Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim
-
Sevgi alış-veriş değil ki karşılıklı olsun, ben severim. Hain değilse hep tek taraflı severim. Sevmek, benim için sevinçtir. Sevmek, gençleşmek’tir. Sf.427 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mutluluk, an’dır. Mutlu, saate bakmaz ve zamanın sonsuz olmasıdır. An, ebedi ise, insan mutludur. Mutluluk, coşku’dur. Bende hep coşku var; demek ki mutluluğa yatkın bir doğam var. Depresyona girecek organlarım yok. Umutsuz olmayı bilmiyorum. Kötümserliğe karşı dilsizim. Konuşurken hep yanımdakileri tutmam ve zaman zaman masayı veya yanımdakileri yumruklamam, içimdeki umut ve enerji’yi geçirmek içindir. Sf.…
-
Çiçero; “Memnun edemeyeceğini sanan, kimsenin dostu olamaz.” Sf. 167 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dertleşemeyen insanlar arasında dostluk olamaz. Sf. 116 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.
-
Seneka; “Mutluluk bile haddini aşarsan azap olur.” Sf. 122 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aristippos, kendisinin olan çocuklarını nasıl olup ta sevmediği söylenince, tükürmüş ve demiş ki; “Bu tükürükte benden çıktı, bitler, kurtlar da çıkıyor benden.” Plutharkos’un kardeşi ile barıştırmak istediği biri de şöyle der; “Aynı delikten çıktık diye, kardeşimin benim için büyük bir önemi olamaz.” Sf. 71 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 –…
-
Çocuklarla babalar arasında duygu, düşünce alışverişine dayanan dostluk düzeyinde bir ilişki kurulamaz. Sf. 71 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan:) Benim o zaman (gençlik yılları) sevgi meselemde çelişkilerimin olduğunu şimdi anlıyorum. Ne seviyorum, ne seviliyorum, ne sevebiliyorum, ne kendimi sevdirebiliyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan:) Kendimi büyük bir zaman kesitinde sevgi dünyasına kapatıyorum…. Annemin bir suçlaması vardı; “Sen bu kafayla gidersen kimse sana kız vermez!” diyordu. Şimdi, isabetli bir değerlendirme. .. Kız aramayı vahşice buluyorum! “Bir kız bulmak” ta ne demek oluyor? Daha o zamandan beri, gururum bunu kabul etmiyor. Bunun tehlikeli olduğunu gördüm, bundan sıkıldım ve kız bulmayı…
-
(Öcalan;) -Bu öğrencilik yıllarımda kadın konusunda yalnızlaşma var, çok muhafazakârdım. İki kelime konuşma gücünü bile gösteremiyor, çok zorlanıyordum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan cinsellik konusunda sorunlu olabilir.
-
Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.” Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
Neden mi? «Çapkın erkek» erkeklerin karikatürü, en ilkeli, en az gelişmişi ve en yoksulu olduğu için. «Çapkın Erkek» tipinin ne kadar sığ, ne kadar fakir ve komik olduğunu algılayabilmek için Aşk-ı Memnu’da Behlül’ü gözler önüne getirmek yeter. «Çapkın erkek» mutlak eksikli bir insandır ve çapkınlıkla kendisini kanıtlamaya çalışmaktadır. Hâlbuki yaptığı, gelişmemiş kişiliğini tüketmekten başka bir…
-
İnsani varlıklar her çeşit aşağılık kompleksinin gelişmesi için çok elverişli bir ortam oluştururlar. Ana- babalar bir çocuğun gelişmesinin dayandığı ilkeleri kavrayabilirlerse eğer, dümdüz bir çizginin üzerinde gelinen karakter özelliklerinin aşırı şekillere dönüşmesini, söz gelişi, cesaretin küstahlığa, bağımsızlığın kaba bir tembellik bencillik halini alacak şekilde bozulmasını önleyebilirler. Aynı şekilde zora bürünen bir dış otoritenin kölece bir…