Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Ermek, Tanrı’ya yaklaşmaktır. Tanrı, üşümez. Üzülmez. Korkmaz. Sevmez. Yaşamaz. Tanrı, ölümü canlandırmaktır. İlkel için ölüm günlüktür. Tanrı’yı yaratmak, aynı zamanda ilkeli yaratmaktır. İlkellik, Tanrısal büyüklüklerin baskısı altında sonsuz küçük zaman ve mekânda sadece canlı olabilmektir. İlkel için yaşam şiddettir. Eren için ölüm, en şiddetli teorik çözüm’dür. Egemen ilkel’dir. Egemen, yaşamı bilmeyendir. Tanrı, yaşamı tadamayandır. Egemenlik…
-
Bin Dokuz Yüz Yirmi Yedide, Türkiye, üzerine her sözün yazılabileceği bir düz tahtadır. İdeoloji, birikmiş şiddettir. Egemen ideolojinin eşiğinde şiddet vardır. Yeni imaj, mutlaka şiddetle kakılıyor. Sf. 630 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 630) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hain, kendisine güvenilen ve kritik bir anda bu güveni haksız çıkaran bir eylem içine giren kimsedir. Kavramsal olarak Ethem böyle bir tanımın çok dışına çıkıyor. Sf. 528 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 528) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gerçek, Mustafa Kemal’in pozisyon değiştirmede, sadakat ve benzeri türden hiç bir kaygıyı kendisine bir engel yapmamasında aranmalıdır; bu, birinci noktadır. Büyük Britanya işgal kuvvetlerinin onayı ile geldiği Doğu’da yepyeni bir durumla karşılaşıyor; işgalciler onaylarını geri alıyorlar ve Kemal’in İstanbul’a çağrılmasında ısrar ediyorlar. Muhtemelen Malta’ya gönderecekler; tam bu sırada, bir Amerikan ittifakı ihtimali beliriyor. İstanbul’da Wilson…
-
Yalnız bir sorun var; Sivas Kongresi delegeleri, manda sözcüğünü sevmiyorlar ve bu sözcükten çekiniyorlar. Bunun üzerinde tartışmalar oluyor; Rauf’un yazdıklarına göre, mektup-raporundan sonra Sivas’a gelen Vasıf, “manda”nın isminden korkmayalım, isterseniz buna ‘müzaheret’ diyelim» diyor; sözlüklerde «müzaheret» yardım anlamına geliyor. Sf. 422 Sivas’taki Milli Kongre’nin açıklamalarında, Kemal‘in açıklama ve taahhütlerinde geçen, Eski Türkçe ile «yardım», manda’yı…
-
Türkiye mandası fikri, Türkler’in istemesinden ve daha doğrusu yalvarmasından doğuyor; Sivas Milli Kongre’si de, kendisine yapılan bir manda önerisini kabul edip etmemeyi tartışmıyor. Tam tersine, kendisine önerilmemiş olan bir mandaya davetiye çıkarıyor. Sf. 429 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 429) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir noktayı vurgulamak durumundayım: Kemal’in kişiliği güvenilir görünmüyor, sadakati bulunmuyor, Büyük Britanya’dan ve Vahdettin’den umutlar alıyor ve bunlara umutlar veriyor, fakat eninde-sonunda kurtuluş hareketinin dışında kalamıyor. Hırsının, cesareti ve yeteneğinden daha büyük olduğunu sanıyorum; kurtuluş hareketini, kendisine rakip olabilecek bütün imkânlardan uzak tutuyor. Güçleri zayıflatıyor ve ufku daraltıyor. Ancak, kurtuluş hareketinin içinde kalıyor. Tezi yazıyorum:…
-
Sivas Kongresi, Amerikan mandasını kabul ile bir de davetiye çıkarıyor. Bu, Kemal Paşa’nın, tarihsel olarak geçici olduğu belirlenen bir yeni koalisyon değişikliğidir; büyük devletlerden Büyük Britanya’dan ayrılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yaklaşıyor. Ayrıca Mustafa Kemal’in Sivas’taki Milli Kongre’de manda düşüncesine karşı bir tek söz söylemediği de kesindir. Sivas’ta delegelerden sadece Osman Nuri ve Ahmet Nuri, manda…
-
Ancak hem Dursunoğlu’nun yazdıkları ve hem de incelemeye açtığım belgeler, Minber Gazetesi’nin finansmanı, Kemal’in para karşısındaki tutumunun da yeniden ve ayrıntılı olarak incelenmesini gerektirecek türdendir. Buna eklenecek olanlar şunlar: Bazı kaynaklar, Sakarya Zaferi’nden sonra Mustafa Kemal’e bir para ödendiğini ileri sürüyorlar; miktarı üzerinde tartışma olduğundan söz ediliyor. Hintli Müslümanların gönderdikleri paranın tartışması kapanmıyor ve İzmir’de,…
-
Lazarev’in ayrıntı vererek ileri sürdüğüne göre, Birinci Savaş’ta, Kürtler, Türk yönetici çevreleri ve onların Alman hamilerinin çıkarları için kanlarını akıtmak istemiyorlar. Lazarev, zamanın Rus Gazetelerinin Osmanlı Ordusu’ndaki Kürtler arasında kaçışların çok olduğunu yazdıklarını bildiriyor; bunlara göre, örnek olsun, 800 askeri olan bir Kürt alayının mevcudu daha savaşın ilk aylarında üç yüze iniyor. Daha savaş başlar…
-
Kürtlerin bilinçlenmesinde ve Türkler aleyhine dönmelerinde, Abdülhamit’in düşürülmesinden sonra İttihatçıların, Ermenilerle uzlaşmak için temaslara başlamış olması da rol oynuyor; Türk yöneticilerinin Ermenilerle anlaşmak istemeleri hep Kürt feodallerini kaygılandırıyor. Bir diğer Kürt tarihi uzmanı Ermeni kökenli Sovyet araştırıcısı Hasretyan, İttihatçı liderlerin Ermeni ulusal-kurtuluş hareketi liderleriyle temasa geçerek, Ermenilerden alınan ve Kürtlerin elinde bulunan toprakları, Kürtlerden alıp…
-
Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı’nın 7 Mayıs 1919 tarihli «Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliğine Verilecek Talimat Sureti», Kemal Paşa misyonu için üç önemli görev veriliyor. Bunların ilk ikisi; “a) Mıntıkada (Bölgede) asayiş-i dâhili iade (iç güvenliği iade etme) ve istikrarı ve bu asayişsizliğin esbab-ı hudusunûn (bu asayişsizliğe sebep olan olayların) tespiti” ve “b) Mıntıkada ötede beride müteferrik (bireysel)…
-
Bolşevizm, en sonunda, «Sovyet» ya da Osmanlı Türkçesi ile «Şura» olarak gerçekleşiyor, Sf. 377 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 377) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu sırada Türkiye’de «gazeteci» Price, daha sonra anılarını «Extra-Special Correspondent» olarak yayınlıyor; Paşa’nın Price ile görüşmesi sırasında Refet Paşa hazırmış. Paşa, bir tanığa göre, Anadolu’da Büyük Britanya adına vali olmayı öneriyor. Büyük Britanya’nın İstanbul’daki yetkilileri, Kemal Paşa’nın bu önerisini önemli bulmuyorlar, elçilik baş tercümanı, bir anlamda siyasi komiseri Ryan’ın da Kemal Paşa’yı olumlu ya da…
-
Bilim, mikro olan ile makro olan, en küçük olanla, evren’in iç içe algılanmasından çıkıyor; evrenin yasalarını formüle eden Newton’un limit kavramını geliştirerek türev yöntemine ulaşması rastlantı olmamalıdır. Bu, bir, ikincisi, bilim bir tartı işidir; bilimsel yenilik, ağırlıkları değiştirme anlamına geliyor. Tarih araştırmalarında bilimsel yenilik, daha önce önemsizi önemli, önemliyi önemsiz yapma süreciyle realize oluyor. Kars…
-
İzmir’in işgaline kadar kurtuluş hareketinin başlamasında, pek az istisna dışında, Ermeni tehdidi, tek motor durumundadır. Türkler ve Kürtler, yaşadıkları yerlerde bir Ermeni Devleti kurulmasından ve Ermeni egemenliği altında yaşamaktan ölümcül bir korku duyuyorlar. İzmir’in işgali buna bir de Helen egemenliği altında yaşama korkusunu ekliyor; böylece çaresizlik içinde kurtuluş mücadelesi eğilimlerini artırıyor. Sf. 360 Alıntı; Türkiye…
-
Gelibolu’da Liman ve Enver Paşalardan daha büyük bir kahramanlık göstererek tarihin akışını çevirdiği iddia edilen Kemal Bey’e, Büyük Britanya’nın önemli bir kızgınlık göstererek ve hatta tutuklayıp Malta’ya göndererek, Enver’in kıskanarak önlediği ileri sürülen madalyayı, ters bir biçimde, vermiş olması gerekiyor. Tarih bir tutarlılık yazımıdır. Tutarlılık, eğer Gelibolu’da Büyük Britanya’nın bir büyük oyununu kişisel müdahale ve…
-
Üç örnek, Kutülamare Kahramanı Halil, Teşkilat-ı Mahsusa’dan Hacı Sami ve Altıncı Ordu Komutanı Ali İhsan Sabis örnekleri,, Kemal Paşa’dan daha önde, daha radikal, daha parlak hiç bir kimsenin Kurtuluş Mücadelesine katılmasına izin verilmediğini ortaya çıkarıyor. Sf. 348, 349 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 348, 349)…
-
Bu koalisyon sonuç vermeyince, İstanbul da, Vahdettin, Damat Ferit ile bir üçlü oluşturmaya çalışıyor. Hürriyet ve İtilaf Partisi ile Büyük Britanya temsilcilerinin desteğini sağlamayı başarıyor. Samsun’a gönderilmesi bu koalisyonun sonucu oluyor. Sf. 325 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemal Paşa Tarihi, tutarlılığını ölümle sağlayan bir yazımdır. Düşünce ve söz planlarıyla kendi kişisel tarihinde tutarlılık olmayan bir yaşamı tutarlı yapabilmek, tutarsızlığın işaretlerini, politik, tarihsel ve fiziksel olarak ortadan kaldırmakla mümkün olabiliyor. Kemal Paşa Tarihi, yapılır ve yazılırken, tutarsızlığa tanıklık yapacak canlılıklar üzerinden silindir geçirilmesi ve yeni tutarlılığa tanıklık edeceklerin bulunması zorunlu oluyor. Bu, Kemal…