Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Sabetaycılar
-
Kızına göre Salamon Adato, meslektaşı ve DP milletvekili Samet Ağaoğlu, gazeteci ve DP milletvekili Cihad Baban ve Celâl Bayar ile çok yakındı. DP kurulmadan önce Bayar İstanbul’a her gelişinde Adato ile görüşür, yapacağı konuşmalar hakkında kendisine danışırdı. 21 Temmuz 1946 günü yapılan milletvekili genel seçimlerinde hem DP, hem de CHP azınlık cemaatlerinin ileri gelenleriyle görüşerek…
-
Aralarında eski İstanbul Valisi Esad Bey de olmak üzere resmî erkân Samuel Bey’e büyük sevgi besliyordu. Emniyet mensupları kendisine ‘‘Kemal Bey” veya “Kemal Ağabey” diye hitap ederlerdi. Samuel Bey’in Cumhuriyet dönemindeki faaliyetleriyle ilgili bilgi çok azdır. Oğluna göre 1934 yılında Trakya’da Yahudi nüfusunun yoğun olduğu kentlerde gerçekleşen Yahudi karşıtı gösteri ve yağma girişimi babasını son…
-
Yirmili ve otuzlu yıllarda Yahudi toplumunun direncine rağmen Türkleşmeyi ve Türkçe konuşmayı savunan Tekin Alp soydaşları tarafından ağır eleştirilere maruz kalacaktı. Sf.27 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
Başta Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyet’in kurucu kadrosunun tamamının, çok partili demokrasi döneminde de başta Celâl Bayar ve Adnan Menderes olmak üzere tüm Devlet erkânının özel diş hekimi ve aynı zamanda sırdaşı olan dişçi Sami Günzberg bir diğer örnektir. Eski bir İttihatçı olup, 1928 yılında yayınladığı Türkleştirme kitabıyla Cumhuriyet’in kurucu atalarının, bir milletler ve…
-
Varlık Vergisi’ni ödeyemediği için Aşkale’ye gönderildiği, Samuel Abrevaya Anadolu gazetesinin tahrikçi yayınına maruz kaldığı, Tekin Alp önce Varlık Vergisi Kanunu’nun bir mağduru olarak yalısını eşyaları ile birlikte satmak zorunda kaldığı, daha sonra yerleştiği Nice kentinin fahri konsolosu olma talebi Dışişleri Bakanlığı’nca reddedildiği, Prof. Mişon Ventura ise Trakya Olayları, Yirmi Kur’a askerlik ve Varlık Vergisi sırasında…
-
(Kurken Alyanakyan anlatıyor;) “Babam Leon Alyanakyan 1939 yılının son aylarında askere alındı. Önce Kartal Maltepe’de eğitim gördü. Daha sonra usta matbaacı olduğu için Çankırı Askeri Okul Matbaasına tayin edildi. Burada Mareşal Fevzi Çakmak’ın kitaplarının basımını kontrol etmekteydi. Mareşal matbaayı düzenli olarak ziyaret etmekteydi. Babam ve arkadaşları Mareşal’in annesinin Ermeni olduğunu ve Mareşal’in Ermeni askerleri koruduğunu…
-
“Genel millî karakteri temsil etme açısından Sivrihisar’ın sakinleri, çaresiz askerlerin karşısında beyaz atı üzerinde duran ve her şeye hâkim olduğu vehmine kapılmış olan yüzbaşıdan muhtemelen çok daha fazla temsil kabiliyetine sahiptiler. Otoriter liderlerin yanlış uyguladıkları bir siyasetin Türk halkının kendiliğinden cömertliği ve insancıllığı ile düzelmesi Türk karakteri için bir zaferdi. Aralık ayı civarında askerlere gruplar…
-
“Nafıa takımlarındaki askerler yol inşaatlarında çalışmak zorundaydılar ancak çalışma saatleri çok uzun değildi. Tam manasıyla esirlerin zoraki çalıştırılmaları değildi. Her er Türk askerinin beslendiği tayınla beslenebiliyordu. Parası olanlar ise her tarafta mantar gibi bitmiş olan hususi kantinlerden istedikleri yiyeceği satın alıp yiyebiliyorlardı. Askere alınanlar arasında mevcut olan diş hekimi, hekim, öğretmen, muhasebeci gibi meslek sahibi…
-
Aşkale’den varlık vergisi mükellefleri geldiğinde biz Akhisar’a gittik. Amasya depremi olduğundan Merzifon’a ve Gümüşhacıköy’e, sonra Çorum-Osmancık yolunda belimize ip bağlayıp kayalardan sarkarak ve engelleri dinamitleyerek Badal Boğazı’nı açtık. Sf.130 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
-
O gün Paskalya Haftası’nın Büyük Perşembesi olduğunda arkadaşlarımızdan Norayr isminde biri, Konak Komutanı’ndan gece koğuşta ayin yapmak için izin istedi. Büyük Perşembe gecesi tüm hazırlıklarını tamamlamış, papaz giysisi gibi bir cüppe de bulmayı becermiş, zaten çantasında tenekeden birkaç da haç varmış kararlaştırılan saatte ayin başladı. Koğuşta herkes ayaktaydı, komutan da merak etmiş; ilgilendi ve baktı…
-
Nihayet, gayrimüslimlerin yüreğini rahatlatacak bir haber yayılmağa başladı: Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, hükümete uyarıda bulunmuş, silahaltında bulunan bilaistisna herkesin “beş düğme altında bulunduğu sürece” (askeri üniforma) kendi evlatları sayılacağını ve ona göre muamele görmelerini istemişti. Umutsuzluğa kapılmış halkın bir kısmı gazetelerden ve radyolardan savaş haberlerini dinlerken sevdiklerinin mukadderatını bu olaylara bağlıyordu. Sf. 119 Alıntı;…
-
“Şöyle ki; o zamana dek, yalnızca eczacı, diş tabibi, tıp hekimi gibi uzmanlıklara sahip bazı gayrimüslim vatandaşlar, yedek subay olabilir, hatta yüzbaşılığa kadar terfi edebilirken, başkaları… Yüksek tahsilli olmalarına karşın, bu haktan mahrum kalırlardı.” Sf.115 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
a) Azınlıkların Ticaret Hayatındaki Etkinliklerini Azaltma; Sf. 67 1948-49 yıllarında İsrail’e göç eden İstanbullu gazeteci Sabetay Leon, 1956 yılında İsrail’de yayınlanan ve Sefarad Yahudilerine hitap eden El Tiempo gazetesinde yayınladığı anılarında; “nafıa askeri olarak neden Anadolu’ya gönderildikleri” sualine şu cevabı verecekti; Fanatik, ırkçı, totaliter ve diktatör bir siyasi parti olan CHP, Yahudi, Rum ve Ermeni…
-
Anadolu’nun içlerinde amele taburlarında çalışmak üzere askere alınan bazı azınlıkların ailelerine mahalli Türk mercilerinin yardım parası ödemeye başladıklarını da not etmek lazım. İstanbul’da yaşayan Amerikalıların bana söz ettikleri bir Ermeni ailesi ayda yirmi lira yardım parası alıyor. Ailelerin gelir getiren fertlerinin askere alınmalarının telafisi olarak ödenen bu meblağ, bir Müslüman Türk ailesi için bile nispeten…
-
Gayrimüslim askerlerin maruz kaldıkları davranışlar hakkındaki raporlar muhtelif. Çoğunun meşakkatlerle karşılaştıkları şüphesiz zira bazıları çeşitli sebeplerden dolayı daha önce hiç askerlik yapmamıştı, aralarından çoğu da alelade Türk askeri için tabii olan zor hayata alışık değildi. Şehrin nispeten rahat hayatından gelenler arasından birçoğu hastalandı ve bazısı köyden gelmiş, Türk askeri için son derece tabiî olan hayat…
-
Amerikan Büyükelçiliği’nin 30 Eylül 1941 tarihli ve “mahrem ibareli bir raporu nafıa askerlerinin askere almış nedenleri ve bu karârın etkileri konusunda oldukça önemli bilgiler vermekte: “10 Nisan 1941 tarihinde yayınlanan resmî seferberlik ilanını takiben İstanbul Vilayetinde ikamet eden (İstanbul vilâyeti ve çevresindeki kasaba ve köyler) yirmi kur’a gayrimüslimler silahaltına alındılar, askerî veya yarı askerî inşaatlarda…
-
Haziran ayının sonu veya Temmuz ayının ortasına kadar silahaltında bulunan askerleri yakınlarının ziyaret etmelerine ve fotoğraflarını çekmelerine kesinlikle izin verilmedi. Bu tarihten sonra askerler iklim ve çevre koşulları açısından daha iyi şartlara haiz başka kamplara nakledildiler. Sf. 54 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 54)…
-
Nafıa askerlerinin sevk edildikleri illerden biri Yozgat’tı. Yozgatlı gazeteci ve şair Abbas Sayar (1923-1999) nafıa askerlerinin Yozgat’a gelişlerine 19 yaşında tanık olmuştu. Sayar 1989 yılında hatıralarını tefrika olarak Yozgat gazetesinde yayınladı: Sf.55 “Evet, 1941 yılı, Mayıs, Haziran haftası… On bine yakın Ermeni, Rum, Yahudi. Yozgat’ta iğne düşürsen yere düşmez…” Sf. 56 “Yozgat on küsurlardan yirmi…
-
Ünlü tekstil sanayicisi Vitali Hakko’ya göre “aynı kaderi paylaşma” olgusu kendilerini “aristokrat” olarak gören zengin Yahudilerin fakir soydaşlarına daha sevecen bakmalarına sebep olacaktı. Sf. 54 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gayrimüslim erkeklerin nafıa askerleri olarak silahaltına alınmalarından yaklaşık bir yıl sonra Millî Müdafaa Vekâlet’inin 27 Şubat ve 7 Mart 1942 tarihli teklifleri üzerine İcra Vekilleri Heyeti 18 Mart 1942 tarihinde yaş sınırını genişletecek, “şimdiye kadar ihtiyat olarak hizmete alınmamış bulunan her doğumdan gayrimüslimlerin silahaltına celpleri” ne karar verecekti. Sf. 47 Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri…