Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Sağlık, Tıp
-
Bir psikopat nadiren gelecek hakkında kaygılanır. Bunun yerine enerjisini genellikle yenilik ve heyecan aramak için harcar. Sf. 24 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Egoları yüzünden hiçbir zaman itiraf edemeseler de psikopatlar yaşadıkları sorunlar için herkesi ve her şeyi sorumlu tutar, hiçbir zaman kendilerini suçlamazlar. Sf. 23, 24 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 23, 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir psikopat, ne pahasına olursa olsun istediği her şeye sahip olmaya hakkı olduğunu düşünür ve eleştirildiği veya hayal kırıklığına uğradığı zamanlarda kontrolsüz ve agresif patlamalar yaşamaya meyillidir. Sf. 23 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 23)…
-
Psikopatlar diğer insanların nelere tepki verdiğini çabucak fark eden, normal duyguları iyi bir şekilde taklit edebilen usta birer düzenbazdır. Genellikle kendilerine güvenirler, eğlencelidirler ve inandırıcı hikâyeler anlatırlar, ancak dikkatli bir şekilde incelenince anekdotları tutarlılıklarını yitirecektir. İltifatları cezbedicidir, ancak içten değildir. Sf. 23 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes,…
-
Cleckley psikiyatri hastalarını muayene etmiş ve bazılarının açıkça ruhsal bozukluklar sergilemediğini, ancak yine de sürekli olarak, utanmadan, yıkıcı ve sorun çıkarıcı davranışlar sergilediğini tespit etmiştir. Sf. 21 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 – Sf. 21) kitabından birebir…
-
Psikopat kelimesi genel olarak “hastalıklı zihin” anlamına gelir, psikopatlar da diğer herkes gibi geçici olarak çeşitli akıl hastalıklarının etkisinde kalsalar da deli değillerdir. Davranışlarının tamamen farkındadırlar ve davranışları üzerinde makul miktarda kontrol sahibidirler. Davranışları geçici ruhsal bozukluklarla kolayca açıklanamayacağı ve diğer insanlara karşı ömür boyu süren soğuk ve hesaplı bir duyarsızlıktan kaynaklandığı için daha da…
-
Aslında, psikopatların tek ortak yanı aileleri, kurumları ve hatta toplulukların bütününü kasıp kavurabilecek bir yığın duygusal anormallik ve antisosyal davranış sergilemeleridir. Tedaviye karşı dirençli bir hastalıktır. Empati duymaktan yoksun bir şekilde istediklerini elde etme peşindedirler ve yollarına kimin çıktığı umurlarında bile değildir. Sizi cezbedip, kandırıp, yönlendirerek cüzdanınıza, evinize ve hatta kalbinize girebilirler. Sf. 15 Alıntı;…
-
Bu tanıma göre bilinçlilik, bir algısal farkındalık ya da belirgin bir seçici dikkattir, insan bilinci, özünde, bir benlik farkındalığı, farkında olmanın farkındalığıdır. Dolayısıyla bilinçlilik, salt haz ve acı deneyimleme yetimize değil, aynı zamanda bu deneyimlerin farkında olma ve bu deneyimleri yansıtma yetimize, aynı zamanda hayatımız ve yaşamöykümüz bağlamında farkında olup yansıtma yetimize de atıfta bulunur.…
-
Bu bulgu temel alınarak, bir hipotez geliştirildi; buna göre depresyon, beyinde serotonin, epinefrin ya da ikisinin birden miktarının azalmasını temsil eder. Sf. 462 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 462) kitabından birebir alınmıştır.
-
Parkinson’un, devinim denetiminde yer alan beyin bölgelerinde dopamin derişiminin azalmasından kaynaklanabileceğini ileri sürdü. Carlsson ve başka bilimciler bu fikri sınadılar ve hastalara ilave dopamin vererek Parkinson hastalığının belirtilerini giderebileceklerini buldular. Sf. 457 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ön alın korteksi araştırmalarının mazisi 1848’e uzanır; o zaman John Harlow, demiryolu ustabaşısı Phineas Gage’in günümüzde meşhur olmuş vakasını betimlemişti. Kaza eseri gerçekleşen bir patlama sonucunda Gage’in ön alın korteksine demir çivi girmişti. Kazayı, genel zekâsına, algısına ve uzun süreli belleğine hiçbir zarar gelmeden sağ salim atlattı, fakat kişiliği değişmişti. Kazadan önce, vicdanlı ve sıkı…
-
Gerçekliği yorumlamada bu yetersizliğin alametifarikası, kuruntular yani olgulara ters düşen abartılı inançlar ve bu inançların mantıksız olduğunu gösteren bulgulardır. Bunlar ortaya konsa bile inançlarını değiştirmezler. Diğer alametifarikası ise sanrılar yani dış bir uyarıcı olmaksızın meydana gelen algılar; örneğin kişinin eylemleri hakkında yorum yapan sesler duyma. Mantıksız düşünceler; fikirler arasındaki normal bağlantıların ve çağrışımların yitirilmesi, bağdaşım…
-
Bu bağlamda, Lev Tolstoy’un, topluma ters düşen bir aşk ilişkisinin feci sonuçlarıyla ilgili romanı Anna Karerıina’nın giriş cümlesini anımsamaktan kendimi alamıyorum: “Mutlu aileler hep birbirine benzer; her mutsuz aile kendine özgü bir şekilde mutsuzdur.” Burada Tolstoy, bilimsel açıdan ziyade edebiyat açısından güçlü olan bu cümleyle, anksiyetenin ve depresyonun pek çok biçime kavuşabileceğini, fakat güvenlik, huzur…
-
Freud’un işaret ettiği gibi, normal bir endişe, zorlu koşullara hükmetmeye, dolayısıyla kişinin büyümesine katkıda bulunur. Normal endişenin, iki ana biçimi mevcuttur: İçgüdüsel endişe (içgüdüsel, yani doğuştan gelen korku) organizmanın yapısında vardır ve sıkı bir genetik denetim altındadır; öğrenilmiş endişeye (öğrenilmiş korku) organizma genetik yatkınlık gösterebilir fakat temelde bu endişeyi deneyimle edinir. Daha önce gördüğümüz gibi,…
-
Dahası, psikiyatrik hastalıklar, üst düzey zihinsel işlevlerle ilgili rahatsızlıklardır. Endişe bozuklukları ve çeşitli depresyon türleri, duygusal bozukluklardır, oysa şizofreni, düşüncelerle ilgili bir bozukluktur. Duygu ve düşünce, karmaşık sinir devrelerinin hayata geçirdiği karmaşık zihinsel süreçlerdir. Kısa süre öncesine kadar, normal düşüncelerle ve duygularla ilgili sinir devreleri hakkında çok az şey biliniyordu. Sf. 434 Alıntı; Belleğin Peşinde…
-
Fakat 60’ların ikinci yansından ve 70lerden itibaren yapılmış sayısız keşif, 1973’te bir araya gelip bize “rekombinant DNA” denen teknolojiyi kazandırmaya yaradı; DNA’yı düzeltme yetisi elde etmiştik. Bu, laboratuvar tekniklerinde öyle sıradan bir ilerleme değildi. Artık bilimciler DNA moleküllerini kesip biçebiliyor, doğada hiç görülmemiş DNA’lar yaratabiliyordu. Yaşamın molekül altyapısına hükmederek “Tanrıyı oynayabiliyorduk” Sf. 319 Alıntı; Belleğin…
-
Öğrenme ve bellek altyapısını oluşturan hücresel mekanizmaların muhtemelen evrimde muhafaza edildiği, dolayısıyla da yapay tetikleme biçimleri kullanılsa bile basit hayvanlarda bulunabileceği fikrini sınıyordum. Sf. 215 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu da beni şunu düşünmeye itti: Davranışları meydana getiren bir sinir devresinde bellek, duyulardan gelen belirli uyarıcı örüntüleri aracılığıyla sinaps kuvvetinin değişmesinden türeyebilir. Sf. 209 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilinçli bellek dediğimizde aklımıza gelen şeye günümüzde, Squire ve Schacter’in izinden giderek, açık (ya da bildirimsel) bellek diyoruz. İnsanların, mekânların, nesnelerin, olguların ve olayların bilinçli bir şekilde anımsanması demektir; H.M.’nin yoksun olduğu bellek çeşidi buydu. Bilinçsiz belleğe günümüzde örtük (ya da yordamsal) bellek diyoruz. Alışmanın, duyarlılaştırmanın, klasik koşullamanın, ayrıca bisiklet sürmek ya da tenis topuyla…
-
Genç bir hekim olarak Viyana’da bir akıl hastalıkları hastanesinin başına geçirildiği zaman, bu düşüncesini sistemli bir hale getirme fırsatını yakaladı. Orada suçluların kafataslarını inceledi ve kulağın üstünde kalan bir tümseğin, etçil hayvanlardaki tümsekle çarpıcı benzerlikler sergilediğini buldu; Gali bu tümseği, sadist ve yıkıcı davranışlardan sorumlu olduğuna inandığı beyin bölgesiyle bağdaştırdı. Zihinsel melekelerin yerini belirleme yaklaşımı…