Kategori: Şiddet
-
Hiçbir erkeğe ait olmayan bir kadına tecavüz etmekse kesinlikle suç olarak görülmüyordu, tıpkı kalabalık bir sokakta yere düşen parayı almanın hırsızlık olarak görülmediği gibi. Sf. 151 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çoğu toplumda kadınlar erkeğin malıydı, genellikle de babalarının, kocalarının ve erkek kardeşlerinin. Çoğu yasal sistemde, tecavüz, mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilirdi. Başka bir deyişle, kurban tecavüze uğrayan kadın değil, ona sahip olan erkekti. Durum bu olunca yasal çözüm de mülkiyetin el değiştirmesi oluyordu. Tecavüzcü, kadının babasına veya erkek kardeşine parasını ödeyerek kadının mülkiyetini kendi üzerine…
-
Terör özünde bir gösteridir. Teröristler korkutucu bir şiddet gösterisi düzenleyip hayal gücümüzü ele geçirerek ortaçağ misali bir keşmekeşe düştüğümüze inandırırlar bizi. Akabinde devletler bu terör tiyatrosuna bir güvenlik gösterisiyle tepki verme zorunluluğu duyar ve yabancı bir ülkeyi işgal etmek ya da tüm bir halka zulmetmek gibi muazzam güç gösterileri düzenler. Bu aşırı tepki, çoğu zaman…
-
Bu durumdan hoşnut olmayan, hocaefendinin (!) bir an önce Türkiye’ye getirilmesinin sağlanması için radikal mücadele başlatılmasından yana olanlar da var ki bunların esas ağırlığını fethullahçı istihbaratçılar oluşturuyor. Bu grubun mücadelede silaha ve teröre bulaşma ya da taşeron kullanma riski her zaman için söz konusu. Bunların yapacakları bir hata, verecekleri bir açık, zaten takiyye ile idare…
-
Önlem alınmakta gecikildiği takdirde, tarih sayfaları arasında kalan Babailer isyanından, Şeyh Bedrettin ve Şeyh Said’e kadar uzanan din görünümlü isyanların belki de en ciddi, en sinsi, en kapsamlı ve en tehlikelisi olabileceğine işaret etmek yanıltıcı bir tahmin olmayacaktır. Sf. 54 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif Yayınları, Nisan 2008 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Fethullah Gülen’in kasetlerinden alınmış olan cemaatine uyarıları;) “Yarının Türkiye’sini bekleyen en korkunç terör vesilesi ise, mezhep duygusuna yenik düşenler olacağa benzer. Bu yeni tehlike, terör adına PKK’dan elli kat daha fazla bir potansiyel güce sahiptir.” Sf. 49 Alıntı; Köstebek – Necip Hablemitoğlu, (Pozitif Yayınları, Nisan 2008 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tekelli düzen her zaman agresiftir; emperyalist düzen, her zaman kuvvet göstermek durumundadır. Bunu, tersinden ve bir tez olarak formüle etmek istiyorum: Arada bir kuvvetini en kaba biçimde de olsa göstermeyen bir emperyalist güç olamaz. Bu tezi uzatabiliyorum; emperyalizm, sadece ekonomik değil aynı zamanda politik bir nitelik taşıyor. Sf. 113 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük,…
-
Lübnanlı din adamı Şeyh Muhammed Hüseyin Fadlallah, El Kaide’nin 11 Eylül saldırılarını temel ilkeler çerçevesinde sert bir dille kınamış ve şöyle demişti: “Amerikan yönetimi ile hiçbir ilişkisi olmayan ya da dolaylı olarak ilişkisi olan bireyleri cezalandırmamalıyız. ” Fadlallah, 1985 yılında gerçekleştirilen ve CIA tarafından organize edilen bir suikast girişiminin hedefiydi. Bir caminin önüne yerleştirilen bombalı…
-
El Salvador’daki askeri eğitimin sonuçlarını, ülkede görev yapan Katolik rahip Daniel Santiago, Cizvit dergisi America’da canlı bir şekilde anlatıyor. Bir gün köylü bir kadın eve döndüğünde üç çocuğunu, annesini ve kız kardeşini bir masanın etrafında otururken, her birinin kesilmiş başı masanın üstünde kendi önüne özenle bırakılmış, elleri ise “sanki her ceset kendi başını okşuyormuş gibi”…
-
Doğru komutanlarla iyi ilişkiler sürdürürseniz, onlar da sizin için hükümeti devirirler. Sf.41 Kennedy yönetimi sırasında, ABD kontrolündeki Latin Amerikalı askeri güçlerin görevi “yarımküresel savunma”dan “iç güvenlik”e, yani kendi halkına karşı savaşa, kaydırıldı. Bu hayati önem taşıyan karar, 1961’den 1966’ya kadarki kontrgerilla planlamasından sorumlu Charles Maechling’in geçmişe dönük hükmüne göre, “Heinrich Himmler’in imha mangalarının usulü”nde gerçekleşen…
-
Bu tarımsal ihracata dayanan kalkınma modeli genellikle bir “ekonomik mucize” yaratır. Şöyle ki, nüfusun çoğu aç kalırken gayri safi milli hâsıla yükselir. Bu tür politikalar izlendiğinde kaçınılmaz olarak halk tepkisi doğar, o da yıldırma ve işkenceyle bastırılır. Sf. 40 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi,…