Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Gilbert sonunda Almanlara kendisinin Yahudi olduğunu söylediğinde, çoğu önemsemediklerini, “Yahudilere karşı kişisel olarak hiçbir garezlerinin olmadığını, her şeyin ideolojik bir saçmalık olduğunu ve en iyi arkadaşlarının bazılarının Yahudiler olduğunu,” söylediler. Sadece Streicher ve Rosenberg, Gilbert’ın açıklamasına sinirlendiklerini gösterdiler. Sf. 131 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai, Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak…
-
Ayrıca Kelley, İşçi Cephesi lideri Ley’in Almanya işçilerinin yararına tamamen mantıksız program önerilerinde bulunduğunu öğrendi: İşçileri keyif gezilerine çıkarmak için yüz gemi inşa edilmesi, ülkenin konut kıtlığını azaltmak için büyük rezidansların yapılması ve işçiler için yeni araçlar tedarik edilmesi, bu öneriler arasındaydı. Hitler’i o kadar kalpten idolleştirmişti ki ona bir methiye kitabı bile yazmıştı ve…
-
Almanya’da okumuş olan Estonya doğumlu Rosenberg, Hitler’den evvel Nazi Partisi’nin öncüsü olan Alman İşçi Partisine katılmıştı. Akademik geçmişi mühendislik ve mimarlık alanında olmasına karşın, Rosenberg’in yazıları Almanlar gibi İskandinav halkların ırksal üstünlüğünü, Nasyonal Sosyalist hareketin Hristiyanlığın ötesine geçmesini, Avrupa’nın motive edici esin kaynağı gibi düşünüyor; Marksist ve kapitalist Yahudilerin, bölgenin politik kontrolünü eline almaya çalıştığını…
-
Bir defasında Kelley, Göring’e Nazi Partisi’nin Ari ırkından gelmeyen ırkların daha aşağıda olduğu yönündeki görüşüne katılıp katılmadığını sordu. “Kimse bu zırvaya inanmaz,” dedi Göring. “Altı milyon insanın ölümüne neden olduğunu söyleyince,” diye hatırladı Kelley, “Göring, ‘Politik propaganda olarak iyiydi,’ diye ekledi.” Bu konuşmadan Kelley, tutsağın “ahlaki değerden tamamen yoksun” olduğunu çıkardı. Sf. 81 Alıntı; Nazi…
-
Göring, Emmy’yle 1935’te evlendi. Carinhall’dan en sevdiği dinlence yeri olarak söz etmeye devam etti ancak başka bir av bölgesine de Emmyhall adını verdi. Emmy, kızları Eddayı doğurduğunda üç yıldır evliydiler. Göring, kutlama için Hava Kuvvetlerinin beş yüz uçağına, Berlin üzerindeki gökyüzünde yarış yapma emir verdi (Emmy bir erkek doğurmuş olsaydı, bu sayıyı iki katına çıkarmış…
-
“Bir Alman, hoş bir adam demektir; iki Alman birleşince organizasyon kurar; üç Alman bir araya gelince savaş çıkar. Öte yandan, bir İngiliz tek başına aptaldır; iki İngiliz hemen bir kulüp kurar; üç İngiliz bir araya geldiğindeyse İmparatorluk. Bir İtalyan her zaman tenordur; iki İtalyan düet yapar; üç İtalyan bir araya gelince de inzivaya çekilirler. Bir…
-
Hitler olmasaydı Holokost da olmazdı denilmiştir. Ancak Hitler Nazi rejimini tek başına yaratmadı ve sürdürmedi. Diğer pek çok Nazi liderinden yardım gördü. Bu liderler, artık biliyoruz, zihinsel bakımdan gayet sağlıklıydılar. Sf.307 Hitler’e gerekliydiler, onun gözü, kulağı, kolu ve eliydiler. İkinci sınıf Nazi liderler olmadan hiç kimse böylesine totaliter bir devleti yönetemezdi. Şu paradoksla yüzleşmek durumundayız:…
-
David Owen bunun “Hubris sendromu” olduğunu hatırlatır ve bir iktidar bozulması olduğunu düşünür. Liderleri on yıllarca uluslararası siyasetin en yüksek saflarında gözlemlemiştir ve uzun süre iktidara maruz kalmanın bu insanların çoğunun eleştiriyi kabul etme ya da kendi inançlarına ters düşen olayları doğru biçimde yorumlama konusunda isteksiz olduklarına, hatta bunu yapamadıklarına inanır. Hubris Sendromu, yönetimde kalma…
-
Yakın arkadaşlarının olmaması (Reagan gibi) ve içe dönüklüğü (Carter gibi) nedeniyle Nixon kendi sınırlarını biliyordu. “Dandik bir kişiliğe sahip olduğumu biliyorum,” demişti bir keresinde. Dehşet küfrederdi: Beyaz Saray tapelerinde açığa çıkan, en fazla kullandığı sözler, “saksocu” ve “lanet Yahudiler” idi. (Kennedy, “sikiş” ve “siktir” sözcüklerini tercih ederken, Johnson kurmay toplantılarını başkanlık tuvaletinden sürdürür, işeme ve…
-
Ne var ki, bu terimlerin genel tanımlarını uyguladığımız zaman, büyük liderler belirgin biçimde zihinsel olarak hastadırlar ve başarısız mevkidaşları da zihinsel olarak sağlıklıdırlar. Bu ya tuhaf bir rastlantıdır ya da gayet anlamlıdır. Sf. 260 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim…
-
Kariyerinin ilk dönemlerinde Hitler yetki verme konusunda sıkıntı yaşamazdı. Kapsamlı siyasetler oluşturur, askeri ve siyasi danışmanlarının bunları uygulamalarına izin verirdi. Artık ayrıntıları takıntı haline getiriyor ve komutanlarına her fırsatta ne yapmaları gerektiğini detaylarıyla söylüyordu. Hitler’in özel onayı olmaksızın hiçbir emir verilemez hale gelmişti. Feldmareşal von Rundstedt şöyle diyordu: “izin almadan sevk ve idare edebildiğim yegâne…
-
20 Temmuz 1944 günü askeri komplocular Hitler’e başarısız bir bombalı saldırı düzenlediler. Bazı komplocular Rommel’in de onlarla beraber olduğunu sonunda itiraf ettiler ve Hitler komploya karışan subayların peşine düşüp onları infaz ettiğinde Rommel, Führer’inin akıl hastası olduğu sonucuna vardı. Yardımcılarından birine, “Patolojik yalancı iyice çıldırdı,” demişti. Ekim ayında rejim Rommel’e iki seçenek sundu: Sessizce intihar…
-
Kennedy protestoların neden yükselmekte olduğunu merak ediyordu. Bir gazetenin imtiyaz sahibi ve en yakın siyah danışmanı olan Louis Martin’e başvurdu. “Zenciler öncekinden farklı fikirler geliştiriyorlar,” dedi Kennedy. “Bu fikirleri nereden alıyorlar?” “Sizden!” diye yanıtladı Martin. Sf. 219 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi, Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları,…
-
Roosevelt fazla felsefe ve şiir okumaz, tarihi tercih ederdi. Entelektüel tartışmaya katılma baskısı hissettiğinde, duraksardı. Bir keresinde genç bir muhabir neredeyse tartışmaya yer bırakmayacak şekilde, “Sayın Başkan,” dedi, “yoksa siz bir Komünist misiniz?” “Hayır.” “Peki, kapitalist misiniz?” “Hayır.” “Sosyalist misiniz?” “Hayır,” dedi FDR biraz şaşırarak. “O zaman sizin felsefeniz nedir?” “Felsefe mi?” dedi Başkan, iyice…