Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim
-
Hitler olmasaydı Holokost da olmazdı denilmiştir. Ancak Hitler Nazi rejimini tek başına yaratmadı ve sürdürmedi. Diğer pek çok Nazi liderinden yardım gördü. Bu liderler, artık biliyoruz, zihinsel bakımdan gayet sağlıklıydılar. Sf.307 Hitler’e gerekliydiler, onun gözü, kulağı, kolu ve eliydiler. İkinci sınıf Nazi liderler olmadan hiç kimse böylesine totaliter bir devleti yönetemezdi. Şu paradoksla yüzleşmek durumundayız:…
-
Nuremberg duruşmalarında Müttefikler, iki düzine Nazi liderlerini pek çok psikiyatr ve psikoloğun iki yıl boyunca kapsamlı kişisel mülakatlar ve psikolojik testlerle süren değerlendirmesine tabi tuttular. Bu değerlendirmeler Nazi liderlerinin, akıl hastası olmayan, zihinsel olarak sağlıklı, normal insanlar olduklarını ortaya koydu. Bu sonuç Hannah Arendt’in kötülüğün sıradanlığı tezinin sonradan doğrulanması olarak da görülebilir. Eğer öyleyse, bu…
-
David Owen bunun “Hubris sendromu” olduğunu hatırlatır ve bir iktidar bozulması olduğunu düşünür. Liderleri on yıllarca uluslararası siyasetin en yüksek saflarında gözlemlemiştir ve uzun süre iktidara maruz kalmanın bu insanların çoğunun eleştiriyi kabul etme ya da kendi inançlarına ters düşen olayları doğru biçimde yorumlama konusunda isteksiz olduklarına, hatta bunu yapamadıklarına inanır. Hubris Sendromu, yönetimde kalma…
-
Yakın arkadaşlarının olmaması (Reagan gibi) ve içe dönüklüğü (Carter gibi) nedeniyle Nixon kendi sınırlarını biliyordu. “Dandik bir kişiliğe sahip olduğumu biliyorum,” demişti bir keresinde. Dehşet küfrederdi: Beyaz Saray tapelerinde açığa çıkan, en fazla kullandığı sözler, “saksocu” ve “lanet Yahudiler” idi. (Kennedy, “sikiş” ve “siktir” sözcüklerini tercih ederken, Johnson kurmay toplantılarını başkanlık tuvaletinden sürdürür, işeme ve…
-
Ne var ki, bu terimlerin genel tanımlarını uyguladığımız zaman, büyük liderler belirgin biçimde zihinsel olarak hastadırlar ve başarısız mevkidaşları da zihinsel olarak sağlıklıdırlar. Bu ya tuhaf bir rastlantıdır ya da gayet anlamlıdır. Sf. 260 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim…
-
20 Temmuz 1944 günü askeri komplocular Hitler’e başarısız bir bombalı saldırı düzenlediler. Bazı komplocular Rommel’in de onlarla beraber olduğunu sonunda itiraf ettiler ve Hitler komploya karışan subayların peşine düşüp onları infaz ettiğinde Rommel, Führer’inin akıl hastası olduğu sonucuna vardı. Yardımcılarından birine, “Patolojik yalancı iyice çıldırdı,” demişti. Ekim ayında rejim Rommel’e iki seçenek sundu: Sessizce intihar…
-
“Freud ve Frank şiddet içeren misillemenin, adaletsizliğe daha doğal bir tepki olduğu konusunda bence haklıydılar.” Sf. 136 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. ) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Şiddet kullanan bir adamın bir gün şiddet kullanmayan biri olması için umut vardır, fakat bir korkak için hiçbir umut yoktur.” Sf. 135, 136 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 135, 136) kitabından birebir alınmıştır.
-
1957’de gazeteci Martin Agronsky’yle yaptığı bir mülakatta şöyle diyordu: “Psikologlar suçluluk kompleksinin iki tepkiye yol açabileceğini söylerler. Biri pişmanlık ve değişme arzusudur. Öteki tepki ise suçluluk duyulan şeyi daha fazla yapmaktır.” Sf. 132 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016…
-
Gandi şiddetsiz ruh gücü olan satyagraha’nın Hindistan’da aslında hiç olmadığını anladı. Zayıf olduklarında şiddet kullanmayan taraftarları, bağımsızlık onları güçlendirdiği an şiddet yanlısı olmuşlardı. Kendilerine bir bayrak ve bir ordu verildiğinde, hemen birbirine savaş açmışlardı. Şiddetsizliği seçebildikleri sırada, bunu yapmayı reddediyorlardı. Ölümünden iki hafta önce, umutsuzluk içinde, bir muhabire “Satyagraha konusunda hatalı olduğu noktanın, zayıfın silahı…