Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Rusya, Sovyetler Birliği

  • Yine ayaklanma öncesinde Sovyetlerden yardım istenmesi söz konusu olduğunda, öteki şeyhler, “komünistlerle ilişki kurmak günahtır,” düşüncesiyle karşı çıkarken Şeyh Sait, “düşmanı yenilgiye uğratabilmek için gerekirse komünistlerden de yardım alınır,” tezini savunmuş ve böylece Sovyet yetkilileriyle görüşmelerde bulunmak üzere çalışmalara başlanmıştı. Sf. 420 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim…

  • Elbet Şeyh Sait dindar biriydi ama onun kadar, hatta ondan da fazla politikti. Siyasi çalışmalarında, dini duyguları her koşul altında her şeyin önüne koymadığını, tersine bu konuda hayli toleranslı davrandığını ve yurtseverliği önde tuttuğunu ortaya koyacak yeterli bilgiye sahibiz. Örneğin, onun en önde gelen danışmanı Fehmi’ye Bilal’di. Fehmi dindar bir insan değildi, ateist olarak biliniyor,…

  • Öte yandan, Dersimliler sadece Mustafa Kemal hareketine destek vermedikleri, yeni kurulan devlete sempati duymadıkları için değil, ondan önceki dönemlere ilişkin tutum ve davranışları nedeniyle de Ankara yönetiminin düşmanlığını kazanmışlardı. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi için Dersim bir baş ağrısı, bir tehlikeydi. Neden? 1.Dersimliler yüzyıllarca boyun eğmemiş, Osmanlı otoritesini kabul etmemişlerdi, 2.Onlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlının Dersim’deki…

  • “Kısa bir süre önce buraya, Dersim Kürtlerinin, Sultan’ın himayesini kabul ettikleri haberi ulaştı. Bu olay, yalnızca Erzurum Eyaleti için değil, daha geniş bölgesel (bir) önem taşıyor. Her şeyden önce, Dersim’den ve orada yaşayan halktan söz edelim: Sf. 402 Bu ülke çok az biliniyor. Avrupalı seyyahlardan ancak İngiltere’nin Erzurum Konsolosu Daniyel, geçen sene Kürdistan’ın bazı bölgelerini…

  • İndirgemeci bir yaklaşımla olumsuz tanımı kullanıp, “Laik insanlar Tanrı’ya inanmazlar,” dersek o vakit Stalin kesinlikle laikti. Olumlu tanımı kullanıp, “Laik insanlar her tür bilimdışı dogmayı reddeder ve hakikate, merhamete ve özgürlüğe itimat ederler,” dersek o zaman Marx laik bir aydındı ama Stalin’in laiklikle uzaktan yakından alakası yoktu. Kendisi tanrıtanımazdı ama aşırı derecede dogmatik Stalinizm dininin…

  • Örneğin, eğer bir bardağın içine bir kaşık süperakışkan helyum koyarsanız, sıvı en dipte sakin bir şekilde durmak yerine bardağın yukarısına doğru tırmanmaya başlar ve bir kez dışarı çıktı mı bardağın durduğu masanın üzerine uzanır. Daha da şaşırtıcı olanı ise, eğer süperakışkan likidi ağzı kapalı bir kabın içine koyarsak ve bu kabı bir tepsinin üzerinde döndürürsek,…

  • Gamow, George Washington Üniversitesi’nde vereceği kuramsal fizik konferansları için yeni bir ilginç konu bulmuştu, özellikle de en başından beri evrenin her türlü rastlantıyı saf dışı bırakan, sonsuz derecede kesin fizik yasaları tarafından yapılandırıldığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyma fırsatını da elinden kaçıramazdı. Sf. 176 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov…

  • Darbeler de gelmekte gecikmedi. 1945 yılında siyasi polis teşkilatının şefi Bakan Beria, eğer atom bombasının üretimi hizmetine canla başla katılmayı kabul etmezse onu zindana atmakla tehdit etti. Bu bakana karşı çıkmak iyi bir fikir değildi. Beria’ya, (onun sınır tanımayan acımasızlığından hoşlanan) Stalin tarafından “Rus Himmler” gibi kulakları tırmalayan bir lakap verilmişti. Beria sürekli olarak şunu…

  • Var olabilen en düşük ısı: Eksi 273,15 derece! Onun altına inmek ve hatta ulaşmak bile imkânsızdı. Peki neden? Çünkü mutlak sıfır, her zaman olduğu gibi hareket halindeki parçacıkların tamamen hareketsiz olduğu bir aşamaya karşılık gelmekteydi. Tıpkı o aşırı soğuğun kalbinde donmuş gibi. Son derece ilginç bir şekilde, mutlak sıfır noktasında “entropi” olarak adlandırılan ve maddenin…

  • Geriye zavallı Bronstein kalmıştı. Kısa süren yaşamı boyunca bu sıra dışı beyin, modern kozmolojinin öncülerinden biri oldu. 1937 Ağustos’unun sıcağında tutuklanıp aylar boyunca işkenceye maruz kaldı. Ardından da göstermelik bir davaya hak kazandı. Beklenen olmuştu: 18 Şubat 1938 tarihinde, hâkimleri (aslında siyasi polis teşkilatının üyeleri) ona idam cezası verdiler. Peki, suçu neydi? Maddenin sonsuzluğunu inkâr…

  • Sovyet imparatorluğunda dehşete kapılan Ruslar, Stalin’in tüyler ürpertici parolasına maruz kalacaklardı: “Bir ölüm, bir trajedidir. Milyonlarca ölüm ise bir istatistik.” Ama halkın canı cehenneme! Sf. 148 Alıntı; Tanrı Zar Atmaz (La Pin du Hasard) – Igor Bogdanov ve Grichka Bogdanov,  Çeviri; Menekşe Tokyay, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2015 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stalin, Yahudileri, entelektüelleri ve “sisteme karşı çıkan bilim insanlarını” ortadan kaldırmak üzere ant içmişti. Çevresindekiler, özellikle de Molotov, dört silahşorun maddenin güya “kökeni” üzerinde savunulması mümkün olmayan fikirlerden bahsettiklerini işitmişlerdi. Daha da kötüsü: Bu dört delikanlı, maddenin rastlantı sonucu ortaya çıkmadığını ortalık yerde söylemekten çekinmiyorlardı! Ama bu kabul edilemezdi! Bunun üzerine Molotov güçlü bir etki…

  • Türk istiklâlinin muhafazası veya Osmanlı İmparatorlu­ğunun muhtemel dağılması halinde Rusya’nın ilhak planı­nın durdurulması çok mühim bir meseledir. Karl Marx Sf. 319 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1882’de, Rusya’daki ilk Yahudi kıyımından sonraki yıl, bir grup Yahudi Filistin’e yerleşmek üzere Doğu Avrupa’dan ayrıldı. Kendi ülkeleri olana değin Yahudilerin eksik ve yabancılaşmış insanlar olarak kalacaklarına inanmışlardı. Tarihteki olaylar Siyonistleri kendi dinlerinin ve Tanrılarının işe yaramadığına inandırdığından cüretli laik bir hareket olarak Sion’a (Kudüs’ün antik adı) dönüş özlemi başladı. Rusya ve Doğu Avrupa’da Siyonizm,…

  • 1948 sonbaharında, tek bir genel İdarî kararname ile Stalin ve kültür komiseri Andrei Jdanov, Yahudi kültüründen kalanları ve Sovyetler Birliğindeki toplumsal yaşamlarını ortadan kaldırdı… Tek bir darbede, tüm Yahudi okulları kapatıldı, Yahudi gazetelerinin yayınına son verildi… 450’den fazla Yahudi yazar, sanatçı ve entelektüel yani Sovyetler Birliği’ndeki aydınların kaymak tabakası idam edildi…” Sf. 233, 234 Alıntı;…

  • Sovyet anti-Semitizminin acımasızlığı ile Nazi anti-Semitizminin acımasızlığı arasında çok fazla seçme şansı bulunmuyor. Şimdilik SSCB’de eksik olan tek şey, gaz odaları. Bu eksikliği Komünistler, en azından kısmen, Sibirya ve idam mangalarını öldürme araçları olarak kullanarak gidermişlerdir.. Sf. 232 Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı…

  • Stalin Terörünün acılarını çekenlerle ilgili asıl rakamların elde edilmesi mümkün değildir fakat 1938 yılında elde bulunan verilerin ortaya koyduğu bilanço şöyledir: GULAG kamplarındaki 12 milyondan, 1 milyonu idam edildi; 2 milyon açlık, hastalık, korunmama, kötü muamele vb den öldü ve kalan 9 milyon kamplardaydı. Sf. 232 Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen…

  • 6 Mart 1947’de, ABD Devlet Başkanı Truman, komünizmin yayılmasını sınırlamaya yönelik Sınırlama Doktrinini açıkladı ve General George Marshall, 5 Haziran’da Harvard’da yaptığı bir konuşmada, Marshall Planını açıkladı. Aynı yıl içinde, az tanınan ABD Kongresi üyesi Joseph McCarty, Birleşik Devletlerde Komünist Partisi’nin yasal olmasına karşın buna üye olan herhangi birinin sırf bu nedenle hain olduğunu ileri…

  • Gehlen; “Rus’un diğer bir önemli özelliği, diğerlerine, dünyaya ve kendisine karşı sınırsız güvensizliğidir. Rus kimliğine, ilkesi küçük dünyası içinde çevresine güvenmek olan Batı Avrupa’nınkine zıt bir biçimde güvensizlik hükmeder. Rusların bu en yakın çevrelerine güvensizlikleri, devlet yaşamının her lifine sızmış olan ve var olan Sovyet devletinin üzerine oturduğu iyi örgütlenmiş güvenlik sistemine yol açmıştır.” Sf.67-68…

  • Winston Churchill, Sovyetlerin Doğu Avrupa’yı yutmakta olduğu ve daha fazlasını kapmaya hazır oldukları uyarısında bulundu. “Bu arada” diye uyardı, “halklarımızın dikkati harap ve tükenmiş olan Almanya’ya baskı uygulamakla meşgul olacak ve Ruslar, bunu seçmeleri durumunda Kuzey Denizi’nin ve Atlantik’in sularına kısa zamanda ilerlemeye açık olacaklar.”  Churchill daha sonra kendisinin de Mayıs 1945’e kadar “Rus kütlesinin…