Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  • Seneka; “Mutluluk bile haddini aşarsan azap olur.” Sf. 122 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aristippos, kendisinin olan çocuklarını nasıl olup ta sevmediği söylenince, tükürmüş ve demiş ki; “Bu tükürükte benden çıktı, bitler, kurtlar da çıkıyor benden.” Plutharkos’un kardeşi ile barıştırmak istediği biri de şöyle der; “Aynı delikten çıktık diye, kardeşimin benim için büyük bir önemi olamaz.” Sf. 71 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 –…

  • Çocuklarla babalar arasında duygu, düşünce alışverişine dayanan dostluk düzeyinde bir ilişki kurulamaz. Sf. 71 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mutlular saate bakmazlar, mutlular için “an” sonsuzdur; başka bir deyişle “an” da sonsuzu yaşamak demektir, çünkü mutluluk, sonsuz hareketsizlik ve bu nedenle hareketsizlikte yaşamak ve aslında yaşamamaktır. Sf. 16 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:) Benim o zaman (gençlik yılları) sevgi meselemde çelişkilerimin olduğunu şimdi anlıyorum. Ne seviyorum, ne seviliyorum, ne sevebiliyorum, ne kendimi sevdirebiliyorum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;) Köylüler benim için karıncaezmez derler. Ben, bir tek damla kanın bile boş yere akıtılmasından korkunç hesap sorarım. Kesinlikle yeşil tutkunuyum.    .. Dünyada ölmekten ve öldürmekten en çok çekinen insanım.  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 74 ile 76 arası) kitabından birebir…

  • (Öcalan:) Kendimi büyük bir zaman kesitinde sevgi dünyasına kapatıyorum…. Annemin bir suçlaması vardı; “Sen bu kafayla gidersen kimse sana kız vermez!” diyordu. Şimdi, isabetli bir değerlendirme. .. Kız aramayı vahşice buluyorum!  “Bir kız bulmak” ta ne demek oluyor? Daha o zamandan beri, gururum bunu kabul etmiyor. Bunun tehlikeli olduğunu gördüm, bundan sıkıldım ve kız bulmayı…

  • (Öcalan;) -Bu öğrencilik yıllarımda kadın konusunda yalnızlaşma var, çok muhafazakârdım. İki kelime konuşma gücünü bile gösteremiyor, çok zorlanıyordum. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan cinsellik konusunda sorunlu olabilir.  

  • (Öcalan:) Aslında bende çok çekingenlik, utangaçlık vardı ve bu hâlâ devam eder.  Fakat bunun içinde büyük cüretkârlık ta vardır. Ben de henüz tam olarak anlamış değilim. Cüretle korkunun iç içe birleştiği başka bir insan tasavvur etmek zor!  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.…

  • Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.”  Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • Neden mi? «Çapkın erkek» erkeklerin karikatürü, en ilkeli, en az gelişmişi ve en yoksulu olduğu için. «Çapkın Erkek» tipinin ne kadar sığ, ne kadar fakir ve komik ol­duğunu algılayabilmek için Aşk-ı Memnu’da Behlül’ü göz­ler önüne getirmek yeter. «Çapkın erkek» mutlak eksikli bir insandır ve çapkınlıkla kendisini kanıtlamaya çalışmaktadır. Hâlbuki yaptığı, gelişmemiş kişiliğini tüketmek­ten başka bir…

  • Kötümserler ise büsbütün farklı bir tiptirler.  Bunlar çocukluk yaşantılarının ve izlenimlerinin sonucu olarak bir “aşağılık kompleksi” edinmiş olan kimselerdir.   Çocuklar sürekli annelerinin peşindedirler ve annelerinden ayrılır ayrılmaz ağlamaya başlarlar.  Hiç şüphesiz bu tür insanlar iyi uyuyamazlar  .. Uyku bozuklukları, bir güvensizlik duygusu karşısında büyük bir tedbirliliğin belirtisidirler.  Bu guruptan olan insanlar çoğu zaman oldukları yerde…

  • Hipokrates insan mizaçlarını dörde ayırmış; sıcakkanlı, öfkeli, hüzünlü ve soğukkanlı.   Sıcakkanlı Tip; Hayattan tat aldığını açığa vuran, olayları çok fazla ciddiye almayan tip..    Öfkeli Tip; Öfkeli tipten olan bir insanın, güçlü olmak için gösterdiği çaba o kadar kuvvetlidir ki; her zaman gücünü kanıtlamak zorunda bulunduğunu hissettiği için daha sert ve şiddetli hareketlerde bulunmaktadır. .. güçlü…

  • İnsani varlıklar her çeşit aşağılık kompleksinin gelişmesi için çok elverişli bir ortam oluştururlar.   Ana- babalar bir çocuğun gelişmesinin dayandığı ilkeleri kavrayabilirlerse eğer, dümdüz bir çizginin üzerinde gelinen karakter özelliklerinin aşırı şekillere dönüşmesini, söz gelişi, cesaretin küstahlığa, bağımsızlığın kaba bir tembellik bencillik halini alacak şekilde bozulmasını önleyebilirler. Aynı şekilde zora bürünen bir dış otoritenin kölece bir…

  •   1-İlk Çocukluk Yılları; Eğitilebilir olma, iki etkenden dolayı zararlı bir şekilde etkilenebilir. Bu etkenlerden biri aşırı, şiddetli ve çözümlenmemiş bir aşağılık duygusudur; öbürü ise kendi gücünü çevreye kabul ettirme çabasını ve başka insanlardan üstün olma isteğini de gerektiren bir gayenin benimsenmiş olmasıdır.   Çocukların çoğu, başkaları onunla alay edebilir diye sürekli bir korku duyarak büyür. …

  • Bir insanın değeri, başka insanlara karşı takınmış olduğu tavırlar ve topluluk hayatının gerektirdiği iş bölümüne yaptığı katkı derecesi ile belirlenmiştir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.                   

  • Cimrilik üzerine yalnızca para biriktirme şeklinde ortaya çıkan bir aç gözlülüğü değil, genellikle bir insanın başkasına zevk vermemesi, topluma ve başka insanlara karşı takındığı tavırda cimri davranması gibi … Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.  

  •  C.1: Neşeli olmak: Dostoyevski şöyle der; “Bir insanın karakterini uzun süren psikolojik araştırmalardan çok, gülüşünden anlamak mümkündür.” Alaylı bir gülüş ya da başkalarının acılarına gülmek düşmanca bir duyguyu gösterir. C.2: Düşünce ve konuşma tarzı: Basmakalıp düşünce ve konuşma tarzı olanlar ucuz ve basit konuşanlar ilgi çekici olamazlar. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (1977…

  • Bir insan, kendi etkinliğinin kaynaklarını ve ruhunun dinamiğini belirleyebildiği zaman, kendini tanıma yeteneği daha da artmış demektir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı- Alfred Adler, (Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı çocuklar gittikçe daha güçlü olacak şekilde gelişirler ve kendilerini başkalarına kabul ettirecek cesur bir yol seçerler.    Bazıları ise kendi zayıflıkları üzerinde işlerler ve bu zayıflıklarını çok çeşitli şekillerde göstermeye çalışırlar. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.