Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • … Hıristiyanlığın düzen dini olmasının, yayılmasını kolaylaştırıp hızlandırmasını tespit edebiliriz. Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • Veba, Orta Çağ’la özdeştir; 543 yılında patlayan veba, İtalya ve İspanya’nın tamamı ile Galler ülkesinin büyük bir kısmını etkisi altına almıştı, elli yıl sürmüştü. .. genel olarak doğudan geliyor. … 1347 yılında patlayan ve haklı olarak “Black Death” adını alan “Kara Ölüm” salgınının Avrupa nüfusunu elli yıl gerilettiği hesaplanmakta…  Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın…

  • Korkunun sonucu daha mı korkutucudur, kalenin karnının korku olduğunu biliyoruz; çünkü kuranlar da, yaşamak için içine sığınanlar ve hatta yıkanlar da aşırı korkanlardır. Kale, anti – korkudur, böyle de düşünebiliriz; .. Anti – terörün terörden daha acımasız olduğunu tarihten biliyoruz. Ayrıca Engels de sık sık hatırlatıyordu, en acımasız ve o zamana kadar hiç denenmemiş terörü…

  • Özelleştirme veya bütçenin daraltılması yoluyla, devletin küçülmesinden söz etmek anlamını yitirmiş görünüyor; Devlet büyümektedir; Devletin fonksiyonlarından önemli bir kısmı tekellere aktarılmaktadır; tekeller de artık devlet’tir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Profesör Strayer, .. feodalizm, ya da feodal düzen, kamusal iktidar veya yönetimin özel ellerde bulunmasıdır. Kral vardı, fakat yönetim lortların, efendilerin elindeydi ve efendilerle vassallar, oğullar arasındaki hukuk da tümüyle özeldi; bu feodalitedir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. devlet beni mahkûm ettiği kanun maddelerini ya ilga etti (ortadan kaldırdı) ya da işlemez hâle getirecek değişiklikler yaptı; bütün bunları benden özür dileme olarak görüyorum. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • Selanik’te çıkan Yeni Asır Gazetesi, Osmanlı Meclisi Mebusan’ında sosyalist mebus olarak bulunmuş Vlahof Efendi’nindir. Burada sosyalist partinin yapacaklarını anlatıyor; 1- Her yurttaşa seçim hakkı tanınacak. 2- Toplantılar, dernekler, grevler serbest olacak. 3- On dört yaşına kadar kız ve erkek çocuklar fabrikalara değil okullara gidecek. 4- İşçilerin günlük çalışma saatleri kanunla sınırlanacak. 5- İdam cezası kaldırılacak,…

  • “İlk sosyalist yayın 1910 yılının başlarında kurulan “İştirak” (katılım, kolektiftik) dergisidir. Bunun imtiyaz (ayrıcalıklı) sahibi ve Mesul Müdürü “Serbest İzmir Gazetesi” sahibi ve Mesul (sorumlu) Müdürü Hüseyin Hilmi idi. Sosyalist Partinin kuruluşundan birkaç ay önce çıkmaya başlayan bu derginin başlığının altında “Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar.” Atasözü ve “Sosyalizm efkârının (fikirlerinin) mürevvici (yayıcısı,…

  • Nâzım Hikmet’in büyük dedesi Konstantin Borjenski’yi, -alias Mustafa Celalettin Paşa- Türkoloji’nin kurucusu saymak mümkün mü? Türkist Yusuf Akçura’nın yazımına bakacak olursak, böyle düşünmemiz gerekmektedir.          “Bu Leh asilzadesinin en büyük hırs ve hevesi savaştı. Daha pek gençken, birinci vatanını kurtarmak emeliyle 1848 İhtilali’ne bir Leh ihtilalcisi sıfatıyla katıldığı gibi, ikinci vatanını korumak amacıyla da 1850’den 1876’ya…

  • Andrey Gromiko, Moskova’da Başkan Kennedy’nin katledildiğini duyduğu zaman kısa bir zaman önce, Washington büyükelçiliğinden ayrılırken veda ziyaretine gittiği Kennedy ile Beyaz Saray’da çalışma odasında yaptığı konuşmayı hatırlıyordu: Kennedy müstakbel Sovyet Dışişleri Bakanı’nın kulağına ilişkilerin iyileşmesini isten Amerikan gücü fısıldıyordu, birisi, endüstriyel-askerî kompleks idi ve Kennedy bunu pek önemsiyordu. Asıl önemsediği “garip millet” dediği ve Gromiko’nun,…

  • Türkiye solu Denktaş’ı hep “emperyalistlerin adamı” olarak nitelendirmiştir; hem savaş sırasında ve hem sonrasında, “Denktaş gitmeden Kıbrıs’a özgürlük ve refah gelmez” görüşü, yetmişli yıllar Ecevit Hükümeti bakanlarının ortak düşüncesiydi. Ecevit Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı, Dektaş’ın yerine lider aradıklarını ve hazırladıklarını, bana, pek çok kez söylemiştir. Bulunamadı mı, yoksa görüş mü değiştirildi, soru ortadadır. Araştırmacı Ahmet An…

  • Büyükelçi Girgin “Kurmay Albay Vuruşkan çok değerli hizmetler gördü, gençleri yetiştirdi”, demektedir; daha sonra ayrıldığına işaretle “diğer subaylar geldi” diye devam etmektedir. Bu sırada., diplomat Girgin de Lefkoşa’da görevli idi ve anılarında şu son değerli değerli bilgiler de yer almaktadır: “1962 sonbaharında ben oradan ayrılırken de Kurmay Albay Kenan Çoygun elçilik kadromuzda Ataşe Kemal Coşkun…

  • Ambasadör Girgin (1), hemen bunu izleyen sayfada şu bilgileri eklemektedir: “Bu, bir nefsi müdafaa teşkilatıydı. Sonraları işler büyüyünce Menderes’in onayı ve Zorlu’nun isteğiyle bütün adada kolları olan T.M.T. (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kuruldu. Başına da Türk Albay özel harpçi Rıza Vuruşkan getirildi.…” Doktor Küçük: (Girgin’den alıntıya devam ediyor) “1957 yılında EOKA’nın tedhiş faaliyetleri hakkında Ankara’ya bilgi…

  • “Dinsellikle bu Türk – Kürt ikilemi, Türkoloji ve Kürdoloji’nin doğuşunda da kendini göstermektedir; eğer yapılan analizler doğru ise, Türkoloji, esasında bir İngiliz keşfi ise, Fransa bu keşfi geliştiriyordu Rusya’nın da Kürdoloji’yi keşfederek buna cevap vermesini beklemek zorunludur. Gerçekten de, burada çok kısa olarak bunu göstermek imkânımız var. Kürdoloji çalışmalarını, zaman zaman “Kürdoloji’nin Babası” olarak ta…

  • Jön-Türk Sultanı Hamid’in, çok-uluslu tek dinli bir imparatorluk programına karşın, Tanzimat Sultanı Mahmut, çok-uluslu ve çok-dinli bir toplum düzeni kurmaya çalışıyordu;  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 281) kitabından birebir alınmıştır.         

  • İkinci Dünya Savaşı sonrasından itibaren Türkoloji’nin bir Amerikan disiplini hâline geldiğini saptıyoruz. Sf. 276 1979 yılında Tahran’da Amerikan Büyükelçiliği işgali ile açığa çıkan Amerikan diplo­matik belgeleri, Washington’un, Kissinger döneminden itibaren bir “Büyük Kürdistan” projesi üzerinde çalıştığını gösteriyordu. Türkiye’de zaman zaman düzeni sarsan ve pro-Amerikan iktidarları tehdit eden sol ve sosyalist cereyanlar, Washington’un gözünde, Irak-İran-Türkiye’de yaşayan…

  • Aybar ve Boran’ın liderliğinde, hem tam bir Türk-Kürt politik yürüyüşü kurul­muştu ve hem de, Türkiye tarihinde ilk ve bugün itibariyle son kez, Türkiye sosya­listleri, parlamentoya girdiler; 1965 Seçimlerinde on beş yeni sosyalist milletve­kili arasında Aybar İstanbul’u ve Boran, Kürtlerle yoğun Urfa’yı temsil ediyordu. Sosyalistler, parlamentoyu eski usul çalışamaz hâle getirdiler; ayrıca, üniver­siteleri, yargı ve kamu…

  • Rusya kolonyalizmi türkofon kavimlerin yaşadığı topraklara yayılmasına başta Büyük Britanya olmak üzere Fransa’nın cevabı Türkist cereyanları güçlendirmek ve Türkoloji’yi kurmak olarak ortaya çıkıyordu, Tarihlerde de tam bir uyum görüyoruz. Akçuraoğlu Yusuf, ihmale uğramış ancak pek yararlı çalışmaları “Türklerin Tarihi”inde, “Bilinmektedir ki, 1860 yıllarına doğru Rusların Asya’da yayılmaları İngilizleri ürkütecek kadar hızını arttırmıştı”, diye yazıyordu; Macar…

  • 1951 yılında üç gelişmeye işaret etmem gerekiyor; İran’da, Doktor Musaddık’ın Millici Cephesi, geniş kütleleri sürükleyen bir rüzgâr estiriyordu. Şah, bu rüzgâr karşısında ve rüzgârı çalabilmek için, İran petrolünün kamulaştırılmasını karar­laştırdı; ancak, Musaddık’ın başbakan olmasını önleyemedi. Doktor Musaddık’ın komünist olmaması ve Tudeh’ten uzak durmasına, Tudeh’in Doktor Musaddık’ı desteklememesine karşın, Washington’un bunu bir komünist hükümet saydığını biliyoruz.…

  • Ayrıca İsmet Paşa’nın, Rıza Şah’ın utandırıcı sonunu unutması için bir neden yoktur; görevinden itibarlı bir biçimde ayrılmayı tercih edeceğini düşünebiliriz.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.