Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • İşletmeler büyüdükçe insanlar küçülüyor. Tekelli düzende sonsuz kavramı ortadan kalkıyor. Zaman ve mekân son derece dar ve kesikli bir nitelik kazanıyor. Son derece bürokratik, insanlığın tüm değerlerinden soyutlanmış, fırsatçı, çok sınırlı maddi kazanımlardan büyük hazlar çıkarabilen, edilgen, beyni medüzleşen bir yaratık çıkarıyor. Bu yaratık insan’dan hızla uzaklaşıyor. Sf. 777 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V –…

  • Kürtleri Göçürtme Yasası, 1932 yılında hazırlanarak Meclis’e sunuluyor; yasalaşması iki yıl sürüyor. Gerekçesinde, «Cihan tarihinde büyük muhaceret sellerini ve akın- tarım yapan ırkların başında Türkler ve Turanı kavimler olduğu malumdur» deniliyor; yasa, «ırk» sözcüğünü üstünü örtmeden kullanmakla, resmi metinler açısından, büyük bir içtenlik sergiliyor. Sf. 737 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin…

  • Yasanın birinci maddesi şöyledir: “Türkiye’de Türk Kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus oturuş ve yayılışını bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre düzeltilmesi Dâhiliye Vekilliğine verilmiştir.” Böylece nüfusun, Türk kültürüne bağlılık ilkesine göre, yeniden dağıtılacağı yasa hükmü haline getirilmiş oluyor. Yasanın ikinci maddesi, bu yasa açısından, Türkiye’yi üç mıntıka ya da bölgeye ayırıyor; birinci…

  • Şiddetin bu kadar yoğun ve ayrımsız denebilecek dozajda uygulanmasının iki temel sonucu görünüyor; birincisi, Türkiye’de yaşayan insanlar, giderek küçülüyorlar. 1930 yıllarında, son derece dar ufuklu, itiraz etmesini bilmeyen, giderek daha çok edilgen, küçük bürokratik işlerini yapabilmek için beceri biriktiren, küçük işlerini yaptığı zaman çok büyük coşkular alabilen bir insan türü yaratılıyor. Bu dönemde, toplumun bürokratlar…

  • 13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması   3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü  4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…

  • İttihat ve Terakki’nin politikada en önemli yöntemi, şiddettir; THKP, bu yolu yeniden açma denemesi yapıyor. PKK, şiddet kullanmayı spontane olmaktan çıkararak sistemleştirmeyi ve örgütlemeyi ilke sayıyor. Sf.747 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 747) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir çözüm getirebildiğim iddiasında değilim; fetiş; ilkelin, ideoloji; kütlenin, teori; düzeni düzenlemek isteyenin rehberidir. Düzeni değiştirmek ya da düzenlemek, insanlığın vazgeçemeyeceği, bir insanlık hali olmalıdır; bu açıdan bakıldığında teorisizleştirilmiş bir insanlığı algılayamıyorum. Sf. 774 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 774) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Reis; “-Zatıâliniz inkılâbın büyük bir şahsiyetisiniz. Tarih bunu böyle kaydediyor. Memleketin savunmasında nasıl müttefik (birlikte) kaldık ise, vatanın yükselmesi emrinde de bunun böyle olması gerektiğini elbette ki takdir buyurursunuz. Bu sebeple, zatıâliniz, nasıl olurda muhalefete geçersiniz, lütfen izah eder misiniz?” Kâzım Karabekir Paşa; “-Sürekli geri kafalılığımız iddia edilerek propagandalar yapılıyordu. .. Ben Ordu Müfettişi bulunduğum…

  • Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?”  Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım”  “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?”  “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.”  Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…

  • Ünlü Topal Osman, Koçgiri İsyanını bastırırken, isyancı Kürtlere bir beyanname dağıtıyor; Uğur Mumcu, bunu, benim bulamadığım bir kaynaktan alarak aktarıyor. «Ey din kardeşlerimiz. Muhterem arkadaşlar, içimizdeki Pontusçuları temizledik. Ermeni’den terki silah ettirdik. Başka büyük düşmanlarımız var. Yunan ordusu da yurdumuza saldırdı. Kardeş kavgasını bırakalım; bir din kardeşi olarak birleşelim. Yunan ordusunu yurdumuzdan atalım.» U. Mumcu,…

  • 1927 yılında başlayan Ağrı Dağı İsyanı, ilk başlarında yine başarılı gelişiyor: Hasretyan’ın çalışmasında, 1930 yılı başında hemen hemen tüm Kuzey-Batı vilayetlerinin Kürtlerin eline geçmiş olduğu kaydediliyor. Başta Kutschera, bazı kaynaklar, bu isyanın bastırılmasında Sovyet birliklerinin de rol aldığına dair işaretler bulunduğunu yazıyorlar; ancak kesin bir kanıtlama yapılamıyor. İsyan bastırıldıktan sonra kurulan mahkeme, 1932 yılında, otuz…

  • Cibranlı Halit Bey ile Yusuf Ziya derhal yakalanıyorlar ve bir daha özgürlüklerine kavuşamadan kurşuna diziliyorlar. Bu durumda liderlik, Şeyh Sait’e geçiyor; Sait, hiç hazırlığı olmadığı bir alanda büyük sorumluluklar yüklenmek zorunda kalıyor. İhsan Nuri ve arkadaşlarının hareketinden sonra Halit ve Yusuf Ziya, sonradan serbest bırakılan Hacı Musa’nın yakalanmasına karşın Şeyh’in tutuklanmamasını ilginç buluyorum; Şeyh’e Askeri…

  • İkinci Mahmut, Kürt feodalitesini yıkmakla birlikte, yerine bir düzen getiremiyor. Kürdistan, «beylik» düzeni sona erince bir tür toplumsal anarşinin içine düşüyor; bu düşüşle birlikte Kürt’ler arasında şeyhlik sisteminin gücü artmaya başlıyor. Uzunca süre liderlik şeyh ve seyitlerin eline geçiyor. Sf. 711 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 –…

  • “Osmanlı vahşetinin sadece savaşların olduğu bölgelerde değil, bütün Kürt halkına yönelik oluşu ve bunun yanı sıra Kürt aşiret reislerinin, Kürt aydınlarının, emirlerinin ve şeyhlerinin Kürt halkı arasında dolaşmaları ve ajitasyonları sonucu, bütün Kürt bölgelerinde feodal nitelikte de olsa Kürt feodal nitelikte de olsa Kürt ulusal bilincini oluşturdu.» Garo Sasuni, Kürt Ulusal Hareketleri ve Ermeni –…

  • Bu büyük kırım, Kürtler arasında bir anti-Türk örgütlenmenin oluşmasını kolaylaştırıyor; belki de «Rum hayine, vehte vi tune» sözünün kullanımı da bu zamana denk düşüyor. Bu örgütlenmeyi, Botan Emiri Bedir Han gerçekleştiriyor; son derece dindar bir lider olan ve daha sonraları Kürt ulusçuluğunun babası sayılan Bedir Han Beg, diğer emir ve şeyhlerle ittifaklar kurarak Osmanlı düzenine…

  • Kürtler, Ermeni göçürülmesinde böylesine aktif ve son derece gayretkeş bir rol oynarlarken bir zaman sıranın kendilerine geleceğini hiç akıl etmiyorlar. Kuşkusuz, Hamidizmin, belki de on beş yıl kadar kısa bir zaman aralığından sonra, Kemalizm olarak devam edeceğini tahmin etmeleri çok zordur; ancak akılsızlıklarının nesnel temelleri de bulunuyor. Sultan Hamid’in, Türkler açısından son derece usta mekanizma…

  • Aşiret erkekleri üçe ayrılıyorlar; 17-20 yaş gurubu «ibtidaiye», 20-32 yaş gurubu «nizamiye» ve 32-40 yaş gurubu ise «redif» olarak adlandırılıyor. Hamidiye alaylarında komutanlar, «alaydan» yetişiyor; aşiret mensupları, çok kısa eğitimden sonra, .Hamidiye subayı sayılıyorlar. Aşiretlerin önde gelenleri «miralay», albay yapılıyorlar; daha sonra Hamidiye Alaylarından fırka kurulunca, bu yolla, «paşa» olanlar da çıkıyor. Bunun dışında Hamidiye…

  • Bilinen bir görüşü bir tez olarak sunmak istiyorum: Dikta, diktatörü de değiştiren bir süreçtir. Sf. 655 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 655) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hamid, modelini «Rus çarı İkinci Nikola döneminde Rusya’da uygulanan halkları birbirine karşı kışkırtıp Kazak Alayları oluşturarak ezme politikasından almaktaydı». «Özellikle Kürdistan’da Ermenistan’ın iç içe geçtiği bölgelerde, yani Van, Bitlis, Muş, Harput, Diyarbakır, Bingöl ve Dersim gibi yörelerde, Kürt aşiretlerinden Hamidiye Alaylarının yaygın bir şekilde teşkiline gidilmiştir.» Hamidiye Alaylarının kuruluşunu kazak alaylarına benzetme eğiliminin yaygın olduğu…

  • (İsmail Beşikçi anlatıyor;) Devletin ajanı Kürtler, neler yapmazlar? “Bugüne kadar dört önemli polis sorgusundan geçtim. Beni yakalayan ve sorgulayan polislerin büyük bir kısmı Kürt kökenli idi. işkence yapanlar da öyle? Bir ara yine büyük bir öfke ve hışımla şöyle dedi: -Ben 27 yaşındayım. Kürdüm. Ben bu işlere karışmıyorum. Sen Çorumlusun. Kürtlerle uğraşmak senin neyine gerek.…