Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  • Bir defasında Kelley, Göring’e Nazi Partisi’nin Ari ırkından gelmeyen ırkların daha aşağıda olduğu yönündeki görüşüne katılıp katılmadığını sordu. “Kimse bu zırvaya inanmaz,” dedi Göring. “Altı milyon insanın ölümüne neden olduğunu söyleyince,” diye hatırladı Kelley, “Göring, ‘Politik propaganda olarak iyiydi,’ diye ekledi.” Bu konuşmadan Kelley, tutsağın “ahlaki değerden tamamen yoksun” olduğunu çıkardı. Sf. 81 Alıntı; Nazi…

  • Kelley, Göring’in empatisini diğer türlerle, ciddi miktardaki insan türdeşine olan zalimliğiyle uzlaştırmak için çaba harcadı. Bu adam sokak köpekleri ve kedilerini korumak için ağırlığını yasamanın ardına koymuştu ancak düşmanlarını kanla temizlemişti, düşmanlarını yargı süreci olmadan infaz etme hakkını ilan etmişti. Sf. 80 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1.…

  • Konuşmalarının birkaçında, Göring hayvanlara olan duygusal bağından söz etti. Birçok avcı gibi o da avlanmayı seviyordu ve Nazi Almanya’sının avcılık ve orman kanunlarını, hayvanlara iyi muamele edilmesi için yeniden düzenlemişti. Ayrıca hayvan deneylerine karşı merhametli ve devrimci bir yasa geliştirmişti. Yasayı ihlal edenler, kendilerini tecrit kamplarında bulmuşlardı. Sf. 79 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack…

  • Göring, Emmy’yle 1935’te evlendi. Carinhall’dan en sevdiği dinlence yeri olarak söz etmeye devam etti ancak başka bir av bölgesine de Emmyhall adını verdi. Emmy, kızları Eddayı doğurduğunda üç yıldır evliydiler. Göring, kutlama için Hava Kuvvetlerinin beş yüz uçağına, Berlin üzerindeki gökyüzünde yarış yapma emir verdi (Emmy bir erkek doğurmuş olsaydı, bu sayıyı iki katına çıkarmış…

  • Nazizm, insanları her yerde etkileyebilecek bir hastalıksa ve dünyanın dört bir yanındaki salgın hastalıkların oranlarına yetişebiliyorsa, o zaman Nürnberg hücrelerinde ziyaret ettiği adamlar, hastalığa karşı koruyucu bir aşı üretebileceği, izole edilmiş bir kümeyi temsil ediyordu. Tutsakların davranışlarının nedenleri, resmî amacının dışında olsa da, Kelley’nin kendi kişisel hırslarını tatmin etmek için daha derine inmesi gerekiyordu. Kendine…

  • Kelley, Göring’in kara tarafının bilincine vardı. Eski Reich Mareşali, gaddarlık, narsisizm, ailesi ve arkadaşlarının ötesindekilere yönelik soğukkanlı bir ilgisizlik gösteriyordu. Sf. 39 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazilerin çoğu, rahat rahat konuşabiliyordu, çünkü suçları için yargılanacaklarına asla inanmıyorlardı. “Tutsaklarımızı konuşturmak için yapay cihazlara hiç ihtiyacımız olmamıştı,” diye hatırlıyordu Dolibois. “Hatta bazen susturmakta zorlandık.” Sf. 30 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Neden depresyonda ya da manik olduğumu açıklayabiliyorsam, bu durumda depresyon ya da mani hastalıkları bende yoktur. Bir sebep öne sürmek her şeyi normal hale getirir. Sf. 324 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 324) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak leke ne kadar derin olursa olsun, sağlık ile hastalık arasındaki sınırın geçirgen olduğu gerçeği tartışmasız olmaya devam eder. Akıl sağlığının bazı yönleri en ağır akıl hastalıklarında bile bulunur ve akıl hastalığının bazı yönleri zihinsel bakımdan en sağlıklı insanda da görülür. Bu açıdan bakıldığında Freudcular haklıydı; hepimiz zihinsel olarak bir ölçüde hastasıyız. Sf. 310, 311…

  • Hitler olmasaydı Holokost da olmazdı denilmiştir. Ancak Hitler Nazi rejimini tek başına yaratmadı ve sürdürmedi. Diğer pek çok Nazi liderinden yardım gördü. Bu liderler, artık biliyoruz, zihinsel bakımdan gayet sağlıklıydılar. Sf.307 Hitler’e gerekliydiler, onun gözü, kulağı, kolu ve eliydiler. İkinci sınıf Nazi liderler olmadan hiç kimse böylesine totaliter bir devleti yönetemezdi. Şu paradoksla yüzleşmek durumundayız:…

  • Nuremberg duruşmalarında Müttefikler, iki düzine Nazi liderlerini pek çok psikiyatr ve psikoloğun iki yıl boyunca kapsamlı kişisel mülakatlar ve psikolojik testlerle süren değerlendirmesine tabi tuttular. Bu değerlendirmeler Nazi liderlerinin, akıl hastası olmayan, zihinsel olarak sağlıklı, normal insanlar olduklarını ortaya koydu. Bu sonuç Hannah Arendt’in kötülüğün sıradanlığı tezinin sonradan doğrulanması olarak da görülebilir. Eğer öyleyse, bu…

  • David Owen bunun “Hubris sendromu” olduğunu hatırlatır ve bir iktidar bozulması olduğunu düşünür. Liderleri on yıllarca uluslararası siyasetin en yüksek saflarında gözlemlemiştir ve uzun süre iktidara maruz kalmanın bu insanların çoğunun eleştiriyi kabul etme ya da kendi inançlarına ters düşen olayları doğru biçimde yorumlama konusunda isteksiz olduklarına, hatta bunu yapamadıklarına inanır. Hubris Sendromu, yönetimde kalma…

  • Yakın arkadaşlarının olmaması (Reagan gibi) ve içe dönüklüğü (Carter gibi) nedeniyle Nixon kendi sınırlarını biliyordu. “Dandik bir kişiliğe sahip olduğumu biliyorum,” demişti bir keresinde. Dehşet küfrederdi: Beyaz Saray tapelerinde açığa çıkan, en fazla kullandığı sözler, “saksocu” ve “lanet Yahudiler” idi. (Kennedy, “sikiş” ve “siktir” sözcüklerini tercih ederken, Johnson kurmay toplantılarını başkanlık tuvaletinden sürdürür, işeme ve…

  • Ne var ki, bu terimlerin genel tanımlarını uyguladığımız zaman, büyük liderler belirgin biçimde zihinsel olarak hastadırlar ve başarısız mevkidaşları da zihinsel olarak sağlıklıdırlar. Bu ya tuhaf bir rastlantıdır ya da gayet anlamlıdır. Sf. 260 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim…

  • Onun ılımlı bipolar bozukluğunun 1937’ye kadar, karizmasını, esnekliğini ve siyasi yaratıcılığını ateşleyerek, siyasi karakteri üzerinde olumlu bir etki yarattığını düşünüyorum. Bu tarihten sonra, esas olarak damardan verilen amfetaminlerin -bipolar bozukluğu nedeniyle bu maddelere özellikle duyarlıydı- zararlı etkisi, Hitler’in liderlik yeteneklerini felaket niteliğinde sonuçlar yaratacak şekilde sakatlayarak onun manik ve depresif epizotlarını kötüleştirdi. Sf. 250 Alıntı;…

  • 20 Temmuz 1944 günü askeri komplocular Hitler’e başarısız bir bombalı saldırı düzenlediler. Bazı komplocular Rommel’in de onlarla beraber olduğunu sonunda itiraf ettiler ve Hitler komploya karışan subayların peşine düşüp onları infaz ettiğinde Rommel, Führer’inin akıl hastası olduğu sonucuna vardı. Yardımcılarından birine, “Patolojik yalancı iyice çıldırdı,” demişti. Ekim ayında rejim Rommel’e iki seçenek sundu: Sessizce intihar…

  • Aralık 1943’te Himmler, Hitler’in “zihnen hasta” olduğu kanaatine vardı ve bütün savaş tutsaklarının infaz edilmesi gibi bazı emirlere itaat etmedi. En azından iki kez (1938’de ve 1942’de) birkaç General, Hitler’in bir akıl hastanesine sevk edilmesi için önde giden psikiyatrları ikna etmeye çalıştı. (Doktorlar bunu reddettiler.) Sf. 244 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları…

  • Tedavi edilmemiş bipolar bozukluğu olan bir adama her gün damardan amfetamin vermek, onun karar alma süreçleri üzerinde muhtemelen büyük bir etki yaratır. Güçlü antidepresanlar olan ağız yoluyla alınan amfetaminler bile, bipolar bozukluğu olan insanların yaklaşık yarısında maniye neden olur, özellikle lityum gibi (Hitler zamanında yoktu) ruhsal durumu düzenleyen ilaçlar da bu insanlara verilmez. Sf. 242…

  • Adolf Hitler damar yolundan amfetamin alırdı. Göreceğimiz gibi, kendisinde gençliğinden beri ağır depresif ve manik epizotlarla (ataklarla) seyreden bipolar bozukluk vardı. Fakat bu ruhsal epizotlar, 1937 civarında depresif dönemlerinin tedavisinde amfetamin kullanana kadar, Hitler’in karizmasına ve liderlik becerilerine katkıda bulunarak pek çok bakımdan gayet yardımcı oldu. Sonra günlük damar içi enjeksiyonlarla bu tedaviye başladı. İkinci…

  • Esneklik, riskten tam bir kaçınmayla değil, riske maruz kalmakla gelişir. Sf. 157 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 157) kitabından birebir alınmıştır.