Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • Benzer biçimde, bebeklerin kocaman gözleri ve yuvarlak yüzlerinin bize şirin görünmesinin nedeni, doğal bir “şirinliğe” sahip olmaları değil, yetişkinlerin bebeklere bakmasının taşıdığı evrimsel önemdir. Bebeklerini şirin bulmayan genetik soylar, yavrular gerekli bakımı göremediği için zamanla ortadan kalkmıştır. Sf. 101 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı…

  • Fare yavrularına, genetik mühendisliğiyle opioid sistemleri (ağrının baskılanması ve ödüllendirmede devreye giren sistem) belirli bir reseptörden yoksun kalacak biçimde müdahale edildiğinde, yavrular anneden ayrılmayı umursamamakta ve daha az bağırmaktadırlar. Sf. 99 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadınların âdet döngüsü süresinin de bir başka kadının koltukaltı terini kokladıktan sonra değişebildiği düşünülmektedir. Sf. 98 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geri kalanı (televizyon programlarını, radyo sinyallerini, mikrodalgaları, X-ışınlarını, gama ışınlarını, cep telefonu konuşmalarını vs. taşıyanlar) bizim haberimiz bile olmadan içimizden geçip gider. Sf. 78 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • Lezzet, basitçe, bir yararlılık göstergesidir. Sf. 77 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yani neredeyse Japonların icadı olan ve civcivin arka kısmındaki açıklığın özelliklerine bakarak cinsiyetini tayin eden uzman tavuk seksörleri, bir günlük civcivlerin cinsiyetini hızla belirleyebiliyorlardı. 1930’lu yıllardan başlayarak dünyanın dört bir yanındaki kümes hayvanı üreticileri, tekniği öğrenmek için Japonya’daki Zen-Nippon Civciv Cinsiyet Tayini Okulu’na seyahat eder olmuştu.  İşin gizemli yanı, kimsenin tekniğin işleyişini tam olarak açıklayamamasıydı.…

  • Başka insanlar sizi gıdıklayabilir çünkü yararlanacakları manevralar sizin için öngörülebilir değildir. Ama eğer gerçekten isterseniz, kendi eylemlerinizdeki öngörülebilirliği de ortadan kaldırıp kendinizi gıdıklayabilirsiniz. Bir kuş tüyünün konumunu zaman-gecikmeli bir kumanda koluyla denetleyebildiğinizi düşünün: Kolu oynatmanızla tüyün ona uygun biçimde hareket etmesi arasında en az bir saniye geçecektir. Bu durum öngörülebilirliği ortadan kaldıracak ve size kendinizi…

  • Şimdi biliyoruz ki, beynin bütünü boyunca ne kadar ileribildirim yolu varsa bir o kadar da geribildirim yolu var. Bu durum, teknik bakımdan yinelenme (recurrence), daha genel olarak da döngüsellik (loopiness) olarak ifade edilen bir beyinsel devre özelliğidir. Beyin, bu bakımdan bir montaj hattından çok, bir pazar yerine benzer. Sf. 47 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı)…

  • Bu hastalar dünyayı birdenbire görmek yerine, görmeyi yeniden öğrenmek zorundadır.  Dünya, onlar için başlangıçta çevrelerinde uğuldayıp duran bir şekil ve renk bombardımanından ibarettir; gözleri, görüntüleri son derece berrak biçimde algılama yetisine sahip olduğu halde, beyinlerinin gelen verileri yorumlamayı öğrenmesi zaman alacaktır. Sf. 23 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar,…

  • İnsan nasıl olur da kendine öfkelenebilir? Bu durumda tam olarak kim kime kızar? Bir şelaleye belirli bir süre baktığınızda kayalar neden yukarı tırmanır gibi görünür gözünüze? Yüksek mahkeme yargıcı William Douglas, geçirdiği inmeden sonra felçli kaldığı ayan beyan ortadayken neden futbol oynayıp yürüyüşe çıkabildiğini iddia etmişti? Sf. 19 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David…

  • Bilincin müdahalesinin etkilerini küçük bir numarayla sergilemek isterseniz, arkadaşlarınızdan birine iki keçeli kalem verip (her eline bir tane) adını sağ eliyle yazdığı sırada sol eliyle de tersten (ayna yazısıyla) yazmasını isteyin. Bunu yapmanın tek yolu olduğunu hızla fark edecektir: yaptığı işin üzerinde düşünmemek. Bilincin müdahalesini dışladığı sürece, elleriyle karmaşık ayna hareketlerini gerçekleştirebilecektir ama hareketleri düşünecek…

  • Carl Jung’un ifadesiyle, “her birimizin içinde, tanımadığımız biri daha vardır.” Pink Floyd’un ifadesiyle de “kafamın içinde biri var, ama o ben değilim.” Sf. 8 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beynin işleyişi içindeki en küçük rol, bilince ait olandır. Sf. 5 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kişiselleşmiş tıp çağı da (tedaviyi DNA’ya göre ayarlayan ilaçlar) artık başlamış durumdadır. Sf. 401 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 401) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mutluluk zevk almaya dayanıyorsa, mutlu olmak için biyokimyasal sistemimizi yeniden tasarlamamız gerekiyor demektir. Mutluluk hayatın anlamlı olduğu hissine dayanıyorsa, mutlu olmak için bu sefer kendimizi daha da etkin bir şekilde kandırmamız gerekiyor demektir. Üçüncü bir seçenek var mı? Sf. 383 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11.…

  • Huxley’nin huzursuz edici dünyası, mutluluğun zevkle aynı şey olduğuna ilişkin biyolojik varsayıma dayanır. Buna göre mutlu olmak haz veren bedensel hisler yaşamakla tamamen aynı şeydir. Biyokimyamız bu hislerin etkilerini ve sürelerini sınırladığına göre, insanların yüksek seviyede mutluluğu uzun süre yaşamalarını sağlamanın tek yolu biyokimya sistemlerini manipüle etmektir. Sf. 381 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval…

  • Tek bir anlamlı tarihsel gelişme vardır. Bugün nihayet mutluluğun sırrının biyokimya sistemimizde olduğunu anladığımıza göre, zamanımızı politika ve sosyal reformlarla, siyasi mücadele ve ideolojilerle ilgilenmekle geçirmeyi bırakıp bizi gerçekten mutlu eden tek şeye odaklanabiliriz: biyokimyamızı manipüle etmek. Eğer beyin kimyamızı anlamak ve uygun tedavileri geliştirmek için milyarlar harcarsak, insanların her zamankinden daha mutlu olmasını sağlayabiliriz,…

  • Belki de mutluluk evliliği getiriyordur. Ya da daha doğrusu, serotonin, dopamin ve oksitosin bir evliliğin oluşmasını ve iyi gitmesini sağlıyordur. Neşeli bir biyokimya sistemiyle doğan insanlar genellikle mutlu ve hâllerinden memnundurlar, dolayısıyla daha çekici partnerler olurlar ve evlenme ihtimalleri de daha yüksektir. Bu insanların evliliklerinin bitme olasılığı da daha düşüktür, çünkü depresif ve memnuniyetsiz bir…

  • Bazı akademisyenler insan biyokimyasını sıcaklığı sabit tutan bir havalandırma sistemine benzetirler. Çeşitli olaylar sıcaklığı anlık olarak değiştirebilir, ama havalandırma sistemi hep aynı sıcaklığı geri sağlar. Bazı havalandırmalar 25 dereceye sabitlenmiştir, bazılarıysa 20 dereceye. İnsanların mutluluk sistemleri de kişiden kişiye değişmektedir. 1’den 10’a kadar bir ölçekte düşünürsek, bazı insanlar şanslı bir biyokimya sistemiyle doğmuştur ve mutlulukları…

  • Eğer durum buysa, ölümsüzlük bile mutsuzluk sebebi olabilir. Bilimin tüm hastalıklara çözüm bulduğunu, yaşlanmayı önleyen tedaviler geliştirdiğini ve insanların sürekli genç kalmalarını sağlayan yöntemler geliştirdiğini farz edin. Muhtemelen en yaygın sonuç daha önce eşi görülmemiş bir kızgınlık ve endişe salgını olacaktır. Bu yeni tedavilere gücü yetmeyen büyük çoğunluk mutsuz olacaktır. Tarih boyunca fakirler ve baskı…