Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Şiddet
-
“Mustafa Kemal’in amacı tamamıyla açık olarak görülüyordu, müthiş bir terör yapmak. Terörün planını yapmış, keseceği adamların listesini hazırlamış, fakat vesile lâzım… bu vesile de gecikmedi, Şeyh Sait’in Kürt İsyanı çıktı. İşte alâ vesile.. .. Kürdistan’a karşı büyük bir askeri sefer yapacak ve oraya İstiklâl Mahkemesi gönderecek. Onları kırıp geçirecek. Bu vesile ile yeni partiyi (Terakkiperver…
-
Bir gün Ali Şükrü ile konuşuyorum. Kimse yok. O, beni dinsizim diye sevmezdi, fakat namusludur. Biz Lozan’da iken başına gelenleri anlattı. .. Mustafa Kemal bir gün Keçiören’de Kılıç Ali’nin bağına gitmiş, içmişler. Mustafa Kemal zilzurna olmuş. Topal Osman’ın adamlarından olup, emrinde bulunan muhafızlardan (korumalardan) üç kişiyi çağırmış, emir vermiş; “Şimdi gideceksiniz, nerede ise Ali Şükrü’yü…
-
Bir gün Meclis’e girdim. Mustafa Kemal kürsüde. Bir aralık önümde; “-Ah deyyus! Seni ne zaman geberteceğim?” dediğini işittim. Yüzüne baktım, Ali Şükrü. … Osman Ağa’ya (Topal Osman) sokakta rast geldim. Dedi ki; “-Yahu, Meclis’te birçok vatan haini mebus varmış. Bunlar memleketi satıyorlarmış. Niye bana haber vermiyorsun? Meclis’i basıp hepsini keseceğim! Başka çare yok!” Dedim ki;…
-
“Başbakan Rauf (Orbay, Paşa) bir jandarma müfrezesi (birliği) ile Çankaya’da Mustafa Kemal’in köşkünün yanındaki köşkü basıp, Osman’ın tevkif edilmesi emrini vermiş. Mustafa Kemal Rauf’a haber yollatmış. “-Bu adamın yanında bu kadar haşarat var. Bu iş bu kadar jandarmayla olmaz, ben askerle yaparım..” demiş. Ona Rauf aptalı da kanmış. Jandarma işini bana bizzat Mustafa Kemal anlattı.…
-
“Mustafa Kemal, Cemal’in Türkiye’ye girmesinden telaş etti. Ruslara Cemal’i izale (ortadan kaldırma) ettirdi. Ruslarla Mustafa Kemal arasında ortaklaşa cinayetler olduğu hakkında büyük şüphem vardır. Bizde bir-iki Rus öldürüldü, katili meçhul kaldı.. Yine son zamanlarda Stalin, Trock’yi İstanbul’a yolladı. Burası Sibirya’dan daha iyi bir menfa (nef’i yeri sürgün yeri) olmasa Stalin onu Türkiye’ye emanet etmezdi.” Alıntı:…
-
“Ali Kemal ve beni ve daha birçoklarını Bekirağa bölüğüne tıktılar. Ertesi günü Cemal Paşa hapishaneye gelmiş, beni çağırttı; “Kaleminden zehir damlıyor, seni hudut dışına çıkartacağız. Vücudun bu devletin asayişine (güvenliğine) muzırdır (zararlıdır) ..” dedi. Ben kabul etmeyince, beni sokakta öldürmekle tehdit etti… Çıktık. Cemal kapalı araba ile gitmemi yoksa sokakta öldürüleceğimi söyledi. Ve öyle yaptık.”…
-
“Bir akşam Tokatlıyan’da yemek yerken Sada-yı Millet Gazetesi yazarı Ahmet Samim eliyle dışarı gelmemi işaret etti, çıktım. İleride duran bir subayın yanına götürdü. Bana tanıttı, Subay pek sarhoştu.. Ahmet Samim bana dedi ki; “Bu yüzbaşı bana tabancasını gösterdi. Bununla şimdiye kadar yedi kişiyi öldürdüm, seni de bununla öldüreceğim dedi. Bunlar beni vuracaklar.” dedi. Bu subay…
-
Halaskârlar işini emniyetle yaptık. Yakovalı Rıza Bey Sinop’ta tutuklu idi. Kaçıracağım, gidecek Arnavutluk’ta isyan çıkaracak. Bu sırada affedildi. İsyan başlamıştı, gidip katıldı. İttihat kabinesini devirdik… Gazi Muhtar Kabine reisi idi İttihatçı Meclis-i Mebusan’ı feshetti. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994):…
-
“Bir makale yazıp Yeni Gazete’de neşrettim (yayınladım). “Bu Meclis değil, adi, cansız bir makine.” ilk muhalefet bayrağını açmış oluyordum. Meclis’te Talat beni gördü. Suratı çamur gibi idi. Kulağıma eğilip “Kefenini hazırla!” dedi. ..Yaparlar mı? Yaparlar! Mukaddes Cemiyet; İttihat ve Terakki boyuna adam öldürüp duruyor. Selanikli Rami beni Meclis’te ölümle tehdit etti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…
-
“5 Mart 1923 günü Lozan görüşmelerinin arasındaki meclis tartışmaları; Ali Şükrü Bey; “Ben de söyleyeceğim, ben de söz isterim!” Fakat Gazi de hiddetliydi. “Bir haftadır söylüyorsunuz artık memlekete zarar veriyorsunuz.” diye bağırırken diğer taraftan da ellerini cebine sokarak birden sert ve şiddetli adımlarla Ali Şükrü Bey’in üzerine yürüdü. . bir dövüşme havası başlamıştı. Ali Şükrü…
-
“Saltanatın kaldırılması ile ilgili Meclis görüşmeleri sırasında, Mustafa Kemal sıranın üzerine çıkmış, . “Burada toplananlar meclis ve herkes, meseleyi tabi görürse fikrimce çok iyi olur. Aksi takdirde hakikat gene lüzumu dairesinde (gerektiği gibi) ifade olunur. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.” Gazi bazı kafalar kesilecektir derken, gözleri Ankara Mebusu Hoca Mustafa Efendi’yi ezmekle kalmıyor, Gazi’nin sağ…
-
“Milli Harekete karşı irili ufaklı 60 isyan oluyor.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 313) kitabından birebir alınmıştır.
-
“23 Temmuz 1908’deki ilk ihtilalden sonra, Osmanlıda fail-i meçhul (yapanı belli olmayan) cinayetler başladı. 2 Aralık 1908’de İsmail Mahir Paşa evinin önünde öldürüldü. Padişah’ın Millet Gazetesi’nin başyazarı Ahmet Samim, 7 Nisan 1909’da Serbestî gazetesi Başyazarı Hasan Fehmi Beyi Köprü üstünde ve herkesin gözü önünde öldürüldüler.” (1) Alıntı: Tek Adam I – Şevket Süreyya Aydemir (1993…
-
“Ethem’in Ağabeyi Mebus Reşit Bey, İsmet Paşa’ya nasıl asker topladıklarını şöyle anlatıyor: “Gidersin işin gereğini yaparsın, sonra da oradan gözüne kestirdiğin adamları alırsın, onları suç ortağı yaparsın, kendilerine talan yaptırırsın, düşmanı olana düşmanlarını vurdurtursun, suça bulaşmış olurlar. Artık bunlar köylerine gidip de vatandaşları ile doğru ilişkiye giremez duruma gelirler..”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II –…
-
“Mustafa Kemal Paşa’dan 8.12.1920 tarihinde gelen telgrafta: “… şiddet yanlısı ve cüretkâr ve gerektiğinde kahhar (kahredici) olan bir arkadaşa şahsen ihtiyacım his olunur derecededir. Bu arkadaşın, ordunuzda önemli görev yapmakta olan Miralay (Yarbay) Halit Bey olacağını ümit ediyorum.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 867) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…
-
“Seyit Rıza’nın küçük emirberi F. Doğan anlatıyor: “Dersim yıllarca kendi başına ve bağımsız yaşadı. Kendi kanunları geçerliydi. Kaçak ve kaçakçılar alanıydı Dersim.” “Eşkıyalardan bıkan halkın şikâyetleri Ankara’ya kadar uzandı. Esas eşkıyalığı yapan diğer illerden gelen kanun kaçaklarıydı. Bu yabancı eşkıyalar isyan sırasında halka çok kötülükler yaptılar. Namus meselesinde büyük pislikler yaptılar.”” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları…
-
İsyan, Koçgiri Aşireti Reisi Alişer tarafından 1920’de başladı. Ümraniye, Suşehri, Divriği, Kemah, Kuruçay, Ovacık ve Dersim bölgelerine yayıldı. Hareketin önderi Ankara’dan siyasi haklar ister. Mart 1921’de askeri birlikleri yenerler ve tekrar Kürt Vali atanmasını isterler. Ankara reddeder. Nurettin Paşa (Sakallı Nurettin Paşa) komutasında askeri birlikler gönderirler, Laz Topal Osman da var. Ve isyan bastırılmış. Alıntı:…