Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • O yabancı, o top­raklarda yaşayan, korkudan ya da ölçüsüz ihtiraslarından dolayı mutlu olmayan insanların desteğiyle oraya gelip yerleşecektir; Etolyalıların Romalıları Yunanistan’a çağırdıkları gibi. Romalı­lar, her girdikleri eyalete yerli halk tarafından çağrılmışlardır. İn­sanın tabiatında var: Güçlü bir yabancı bir eyalete girer girmez oradaki daha güçsüzler, kendilerinden üstün olana duydukları kin sebebiyle hemen o yabancıya katılıp bir…

  • Sultan Abdülhamid, Mısır’da ‘Caisse de la dette publique’ mi­salinde olduğu gibi, devlet tahvillerini ellerinde bulunduranların 1881’de Düyûn-u Umumiye İdaresi’ni kurmasına müsaade etti. İdarenin müdürü, İstanbul İngi­liz Sefâretinin eski tercümanı Adam Block’tu. İdâre, Mısır’da olduğu gibi, vergi ve gümrük gelirlerine doğrudan el koyabiliyordu. Sf.66 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan…

  • Kimin kime ne borç verdiğini bilene kadar politika, tarih ve milletlerarası kavgalar hakkında hiçbir şey bilmiyorsun demektir. Ezra Pound Sf. 61 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ekim 1846’da Disraeli, Osmanlı’nın diğer hâriciye nâzırı mason M. Emin Ali Paşa ile bu meseleyi görüştü. Paşa bu kararı destekle­yince, 1848’deki Viyana Yahudi Kongresinde, Filistin’de yeni bir vatan kurulacağı Yahudilere ilân edildi. 1855’de Montefiore ta­rafından Filistin’de ilk toprak satın alındı ve bu tarihten itibaren kolonileşme hızla arttı. Sf. 59 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu…

  • İşe ilk olarak Yahudilere bu fikri aşılayarak başladılar. 1826 yı­lında Sultan ile görüşmek üzere İstanbul’a giderken İzmir’e uğrayan Baron Rothschild, buradaki Yahudilere Filistin’de bir vatan sözü verdi. Sf. 57 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mesela Nathan M. Rothschild’in hanım tarafından akra­bası olan Karl Marx, Yahudilerin, Musevilikten kurtulmadıkça, asla hür olamayacağını düşünüyordu. Sf. 56 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adam Smith; “hür insanlarca yapılan işin neticede Kölelerinkinden ucuza geldiğini yazmıştı. Sf. 51 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü monarşide monark, yani kral veya sultan, zenginlik bir güç olduğu için, memle­kette kendisinden daha zengin bir kimse olsun istemiyordu. Aksi takdirde, yeterince parası olan bir kimsenin kendi ordusunu kur­ması ve sultanı tehdit etmesi mümkündü. Ayrıca kral, bankerler­den borç bile alsa, makamını onlara borçlu olmadığı için zengin­lerin taleplerini çoğu zaman yerine getirmiyordu. Hatta canını fazla…

  • Ne olursa olsun, uzaklaşmadan sonra bile, Hazar etkisi bir zaman sürmüş olmalı ki, Selçuk’un dört oğlundan biri Yahudilere özgü bir ad olan İsrail adını taşımaktadır. Torunlarından biri ise Davut’tur (David). Burada Artamonov’a dayanarak, Yahudi adlarının Oğuzların bir başka kolu olan Kumanlarda da kullanıldığını söylemek yerinde olur. Kuman prensi Kobiak’ın oğullarının adları İzak ve Daniel’dir. Sf.…

  • Bir kez daha Bury’nin satırlarına göz atalım: “Başkanlarının Yahudi dinini kabul etmekteki amacının siyasi olduğuna hiç kuşku yoktur. İslam dinini kabul etmek, halifenin ruhsal tebaası arasına karışmak demekti. Zaten halife, epey zamandan beri Hazarları kendi dinine girmeye zorluyordu. Hıristiyanlıkta ise, Roma kilisesinin vasalları durumuna gelme tehlikesi yatmaktaydı. Oysa Yehova’nın dini de saygın bir dindi, öteki…

  • Cassel ise, Hazar sistemiyle satranç arasında çok ilginç bir ilişki bulunduğuna dikkati çekmektedir. Bu çifte krallık, satrançta da şah (kral) ve vezir (bey) tarafından temsil edilmektedir. Şah tek başına durur, hizmetkârları tarafından korunur, gücü azdır, ancak adım adım ilerleyebilir. Vezir ise tam tersine, tahta üzerindeki en güçlü kişidir. Bütün tahtaya o hâkimdir. Ama yine de…

  • “Ertesi gün Türklerden biri karşımıza çıktı. Görünüşü pek çirkin ve kirliydi, davranışları kaba ve nefret uyandırıcıydı. O sırada sağanak yağmur altında ilerliyorduk. O, “Durun!” diye bağırdı. 3000 hayvan ve 5000 kişiden oluşan kervan olduğu yerde durdu. Adam, “Biriniz bile bir adım ileriye geçmeyeceksiniz” dedi. Emrine uyup durduk.  “Biz Kudarkin’in (vali) dostlarıyız” dedik.” Sf. 40 “Bunlar…

  • Ebu Umame; “Ne mutlu hem Allah’a kulluğunu, hem efendisine hizmetini, güzelce yaparak ölen köleye! Ne mutlu ona! Ne Mutlu Ona!” (Hadislerin Dili, s.198; Hemmam, s.119; Abdürrezak, Buhari, Müslim, Ahmed b. Hanbel’in kitaplarında da var). Sf.182 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.

  • Unutmamak gerekir ki babası ve peygamberin amcası olan Abbas aynı siyasi zekâyla Müslüman olmadığı halde Müslümanmış gibi davranabilmiş; Mekke’nin fethine kadar Mekke’de müşrik olarak yaşadığı ve faizcilikle ünlü olduğu bilinen biridir. Peygamber faizi kaldırırken ilk sildiği borçlar da amcası Abbas’ın faiz alacaklarıdır. Sf.101 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016…

  • Şeriati, Batılılaşmanın Müslümanları kendi kültürel köklerine yabancılaştırdığına inanıyordu ve bu düzensizliği ortadan kaldırmak için Müslümanlar inançlarının eski simgelerini yeniden yorumlamalıydılar. Sf. 545 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 545) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1882’de, Rusya’daki ilk Yahudi kıyımından sonraki yıl, bir grup Yahudi Filistin’e yerleşmek üzere Doğu Avrupa’dan ayrıldı. Kendi ülkeleri olana değin Yahudilerin eksik ve yabancılaşmış insanlar olarak kalacaklarına inanmışlardı. Tarihteki olaylar Siyonistleri kendi dinlerinin ve Tanrılarının işe yaramadığına inandırdığından cüretli laik bir hareket olarak Sion’a (Kudüs’ün antik adı) dönüş özlemi başladı. Rusya ve Doğu Avrupa’da Siyonizm,…

  • 1925’ten 194l’e kadar İran Şahı olan Rıza Han, Atatürk’e hayrandı ve benzer bir politikaya soyundu: Peçe yasaklandı; mollalar tıraş olmaya ve geleneksel sarık yerine kep giymeye zorlandılar; Şii imam ve şehit Hüseyin onuruna yapılan geleneksel kutlamalar yasaklandı. Freud, herhangi bir dinsel baskı uygulamasının yalnızca zararlı olabileceğini ustalıkla görmüştü. Cinsellik gibi din de yaşamı her düzlemde…

  • Hegel’in kuramları gibi Nietzsche’nin kuramları da bir sonraki Alman kuşakça, ateist bir ideolojinin “Tanrı” düşüncesi kadar zalim bir savaş etiğine önderlik edebileceğini hatırlatacak biçimde, Nasyonal Sosyalizm politikalarını doğrulamak için kullanıldı. Sf. 508, 509 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 508,…

  • Sigmund Freud (1856-1939) Tanrı inancını olgun insanların bir yana bırakacakları bir aldatmaca saydı kuşkusuz. Tanrı düşüncesi bir yalan değildi ama psikolojiyle çözülmesi gereken bilinçaltının bir oyunuydu. Kişisel tanrı yüceltilmiş baba figüründen başkaca bir şey değildi: Böyle bir tanrı isteği, adalet, doğruluk ve yaşamın böylece sürüp gitmesi için güçlü, koruyucu bir babaya duyulan çocukça bir özlemden…

  • Böylece Kari Marx (1818-1885) dini “baskı gören yaratığın iç çekişi… Bu acıyı dayanılabilir kılan, halkların afyonu” olarak gördü. Sf. 503 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 503) kitabından birebir alınmıştır.