Kategori: Şiddet
-
Necdet Güçlü cinayetinden sonra Fehmi Altınbilek, üsteğmenliğe terfi ettirildi ve Tunceli’ye atandı. İki yılı aşkın bu kentte görev yapan Altınbilek, TİKKO örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya’nın yakalandığı ve işkenceyle öldürüldüğü operasyonu yapan ekibin başındaydı. Fehmi Altınbilek komutasındaki komandolar, 24 Ocak 1973 günü İbrahim Kaypakkaya’nın saklandığı Vartinik Köyüne operasyon düzenledi. Çıkan çatışmada örgütün liderlerinden Ali Haydar Yıldız…
-
Peki, Tıp Fakültesi’ni basan ülkücüler silahları nereden bulmuştu? Silahların ordu malı olduğu tespit edildi. Cinayette kullanılan “6815296” seri numaralı tabancanın jandarma Teğmen Fehmi Altınbilek’e, “6815248” seri numaralı silahın ise yine jandarma Teğmen Mustafa İlerisoy’a ait olduğu ortaya çıktı. Katil İbrahim Doğan bunu itiraf etti: -“Olaydan önce biri Teğmen Mustafa İlerisoy’a, diğeri arkadaşı Teğmen Fehmi Altınbilek’e…
-
25 Eylül 1969 günü 68 kuşağının liderlerinden Taylan Özgür öğle saatlerinde Beyazıt Meydanı’nda silahlı saldırıya uğradı. ABD Büyükelçisi Robert Kommer’in arabasını ODTÜ’de yakan solcu öğrenciler arasında yer alan Taylan Özgür olay yerinde yaşamını yitirdi. Saldırgan ise polisin gözü önünde yürüyerek çekip gitti. Tanıkların ifadelerinden Taylan Özgür’ün katilinin kim olduğu aynı gün belirlendi: Polis memuru Lisan…
-
İlginç olan ise ülkücü komando kamplarının Özel Harp Dairesi’nin kamplarının yakınında bulunmasıydı. Hatta yan yana… Kursta çoğunluğu Milli Türk Talebe Birliği üyesi 100 kadar gence judo, taş ve sopa kullanımı, bunlara karşı korunma, açlığa ve eziyete dayanma tekniği öğretiliyor. Sf. 142 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı…
-
Militan örgütlenmeye giden ülkücüler, komünizme karşı şiddeti “meşru” sayıyorlardı. Onlara göre, devlet komünistlere karşı pasifti. Yükselen sol dalgayı önlemek için polis hiçbir şey yapmıyordu! O zaman onlar yapmalıydı! Bunun için 1967 yılının yaz başından itibaren “komando kampları” açtılar. Komando kampları fikri ise Özel Harp Dairesi’nin ilk başkanı Daniş Karabelen’e aitti. Ülkücüler bu kamplarda “eski subaylar”…
-
Sabri Yirmibeşoğlu, Fatih GüIIapoğlu’na 6-7 Eylül olaylarının Özel Harp Dairesi örgütlenmesi olduğunu anlattı: Sonra 6-7 Eylül olaylarını ele aldı. -Pardon Paşa’m anlamadım, 6-7 Eylül olayları mı? -Tabii. 6-7 Eylül de, bir Özel Harp işiydi. Ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amaca da ulaştı… Sf. 92 En önemlisi de Özel Harp Dairesi’nin subay ve astsubayları özel harp tekniklerini…
-
Adnan Menderes hükümetinin tepkisi üzerine Yunanistan, Oktay Engin ve Hasan Uçar’ı 15 Haziran 1956’da serbest bıraktı. Zanlılar 21 Eylül 1956 günü de istihbarat teşkilatı tarafından Türkiye’ye kaçırıldılar. Yunanistan’da bomba davası sonuçlanınca Oktay Engin, azmettirici olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Yunanistan yargı makamları cezasını çekmesi için Oktay Engin’i istedi fakat Türkiye vermedi. Sf.…
-
İstanbul’daki Rum ve Ermeni aileler 15 Ağustos 1955 sabahı evlerinin kapılarına ve duvarlarına çizilen haç figürüyle uyandılar. Bazılarının evleri de isle yani soba kurumu ile işaretleniyordu. Sf. 77 Karabelen’in yeni görevine başladığı günlerde. 6 Eylül 1955’te DP Milletvekili Mithat Perin’in Ekspres gazetesinde Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı haberi yayımlandı. İkinci baskıyla manşet yapılan haberin devamında…
-
(6-7 Eylül 1955 İstanbul Olayları) Başbakan Adnan Menderes de 12 Eylül günü Meclis kürsüsünde olayın komünistlerin kışkırtması olduğunu açıkladı! Sf. 82 Bu özel mahkemelerin (Beyoğlu Özel Mahkemesi) iddianamelerinde 1.886 kişi tahrip, 1.622 kişi hırsızlık. 595 kişi yağma, 333 kişi tahrik, 21 kişi kundaklama ve 3 kişi dini kurumlara saldırmakla suçlandı. Tutuklananlar ayrıca yabancı devletlere karşı…
-
Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada Mahkemelerinde polisin neden olayları seyrettiğinin cevabı ortaya çıkacaktı. Polise “Hırsızlık ve yangın olayları dışındakilere göz yumun emri verilmişti. Sf. 80 Olaylar sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Berkan Tümerkan Yassıada’da o geceyi söyle anlattı: “Olaylardan üç saat evvel, yani saat dörtte bize Emniyet Müdürlüğü’nün merkezinden bir emir geldi.…
-
(6-7 Eylül 1955 İstanbul) Yağmalanan yerler sadece ev ve işyerleri değildi. Kilise ve mezarlıklara da zarar verildi. Kilislerin içindeki kutsal eşya ve resimler, haçlar yakıldı. Şişli ve Balıklı’daki Rum-Ortodoks mezarlıklarında da zarar vermek için korkunç yöntemler izlenmişti. Mezar taşlarının parçalanmasıyla yetinilmemiş, mezarlar açılıp içindeki iskeletler yakılmıştı. Şişli Mezarlığı’nda yeni ölmüş Rum vatandaş Nicolas Eliasco’un mezarı…
-
Amerikan askeri yönergelerinin bire bir örnek alındığı yapıya göre Özel Harp Dairesi, üç ana bölümden oluşturuldu: Gayri Nizami Harp, İstikrar Hareketi ve Psikolojik Harp. Bunlardan Gayri Nizami Harp kendi içinde üç farklı birime ayrıldı: gerilla harekâtı, mukavemet hareketi ve kurtarma – kaçırma hareketi. Özel Harp Dairesi’nin eğitimlerdeki başucu kaynağı ise FM-31 koduyla başlayan Amerikan askeri…
-
Müthiş bir gizlilik var. Özel Harpçi olan siviller kesinlikle birbirini tanımıyor. Sadece aynı birimdeki isimler birbirini tanır, o da yalnızca kod adlarıyla… Sf. 52 Özel Harp Dairesinde operasyon ve eylemlerde askerler kadar önemli olan bu siviller, askerlerin Bordo Bereliler adını almasıyla birlikte onlar da Beyaz Kuvvetler diye anılmaya başlandı. Sf. 54 Alıntı; Özel Harp Dairesi…
-
Bu amaçla İzmir Menteş’te ilk Özel Harp Dairesi kampı açıldı. Kampın başına da yine Daniş Karabelen getirildi. Bu kampta Türk ordusundaki ilk paraşüt birliğini oluşturan Daniş Karabelen, aynı kampta ilk özel harp ekibini de yetiştirdi. s. 50 Amerika tarafından sağlanan finansla Eğridir Dağ Komando Okulu’nda da özel harpçiler yetiştirilmeye başlandı. Bu yeni özel harp okulunun…
-
Sol hareketlerin “siyasi bir oyunla ya da yıkıcı faaliyetlerle” iktidarı ele geçirebileceğini söyleyen Galula, gizli orduya halkı ayaklanmacılardan yani solculardan ayırmak için teröre yani kontrgerilla operasyonlarına başvurması gerektiğini belirtiyor. Galula, bu operasyonlardan ilkini “şuursuz terörizm” olarak adlandırıyor: “Şuursuz terörizmden maksat, alaka toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan taraftarları cezp etmektir.…
-
(Celal Bayar’dan alıntı) “Şimdi, Mareşal [Fevzi Çakmak] Erkân-ı Harbiye Reisi (Genelkurmay Başkanı), ben başbakanım. Atatürk malum (…) Üçümüz Dersim de yapılan büyük ordu manevralarındayız. O sırada biz konuşurken, Dersimlilerin jandarma karakollarımızdan üç dört tanesini bastıkları haberi geldi. Atatürk’le göz göze geldik. Birbirimizi anlıyorduk. Atatürk benim yüzüme baktı. ‘Ne olacak?’ dedi. Anlıyorum, orada emniyet tesis edilecek.…
-
Çağlayangil anlatıyor; “Etrafta hiç kimse yoktu. Ama Seyit Rıza meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa bağırdı: “Evladı kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir” dedi. Benim tüylerim diken diken oldu. Bu yaşlı adam rap rap yürüdü. Çingene’yi itti, ipi boynuna geçirdi, sandalyeye ayağı ile tekme vurdu ve kendini astı. Gömüleceği yer türbe olmasın diye cenazesi de…