük, B. Sadık Albayrak, Taylan Kara, (Doğu Kitabevi,…

  • Bir şeyin iyi olması için ölçülü ve dengeli, kendi kendine yeter ve kendisi en son amaç veya kendisi için amaç olması gerekir. Ne var ki bu nitelikleri taşıyan, böyle olan, iyi ideasının kendisinden başka birşey yoktur. Akıllı olmak iyidir, uslu olmak iyidir, doğru bilgilere sahip olmak iyidir, erdemli olmak iyidir; ama bunlardan hiçbiri kendi başına…

  • Bu bağlamda “insan haklarını koru, çünkü bir gün senin de başına gelebilir”, sık sık yapılan bir tavsiyedir. Oysa bunun ile insan olmanın ve insan onurunu taşımanın bir ifadesi olarak “ben bir insanım, insana (kendime) saygım olduğu için bunu yapmam veya yaparım” demenin arasındaki fark-etik değer farkı-, sanırım, açıktır. “Kendi başına da gelir” korkusuyla bir durumda…

  • ABD şirketi Eli Lill’nin kilo vermek için tasarladığı “Prozac” ilacını (Psikiyatrist Loren Mosher’in marifetiyle) antidepresan ilacı olarak satmasını seyretti! İşin ucunda yılda kazanılan 6 milyar dolar vardı! Sf. 423 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.