Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sabetaycılar

  • Kadınların Hristiyanlarla evlenmelerine mani olmaz, tersine bunu teşvik eder, fakat erkeklerin zürriyetinin daima saf kalmasını sağlar.  … Bir erkek Yahudi, Hristiyan kadınla evlenemez. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ticaret adamı kimliğiyle gelir ve ilk başlarda milliyetini saklamaya gerek görmez.  …  Yerliler yabancıya karşı misafirperverliklerini gösterirler.  Yahudi yavaş yavaş ekonomik hayata sokulur, ancak bir üretici olarak değil, aracı olarak.  …  Kısa bir zaman içinde ticaret Yahudilerin tekeline girer.  Önce fahiş bir faizle borç para verir.  Gittikçe gücü artar, devlet içinde devlet olmaktadır.  …  Para…

  • En iyi yalan söylemesini bilenler ve bunu yapmasını en iyi bilenler her zaman Yahudiler oldu.  Schopenhaur derin bir gerçeği ortaya koyan küçük bir cümleyle onları sonsuza kadar lanetlemiştir: Yahudiler yalanın büyük üstatlarıdır.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007);…

  • Şerif Hüseyin, ömrünün son yıllarını vaktiyle İngiliz altınlarından yapmış olduğu hatırı sayılır serveti sayesinde refah içinde geçirdiği Kıbrıs’ta eski KKTC Devlet Başkanı Rauf Denktaş’ın babası Raif Denktaş’la dost olmuşlar.  O vakitler küçük bir çocuk olan Rauf Denktaş, babasıyla zaman zaman Şerif Hüseyin’in evine ziyarete gidermiş. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2.…

  • 1865, ilk anayasamızı yazacak olan “Yeni Osmanlılar”  cemiyetinin kurulduğu tarihtir.  Kendisi de bu cemiyetin üyelerinden birisi olan Ebuzziya Tevfik, cemiyetin kuruluşunda ilginç bir noktaya dikkatimizi çeker.  …  Toplantılarda yanlarına aldıkları birkaç kitap vardır.  Bunlardan birisi, Karbonari İnkılap Cemiyeti hakkındadır..  Sf. 143  …  Karbonari “kömürcüler” demektir.  19. yüzyıl İtalya’sında kurulan gizli devrimci örgütlere bu adın verilmesi,…

  • Nihal Atsız o dönemde Peyami Safa’nın Abdülhamid’i çok ağır bir dille tenkit ettiği yazısına yine ağır bir üslupta cevap vermek suretiyle ilk büyük karşı atağı gerçekleştirir.  “Abdülhamid Kızıl Sultan değil, Gök Hakan’ıdır” tezini… Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 125 ile 127 arası) kitabından birebir alınmıştır.…

  • Bunlardan bir kısmı 1935 yılında Kudüs’teki İsrail Üniversitesi kitaplığı tarafından satın alındı. Bunlarda bulunan Sabetaycıların “amentü”sünü veriyoruz. Bu amentü, Yahudilerin her sabah duasında tekrarladıkları, Mose ben Maimon’un 13 inanç cümlesi yerine geçiyordu: -Tam ve kesin inanışla, gerçek Tanrı’ya, İsrail’in Tanrı’sına inanırım. O Tanrı’ya ki Tiphereth’te (Kabalacılarda Tanrı’nın ışımalarının çıktığı gök katı) İsrail’in haşmetinde oturur; bu,…

  • Müslüman adıyla Mehmet Aziz Efendi diye tanınan Sabetay Sevi’nin ölümünden sonra onun taraftarları – ki bunlar 200-300 aile idi – Selânik’te toplanmışlardı. Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelenler de bunların arasına katıldı. Bir süre sonra Sabetay’ın Ülgün’de kaldığı son karısı Ayşe (Asıl adı Yohebed) de ailesiyle birlikte oraya geldi. Yohebed’in babası Yusuf Filosof, Selanik’teki ünlü bir haham…

  • Sabetay Sevi ve onun mezhebi hakkında, yakın zamanlara kadar pek az bilgi vardı. Ama 1948 yılından beri, aile yadigârları olarak daima gizli tutulmuş yazmalar özellikle İsrail bilim kurumlarının eline geçti. Onun için artık oldukça kesin bilgilere sahibiz. Sf. 362 Sabetay Sevi (1626-1676) Kabalacı bir din bilginiydi! Onu sadece itizal (ayrılma, sapma) yoluna sapmış biri olarak…

  • Günümüzdeki Yahudi adlarının çoğu, Yunanca ya da Latinceden gelmektedir. Tevrat’tan alınma adlara, özellikle kızlarda az rastlanır. Yer yer, ad takma geleneklerinde ayrılıklar göze çarpar. Örneğin Hollanda’da sık sık, büyükbaba ve ananın sağlıklarında, torunlarına onların adları verilmektedir. Ama hiçbir zaman baba ve ananın adları verilmez. Buna karşılık Amerika’da çocuklara babalarının ya da analarının adını vermek âdettir.…

  • Yahudi örflerinde evlenmeler ise sonsuza dek akitlerine dayanmaktay­dı. Havra’da adeta sözleşme yapılırdı. Evlenen çiftlerin birbirini terk et­mesi olanaksızdı. Sf. 133 Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evlere 8 gün süresince ekmek girmezdi. Bayram, Hz. Musa’nın Firavundan kaçışı sırasında, yiyeceği kalmadığı için sadece un ve suyla yaptığı hamursuz yiyeceklerin anısına izafe edilmekteydi. Bayramın sekizinci günü evlere “Mersin Dalı” atılarak bayram tamamlanıyordu. Sf. 131 Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 131) kitabından…

  • Yahudi defin törenlerin de kimi ilginç uygulamalar görülebilmektedir. Gözlemler göstermektedir ki, ölümlerde defin gece vakti yapılmaktadır. Son dönemlerde gündüz definlerine de rastlanmışsa da genel ve gelenek­sel uygulamada defin gece yapılmaktadır. Oysa İslami geleneklerde ak­şam saatinden sonra defin yapılmamaktadır. Yahudiler’in ellerde meşaleler ve yüksek sesle okunan dualar eşliğinde grupça gece vakti de gömme örfü geliştirdikleri anlaşılmaktadır.…

  • Kısaca “Alyans” olarak adlandırılan ve “Birleşme” anlamına gelen sözcük, Universal (Evrensel) ve “Israelite” ulusal kimlik genişliği ile Yahudi dünyasına beklenenden de hızlı girdi ve gelişti. Özellikle İzmir’de 1873 yılında açılan Alyans’ın sahip olduğu öğrenci sayısı 300 kişiden oluşurken, diğer bir kız Alyans okulu 250 öğrenciye sahipti. Alyans dışında, Sanayi Kız okulu 25, Sanayi Er­kek okulu…

  • “Drahoma” adı verilen geleneksel “Başlık Parası” genç ge­lin adaylarının korkulu rüyası olmayı tarih boyu sürdürmüşe benzemekte­dir. Bir genç kız, evlenebilmek için eş olacak erkeğe, önceden belirlenen bu “Drahoma”yı vermek zorundadır. Bir genç kız için bu parayı bulmak ve biriktirmek yıllar almaktadır. Sf. 107 “Drahoma”yı sağlayan kızlar ise, ileri yaşlarında evlenebilmektedir. Bu kez de Yahudi ailelerde…

  • Kentteki aileleri genel olarak ele aldığımızda yeni soyadı kabulüyle, geniş bir tablo ortaya çıkmaktadır: Akcan, Akdura, Akkuş, Akoğul, Andıç, Anak, Arı, Artan, Ateşalp, Ata­şe, Ayçiçek, Aygen, Azal, Azan, Bagalı, Bahalı, Bakış, Barıtoğlu, Bars,Barsan, Basmacı, Basmacıoğlu, Başaran, Batan, Beydemir, Bezek, Bile, Biter, Büberoğlu, Candan, Cen, Çerçi, Dağaç, Deyerli, Dinmez, Donduer, Ediş, Ediz, El büken, Erkasap, Erez,…

  • 1900 yılında İzmir’i ziyaret eden Paul Lindau, Yahudi mahallesinin diğer mahallelere göre daha bakımsız ve düzensiz olduğunu ileri sürmektedir. Türk ve Yahudi mahallelerine göre Rum ve Ermeni mahallelerinin daha göze batıcı olduklarını ifade ederken, özellikle Yahudi mahallesiyle ilgili gözlemlerine geniş bir yer ayırır; Sf. 90           “Yahudi Mahallesi ise en pis ve en huzursuz olanı.…

  • Ancak, 1942 yılında çıkarılan “Varlık Vergisi” kentteki özellikle Yahudiler’in güç koşullar altında yaşa­ma sürecini başlattı. Ardından İsrail Devleti’nin kurulması ve giderek Yahudilerin de göç almasıyla tarihi sosyal coğrafya değişime uğradı. Tarih boyunca devam eden birliktelikler 20. yüzyılla birlikte sona ermiş oldu. Sf. 90 Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1.…

  •  İlginçtir ki, 1908 yılındaki meclis idare heyetinde, gerek nüfusça gerek ekonomiye hâkimiyetlerine karşın kent yönetiminde Rum kesiminden temsilci yoktur. Buna karşın Yahudi cemaatinden Çelebon Beje’nin seçil­mesi anlamlıdır.  II. Meşrutiyet’ten itibaren Belediye Meclislerinde, Haim Beja Robeno, Haim Beja Sebatay, Bohor Danon ve Şmail Barsimento’nun görev aldığı­nı görüyoruz. İlginç bir konu da Belediye örgüt yapısı içinde Yahudi…

  • Avram Galante, 1904 Tire ziyaretinde, kentte 360 aile bulunduğunu ve yaklaşık olarak bunun 1.600 nüfusu karşıladığını belirtirken, özellikle da­ha sonra 1914-1918 arasında Filistin’e önemli göç olduğu ve Tire’den 200 ailenin ayrıldığını eklemektedir. 1927 yılı resmi rakamını ise 1.063 olarak vermektedir. Yine Galante’nin Tireli Yahudilerin ifadelerine daya­narak kentteki Yahudi nüfusu, Selanik, Bursa ve İstanbul Yahudileri ya­kından…