Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • 1787 Savaşının uzaması üzerine camilerde başarı için okutulan Ayet el Kürsi duasının altı ay daha okutulması ve bundan dolayı ilgililere para verilmesi için Padişahtan izin istenince, izin belgelerinin yanına şunları yazıyor; “Gönül aklığı ile okunmuyor mu ki bir sonucu alınamıyor. İyi, şimdi yine altı ay okutulsun, akçası da darphaneden karşılansın. Para ile yapılan dua ancak…

  • 1631 yılında Koçi Bey tarafından IV Murat’a sunulmuş. “….  Sonunda 1594 tarihinden başlayarak bu ulemaya saygı düzeni bozuldu. Önceleri Şeyhülislâm Sunullah Efendi birkaç kez yersiz olarak görevden alındı. Baş yargıçlar da sık sık görevden alındıklarından yerlerine gelenler devlet büyüklerine dalkavukluk yapmak zorunda kaldılar. Sf. 455 Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık…

  • III. Selim Kaymakam’a (1) gönderdiği fermanda; “Hükümet görevlilerinin yapmadıkları zorbalık kalmadı, yarın yüce Allah öteki dünyada bu durumu sorarsa ne demeli? Seni uyardığım yolsuzluklar doğrultusunda Şeyhülislam Efendimiz ve öteki ilgilerle görüşüp gerekli çözüm yollarını bulup bana sunasın. Ben doğru sözden kesinlikle incinmem, devletin iyiliği için doğru olan ne ise tüm gerçekleri bana bildiresin.” III. Selim…

  • Devlet görevi üstlenen bir kişinin, kendisini bu göreve atayan üst görevliye verdiği hediyedir. Kent yöneticilerinden alınan câize 18. yy’da 10.000 kuruştur. Defterdarla Yeniçeri Ağasının atanmalarında 30.000 kuruş, gümrük yöneticisinin (emin) atanmasında 30.000 kuruş alınmakta idi. …  Câize salt sadrazamlara değil Sultanlara bile veriliyordu. Sultanların aldıklarına “Tuğ-u Hümayûn câizesi” denilirdi. Vezirlerin câize olarak 22.500 kuruş vermeleri…

  • III. Selim döneminde rüşvete karşı önlemler alan bir yasa çıkartıldı yıl; 1840. 1849 yılında devlet görevlilerinin Kur’an üzerine ant içmesi dönemi başladı. Yasak olan hediyelere yönelik bir yönetmelik hazırlandı. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1494’ten 1503 yılına değin, II Bayezid dönemi, geçen dokuz yıllık süre içerisinde, kıtlık ve veba Türkiye’yi kırıp geçirmişti. İstanbul’da on binlerce insan ölmüş Padişah İstanbul’da oturamamış, dağıttığı yardımlarla hazineyi bomboş duruma getirdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin – (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1679 – 1680 yıllarında İstanbul’da bulunan Marsigli ekliyor; “Türkiye’de gerek işlemler gerekse düzenlemelere ilişkin olsun parasal işlerin yönetimi için uygulanan yöntem o denli düzenlidir ki, Hristiyan bir devlet kendi hükümet işyerlerinde göze çarpması olası olmayan birçok yolsuzluğun ortadan kalkmasını sağlayabilecek engin bilgilere bu yönetimi inceleyerek ulaşabilir. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu…

  • İlk dış borçlanma, Kırım savaşı öncesi, İngiltere ile yapılır. 27 Haziran 1855: 5 milyon Sterlin. Sf.60 Ve 20 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) Muharrem Kararnâmesi ile borçlarını ödeyemeyeceğini duyurdu ve Duyunu Umumiye kuruldu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fransa ile 12 Mart 1854 tarihinde yapılan antlaşmada, Hristiyanlardan haraç alınmasına son verildi. Mali değeri 40 milyon kuruştur. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 30 ile 33 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1998): Ümit Burnu’nun bulunuşu ve Amerika’nın Aztek ve İnka medeniyetlerinin altınlarının bulunuşu, zaten değerli maden darlığı çeken Osmanlının ekonomisini çok olumsuz yönde etkilemiş. 1460 ile 1560 yılları arasında birçok ürünün fiyatı % 200 artmış. Avrupalılar yoğun bir biçimde yüksek paralar ödeyerek Türkiye’den hammadde almaya başlarlar. Her türlü ürüne talep boldur ve Akçe’deki altın…

  • Menderes, Köprülü’nün yerine Fatin Rüştü Zorlu’yu Dışişleri Bakanı yaparken, Washington’ın yazılı iznini alma gereği duymuştur, yazarken utanıyorum.   Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Butros Gali, Hristiyan ve Mısırlı, Birleşmiş Milletler Genel sekreterliği yapmış, bundan önce de Mısır’da Bakanlık yapmıştır ve babası veya dedesi ise Başbakanlık görevinde bulunmuştur. Bütün bunlar sözde lâik olmayan Mısır’da gerçekleşiyor. Peki, Cumhuriyet tarihinde bir Hristiyan’ın Türkiye’de bakanlık yaptığı görülmüş müdür? İki; Baas Suriye ve Irak’ta iktidardadır ve Baas’ın önde gelen kurucusu Hristiyan Mişel Eflak’tır.…

  • Şu “Anadolu Atatürk” Liseleri maskaralığına kesinlikle son vermekten yanayım; ancak sömürgelerde “ulusal dili” yok edecek kadar bir emperyalist ülkenin dili öğretilir, buna isyan etmek zorundayız. Dilini sevmeyen halkını sevmeyendir. Diline titiz olmayan, inancıma göre, halkından kopuk bir soysuzdur. Sf.14 Orta öğretimde yardımcı ve zorunlu ders olarak, Arapçanın ve Farsçanın öğretilmesini çok yararlı ve gerekli buluyorum,…

  • Türkiye’nin bir sınaî – askerî kompleks tarafından yönetildiği.. Bürokratı otoriteye dayanan canlı bir yaratık olarak tanımlıyorum, oradan aldığı otoriteyi yüceltir, otoriteyle bağları koptuğu zaman kendini sefil hisseder, kısaca tüm cinsler içinde hayali en az olanıdır ve asla inisiyatif sahibi değildir. Bu Cumhuriyetin ilk ve son otuz yıllarının herhangi bir hayale sahip olmamasının nedenidir. Sf. 358,…

  • Chomsky ve meslektaşlarına tamamıyla katılıyorum; medya ifade özgürlüğünün önündeki engeldir ve işin kötüsü medya düşünceyi daha oluşum hâlindeyken boğup çarpıtmaktadır. Sf. 315 Profesör Pierre Rosanvallon yaşadığımız çağı “tele demokratik” olarak isimlendiriyor ve temsili parlamenter sistemin çöktüğüne dikkat çektikten sonra … Parlamenter sistemin çözülmesiyle ya da mevcut siyasi sistemin işlevini yerine getirememesiyle doğan boşluğun, medya tarafından…

  • Beşikçi, bir düşün gerillasıdır. İsmail, bir mantık teröristidir. İsmail Beşikçi, bir güzellik bölücüsüdür. Ve bir ahlâk bombasıdır. Sf. 299 Bir derviş olmuştur ve acı duymuyor. Türkiye Cumhuriyeti için ne büyük bir talihsizlik; İsmail Beşikçi hapishane acısı duymuyor. Hapise böylesine kolaylıkla girebilen bir insana ne yapılabilir? İsmail Beşikçi Türklüğün geleceğidir ve Türklüğün büyük onurudur. Ve Doktor…

  • (İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • İngilizce konuşulmayan hangi ülkede bir televizyon kanalının adı “star” diğeri “Show” olabiliyor. Hangi millet böylesine kolaylıkla sömürge hâline gelebiliyor? Bugün Türkiye’de kök salanın sadece köksüzlük olduğunu görmeyen gözler kör değilse nedir? Bugün Türklükten geriye ne kalıyor? Bu millete sürü – maymun diyecekler olursa fazla haksızlık mı yapmış olurlar? Bu sürü gençliğin, bu sürünen yaşlılığın giyiminde…

  • İnsan, merakı frenlenemeyen yaratıktır. Tekelli düzenden, insanın merakını ortadan kaldırmak eğilimini içerdiği için de nefret ediyorum. Sf. 269 Türkiye entelijansiyası kadar meraksız bir aydın kümesi var mıdır; sanmıyorum. Meraksızlıkta ölülere yaklaşıyorlar. En çok itiraz ettikleri zamanda bile, isyan etmiyorlar. En çok isyan ettikleri zamanda bile, düzenden ayrılamıyorlar. Sf. 270 Serüvenci, ütopyalı, isyanı olan şairi olmayan…