Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Şiddet

  • Seyit Rıza ve arkadaşlarının yargılanma ve idamını o sırada Malatya Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil yürütmüştü. Çağlayangil’e göre, mahkemeler bazen otomobil farlarının ışığında yapılmış; okuma yazma ve Türkçe bilmeyen sanıklara ne iddianame ne avukat verilmiş; idam edebilmek için, yalancı şahitlerin beyanıyla en az 75 yaşında olan Seyit Rıza’nın yaşı 57’ye indirilmiş, oğlunun yaşı da 17’den…

  • Bu endişelerin egemen olduğu bir ortamda, 20-21 Mart 1937 günü, Pah Bucağı ile Kahmut Bucağını birbirine bağlayan Harçik Deresi üzerindeki Darboğaz tahta köprüsü, Seyit Rıza’nın önderliğini yaptığı Demenan ve Haydaranlılar tarafından yıkıldı ve telefon hatları kesildi. Bunun üzerine Ankara uzun süredir planladığı askeri harekâta başlamaya karar verdi. Uçaklardan atılan 4 Mayıs 1937 tarihli bildiride, bölge…

  • İlginçtir, Kılıç Ali anılarında bu iddiayı şöyle diyerek doğrular: “Tuhaf değil mi? Bu suikast olayından birkaç gün önce Afyon Milletvekili Ali Bey’le İstanbul’a gelmiştik ve Tokatlıyan Oteli’nde kalıyorduk Bir sabah Ziya Hurşit geldi. Birinci Melis’teki arkadaşlığımıza dayanarak, yaptığı küçük bazı ticari işleri için benden yardım istedi. İş Bankası’ndan kendisine üç bin liralık kredi verilmesine aracılığımı…

  • İsmet İnönü yıllar sonra şöyle yazacaktı: “Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat-Terakki’nin, Meşrutiyetten evvelki fedailerindendir. Askerdir. Bizim sınıftandır. ‘Abdülkadir Antep’ diye tanırız. Son derece enerjik ve kararlı bir adam, Temiz bir adam. Çetin bir ihtilalci, ihtilal arkadaşlarına, ihtilal fikirlerine bağlı. Meşrutiyetten önce, en güç zamanlarda İttihat-Terakki’nin en gözde, en güvenilir fedaisi. Böyle bir adam, Abdülkadir, Millî…

  • Savcı, başlangıçta Rüştü Paşa, İsmail Canbulat ve Halis Turgut Bey hakkında “suikast planından haberleri olduğu halde hükümeti bilgilendirmemek” suçundan 10’ar yıl kürek cezası talep ettiği halde, bu üç kişinin kendilerini savunmaya kalkışmaları üzerine cezalarını idama çevirmişti. Giritli Şevki hem beraat etmiş hem de 6.500 lira para ödülü ile taltif edilmişti. Laz İsmail ile Bursa’da keşif…

  • Bu tarihten itibaren halkın şapka ile imtihanı başladı. Durumun nezaketini anlayanlar telaşla başlarına koyacak uygun bir başlık arayışına girdiler. Ancak ülkede henüz yeterli sayıda şapka yoktu. Kimi başına kâğıt şapka, kimi kadın şapkası takmak zorunda kalırken namaz kılarken düşmeyen kopçalı kasketler yapmak gerekti. Bazıları şapkaları görünmesin diye şemsiye ile gezdi. “İstanbul’da Şapka Kanunu çıkar çıkmaz…

  • Hücreye döndüklerinde Mersin’de yayımlanan Doğru Söz gazetesi sahibi Ata Çelebi adlı bir komünist genç onlara mahkemelerin çalışma prensiplerini özetledi: “Burası bir cehennemdir, bir salhanedir. İstiklal Mahkemesi’ne getirilenlerin yüzde doksanı öldürülür (…) Eğer mahkeme sizi savunma için bildirilen günden önce çağırırsa, hakkında idam hükmü verilmiş demektir. Süreyi uzatmakta fayda yoktur. Yok, gününde çağrılırsanız, durumunuz şüpheli demektir.”…

  • (Belge; 48 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 25 Kasım 1912 Tarihli Rapor.) Van ve Bitlis Vilayetlerinin Nüfusu Hakkında İstatistiki Bilgiler Adı geçen vilayetlerin nüfusu ile ilgili benim seleflerimin, Türk yetkililerinin, Fransız ve İngiliz konsoloslarının ve bizzat benim topladığım bilgileri karşılaştırdığımda bu iki vilayetin günümüz nüfusunun tahminen şu…

  • Çünkü milyonlarca kişilik orduya komutanlık eden Çar’ın kalbine korku düşüren ve onu işçilere ve köylülere taviz vermeye zorlayan, kitlelerin öfkeli patlaması değil, bir avuç teröristin bombalarıydı. O ana kadar entelektüel yanları ağır basan unsurların bile 1906’dan sonra bütün enerjilerini, gizli örgütlenmeye ve ‘fedailere’ hasretmelerinde ve 1908’den sonra da buna devam etmelerinde Rusya tecrübesinin rolü büyüktü.…

  • 1164 yılında İsmailî İmamı II. Hasan şeriatı kaldırdı. Oruç tutmanın, namaz kılmanın ve diğer ibadet zorunluluklarının da kalktığını bildirdi. Halife Muktedir’in sarayında binlerce cariye, taze oğlan, hizmetçi dolaşıyor… öte yandan halkın köylü ve esnaf takımı açlıktan kıvranıyor; tefecilerin, vurguncuların, rüşvet bezirganlarının elinde inliyordu. Alamut üstadı II. Hasan her tarafa haber göndererek müritlerini Alamut’ta topladı ve…

  • 1119 yılında Kudüs Latin Kralı II. Baudouin’di. Baudouin, Kudüs’e gelmiş olan “İsa’nın Fakir Askerlerini” Süleyman Tapınağını korumakla görevlendirdi. Hatırlanacağı gibi M.S. 540 yılında İüstinianus (Justinyen), yıkılmış olan Süleyman tapınağı yerine bir kilise inşa ettirmişti. İsa’nın Fakir Askerleri bu kiliseye yerleştirildi ve adları değiştirilerek “Templiers“ Şövalyeleri (Knights Templar, Mabet Şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri) dendi. Şövalye De Payens…

  • Adları Arapçada koruyucu, bekçi anlamına gelen “asessen“ den gelmekteydi. Ancak haşhaş içmeleri nedeniyle Sünniler onlara Haşhaşiler veya Haşhaşinler dediler. Marco Polo’nun seyahatnamesinde anlatması ile Haşhaşilerin ismi Batı Avrupa’ya suikastçı, katil anlamında “assasin“ olarak geçmiştir. Hasan Sabah, ilki Alamut olan erişilmesi zor dağların tepesine kaleler zinciri kurmuştu. İlk sarp kale olan ve Teberistan’da bulunan Alamut kalesi…

  • 15 Eylül 1922 Cuma Tepecik’e varıyoruz ve biraz sonra Basmane’ye giden Kemer yolundayız. Hıristiyan mahallelerine giden o yolun sağ yanı tamamen yanmışken, karşı taraftaki Türk bölgeleri olduğu gibi duruyor. Yangın sol tarafa da ilerlemiş, ama yayılmamış; Türklerin büyük çabası sayesinde orada durmuş. Bir Türk süvari taburu adım adım ilerlediğimiz bu yol boyunca gidiyor ve kısmen…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın Notu;) Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umudu ile kendi özerklik ya da bağımsızlık taleplerinden vazgeçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşlarını daha sonra da, umutları kırılana dek devlete sadık kalmaya çağırdığını gizlemeye çalışmaktadır. Ermeni Soykırımı konusunda Bibliyografya bölümüne bakın. “Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı.…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın görüşleri) Gerçekten de, Kemalistler, Ermeniler’in 1915 katliam ve tehcirine doğrudan maruz kalmadığı İzmir ve civarındaki tüm Ermeni nüfusu ortadan kaldırarak Jön Türkler‘in programını uyguladılar. Sf. 28 Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından…

  • La Vieille France, 21 Ekim 1920 tarihli sayısında, içinde aşağıdaki paragrafın bulunduğu son derece önemli bir Rusça doküman yayınladı.  “Siyon Bilginlerinin Protokolleri” ile Haham Raeichhorn’un 1869 yılında Prag’da hahambaşı Simeon-ben-Ihuda’nın cenaze töreninde mezarı başında yaptığı konuşması arasında çarpıcı benzerlikler var.  Bu konuşmayı yayınlayan Readcliffe, bunu açığa vurduğu için bedelini hayatıyla ödemişti.  Reichhorn’un konuşmasını Readcliffe’e aktaran…

  • Halkın kralını tanıması ve sevmesi için, kralın çarşı pazarda halkla iç içe olması gerekir.  Bu durum birbirine perçinlenmesi zorunlu olan iki gücün birliğini pekiştirir ki, bunlar şimdi bizim tarafımızdan terör yoluyla birbirinden ayrıldı. Sf. 266, 267 Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 266,…

  • Dünyada her şey bir başka şeye itaat etmek durumundadır.  İnsana değilse, şartlara, kendi karakterine, ama her durumda daha güçlü olana.  Bu yüzden iyilik uğruna daha güçlü olacağız.  …  İsrail kralı, Avrupa’nın kendisine sunduğu tacı başına giydiği zaman, dünyanın atası olacaktır.  Kaçınılmaz olarak kurban etmesi gerekecek olanların sayısı, Yahudi olmayan hükümetlerin büyüklük düşkünlükleri yüzünden yüzyıllar boyu…

  • Halk kitleleri, politik dehalara özel bir sevgi ve saygı besler ve onların bütün şiddet hareketlerini hayranlıkla karşılar.  Sf. 209  Kesin bir çoğunluk elde etmek için, sınıf ve vasıf farkı gözetmeksizin herkesin oy kullanmasını sağlamalıyız.  Zira kesin çoğunluk için eğitimli, zengin sınıfların oyları yeterli değildir.  Sf. 210  Tüm ülkelerde çeşitli isimler altında var olan kurumlar hemen…

  • Tahtlarında oturan Yahudi olmayan kralların ileriyi görme yeteneği ile halk kitlelerinin kör gücünün birleşmesi, bizim için tehlikeli olabilirdi.  Fakat böyle bir ihtimale karşı gerekli olabilecek her türlü tedbiri aldık.  Bu iki kuvvetin arasına terör dediğimiz bir duvar inşa ettik.  Sf. 207  Yahudi olmayanların kurumlarını zamanından önce yıkmamak için, onlara hassasiyet ve zarafetle dokunduk ve mekanizmalarını…