Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  • Psikolog Martin Seligman 1967’de, “öğrenilmiş çaresizlik” adında çok etkileyici bir depresyon teorisiyle öne çıktı. Depresyonda olan insanların dünyayı olumsuz gördüklerini, çünkü erken başarısızlıkla yaralandıklarını ve çaresizlik duygusunu öğrendiklerini düşünüyordu. Sf. 67 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf.…

  • Kretschmer bu örüntüye dikkati çekmişti ve sadece kriz zamanlarında çoğalan ve hayatta kalan bakteri metaforuyla açıklamıştı. “Parlak coşkulu, radikal fanatik ve peygamber, tıpkı düzenbazlar ve caniler gibi daima oradadırlar, hava onlarla doludur,” fakat onlar ancak kriz sırasında gelişebilirler. “Barış zamanında, onlar bizim hastamız olurlar”, der Kretschmer ünlü sözlerini yazarak: “O zaman onları biz yönetiriz. Kriz…

  • En iyi kriz liderleri ya akıl hastasıdır ya da zihinsel olarak anormaldir; en kötü kriz liderleri ise zihinsel olarak sağlıklıdır. Sf. 30 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bu insanlardan akıl hastalığını alırsak”, diyordu Kretschmer, “onların dehalarını sıradan beceriye dönüştürmüş oluruz. Akıl hastalığı bir “acınacak … rastlantı” değil, dehanın “onsuz olmaz katalizörüdür.” Sf. 30 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Depresyondaki kişi geçmişte yaşar; manik kişi gelecek saplantılıdır. Sf. 25 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Manik durumdaki biri için geçmiş yoktur; bugün de pek geçerli değildir; sadece gelecek hesaba katılır ve orada her şey mümkündür. Kararlar kolayca alınır; suçluluk duygusu, kuşku yoktur. Sf. 25 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 25) kitabından…

  • Bu teori, depresyona giren insanların gerçekliği çarpıttıkları için depresif olmadıklarını; gerçekliği diğer insanlara kıyasla daha berrak biçimde gördükleri için depresif olduklarını öne sürer. Sf. 23 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birincisi ve en önemlisi, akıl hastalığı kişinin sadece hasta, gerçeklikten tamamen kopmuş, psikotik olduğu anlamına gelmez. En yaygın zihinsel bozukluklar genellikle düşünmeyle ilgili hiçbir etki yaratmaz, daha çok anormal ruh haliyle ilgilidir: Depresyon ve mani. Bu ruh halleri sürekli değildir. Manik-depresif hastalığı olan insanlar sürekli manik ya da depresif değildirler. Dolayısıyla her zaman hasta değildirler;…

  • Tek yumurta ikizleri üzerindeki araştırmalar, bipolar bozukluğun % 85 genetik olduğunu, depresyonun da yarı yarıya genetik kökenli olduğunu gösterir. Depresyonun kökeninin öteki yarısı çevreseldir. Sf. 18 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çeşitli önemli iç savaş liderleri akıl hastası ya da anormaldiler. Sf.15 İkinci Dünya Savaşı’nın bütün liderlerinin akıl hastası ya da anormal oldukları, makul bulgularla gösterilebilir: Göreceğimiz gibi, Churchill, FDR (Roosevelt) ve Hitler; yanı sıra Stalin ve Mussolini; her biri ağır depresif, hatta manik olaylar yaşamışlardır. Amerikan yurttaşlık hakları hareketinin iki önemli şahsiyeti, John Kennedy ve…

  • Depresyon, liderleri daha gerçekçi ve empatik yapar, mani de onların daha yaratıcı ve esnek olmalarını sağlar. Depresyon tek başına olabilir, yine de bu yararlardan bazılarını sağlayabilir. Maniyle birlikte gerçekleştiğinde -bipolar bozukluk- daha çok liderlik belirtisi açığa çıkabilir. Sf. 14, 15 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz…

  • Buna Akıl Sağlığının Ters Yasası denilebilir, iyi zamanlarda, barışın hüküm sürdüğü zamanlarda ve devlet gemisinin sadece sakin sularda seyretmesinin yeterli olduğu dönemlerde zihinsel bakımdan sağlıklı insanlar liderlerimiz olarak işlevlerini gayet başarılı biçimde yerine getirirler. Dünyamız kargaşaya sürüklendiğindeyse işlevlerini en iyi şekilde yerine getirenler, zihinsel bakımdan hasta olan insanlardır. Bazı akıl hastalıklarının – mani ve depresyon…

  • Çoğumuz akıl sağlığı hakkında temel ve makul bir varsayım oluştururuz: Sağlıklı olmanın iyi sonuçlar verdiğini düşünürüz ve akıl hastalığının bir sorun olduğuna inanırız. Bu kitap, en azından hayati derecede önemli bir durumda, akıl hastalığının iyi sonuçlar verdiğini ve akıl sağlığının bir sorun olduğunu öne sürüyor. Kriz zamanlarında akıl hastası liderler tarafından yönetilmek, zihinsel bakımdan normal…

  • Bir psikopatın depresyona girmesi diğer insanlara oranla çok düşük bir ihtimaldir, fazla kaygı duymazlar ve diğer insanların duygularını kesinlikle umursamazlar. Bu durum nispeten stressiz bir hayat sürmelerine olanak tanıyabilir. Psikopat olmayanlar için rahatlatıcı tek unsur psikopatların orta yaşlarda “durulmaya” başlamasıdır. Sf. 257 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes,…

  • Aksine, yaptıklarının tamamen bilincindedirler ve davranışlarım makul miktarda kontrol edebilirler. Herhangi bir iç çatışma yaşamazlar ve vicdanları yoktur, bu yüzden, eğer daha önce yaptığınız kötü bir şey için pişmanlık veya üzüntü duyduysanız, psikopat değilsiniz.  Sf. 256 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları,…

  • Tamamen duygusuz da değildirler; ancak sahip oldukları duyguların “proto-duygular olduğu düşünülmektedir.” Proto-duygular ani durumlara verilen sığ, hızlı ve kısa süreli tepkilerdir. Psikopatların uzun süre endişe duyması, hatta düşünmesi bile olası değildir. Aslında oldukça hoş bir his olmalı. Endişe, bizi yasa ve ahlak dışı davranışlarda bulunmaktan alıkoyan etkenlerin büyük bir bölümünü oluşturur, bilincimizin ana malzemelerinden biri…

  • Kendini büyük görme hastalığı ve tuhaf davranışları olan herkes psikopat olmayabilir. Sf. 249 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • Manipülasyon bir psikopatın hayatta kalmak için icra ettiği bir sanattır; onların bu konuda oldukça becerikli olmaları şaşırtıcı bir şey değildir. Sf. 248 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 248) kitabından birebir alınmıştır.

  • Psikopatlar, yaptıkları kötülüklerden asla pişmanlık duymaz. Aslında o kadar hissizdirler ki, başkalarının hissettikleri duyguları görmek onlar için hayret verici bir deneyim olabilir. Bir vahşi yaşam belgeseli seyrettiğinizde nasıl hissettiğinizi düşünün, bir psikopat da sizi seyrederken benzer duygular içinde olacaktır. Sf. 247 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren;…

  • Psikopatlar, kendi hareketleri ve bu hareketlerin arasında herhangi bir bağlantı görmekten acizdirler; sorumluluk kabul etme yetenekleri yoktur. Dahası, başlarına gelen kötü olayları “şanssızlık” olarak değerlendirirler. Bu yüzden psikopatlar genellikle sıkkın ve kendilerine acıyan tiplerdir. Sf. 246 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları,…